Dua




سْمِ اللهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيمِِ

Dua... Allah ile konuşmanın, dertleşmenin, O'na karşı itirafta bulunmanın ve O'nun küçük bir kulu olduğumuzu hatırlamanın en kolay yolu... Öyle bir yol ki, O'ndan bir şey isterken bile bize sevap yazar, bizi daha çok sever, lütfünü genişletir; biz isteğimizi artırırız, O da keremini...

Ancak her şeyin olduğu gibi duanın da bir adabı vardır. İnsanoğlu hangi duayla, nerede ve nasıl dua etmek gerektiği konusunda bir öğretmene ihtiyaç duyar.


Dua Nasil Edilir ?
NASIL DUA EDILIR?DUAYA NASIL BASLANIR?
1 .Duaya baslamadan önce abdest alinmali.
2 .Kibleye yönelmeli.
3 .Besmele çekilmeli.
"Bismillahirrahmanirrahim"
4 .Tevbe edilmeli,günahlarin afvi istenmeli En kisa tevbesudur:"Estagfirullah,estagfirullah,estagfirullahel azim ellezi la ilahe illa hüvel hayyül kayyümü ve etübileyh"
5 .Allah'i çokça hamd etmeli.Peygamber efendimize salavat getirmeli.Hamd sudur:"Elhamdulilllah" 3 kere.Salavat :"Allahümme salli ala Seyyidina Muhammedin ve ala ali seyyidina Muhammed"Her ikisi tek seferde söyle okuyabilirsiniz:"Elhamdülillahi rabbil alemiyn.Vessalatü vesselamü ala Resulina Muhammedin ve ala alihi ve" sabhibi ecmaiyn."
6 .Sonra Subhane Rabbiyel aliyyil alel vehhab" denmeli.
7 .Sitede yer alan dualardan istediginizi okuyup bitirdikten sonra,Allah'tan dileginizi istersiniz.
8 .Duayi bitirmek için su okunmali:"Subhane Rabbike Rabbil-izzeti amma yesifun.Ve selamun alel-mürseliyn.Velhamdülillahi Rabbil alemiynel Fatihah ve messalavat"denir.
Su sekilde tekrar salavat getirilir:"Allahümme salli ala Seyyidina Muhammedin ve ala ali seyyidina Muhammed" deyip Fatiha süresi okunur.

"Amin" deyip dua bitirilir.

Duanin Kabul Sartlari

1. Yemede ve giymede haramdan sakinmak,
2. Allah'a karsi ihlâsli olmak,
3. Duadan önce sadaka vermek­,namaz kilmak veya benzeri sâlih bir amel islemek,
4. Abdestli olmak,temiz olmak,
5. Kibleye karsi diz çöküp oturmak,
6. Dua ederken Allahü Teâlâya hamd ü senâ etmek,
7. Resûllullah efendimize salevât-i serîfe getirmek,
8. Iki elini yüzüne dogru uzatip,omuzlari hizasina kaldirmak,
9. Elinde eldiven olmamak,
10. Isterken Allahü Teâlânin isimleri ve sifatlari ile istemek,Mesela; yâ Rabb-el-âlemîn, yâ Ekram-el-ekramîn,
11. Avuç içleri açik olmak,
12. Edeb üzere bulunmak,
13. Hudû' ve husû halinde olmak,
14. Kendini eksik,kusurlu,zavalli ve kirik bilmektir,
15. Oturdugu yerin temiz olmasi lazimdir.





Kimlerin Duasi Kabul Olmaz
Allah'tan dualarimizi kabul etmesini istiyorsak önce onun bizden istediklerini yerine getirmemiz gerekir.Onun bizden istedigi ibadet ve amelleri yerine getirmiyorsak,yaptigimiz iyilikleri arttirip günahlardan kaçinmiyorsak Allah'tan bir sey istemeye nasil yüzümüz olabilir ki?

Bu kainati ve bizleri Allah(cc) yaratti.Sahip oldugumuz herseyi o verdi.Bizden istedigi kendisini tanimamiz,onu sevmemiz ,ondan korkmamiz ve verdikleri için sükretmemiz sadece.

Dualarin Kabul Olmasi Için

Yapilan dualarin kabul olmasi için 70 kere "Bedi'assemavati velardi" okunur .

"Eger kulum, bana ellerini kaldirir da dua ederse, ben o elleri bos olarak geri çevirmekten hayâ ederim."

Evet bu bir Hadisi Kudsi... Bu konudaki baska bir Hadis-i Kudsi de söyle:

"Ey adem oglu, dua senden icabet benden; istigfar senden, bagislamak benden; tövbe senden, kabul etmek benden, sükür senden, fazlasiyla vermek benden, sabir senden, yardim benden...Ne istedin ki benden sana vermedim..."

Iste bu Hadisi Kudsiyi destekleyen Âyet-i Kerime:

"Bana dua edin, icabet edeyim"

Bu konuda açiklik getiren diger bir hadis,i kudsi de sudur:

"Ben kulumun zanni üzereyim... Artik diledigi gibi düsünsün!..."

Yani siz dua ederken, o duanizin kesinlikle kabul görecegini düsünürseniz, biliniz ki mutlaka istediginiz meydana gelecektir!...

Nitekim, bu açidan olaya bakildigi içindir ki, önde gelen evliyâullahdan Imami Rabbani Ahmet Faruk Serhendi söyle demistir:

"Bir seyi istemek, ona nâil olmak demektir. Zirâ Allahu Teâlâ kabul etmeyecegi duayi kuluna ettirmez."

Esasen dua etmek söz konusu oldugunda, birsey istemeyecegimizde hemen su âyet-i kerimeyi hatirlamaniz gerekmektedir:

"Allah istemedikçe siz isteyemezsiniz."

Yani, sizde ortaya çikan bu istek, gerçekte Allah istemis oldugu için sizde ortaya çikmaktadir!.. Eger Allah istememis olsaydi, siz dahi o seyi isteyemezdiniz.

En kolay, en ucuz, yani bedava ve en tesirli sey DUA'dir...Iste bu yüzdendir ki,DUA için "müminin silâhidir" buyurulmustur.

DUA nasil silâh olur...

DUA ile ZIKIR ile, o muhtesem BEYNIN ile, kendinizdeki mekanizmayi harekete geçirebileceginizden haberiniz var mi?...

"EN GÜÇLÜ SILAH" olarak bagislanmis DUA mekânizmasini biliyor musunuz?...

Fakir, garîb, nîce kisiler DUA ve ZIKIR ile nîce ZALIM SULTANLARI helâk ettiler!.

Nice yoksullar, büyük zenginliklere hep DUA ve ZIKIR ile eristiler!..

Nice, dertli, sikintili, hastalikli, ezâ, çile çekenler, hep kurtulusu, selâmeti DUA ve ZIKIR'de buldular!..

Insan, gerçegi itibariyle, Allah'in zâti sifatlariyla yaratilmis, O'nun varligi ile kâim ve dâîm varliktir...

Allah'in HAY ismiyle isaret edilen sekilde HAYAT sifatiyla vardir, yasar...

Allah'in ALÎM ismiyle isaret edilen sekilde ILIM sifatiyla bilgi, ilim sahibidir, yasamina yön verir...

Allah'in MÜRÎD ismiyle isaret edilen sekilde IRADE sifatiyla isteklerini tahakkuk ettirmeye yönelir...

Dolayisiyladir ki insan, kendi varliginda mevcut olan bu isimlerin manâlarini ortaya çikarabildigi ölçüde, takdir edilen nisbette, arzularina nâil, korktugundan emin olur...

DUANIN FAZİLETİ

Ve kâle rabbukumud'ûnî estecib lekum, innellezîne yestekbirûne an ibâdetî se yedhulûne cehenneme dâhırîn.

Hâlbuki Rabbiniz: "Bana yalvarın, dua edin ki size karşılık vereyim. Çünkü bana ibâdet etmekten kibirlenip yüz çevirenler yarın horlanmış olarak cehenneme gireceklerdir." buyurdu. (Mü'min, 40/60)

Dua ibâdetin ruhu, Allah'a yönelmenin ta kendisidir. Peygamber Efendimiz (s.a.s)'in kutlu beyanları ile; "Dua, tam tamına ibadettir" ve yine: "Dua ibadetin başıdır", "Dua ibadetin özüdür" buyurmuştur. "Allah, kendisine dua etmeyen kuluna azab eder", "Dua, başınıza gelmiş ve gelecek olan musibetlerden sizi korur. Ey Allah'ın kulları dua ediniz" buyurmuştur.

Allah-ü Teâlâ (c.c.) ve Peygamber Efendimizin (s.a.s.) emirlerine uyarak çalışmamıza "Duanın Fazileti" ile başladık. Daha sonraki bölümlerde, Yüce kitabımız Kur'ân-ı Kerim'de yer alan, günlük hayatta yapılmasında fayda mülâhaza edilen çeşitli dualardan derlenmiş çalışmalarla devam edeceğiz inşaallah… Rabbim çalışmalarımızı bereketli kılsın ve en iyi şekilde feyizlenmeyi nasip buyursun. Âmin.

Ve izâ seeleke ıbâdî annî fe innî karîb ucîbu da'veted dâi izâ deâni, fel yestecîbû lî vel yu'minû bî leallehum yerşudûn.
Şayet kullarım, sana benden sordularsa, gerçekten ben çok yakınımdır. Bana dua edince, duacının duasını kabul ederim. O halde onlar da benim davetime koşsunlar ve bana hakkıyla iman etsinler ki, doğru yola gidebilsinler. (Bakara, 2/186)

Ud'û rabbekum tedarruan ve hufyeh, innehu lâ yuhıbbul mu'tedîn.
Rabbinize yalvara yalvara ve gizlice dua edin. Çünkü O, haddi aşanları sevmez. (A'raf, 7/55)

Ve lâ tufsidû fîl ardı ba'de ıslâhıhâ ved'ûhu havfen ve tamaâ inne rahmetallâhi karîbun minel muhsinîn.
Düzeltildikten sonra yeryüzünde bozgunculuk yapmayın. O'na, korkarak ve rahmetini umarak dua edin. Muhakkak ki Allah'ın rahmeti, iyilik edenlere yakındır. (A'raf, 7/56)

Vezkur rabbeke fî nefsike tedarruan ve hîfeten ve dûnel cehri minel kavli bil guduvvi vel âsâli ve lâ tekun minel gâfilîn.
Sabah akşam demeden, kendi içinden, korkarak ve yalvararak, alçak sesle Rabbini an ve gafillerden olma. (A'râf, 7/205)

Rabbukumud'ûnî estecib lekum, innellezîne yestekbirûne an ibâdetî se yedhulûne cehenneme dâhırîn.
Bana yalvarın, dua edin ki size karşılık vereyim. Çünkü bana ibadet etmekten kibirlenip yüz çevirenler yarın horlanmış olarak cehenneme gireceklerdir. (Mü'min, 40/60)

Kulid'ullâhe evid'ur rahmân, eyyen mâ ted'û fe lehul esmâul husnâ, ve lâ techer bi salâtike ve lâ tuhâfit bihâ vebtegı beyne zâlike sebîlâ.
(Sen onlara) de ki: İster "Allah" deyin, ister "Rahmân" deyin, nasıl çağırırsanız çağırın. En güzel isimler O'nundur." Namazında sesini pek yükseltme, çok da gizli okuma, orta yolu seç. (İsrâ, 17/110)

Kul men yuneccîkum min zulumâtil berri vel bahri ted'ûnehu tedarruan ve hufyeh, le in encânâ min hâzihî le nekûnenne mineş şâkirîn.
De ki: "Bizi bu tehlikeden kurtarırsa elbette şükredenlerden olacağız" diye gizli ve aşikâr O'na yalvarıp dururken, karanın ve denizin karanlıklarından sizi kim kurtarır? (En'âm, 6/63)

Kul mâ ya'beu bikum rabbî lev lâ duâukum, fe kad kezzebtum fe sevfe yekûnu lizâmâ.
(Resulüm!) De ki: "Rabbim size ne kıymet verir duanız olmasa? (Ey inkârcılar! Size bildirdiklerini) kesinkes yalan saydınız; o halde azab yakanızı bırakmayacaktır!" (Furkân, 25/77)

Rabbehu rabbi lâ tezernî ferden ve ente hayrul vârisîn.
Rabbim! Beni tek başıma bırakma, sen varislerin en hayırlısısın. (Enbiyâ, 21/89)

Büyüklerimizin bildirdiği Nazar Duâsı şöyle:
 Bismillâhirrahmânirrahîm bismillâhi azîm-iş- şâni şedîd-il birri mâ şâallahü kâne habese hâbisün min hacerin yâbisin ve şihâbin kâbisin. Allahümme innî radedtü ayn-el âini aleyhi ve alâ men ehabb-en-nâsi ileyhi ve fî keyedihî ve kilyetihî lahmün rakîkun ve azmün dakîkun fîmâ lehû yelîku ferci-il basara hel terâ min fütûrin sümmerci-il basara kerrateyni yenkalib ileyk-el basaru hâsian ve hüve hasîr ve in yekâdüllezîne keferû leyüzlikûneke biebsârihim lemmâ semi-uz- zikra ve yekûlûne innehû lemecnûnün ve mâ hüve illâ zikrun lilâlemîne lâ havle velâ kuvvete illâ billâh-il aliyy-il azîmi Lâ ilâhe illallâhü hısnî, men kâle-hâ dehale hısnî, ve men dehale hısnî emine min azâbî. Sadaka rasûlullahi sallalahü teâlâ aleyhi ve selleme.

…Günlük Dualar

(Sabah-akşam 7 defa “Allahümme ecirnî minennâr” diyen cehennemden kurtulur.) (Ebu Davud)

(Sabah-akşam, 3 defa, “Bismillâhillezî lâ yedurru maasmihi şeyün fil erdı velâ fissemâi ve hüvessemîul alîm” okuyan, büyücü ve zalimden emin olur.) [İ. Mâce] (Sabah 3 defa, “Eûzü billahis-semîil alîm-i mineşşeytânirracîm” dedikten sonra Besmele ile Haşr suresinin son üç ayetini okuyana, 70 bin melek, akşama kadar duâ eder. O gün ölürse şehit olur. Akşam okursa yine aynı şeylere kavuşur.) [Tirmizî] (Şirkten korunmak için “Allahümme innî eûzübike min en-üşrike bike şey-en ve ene a’lemü ve estağfiruke li-mâ lâ a’lemü inneke ente allâmülguyûb” okuyun!) [İ. Ahmed] (Sabah-akşam 7 defa “Hasbiyallahü lâ ilâhe illâ hu, aleyhi tevekkeltü ve hüve Rabbül-arşil-azîm” okuyanın dünya ve ahiret işine Allah kâfi gelir.) [Beyhekî] “(Allahümme ma esbaha bî min ni’metin ev bi ehadin min halkıke, fe minke vahdeke lâ şerîke leke, felekel hamdü ve lekeşşükr” duâsını, gündüz okuyan o günün, akşam okuyan o gecenin şükrünü ifâ etmiş olur.) [Akşam "esbaha" yerine "emsâ" denir.] (Sabah-akşam on defa, “Lâ ilâhe illallahü vahdehü lâ-şerîkeleh lehül-mülkü ve lehül-hamdü yuhyî ve yümît ve hüve alâ külli şeyin kadîr” okuyan kimse, kötülüklerden korunur.) [Nesâî] (Bir kimse, sabah-akşam yüz defa “Sübhânallahi ve bihamdihi” derse, o gün ve o gece hiç kimse onun kadar sevap kazanamaz.) [Deylemî] (Evden çıkarken “Bismillâhi, tevekkeltü alallahi, lâ havle ve lâ kuvvete illâ billah” diyen, tehlikelerden korunur ve şeytan ondan uzaklaşır.) [Tirmizî] (Lâ havle… okumak, doksandokuz derde devadır. Bunların en hafifi sıkıntıdan kurtulmaktır.) [Ebû Nuaym] İmam-ı Rabbanî (ks) Hazretleri, din ve dünya zararlarından kurtulmak için her gün 500 defa “Lâ havle velâ kuvvete illâ billah” okurdu. Okumaya başlarken ve okuyunca yüzer defa Salevat getirirdi. (Tefsir-i Mazherî)] (Hergün yüz defa salevat getiren, münafıklıktan ve cehennem ateşinden uzaklaşır ve kıyamette şehitlerle beraber olur.) [Taberânî] (Günde 25 defa “Allahümme bâriklî fil mevt ve fî mâ ba’delmevt” okuyan şehit olarak ölür.) (Redd-ül Muhtar) (Gece Âmenerrasulüyü okuyana, her şey için yeterlidir. Bu iki ayeti yatsıdan sonra okuyana, geceyi ibadetle geçirmiş sevabı verilir.) [Şir’a] (Tebârekeyi okumadan yatma! Kabir azabını def eder. Her gece Tebâreke okuyan, Kadr gecesini ihya etmiş gibi sevaba kavuşur.) [Eyoğul İlmihâli] (Eve girerken İhlas suresini okuyan, yoksulluk görmez.) [T. Kurtubî] (Evden çıkarken Âyet-el kürsî okuyana, melekler, evine gelinceye kadar duâ eder.) [Eyoğul İlmihâli] İstiğfâra devam etmek

(İstiğfâra devam eden kimse, her sıkıntıdan kurtulur, ummadığı yerden rızıklanır.) [İbni Mâce]

[İstiğfâr olarak "Estağfirullah el azîm ellezî lâ ilâhe illâ hüvel hayyel kayyûm ve etûbü ileyh" okumalıdır. (Günde yüz kere "Lâ ilâhe illallah" diyen kimsenin, kıyamet gününde yüzü ay gibi parlar.) [Taberânî] (Bir yere gelen, “Eûzü bikelimâtillahittammâti min şerri ma haleka” okursa, o yerden kalkıncaya kadar, ona hiçbir şey zarar veremez.) [Müslim] (Sıkıntılı veya borçlu, bin kerre “Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billahil aliyyil azîm” derse, Allahü teâlâ işini kolaylaştırır.) [Şir’a] Seyyid Abdülhakim Efendi (ks) Hazretleri buyuruyor ki:

“Yatağa abdestli gir, Eûzü Besmele çek, sağ yanın üzerine kıbleye karşı yat, sağ avucunu sağ yanağının altına koy, Ayet-el-kürsî, 3 İhlas, bir Fatiha ve birer defa iki kul e’uzüden sonra 3 defa “Estağfirullah el-azîm ellezî lâ ilâhe illâhu” oku, sonuncusuna “el-hayyel kayyûme ve etûbü ileyh” ekle.

On defa da, “Lâ havle velâ kuvvete illâ billah” oku, sonuncusuna “-hil aliyyil azîm ellezîlâ ilâhe illâhu” ilave et! (Ey Oğul İlmihali) Uykudan uyanınca, “Allahümmağfirlî” demek çok sevaptır. Yatağa girince 3 defa “Estağfirullah el azîm ellezî lâ ilâhe illâ hüvel hayyel kayyûm ve etûbü ileyh okuyan kimsenin günahları, deniz köpüğü kadar pek çok olsa da, affolur. [Tirmizî] Her gece yatarken yüz defa, “Sübhânallahi velhamdü lillahi ve lâ ilâhe illallahü vallahü ekber” okuyan kimse, kendini hesaba çekmiş sayılır.

Nazar duasi

“Ve in yekâdullezine keferû leyuzligûneke bi-ebsârihim lemma semiûz-zikra ve yegûlûne innehu lemecnûn vemâ huve illâ zikrun li’l-âlemin.“[1]

Hz. Cebrail’in (a.s) Resulullah’a talim buyurduğu şöyledir:

“Allahumme ya ze’l-sultân’il-azim ve’l-menn’il-gadîm ve’l-vech’il-kerîm. Ya ze’l-kelimât’it-tâmmat ve’d-deavât’il-mustehâbât âfel-Hasan ve’l-Huseyn min enfus’il-cin ve a’yun’il-ins.”

Hz. Cebrail’in Resulullah’a (s.a.a) öğrettiği ve Resulullah’ın da (s.a.a) oğulları Hasan ve Hüseyin’e (s.a.a) yazdıkları duası:

“Bismillâhi urgîke min kulli aynin hâsid. Allahu yeşfîk.

Bu ayet yazılıp nazara uğrayan insanın üzerinde bulundurması içindir.

“Gul yuhyîhellezî enşeehâ evvele merratin ve huve bi-kulli halgin alîm.”[2]



Sofra Duasi

AMİN

Elhamdülillah, Elhamdülillah, Elhamdülillahillezi et âmene vesekane vece alene minel müslimin. Ve rahmetullahi vebere katühû aleyna ve ala cemili müslimin. Nimeti celilullah, bereketi halilullah, şefaat ya resulullah.

Allah’ım bize vermiş olduğun bu çesitli nimetler için sana sonsuz hamdü senalar olsun. Nimetini daim, vatanimizi kaim, nesillerimizi âlim eyle Yarabbi. Bu ziyafeti hazırlayanların vücutlarına sıhhat, geçmişlerine rahmet ve rızıklarına bereket'i ihsan eyle Yarabbi.

Allah’ım bu nimetleri ekenlere biçenlere, hazırlayıp önümüze getirenlere ömür bereketi iman selameti ver. Astir tastir bu sofra sahiplerine Mekke'yi Mükerreme'ye ve Medine'yi Münevvere'ye ulaştır ve Arafat'ta vakfelerde dualarda buluştur. Ya Rab soframız artsın eksilmesin, taşsın dökülmesin, bu sofra sahipleri darlık ve yokluk görmesin, yiyenler iyilik ve şifa bulsun tüm kaza ve belalardan korunsun.

Bize verdiğin nimetler için sana yeterince Şükredemediğimiz için bize dert verip derman aratma, kıtlık verip, açlıkla, bu asil milletimizi ve biz aciz kullarını terbiye eyleme Yarabbi.

Ahirette Kevser şarabından içmek, sırat köprüsünden geçmek, cennet ve cemalini görmek nasip eyle Yarabbi. Yarabbel-âlemin, avuçlarını açmış ve âmin diyen bu kullarının dualarını kabul et ve günahlarını affet.

Allahümme et aynnamil tagaymil cenneh. Ve eskinnamil serabil kevser. Ve eskinnafil ceravil resulik. Ve ekrumna biruyyeti cemalike ya ekramel ekramine veya erham errahimin. Vel hamdüllilahi rabil âlemin.


Sofra Duası :

Bismilâhirrahmânirrahîm

Elhamdu lillâhi Rabbil âlemîn henîen lil âkilîn ve beraketen lil bâzilîn ve sihhaten lil câlisîn. Zâdellâhun ni’am, defe’allâhun nigam, bi hurmeti seyyidil Arabi vel acem. Allâhumme tagabbel hâzel ihsâne min muhsinihâ, bi hurmeti Muhammedin ve âli Muhammed ve bi hurmeti sûratil Fâtihati me’as salevât.

Anlamı:

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla

Alemlerin Rabbi olan Allah’a hamdolsun.(Yediğimiz yemekler) yiyenlere afiyet, ikramda bulunanlara bereket ve mecliste bulunanlara sıhhat versin. Arapların ve Acemlerin efendisi (Resul-i Ekrem’in) hürmetine, Allah nimetleri artırsın ve düşmanlıkları def etsin. Allah’ım; bu ihsanı, onu ihsan eden sahibinden kabul buyur; Muhammed (saa) ve Al-i Muhammed (as) hürmetine ve salavatla birlikte Fatiha hürmetine!




-----------------------------------------------------------------------------------------------

Cahillerden olmaktan Allah'a sığınırım. 2/67

"""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""

Ey Rabbimiz! Bizi sana boyun eğenlerden kıl, neslimizden de sana itaat eden bir ümmet çıkar, bize ibadet usullerimizi göster, tevbemizi kabul et; zira, tevbeleri çokça kabul eden, çok merhametli olan ancak sensin. 2/128.

"""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""

Ey Rabbimiz! Bize dünyada da iyilik ver, ahirette de iyilik ver. Bizi cehennem azabından koru! derler. 2/201

"""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""

Ey Rabbimiz! Bizden öncekilere yüklediğin gibi bize de ağır bir yük yükleme. Ey Rabbimiz! Bize gücümüzün yetmediği işler de yükleme! Bizi affet! Bizi bağışla! Bize acı! Sen bizim mevlâmızsın. Kâfirler topluluğuna karşı bize yardım et! 2/286

""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""

Rabbimiz! Bizi doğru yola ilettikten sonra kalplerimizi eğriltme. Bize tarafından rahmet bağışla. Lütfu en bol olan sensin. 3/8

""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""

Rabbimiz! Gelmesinde şüphe edilmeyen bir günde, insanları mutlaka toplayacak olan sensin. Allah asla sözünden dönmez. 3/9

"""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""

Rabbimiz! İndirdiğine inandık ve Peygamber'e uyduk. Şimdi bizi (birliğini ve peygamberlerini tasdik eden) şahitlerden yaz. 3/53

"""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""

Ey Rabbimiz! Günahlarımızı ve işimizdeki taşkınlığımızı bağışla; ayaklarımızı (yolunda) sabit kıl; kâfirler topluluğuna karşı bizi muzaffer kıl! 3/147.

"""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""

Rabbimiz! Sen bunu boşuna yaratmadın. Seni tesbih ederiz. Bizi cehennem azabından koru ! 3/191.

"""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""

Ey Rabbimiz! Doğrusu sen, kimi cehenneme koyarsan, artık onu rüsvay etmişsindir. Zalimlerin hiç yardımcıları yoktur. 3/192.

"""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""

Ey Rabbimiz! Gerçek şu ki biz, "Rabbinize inanın!" diye imana çağıran bir davetçiyi (Peygamberi, Kur'an'ı) işittik, hemen iman ettik. Artık bizim günahlarımızı bağışla, kötülüklerimizi ört, ruhumuzu iyilerle beraber al, ey Rabbimiz! 3/193.

"""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""

Rabbimiz! Bize, peygamberlerin vasıtasıyla vâdettiklerini de ikram et ve kıyamet gününde bizi rezil-rüsvay etme; şüphesiz sen vâdinden caymazsın! 3/194.

"""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""

"Rabbim! Ben kendimden ve kardeşimden başkasına hakim olamıyorum; bizimle, bu yoldan çıkmış toplumun arasını ayır" 5/25

"""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""

Rabbimiz! İman ettik, bizi (hakka) şahit olanlarla beraber yaz." 5/83

"""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""

Ey Rabbimiz! Bizi zalimler topluluğu ile beraber bulundurma! derler. 7/ 47.

"""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""

Musa tayin ettiğimiz vakitte (Tûr'a) gelip de Rabbi onunla konuşunca "Rabbim! Bana (kendini) göster; seni göreyim!" dedi. (Rabbi): "Sen beni asla göremezsin. Fakat şu dağa bak, eğer o yerinde durabilirse sen de beni göreceksin!" buyurdu. Rabbi o dağa tecelli edince onu paramparça etti, Musa da baygın düştü. Ayılınca dedi ki: Seni noksan sıfatlardan tenzih ederim, sana tevbe ettim. Ben inananların ilkiyim. 7/143

"""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""

Musa tayin ettiğimiz vakitte kavminden yetmiş adam seçti. Onları o müthiş deprem yakalayınca Musa dedi ki: "Ey Rabbim! Dileseydin onları da beni de daha önce helâk ederdin. İçimizden birtakım beyinsizlerin işlediği (günah) yüzünden hepimizi helâk edecek misin? Bu iş, senin imtihanından başka bir şey değildir. Onunla dilediğini saptırırsın, dilediğini de doğru yola iletirsin. Sen bizim sahibimizsin, bizi bağışla ve bize acı! Sen bağışlayanların en iyisisin! (Hz. Musa'nın, kavmini temsilen seçip Allah'ın huzuruna getirdiği kimseler, Allah ile kendi arasındaki konuşmayı işitince, onunla yetinmediler ve: ""Ey Musa, Allah'ı açıkca görmedikçe sana asla inanmayacağız"" dediler. Bunun üzerine orada şiddetli bir deprem oldu ve bayılıp düştüler. Hz. Musa, Allah'a yalvardı da bu afet kaldırıldı.) 7/155

"""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""

Bize, bu dünyada da iyilik yaz ahirette de. Şüphesiz biz sana döndük." Allah buyurdu ki: Kimi dilersem onu azabıma uğratırım; rahmetim ise her şeyi kuşatır. Onu, sakınanlara, zekâtı verenlere ve âyetlerimize inananlara yazacağım. 7/156

"""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""

Bismillahirrahmanirrahim. Asr'a yamin olsun ki; insanlar husrandadir. Ancak, iman edenler, salih amel isleyenler ve birbirlerine Hakki ve sabri tavsiye edenler mustesna! (Asr Suresi)

"""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""

Ey Rabbimiz bize eslerimizden ve çocuklarimizdan yüzümüzü agartacak nesiller ver. Bizi muttakilere önder olanlardan eyle!

"""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""

Rabbimiz gücümüzün yetmeyecegi seyleri bize yükleme, bizi affet, bizi bagisla, bize merhamet et, sen mevlamizsin, kafirlere karsi bize yardim et!

"""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""

Rabbimiz nurumuzu tamamla ve bizi bagisla, sen her seye kadirsin!

"""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""

Rabbimiz bizi ve imanda bizden önce olan kardeslerimizi bagisla, iman edenlere karsi kalbimizde en ufak bir kin birakma, Rabbimiz sen raufsun rahimsin!

"""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""

Rabbimiz onlari ve babalarindan eslerinden ve çocuklarindan salih olanlara vadettigin Adn cennetine koy, muhakkak sen aziz ve hakimsin!

"""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""

Rabbimiz sen rahmetinle ve ilminle herseyi kusattin, tevbe ederek senin yoluna uyanlari bagisla ve onlari cehennem azabindan koru!

"""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""

Rabbimiz sen gizlediklerimizi de açikladiklarimizida bilirsin. Yeryüzünde ve gökyüzünde Allah'a gizli olan birsey yoktur!

"""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""

Rabbimiz bizi zalimlerin fitnesine düsürme ve rahmetinle kafirlerin elinden kurtar!

"""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""

Rabbimiz bizi zalimlerden eyleme!

"""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""

Rabbimiz günahlarimizi bagisla, unuttuklarimizi ört ve bize iyilerle beraber ölmeyi nasib et!

"""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""

Rabbimiz bize dünyada ve ahirette iyilik ver ve bizi atesin azabindan koru!

"""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""

AMİN, AMİN, AMİN...


İSTİĞFAR ÂYETLERİ-

İstiğfar: Allah'tan günah ve hatalarının bağışlanmasını isteme, mağfiret dileme. Kur'ân-ı Kerîm'de ve hadis-i şeriflerde istiğfar teşvik edilmiştir. Kur'ân-ı Kerîm'de; "O halde sabret. Çünkü Allah'ın vaadi haktır. Hem günahından dolayı istiğfar et ve akşam sabah Rabbini hamdiyle tesbih et. (Mu'min 40/55) buyurulur.



وَأَنِيبُوا إِلَى رَبِّكُمْ وَأَسْلِمُوا لَهُ مِن قَبْلِ أَن يَأْتِيَكُمُ الْعَذَابُ ثُمَّ لَا تُنصَرُونَ
Ve enîbû ilâ rabbikum ve eslimû lehu min kabli en ye'tiyekumul azâbu summe lâ tunsarûn.
Onun için ümidi kesmeyin de başınıza azab gelmeden önce tevbe ile Rabbinize yönelin ve O'na teslim olun. Sonra kurtulamazsınız. (Zümer, 39/54)

غَافِرِ الذَّنبِ وَقَابِلِ التَّوْبِ شَدِيدِ الْعِقَابِ ذِي الطَّوْلِ لَا إِلَهَ إِلَّا هُوَ إِلَيْهِ الْمَصِيرُ
Gâfiriz zenbi ve kâbilit tevbi şedîdil ikâbi zît tavl, lâ ilâhe illâ hûve, ileyhil masîr.
O, günah bağışlayıcı, tevbe kabul edici, azabı şiddetli, kerem sahibi Allah'tandır ki O'ndan başka ilâh yoktur. Hem dönüş O'nadır. (Mu'min, 40/3)

رَبَّنَا وَسِعْتَ كُلَّ شَيْءٍ رَّحْمَةً وَعِلْمًا فَاغْفِرْ لِلَّذِينَ تَابُوا وَاتَّبَعُوا سَبِيلَكَ وَقِهِمْ عَذَابَ الْجَحِيمِ
Rabbenâ vesi'te kulle şey'in rahmeten ve ilmen fağfir lillezîne tâbû vettebeû sebîleke vekıhim azâbel cahîm.
Ey Rabbimiz! Rahmetin ve ilmin her şeyi kuşatmıştır. O, tevbe edip senin yoluna uyanları bağışla, onları cehennem azabından koru. (Mu'min, 40/7)

فَاصْبِرْ إِنَّ وَعْدَ اللَّهِ حَقٌّ وَاسْتَغْفِرْ لِذَنبِكَ وَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ بِالْعَشِيِّ وَالْإِبْكَارِ
Fasbir inne va'dallâhi hakkun vestağfir li zenbike ve sebbih bi hamdi rabbike bil aşiyyi vel ibkâr.
O halde sabret. Çünkü Allah'ın vaadi haktır. Hem günahından dolayı istiğfar et ve akşam sabah Rabbini hamdiyle tesbih et. (Mu'min, 40/55)

تَكَادُ السَّمَاوَاتُ يَتَفَطَّرْنَ مِن فَوْقِهِنَّ وَالْمَلَائِكَةُ يُسَبِّحُونَ بِحَمْدِ رَبِّهِمْ وَيَسْتَغْفِرُونَ لِمَن فِي الْأَرْضِ أَلَا إِنَّ اللَّهَ هُوَ الْغَفُورُ الرَّحِيمُ
Tekâdus semâvâtu yetefattarne min fevkıhinne vel melâiketu yusebbihûne bi hamdi rabbihim ve yestağfirûne li men fîl ard, e lâ innellâhe huvel gafûrur rahîm.
Nerde ise gökler O'nun azametinden tâ üstlerinden çatlayacak gibi titreşiyorlar. Melekler Rablerini hamd ile tesbih ediyorlar ve yeryüzünde bulunan kimseler için mağfiret diliyorlar. İyi bilin ki Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir. (Şûra, 42/5)

وَهُوَ الَّذِي يَقْبَلُ التَّوْبَةَ عَنْ عِبَادِهِ وَيَعْفُو عَنِ السَّيِّئَاتِ وَيَعْلَمُ مَا تَفْعَلُونَ
Ve huvellezî yakbelut tevbete an ibâdihî ve ya'fû anis seyyiâti ve ya'lemu mâ tef'alûn.
Kullarının tevbesini kabul eden, kötülükleri affeden ve sizin yaptıklarınızı bilen O'dur. (Şûra, 42/25)

وَبِالْأَسْحَارِ هُمْ يَسْتَغْفِرُونَ
Ve bil eshârihum yestağfirûne.
Onlar seher vakitlerinde Allah'tan bağışlanma dilerlerdi. (Zâriyât, 51/18)

رَبَّنَا اغْفِرْ لَنَا وَلِإِخْوَانِنَا الَّذِينَ سَبَقُونَا بِالْإِيمَانِ وَلَا تَجْعَلْ فِي قُلُوبِنَا غِلًّا لِّلَّذِينَ آمَنُوا رَبَّنَا إِنَّكَ رَؤُوفٌ رَّحِيمٌ
Rabbenâgfir lenâ ve li ihvâninellezîne sebekûnâ bil îmâni ve lâ tec'al fî kulûbinâ gıllen lillezîne âmenû rabbenâ inneke raûfun rahîm.
Rabbimiz, bizi ve bizden önce inanan kardeşlerimizi bağışla, kalplerimizde inananlara karşı bir kin bırakma! Rabbimiz! Sen çok şefkatli, çok merhametlisin! (Haşr, 59/10)

رَبَّنَا لَا تَجْعَلْنَا فِتْنَةً لِّلَّذِينَ كَفَرُوا وَاغْفِرْ لَنَا رَبَّنَا إِنَّكَ أَنتَ الْعَزِيزُ الْحَكِيمُ
Rabbenâ lâ tec'alnâ fitneten lillezîne keferû, vağfir lenâ rabbenâ, inneke entel azîzul hakîm.
Rabbimiz! Bizi inkâr edenler için bir fitne kılma, (onlara mağlub etme!) bizi bağışla! Ey Rabbimiz! Yegâne gâlib ve hikmet sahibi ancak sensin. (Mümtehine, 60/5)

وَاسْتَغْفِرْ لَهُنَّ اللَّهَ إِنَّ اللَّهَ غَفُورٌ رَّحِيمٌ
Vestağfirlehunnallâh innallâhe gafûrun rahîm.
Allah'tan mağfiret dile. Şüphesiz Allah, çok bağışlayan, çok merhamet edendir. (Mumtehine, 60/12)

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا تُوبُوا إِلَى اللَّهِ تَوْبَةً نَّصُوحًا عَسَى رَبُّكُمْ أَن يُكَفِّرَ عَنكُمْ سَيِّئَاتِكُمْ وَيُدْخِلَكُمْ جَنَّاتٍ تَجْرِي مِن تَحْتِهَا الْأَنْهَارُ يَوْمَ لَا يُخْزِي اللَّهُ النَّبِيَّ وَالَّذِينَ آمَنُوا مَعَهُ نُورُهُمْ يَسْعَى بَيْنَ أَيْدِيهِمْ وَبِأَيْمَانِهِمْ يَقُولُونَ رَبَّنَا أَتْمِمْ لَنَا نُورَنَا وَاغْفِرْ لَنَا إِنَّكَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ
Yâ eyyuhellezîne âmenû tûbû ilâllâhi tevbeten nasûhâ, asâ rabbukum en yukeffire ankum seyyiâtikum ve yudhilekum cennâtin tecrî min tahtihel enhâru, yevme lâ yuhzîllâhun nebiyye vellezîne âmenû meah, nûruhum yes'â beyne eydîhim ve bi eymânihim yekûlûne rabbenâ etmim lenâ nûrenâ vağfir lenâ, inneke alâ kulli şey'in kadîr.
Ey iman edenler! Samimi bir tevbe ile Allah'a dönün. Umulur ki Rabbiniz sizin kötülüklerinizi örter, Peygamber'i ve onunla birlikte iman edenleri utandırmayacağı günde Allah sizi, içlerinden ırmaklar akan cennetlere sokar. Çünkü onların nurları, önlerinde ve yanlarında koşar da, "Ey Rabbimiz! Nurumuzu tamamla, bizi bağışla, çünkü sen her şeye kâdirsin." derler. (Tahrîm, 66/8)

فَقُلْتُ اسْتَغْفِرُوا رَبَّكُمْ إِنَّهُ كَانَ غَفَّارًا
Fe kul tustağfırû rabbekum innehu kâne gaffârâ.
"Gelin, dedim, Rabbinizin sizi bağışlamasını isteyin. Çünkü o çok bağışlayıcıdır." (Nuh, 71/10)

وَاسْتَغْفِرُوا اللَّهَ إِنَّ اللَّهَ غَفُورٌ رَّحِيمٌ
Vestağfirûllâh, innellâhe gafûrun rahîm.
Allah'tan bağış dileyin. Kuşkusuz Allah bağışlayandır, merhamet edendir. (Muzzemmil, 73/20)

فَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ وَاسْتَغْفِرْهُ إِنَّهُ كَانَ تَوَّابًا
Fe sebbih bi hamdi rabbike vestağfirh, innehu kâne tevvâbâ.
Rabbini överek tesbih et, O'ndan bağışlanmanı dile, çünkü O, tevbeleri çok kabul edendir. (Nasr, 110/3)

رَبِّ اغْفِرْ لِي وَلأَخِي وَأَدْخِلْنَا فِي رَحْمَتِكَ وَأَنتَ أَرْحَمُ الرَّاحِمِينَ
Rabbığfirlî ve li ahî ve edhilnâ fî rahmetike ve ente erhamur râhımîn.
Ey Rabbim! Beni ve kardeşimi bağışla! Bizi rahmetinin içine al. Sen merhametlilerin en merhametlisisin. (A'râf, 7/151)

وَالَّذِينَ عَمِلُواْ السَّيِّئَاتِ ثُمَّ تَابُواْ مِن بَعْدِهَا وَآمَنُواْ إِنَّ رَبَّكَ مِن بَعْدِهَا لَغَفُورٌ رَّحِيمٌ
Vellezîne amilûs seyyiâti summe tâbû min ba'dihâ ve âmenû inne rabbeke min ba'dihâ le gafûrun rahîm.
O kötü amelleri işleyip de sonra arkasından tevbe ve iman edenler için hiç şüphe yok ki, Rabbin bundan sonra yine de affedici ve merhamet edicidir. (A'râf 7/153)

أَلَمْ يَعْلَمُواْ أَنَّ اللّهَ هُوَ يَقْبَلُ التَّوْبَةَ عَنْ عِبَادِهِ وَيَأْخُذُ الصَّدَقَاتِ وَأَنَّ اللّهَ هُوَ التَّوَّابُ الرَّحِيمُ
E lem ya'lemû ennallâhe huve yakbelut tevbete an ibâdihî ve ye'huzus sadakâti ve ennallâhe huvet tevvâbur rahîm.
Onlar bilmiyorlar mı ki, Allah kullarının tevbesini kabul eder ve sadakaları da alır. Allah tevbeleri kabul edendir, çok merhametlidir. (Tevbe, 9/104)

وَأَنِ اسْتَغْفِرُواْ رَبَّكُمْ ثُمَّ تُوبُواْ إِلَيْهِ يُمَتِّعْكُم مَّتَاعًا حَسَنًا إِلَى أَجَلٍ مُّسَمًّى وَيُؤْتِ كُلَّ ذِي فَضْلٍ فَضْلَهُ وَإِن تَوَلَّوْاْ فَإِنِّيَ أَخَافُ عَلَيْكُمْ عَذَابَ يَوْمٍ كَبِيرٍ
Ve enistağfirû rabbekum summe tûbû ileyhi yumetti'kum metâan hasenen ilâ ecelin musemmen ve yu'ti kulle zî fadlin fadleh, ve in tevellev fe innî ehâfu aleykum azâbe yevmin kebîr.
Ve Rabbinizin mağfiretini isteyin, sonra ona tevbe edin ki sizi, belli bir süreye kadar güzel güzel yaşatsın. Ve her fazilet sahibine layık olduğu ihsanı versin. Eğer yüz çevirirseniz, ben sizin için büyük bir günün azabından korkarım. (Hûd, 11/3)

وَيَا قَوْمِ اسْتَغْفِرُواْ رَبَّكُمْ ثُمَّ تُوبُواْ إِلَيْهِ يُرْسِلِ السَّمَاء عَلَيْكُم مِّدْرَارًا وَيَزِدْكُمْ قُوَّةً إِلَى قُوَّتِكُمْ وَلاَ تَتَوَلَّوْاْ مُجْرِمِينَ
Ve yâ kavmistağfirû rabbekum summe tûbû ileyhi yursilis semâe aleykum midrâran ve yezidkum kuvveten ilâ kuvvetikum ve lâ tetevellev mucrimîn.
"Ey kavmim! Rabbinizden mağfiret isteyin, sonra O'na tevbe edin ki, üzerinize gökten bol bol bereket indirsin ve sizi kuvvetinize kuvvet katarak çoğaltsın. Gelin günahkâr olarak dönüp gitmeyin." (Hûd, 11/52)

فَاسْتَغْفِرُوهُ ثُمَّ تُوبُواْ إِلَيْهِ إِنَّ رَبِّي قَرِيبٌ مُّجِيبٌ
Festâğfirûhu summe tûbû ileyh, inne rabbî karîbun mucîb.
O'nun mağfiretini isteyin, sonra O'na tevbe edin. Şüphesiz Rabbim yakındır, dualarınızı kabul eder. (Hûd, 11/61)

وَاسْتَغْفِرُواْ رَبَّكُمْ ثُمَّ تُوبُواْ إِلَيْهِ إِنَّ رَبِّي رَحِيمٌ وَدُودٌ
Vestağfirû rabbekum summe tûbû ileyh, inne rabbî rahîmun vedûd.
Rabbinizden mağfiret dileyin, sonra O'na tevbe ile yönelin. Şüphesiz ki, benim Rabbim çok merhametlidir, çok sevendir. (Hûd, 11/90)

نَبِّئْ عِبَادِي أَنِّي أَنَا الْغَفُورُ الرَّحِيمُ
Nebbî' ibâdî ennî enel gafûrur rahîm.
Kullarıma haber ver ki, gerçekten ben çok bağışlayıcı ve pek merhamet ediciyim. (Hicr, 15/49)

ثُمَّ إِنَّ رَبَّكَ لِلَّذِينَ عَمِلُواْ السُّوءَ بِجَهَالَةٍ ثُمَّ تَابُواْ مِن بَعْدِ ذَلِكَ وَأَصْلَحُواْ إِنَّ رَبَّكَ مِن بَعْدِهَا لَغَفُورٌ رَّحِيمٌ
Summe inne rabbeke lillezîne amilûs sûe bi cehâletin summe tâbû min ba'di zâlike ve aslahû inne rabbeke min ba'dihâ le gafûrun rahîm.
Sonra şüphe yok ki Rabbin, bir cahillikle günah işleyip ardından tevbe eden ve durumunu düzelten kimseleri bağışlar. Şüphesiz ki Rabbin, bu tevbeden sonra Gafurdur, Rahîmdir (çok bağışlayıcıdır, çok merhametlidir.) (Nahl, 16/119)

رَّبُّكُمْ أَعْلَمُ بِمَا فِي نُفُوسِكُمْ إِن تَكُونُواْ صَالِحِينَ فَإِنَّهُ كَانَ لِلأَوَّابِينَ غَفُورًا
Rabbukum a'lemu bi mâ fî nufûsikum, in tekûnû sâlihîne fe innehu kâne lil evvâbîne gafûrâ.
Rabbiniz içinizden geçenleri çok iyi bilir. Eğer iyi kimseler olursanız elbette Allah çok tevbe edenleri bağışlayıcıdır. (İsrâ, 17/25)

وَإِنِّي لَغَفَّارٌ لِّمَن تَابَ وَآمَنَ وَعَمِلَ صَالِحًا ثُمَّ اهْتَدَى
Ve innî le gaffârun li men tâbe ve âmene ve amile sâlihan summehtedâ.
Bununla beraber, şüphe yok ki ben, tevbe eden, iman edip salih amel işleyen, sonra da hak yolda sebat gösteren kimse için çok bağışlayıcıyım. (Tâhâ, 20/82)

رَبَّنَا آمَنَّا فَاغْفِرْ لَنَا وَارْحَمْنَا وَأَنتَ خَيْرُ الرَّاحِمِينَ
Rabbenâ âmennâ fağfir lenâ verhamnâ ve ente hayrur râhımîn.
Rabbimiz! Biz iman ettik; öyle ise bizi bağışla, bize merhamet et, sen, merhametlilerin en iyisisin. (Mu'minûn 23/109)

رَّبِّ اغْفِرْ وَارْحَمْ وَأَنتَ خَيْرُ الرَّاحِمِينَ
Rabbiğfir verham ve ente hayrur râhımîn.
Rabbim, bağışla ve merhamet et! Sen merhametlilerin en iyisisin. (Mu'minûn 23/118)

وَلَوْلَا فَضْلُ اللَّهِ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَتُهُ وَأَنَّ اللَّهَ تَوَّابٌ حَكِيمٌ
Ve lev lâ fadlullâhi aleykum ve rahmetuhu ve ennellâhe tevvâbun hakîm.
Ya Allah'ın size bol lütfu ve merhameti olmasaydı ve Allah tevbeleri kabul eden hüküm ve hikmet sahibi olmasaydı (haliniz nice olurdu.)? (Nur, 24/10)

 وَتُوبُوا إِلَى اللَّهِ جَمِيعًا أَيُّهَا الْمُؤْمِنُونَ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ
Ve tûbû ilâllâhi cemîan eyyuhel mu'minûne leallekum tuflihûn.
Ey müminler! Hep birden Allah'a tevbe ediniz ki, kurtuluşa eresiniz. (Nur 24/31)

إِلَّا مَن تَابَ وَآمَنَ وَعَمِلَ عَمَلًا صَالِحًا فَأُوْلَئِكَ يُبَدِّلُ اللَّهُ سَيِّئَاتِهِمْ حَسَنَاتٍ وَكَانَ اللَّهُ غَفُورًا رَّحِيمًا
İllâ men tâbe ve âmene ve amile amelen sâlihan fe ulâike yubeddilullâhu seyyiâtihim hasenât, ve kânallâhu gafûren rahîmâ.
Ancak tevbe ve iman edip iyi davranışlarda bulunanlar başka; Allah onların kötülüklerini iyiliklere çevirir. Allah çok bağışlayıcıdır, engin merhamet sahibidir. (Furkân, 25/70)

وَمَن تَابَ وَعَمِلَ صَالِحًا فَإِنَّهُ يَتُوبُ إِلَى اللَّهِ مَتَابًا
Ve men tâbe ve amile sâlihan fe innehu yetûbu ilallâhi metâbâ.
Ve her kim tevbe edip iyi davranış gösterirse, şüphesiz o, tevbesi kabul edilmiş olarak Allah'a döner. (Furkân 25/71)

رَبِّ إِنِّي ظَلَمْتُ نَفْسِي فَاغْفِرْ لِي
Rabbi innî zalemtu nefsî fâgfirlî.
Rabbim! Doğrusu kendimi ziyana uğrattım. Beni bağışla. (Kasas, 28/16)

رَحْمَةِ اللَّهِ إِنَّ اللَّهَ يَغْفِرُ الذُّنُوبَ جَمِيعًا إِنَّهُ هُوَ الْغَفُورُ الرَّحِيمُ
Rahmetillâh, innallâhe yağfiruz zunûbe cemîâ, innehu huvel gafûrur rahîm.
Allah, bütün günahları bağışlar. Şüphesiz ki O, çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir. (Zümer, 39/53)

لْ إِن كُنتُمْ تُحِبُّونَ اللّهَ فَاتَّبِعُونِي يُحْبِبْكُمُ اللّهُ وَيَغْفِرْ لَكُمْ ذُنُوبَكُمْ وَاللّهُ غَفُورٌ رَّحِيمٌ
Kul in kuntum tuhibbûnallâhe fettebiûnî yuhbibkumullâhu ve yağfir lekum zunûbekum, vallâhu gafûrun rahîm.
De ki, siz gerçekten Allah'ı seviyorsanız bana uyun ki, Allah da sizi sevsin ve suçlarınızı bağışlasın. Çünkü Allah çok esirgeyici ve bağışlayıcıdır. (Âl-i İmran 3/31)

إِلاَّ الَّذِينَ تَابُواْ مِن بَعْدِ ذَلِكَ وَأَصْلَحُواْ فَإِنَّ الله غَفُورٌ رَّحِيمٌ
İllellezîne tâbû min ba'di zâlike ve aslehû fe innallâhe gafûrun rahîm.
Ancak bundan sonra tevbe edip kendini düzeltenler başka. Şüphesiz ki Allah, çok bağışlayan ve çok esirgeyendir. (Âl-i İmran 3/89)

وَالَّذِينَ إِذَا فَعَلُواْ فَاحِشَةً أَوْ ظَلَمُواْ أَنْفُسَهُمْ ذَكَرُواْ اللّهَ فَاسْتَغْفَرُواْ لِذُنُوبِهِمْ وَمَن يَغْفِرُ الذُّنُوبَ إِلاَّ اللّهُ وَلَمْ يُصِرُّواْ عَلَى مَا فَعَلُواْ وَهُمْ يَعْلَمُونَ
Vellezîne izâ fealû fâhişeten ev zalemû enfusehum zekerûllâhe festağferû li zunûbihim, ve men yağfiruz zunûbe illâllâhu ve lem yusırrû alâ mâ fealû ve hum ya'lemûn.
Ve onlar çirkin bir günah işledikleri yahut nefislerine zulmettikleri zaman Allah'ı hatırlayarak hemen günahlarının bağışlanmasını dilerler. Allah'tan başka günahları kim bağışlayabilir? Bir de onlar, bile bile, işledikleri (günah) üzerinde ısrar etmezler. (Âl-i İmran 3/135)

ربَّنَا اغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَإِسْرَافَنَا فِي أَمْرِنَا وَثَبِّتْ أَقْدَامَنَا وانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْكَافِرِينَ
Rabbenağfir lenâ zunûbenâ ve isrâfenâ fî emrinâ ve sebbit akdâmenâ vensurnâ alel kavmil kâfirîn.
Onların sözleri ancak: "Rabbimiz! Bizim günahlarımızı ve işlerimizdeki taşkınlıklarımızı bağışla ve (yolunda) ayaklarımızı diret, kâfirler güruhuna karşı da bize yardım et! (Âl-i İmran: 3/147)

رَّبَّنَا إِنَّنَا سَمِعْنَا مُنَادِيًا يُنَادِي لِلإِيمَانِ أَنْ آمِنُواْ بِرَبِّكُمْ فَآمَنَّا رَبَّنَا فَاغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَكَفِّرْ عَنَّا سَيِّئَاتِنَا وَتَوَفَّنَا مَعَ الأبْرَارِ
Rabbenâ innenâ semi'nâ munâdiyen yunâdî lil îmâni en âminû bi rabbikum fe âmennâ, rabbenâ fağfir lenâ zunûbenâ ve keffir annâ seyyiâtinâ ve teveffenâ meal ebrâr.
Rabbimiz! Biz, 'Rabbinize iman edin' diye imana çağıran bir davetçi işittik, hemen iman ettik. Rabbimiz! Günahlarımızı bağışla, kötülüklerimizi ört, bizleri sana ermiş kullarınla beraber yanına al. (Al-i İmran, 3/193)

يُرِيدُ اللّهُ لِيُبَيِّنَ لَكُمْ وَيَهْدِيَكُمْ سُنَنَ الَّذِينَ مِن قَبْلِكُمْ وَيَتُوبَ عَلَيْكُمْ وَاللّهُ عَلِيمٌ حَكِيمٌ
Yurîdullâhu li yubeyyine lekum ve yehdîyekum sunenellezîne min kablikum ve yetûbe aleykum. Vallâhu alîmun hakîm.
Allah, sizlere bilmediklerinizi bildirmek, sizden öncekilerin yollarını size göstermek ve tevbenizi kabul etmek istiyor. Allah, her şeyi çok iyi bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir. (Nisâ 4/26)

إِن تَجْتَنِبُواْ كَبَآئِرَ مَا تُنْهَوْنَ عَنْهُ نُكَفِّرْ عَنكُمْ سَيِّئَاتِكُمْ وَنُدْخِلْكُم مُّدْخَلاً كَرِيمًا
İn tectenibû kebâira mâ tunhevne anhu nukeffir ankum seyyiâtikum ve nudhılkum mudhalen kerîmâ.
Eğer siz, yasaklandığınız büyük günahlardan sakınırsanız, diğer kusurlarınızı örter, sizi güzel bir makama koyarız. (Nisâ 4/31)

وَاسْتَغْفِرِ اللّهِ إِنَّ اللّهَ كَانَ غَفُورًا رَّحِيمًا
Vestağfirillâh. İnnallâhe kâne gafûran rahîmâ.
Allah'tan bağışlanmanı dile. Şüphesiz, Allah bağışlayıcıdır, esirgeyicidir. (Nisâ 4/106)

وَمَن يَعْمَلْ سُوءًا أَوْ يَظْلِمْ نَفْسَهُ ثُمَّ يَسْتَغْفِرِ اللّهَ يَجِدِ اللّهَ غَفُورًا رَّحِيمًا
Ve men ya'mel sûen ev yazlim nefsehu summe yestağfirillâhe yecidillâhe gafûran rahîmâ.
Kim bir kötülük işler yahut nefsine zulmeder, sonra da Allah'tan bağışlanmasını dilerse, Allah'ı bağışlayıcı ve esirgeyici bulur. (Nisâ 4/110)

أَفَلاَ يَتُوبُونَ إِلَى اللّهِ وَيَسْتَغْفِرُونَهُ وَاللّهُ غَفُورٌ رَّحِيمٌ
E fe lâ yetûbûne ilâllâhi ve yestağfirûneh vallâhu gafûrun rahîm.
Hâlâ Allah'a tevbe edip O'ndan af dilemiyorlar mı? Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir. (Mâide 5/74)

مَن عَمِلَ مِنكُمْ سُوءًا بِجَهَالَةٍ ثُمَّ تَابَ مِن بَعْدِهِ وَأَصْلَحَ فَأَنَّهُ غَفُورٌ رَّحِيمٌ
Men amile minkum sûen bi cehâletin summe tâbe min ba'dihî ve asleha fe ennehu gafûrun rahîm.
Sizden her kim bilmeyerek bir kötülük işleyip de sonra arkasından tevbe eder, kendini düzeltirse, muhakkak ki O, bağışlayan, esirgeyendir".(En'âm, 6/54)

رَبَّنَا ظَلَمْنَا أَنفُسَنَا وَإِن لَّمْ تَغْفِرْ لَنَا وَتَرْحَمْنَا لَنَكُونَنَّ مِنَ الْخَاسِرِينَ
Rabbenâ zalemnâ enfusenâ ve in lem tağfirlenâ ve terhamnâ le nekûnenne minel hâsirîn.
Ey Rabbimiz! Biz kendimize zulmettik, eğer bizi bağışlamaz ve bize rahmetinle muamele etmezsen muhakkak ziyana uğrayacaklardan oluruz! (A'râf, 7/23)

لَقَّى آدَمُ مِن رَّبِّهِ كَلِمَاتٍ فَتَابَ عَلَيْهِ إِنَّهُ هُوَ التَّوَّابُ الرَّحِيمُ
Fe telekkâ âdemu min rabbihî kelimâtin fe tâbe aleyh, innehu huvet tevvâbur rahîm.
Derken Âdem Rabb'inden birtakım kelimeler aldı, (onlarla tevbe etti. O da) tevbesini kabul etti. Muhakkak O, tevbeyi çok kabul eden, çok esirgeyendir. (Bakara 2/37)

رَبَّنَا وَاجْعَلْنَا مُسْلِمَيْنِ لَكَ وَمِن ذُرِّيَّتِنَا أُمَّةً مُّسْلِمَةً لَّكَ وَأَرِنَا مَنَاسِكَنَا وَتُبْ عَلَيْنَآ إِنَّكَ أَنتَ التَّوَّابُ الرَّحِيمُ
Rabbenâ vec'alnâ muslimeyni leke ve min zurriyyetinâ ummeten muslimeten leke ve erinâ menâsikenâ ve tub aleynâ, inneke entet tevvâbur rahîm.
Ey bizim Rabbimiz, hem bizim ikimizi yalnız senin için boyun eğen müslümanlar kıl, hem de soyumuzdan yalnız senin için boyun eğen müslüman bir ümmet meydana getir ve bize ibadetimizin yollarını göster, tevbemize rahmetle bakıver. Hiç şüphesiz Tevvâb sensin, Rahîm sensin. (Bakara 2/128)

إِلاَّ الَّذِينَ تَابُواْ وَأَصْلَحُواْ وَبَيَّنُواْ فَأُوْلَئِكَ أَتُوبُ عَلَيْهِمْ وَأَنَا التَّوَّابُ الرَّحِيمُ
İllellezîne tâbû ve aslahû ve beyyenû fe ulâike etûbu aleyhim, ve enet tevvâbur rahîm.
Ancak tevbe edip halini düzelterek gerçeği söyleyenler başka. İşte onları ben bağışlarım. Ben çok merhamet ediciyim, tevbeleri çokça kabul ederim. (Bakara, 2/160)

وَاسْتَغْفِرُواْ اللّهَ إِنَّ اللّهَ غَفُورٌ رَّحِيمٌ
Vestağfirûllâh, innallâhe gafûrun rahîm.
Allah'tan bağışlanmanızı isteyin. Çünkü Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir. (Bakara, 2/199)

إِنَّ الَّذِينَ آمَنُواْ وَالَّذِينَ هَاجَرُواْ وَجَاهَدُواْ فِي سَبِيلِ اللّهِ أُوْلَئِكَ يَرْجُونَ رَحْمَتَ اللّهِ وَاللّهُ غَفُورٌ رَّحِيمٌ
İnnellezîne âmenû vellezîne hâcerû ve câhedû fî sebîlillâhi, ulâike yercûne rahmetallâh, vallâhu gafûrun rahîm.
Şüphesiz ki iman edenlere, Allah yolunda hicret edip, cihad edenlere gelince, işte onlar, Allah'ın rahmetini umarlar. Allah, çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir. (Bakara, 2/218)

إِنَّ اللّهَ يُحِبُّ التَّوَّابِينَ وَيُحِبُّ الْمُتَطَهِّرِينَ
İnnallâhe yuhıbbut tevvâbîne ve yuhibbul mutetahhirîn.
Şüphesiz ki Allah çok tövbe edenleri de sever, çok temizlenenleri de sever. (Bakara 2/222)

آمَنَ الرَّسُولُ بِمَا أُنزِلَ إِلَيْهِ مِن رَّبِّهِ وَالْمُؤْمِنُونَ كُلٌّ آمَنَ بِاللّهِ وَمَلآئِكَتِهِ وَكُتُبِهِ وَرُسُلِهِ لاَ نُفَرِّقُ بَيْنَ أَحَدٍ مِّن رُّسُلِهِ وَقَالُواْ سَمِعْنَا وَأَطَعْنَا غُفْرَانَكَ رَبَّنَا وَإِلَيْكَ الْمَصِيرُ لاَ يُكَلِّفُ اللّهُ نَفْسًا إِلاَّ وُسْعَهَا لَهَا مَا كَسَبَتْ وَعَلَيْهَا مَا اكْتَسَبَتْ رَبَّنَا لاَ تُؤَاخِذْنَا إِن نَّسِينَا أَوْ أَخْطَأْنَا رَبَّنَا وَلاَ تَحْمِلْ عَلَيْنَا إِصْرًا كَمَا حَمَلْتَهُ عَلَى الَّذِينَ مِن قَبْلِنَا رَبَّنَا وَلاَ تُحَمِّلْنَا مَا لاَ طَاقَةَ لَنَا بِهِ وَاعْفُ عَنَّا وَاغْفِرْ لَنَا وَارْحَمْنَآ أَنتَ مَوْلاَنَا فَانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْكَافِرِينَ
Âmener resûlu bimâ unzile ileyhi min rabbihî vel mu'minûn, kullun âmene billâhi ve melâiketihî ve kutubihî ve rusulih, lâ nuferriku beyne ehadin min rusulih, ve kâlû semi'nâ ve ata'nâ gufrâneke rabbenâ ve ileykel masîr.
Lâ yukellifullâhu nefsen illâ vus'ahâ lehâ mâ kesebet ve aleyhâ mektesebet rabbenâ lâ tuâhıznâ in nesînâ ev ahta'nâ, rabbenâ ve lâ tahmil aleynâ ısran kemâ hameltehu alellezîne min kablinâ, rabbenâ ve lâ tuhammilnâ mâ lâ tâkate lenâ bih, va'fu annâ, vağfir lenâ, verhamnâ, ente mevlânâ fensurnâ alel kavmil kâfirîn.
Peygamber, Rabbi'nden kendisine ne indirildiyse ona iman etti. Müminlerin de hepsi Allah'a, meleklerine, kitaplarına ve peygamberlerine iman ettiler. "Biz Allah'ın peygamberleri arasında ayırım yapmayız, duyduk ve itaat ettik. Ey Rabbimiz, bağışlamanı dileriz, dönüş ancak sanadır." dediler.
Allah hiç kimseye gücünün yeteceğinden başka yük yüklemez. Herkesin kazandığı hayır kendisine, yaptığı kötülüğün zararı yine kendisinedir. Ey Rabbimiz, eğer unuttuk ya da yanıldıysak bizi tutup sorguya çekme! Ey Rabbimiz, bize bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır yük yükleme! Ey Rabbimiz, bize gücümüzün yetmeyeceği yükü de yükleme! Bağışla bizi, mağfiret et bizi, rahmet et bize! Sensin bizim Mevlamız, kâfir kavimlere karşı yardım et bize.  (Bakara, 2/285-286)

Bakara sûresinin bu son iki âyeti, Peygamber Efendimiz aleyhissalâtu vesselam tarafından, her gece yatmadan önce mutlaka okunması ve aile fertlerine öğretilmesi tavsiye buyrulmuştur.

رَبَّنَا إِنَّنَا آمَنَّا فَاغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَقِنَا عَذَابَ النَّارِ
Rabbenâ innenâ âmennâ fagfir lenâ zunûbenâ ve kınâ azâben nâr.
Ey Rabbimiz! Biz inandık, iman getirdik, artık bizim suçlarımızı bağışla ve bizi ateş azabından koru. (Âl-i İmran 3/16)

الصَّابِرِينَ وَالصَّادِقِينَ وَالْقَانِتِينَ وَالْمُنفِقِينَ وَالْمُسْتَغْفِرِينَ بِالأَسْحَارِ
Es sâbirîne ves sâdıkîne vel kânitîne vel munfikîne vel mustağfirîne bil eshâr.
O sabredenleri, o doğruluktan şaşmayanları, o elpençe divan duranları, o nafaka verenleri ve seher vakitlerinde o istiğfar edip yalvaranları (görür). (Âl-i İmran 3/17)



OKUNUŞUKul hüvallâhü ehad Allâhüssamed Lem yelid ve lem yûled Ve lem yekün lehû küfüven ...OKUNUŞU
Kul hüvallâhü ehad Allâhüssamed Lem yelid ve lem yûled Ve lem yekün lehû küfüven ehadMÂNÂSI
MANASI
De ki: O, Allah, birdir Allah, her yönden eksiksizdir ve her dilegin merciidir her sey kendisine muhtâc olan Sanli, Uludur O, dogurmadi ve dogurulmadiO’na hiçbir sey denk de olmadi

Esma il husnaer-Rahman, er-Rahim,el-Melik, el-Kuddus, es-Selam,el-Mu'min, el-Muheymin, el-Aziz, ...Esma il husna

er-Rahman, er-Rahim,
el-Melik, el-Kuddus, es-Selam,
el-Mu'min, el-Muheymin, el-Aziz, el-Cebbar,
el-Mutekebbir, el-Hal?k, el-Bari', el-Musavvir, el-Gaffar,
el-Kahhar, el-Vehhab, er-Rezzak, el-Fettah, el-Alim, el-Kab?d,
el-Bas?t, el-Haf?d, er-Rafi, el-Muiz, el-Muzill, es-Semi', el-Basir,
el-Hakem, el-Adl, el-Latif, el-Habir, el-Halim, el-Azim, el-Gafur,
es-Sekur, el-Aliyy, el-Kebir, el-Hafiz, el-Mukit, el-Hasib, el-Celil,
el-Kerim, er-Rakib, el-Mucib, el-Vasi', el-Hakim, el-Vedud, el-Mecid,
el-Bais, es-Sehid, el-Hakk, el-Vekil, el-Kaviyy, el-Metin, el-Veliyy,
el-Hamid, el-Muhsi, el-Mubdi, el-Muid, el-Muhyi, el-Mumit, el-Hayy,
el-Kayyum, el-Vacid, el-Macid, el-Vahid, es-Samed, el-Kadir, el-Muktedir,
el-Mukaddim, el-Muahhir, el-Evvel, el-Ahir, ez-Zahir, el-Bat?n, el-Vali,
el-Muteali, el-Berr, et-Tevvab, el-Muntakim, el-Afuvv, er-Rauf,
Maliku'l-Mulk, Zu'l-Celali ve'l-Ikram, el-Muksit, el-Cami',
el-Ganiyy, el-Mugni, el-Mani', ed-Darr, en-Nafi',
en-Nur, el-Hadi, el-Bedi', el-Baki,
el-Varis, er-Resid,
es-Sabur.

ESMAÜL HÜSNA VE SIRLARI
ALLAH: .
Allah zikrine devam eden kişinin derecesi hem Allah katında hemde insanlar katında artar. İnsanlar arasında; sevilen, sayılan, sözü geçen kıymetli bir kişi olur. Duaları kabul görür. Nefis şeytanının şerrinden kurtulur. Güneş doğarken gümüş veya altın levha üzerine Allah ismini yazan ve üzerinde taşıyan şeytan şerrinden korunur. Soğuk havada bu levha üzerinde iken Allah diye zikrederse soğuğu hissetmez. Balgam hastalığı olan kişi taşırsa balgam hastalığından kurtulur. Kişi 7 gün oruç tutup, gece yarısıda 2 rekat Allah rızası için namaz kılıp, ardından 66 defa Allah zikrini yaparsa; Allah bir melek görevlendirir. O melek, o kişiyi tüm kötülüklerden koruduğu gibi, hal ve hareketlerinde, işlerinde o kişiyi yönlendirir, yönetir ve yardımcı olur. Allah ismini kağıda gül suyu, safran ve misk karışımıyla yazıp, üzerinde taşıyanı Allah her türlü kötülükten korur. Amir veya makam sahibi kişilerin yanında riayet görür. Düşmanlarına karşı galip gelir. Cuma günü oruçlu olarak, sabaha doğru gümüş yüzüğe Allah ismini yazıp, sağ elinin parmağına takan kişinin her isteği insanlar tarafından karşılanır. İşi görülür. Sol elinin parmağına takıp bir mahkemeye giden kişi haksızlığa uğramaz. Allah Cenabı Hakk'ın Celal ve Cemal gibi bütün isimlerini kapsamaktadır. Allah diye zikreden Cenabı Hakk'ı bütün isimleri ile anmış olur. Bütün isimler Allah isminde gizlidir. Diğer isimler Allah İsmi Azamına birer sıfattır. Allah ismi hiç bir isme sıfat olmaz. Cenabı Hakk'ın Zatına mahsus bütün isimlerin özellikleri Allah isminde vardır. Allah ismi; ruhi hastalıklardan, kalp katılığından, küfürden, maddi ve manevi bataklıktan, nefsin istek ve arzularından kurtulmak, düşmanlarını yenmek, merhamet sahibi olmak, Allah'ın istediği şekilde hayat sürmek, son nefeste imanlı ölmek, kalbin nurlanması, imanlı olması ve şifa bulmak, güç, kuvvet ve rızık kazanmak, gizli sırlara vakıf olmak, hem dünya, hemde ahiret saadetine ermek için zikredilir. Allah ismi 2 şekilde zikr olunur. 1) Ya Allah 2)Allah, Allah... diyerek Ya: Yardım isteme, aman ve ah gibi medet talep etmeyi ifade eder.
Zikretmek 2 şekilde olur:
1)Kişiye Cenebı Hakk'ın ilham yoluyla telkin etmesi şekliyle yapılan zikir.
2)Kişinin alim bir zat'a el verip (nispet edip), onun dediği ve tavsiye ettiği şekilde zikretmek.
Zikre başlamadan önce abdest alınır. Niyet edilir. Boyun bir tarafa kırılarak; dünya kelamından uzak, dünyayı unutarak, ismin hem dil, hemde kalb ile birlikte ifadesine başlanır. Manevi alemlerin sultanı olmak için YA HU YA ALLAH ismi azamı zikredilir. Bu zikir Allah dostlarının, veli kullarının zikridir. HU ismi şerifi dışında Allah isminin önüne hiç bir isim geçemez. Allah ismini insanlardan uzak, tenha bir yerde abdestli olarak zikredene; Meleklere mahsus alemlerin kapıları açılır. Maneviyatı güçlenir. Yüksek makamlara ulaşır, nurlanır. Hergün Ya Allah Ya Hu diye 1000 defa zikirde bulunanı Allah, kemaliyle rızıklandırır. Şifa için Allah ismi 70 defa bir kağıda yazılıp, yazı su içinde silindikten sonra, hastaya içirilirse; hasta şifa bulur.
ER RAHMAN:
Farz namazlarının ardından 100 defa Ya Rahman ismini zikreden; Allah'ın rızasını kazandığı gibi, Allah'ın nimetleride ona sunulur. 40 gün riyazet halinde 1000 defa Ya Rahman ismini zikredenin kalp gözü açılır. 5 V akit namazların ardından 2500 defa Ya Rahman ismini zikreden, her olaydan haberdar olur. Olay olmadan haberi olur. Er Rahman ismini; misk, safran, gül suyu karışımı mürekkep ile kağıda yazıp üzerinde taşıyan; insanlar arasında sevgi, saygı görür. Günde 290 defa zikredenin her arzusu gerçekleşir.
ER RAHİM:
Ya Rahim ismini zikretmeye devam eden kişi; belalardan, kazalardan ve afetlerden korunur. Uykusunda ağlayan veya korkan çocuğun üzerine 269 defa Er Rahim isminin yazıldığı kağıt konulursa; çocuk bu durumdan kurtulur. 5 vakit namazlarının sonunda Ya Rahim ismini 269 defa okuyanın ahlakı düzelir. Rızkı ve bereketi artar. Hastaysa şifa bulur. Tüm nimetler okuyanın ayağına gelir. Errahmanirrahim veya Ya Rahman Ya Rahim isimlerini zikredenler; sıkıntıdan, darlıktan ve korkularından kurtulurlar. Günde 100 defa okuyanın kalbi yumuşar, Allah'ın rahmetini kazanır. Kötülüklerden muhafaza olur.
EL MELİK:
Sabah namazının ardından 121 defa Ya Melik ismini zikreden fakirlikten kurtulur. Bu ismi hergün okumaya devam edenler bazı sırlara vakıf olurlar. İlim ve marifet sahibi olurlar.
EL KUDDÜS:
Ya Kuddüs ismini zikreden kişi şehvetten kurtulur, ahlakı düzelir. Günde 100 defa okuyan kalbin manevi hastalıklarından kurtulup, insanlar arasında sevilen, saygı duyulan kişi olur. Vesveseden kurtulur. Şeytanın hilelerinden uzak olur.
ES SELAM:
Hasta üzerine 121 veya 161 defa Ya Selam ismi okunursa hasta iyileşme gösterir. Es Selam ismini kağıda yazıp üzerinde taşıyan ve sürekli zikr eden; fenalık ve kötülüklerden emin olur. Ya Selam isminin zikrine devam eden kişi; cin, şeytan ve insanların hile ve vesveselerinden uzakolur. 66 defa bir kaba yazıp, 40gün aç karnına bu sudan içen vesvese hastalığından kurtulur. Günde 360 defa okuyanın her duası kabul olur.
EL MÜ'MİN:
Hergün sabah namazının ardından 167 defa Ya Mü'min ismini zikreden sıkıntıya düşmez. Dili, yalan ve küfürden uzaklaşır. Riyadan, zinadan, kibirden, hasedden, kötü ahlaktan uzak olur. Hergün 1132 defa Ya Mü'min ismini zikreden hastalıklardan ve sıkıntılardan kurtulur. 43 gün, 5 vakit namazların ardından, 136 defa Ya Mü'min ismini zikreden arzusuna kavuşur. Hergün okumayı adet haline getiren muhtaçlık hissetmez, kimseye muhtaç olmaz, düşman şerrinden muhafaza olur, dili kötü söz söylemez.
EL MÜHEYMİN:
Ya Müheymin zikrine devam eden unutkanlıktan kurtulur. Bu zikre bir Ulema ile devam eden gizli sırlara vakıf olur. Yatsı namazının ardından 145 defa okuyup konuşmadan, sağ tarafına yatıp uyuyana rüyasında olacak hadiselerden haber verilir. Günde 100 defa tenha bir yerde okuyanın kalbi nurlanır. Günde 145 defa okuyan bela, musibet ve düşman şerrinden korunur. İlim ve imanı artar. Yazıp üzerinde taşıyanın rızkı ve malı artar. Allah'ın himayesinde olur.
EL AZİZ:
Ya Aziz ismini zikreden kişi, kendini insanlara sevdirir. İşi ve istekleri geri çevrilmez. Hem insanlara, hemde ruhanilere karşı sözü geçen, itibar sahibi bir kişi olur. Ya Aziz ismi 7 gün düşmanının helakı niyetiyle okunursa, kişinin düşmanı helak olur. 40 gün sabah namazından sonra 40 defa okuyan fakirlikten kurtulur. Kimseye muhtaç olmaz. Hergün evden çıkarken, 94 defa Ya Aziz ismini zikreden dünya ve ahirette bahtiyar olur.
EL CEBBAR:
Ya Cebbar ismini zikreden kişiye bütün insanlar itaat edeler, o kişiye kötülük yapmaya cesaret edemezler. Ya Cebbar ismi bir düşmanın helakı için 206 defa okunur. Ya Cebbar ve Zülcelali Vel İkram isimlerini beraber yazıp üzerinde taşıyan bütün insanlara güzel görünür. Her gören saygı ve sevgide bulunur.
EL GAFFAR:
Ya Gaffar zikrine devam eden günahlarından, hata ve isyanlarından mağfiret bulur. Affolunur. Hasımlarının gözünde görünmez olur. Kavga ve savaş durumunda düşmanları tarafından görülemez. Gaffar ismini zikreden Allah'dan merhamet istemiş olur. Günde 1200 defa okuyan maddi ve manevi halini düzeltir. Gizli şeylerin esrarına vakıf olur. Sinirlenip herşeye parlayan kişiler bu ismi okursa öfkeleri yatışır. Kurşun levha üzerine yazıp üzerinde taşıyan zalimlerin şerrinden korunur.
EL KAHHAR:
Kahhar ismi; düşmanı kahretmek ve düşmanı helak etmek gibi bir tesire sahiptir. Ya Kahhar ismini her gün okuyanların kalbinde dünya sevgisi kalmaz. Nefsine yenik düşmez. Düşmanlarını hezimete uğratır. Düşmanına karşı beddua da bulunsa düşmanı helak olur. Şehvet ve hırstan kurtulur.
EL VEHHAB:
Ya Vehhab ismini sürekli zikreden kişinin rızkı artar, maddi sıkıntılarından kurtulup, refaha erer. Mahlukata karşı güçlü ve heybetli görünür. Dua edilirken 7defa zikr olunursa duanın kabulune vesile olur. Zeka ve anlama güçlüğü olanlara yazılarak içilirse faydası olur.
ER REZZAK:
Her sabah namazından sonra 308 defa Ya Rezzak ismini zikredenin rızkı artar, maddi sıkıntıları sona erer. Aç karnına günde 20 defa okuyanın zekası ve zihni açılır. İşini gördüreceği kişinin yüzüne 26 defa okunursa işi görülür. Kötülüklerden ve fitnelerden korunmak için sabah namazı vakti girmeden evin dört tarafına onar defa Ya Rezzak ismi okunarak üflenir. Ya Fettah Ya Rezzak isimlerini hergün beraber okuyana; kapalı kapılar açılır, maddi sıkıntıya uğramaz, rızkı artar.
EL BARİ':
Ya Bari' ismini 7gün 100defa okuyan selamete erer ve afetlerden korunur. Günde 210 defa şems saatinde okuyan; düşmanlarını yener, feraha erer ve zihni, aklı gelişir. En az bir sene okumaya devam eden şifa verir. Şifacı olur. Ağır işler kolaylaşır. Ya Bari' ismini 45360 defa abdestli ve kıbleye yönelerek okuyan; ardından isteği doğrultusunda dua ederse isteği gerçekleşir, duası kabul görür. Başı ağrıyan kişi El Bari' ismini gümüşe yazıp başında taşırsa baş ağrısından kurtulur.
EL MUSAVVİR:
Ya Musavvir ismini zikreden başladığı işte başarılı olur, geri kalmaz ve yaptığı iş bozulmaz. Sanatkarsa sanatında başarılı ve üstün olur. Ya Musavvir ismini 365 defa hergün okuyan ruhanilerle irtibata geçer. Ya Musavvir ismini zikreden sıkıntılarından kurtulur, çocuğu ahlaklı olur. Günde 336 adet okuyankişi düşmanını dost yapar. Bir istek veya arzu için okunursa okuyanın arzusu gerçekleşir.
EL MÜTEKEBBİR:
Ya Mütekebbir ismini hergün okuyan konuştuğu zaman karşısındakileri tesiri altında bırakır. Okuyanın hayır ve bereketi çoğalır. Her gün sabah namazının ardından 664 defa Ya Mütekebbir ismini zikreden itibarlı olur. Karşısındakiler ona itaat eder, sözü geçen bir kişi olur. Her gün müşteri saatinde 262 defa okuyanın bereketi artar. Kötü davranışları olan ve sürekli haram işleyen kişinin üzerine 262 defa okunursa o kişi davranışlarını düzeltir.
EL HALIK:
Ya Halık ismini zikredenin kalbi nurlanır. Her işte başarılı olur. Bela ve kötülüklerden korunur. İyileşmesi zor akıl hastalığı olanlar bu ismi yazıp taşımaları halinde faydasını görürler. Çözülmesi zor olan bir işi olan kişi; kıbleye yönelip 5115 defa Ya Halık ismini zikredip, işinin çözülmesi için dua ederse işi halolur.
EL FETTAH:
Ya Fettah isminin zikrine devam edene Allah hayır ve bereket ihsan eder. Darlık ve sıkıntı çekmez. Okuyanın kalbi nurlanır, işleri kolaylaşır. Makam ve mertebesi yükselir, kimseye muhtaç olmaz. Sabah namazlarının ardından sağ elini kalbine koyarak 71 defa okuyanın kalbi temizlenir. Yatarken okuyana rüyasında bilmediği şeyler gösterilir. Zor bir durumdan kurtuluşa ermek için niyet ederek utarit saatinde 489 defa okunur. Düşmanının dost olması niyetiylede utarit saatinde 489 defa okunmaya devam edilirse düşmanı dost olur.
EL ALİM:
Ya Alim zikrine devam eden gizli sırlara vakıf olur. Herşey ona beyan olur. Okuyanın ilmi artar, hikmetli konuşur ve yüce makamlara erişir. El Alim ismini yazıp suda silip içenin anlayışı ve zekası artar.
EL KABID:
Ya Kabid ismini okumaya devam eden kişi heybetlilik ve celallik kazanır. Kimse düşmanlık etmeye, hakkında dedikodu yapmaya cesaret edemez. Okuyan kötü huylarından kurtulur. Düşman şerrinden korunmak için 903 defa okunur. İki ay günde 10000 defa okuyana bazı sır perdeleri açılır.
EL BASIT:
Ya Basıt ismini zikreden kişi korktuğu şeylerden emin ve güven içinde olur. Kalbindeki korku ve endişeler gider. Kalbi geniş olur. Keyfi ve neşesi artar. Sıkıntılarından kurtulur. Rızkı ve itibarı artar. Kalp gözü açılır. Hergün sabah namazından sonra 72 defa Ya Basıt ismini zikredenin rızkı bollaşır.
EL VEKİL:
Ya Vekil ismini zikreden musibetlerden korunur. Rüzgar ve gök gürültüsü korkularından emin olur. Rızık kapıları açılır. Hergün sabah vakti 66 defa Ya Vekil ismini zikredenin rızkı artar. Düşman üzerine zöhre saatinde 66 defa Ya Vekil ismini 66 defa okuyarak beddua edilirse düşman hezimete uğrar.
EL KAVİYY:
Ya Kaviyy ismini zikredenin himmeti artar. Kuvvetlenir. Okuyan yolculuk sırasındaki kaza, bela ve hastalıklardan korunur. Günde 126 defa Ya Kaviyy ismini zikredenin kalp ve ruh kuvveti artar. Ağır bir yük kaldırırken Ya Kaviyy ismi zikredilirse zorluk çekilmez.
EŞ ŞEHİD:
Asi olan insanlar için okunursa asilikleri geçer. Ana-babaya karşı gelen kişinin veya kocasına karşı isyan eden kadının başından tutularak Ya Şehid ismi okunursa isyanları ve asilikleri geçer. Veya alın bölgesinden bir kıl koparılıp, kılın üzerine 1000 defa Ya Şehid ismi okunup, Allah'dan itaatli olması istenirse; o kişi itaatkar olur. Ya Şehid ismini zikreden kişi; nefis ahlakının kötülüklerinden kendini korumaya alır. Her gün sabah namazlarının ardından 122 defa Ya Şehid ismini zikreden şahadet nimetine kavuşur. İftiraya uğrayan Ya Allah Ya Şehid isimlerini gece yarısında 329 defa okumaya devam ederse iftiradan kurtulur. Zulme uğrayan kişi 1ay süreyle 319 defa Ya Şehid ismini zikredip, o kişiye beddua ederse zulumden kurtulur; zulmedende cezasını bulur.
EL HAKK:
Ya Hakk ismini zikreden kişi gizli sırlara vakıf olur. Halk arasında sözü geçen, dinlenen bir kişi olur. Kulluk görevlerini yerine getirmede zorlanmaz. Ahlakı ve durumu düzelir. Batıldan uzak olur.
EL METİN:
Ya Metin ismini hergün 500 defa zöhre saatinde okuyanlar; fakirlikten, hırstan, zulümden, kötü ahlaktan kurtulur. Zayıflığa düşmezler. Maddi ve manevi kuvvete ererler. Bir ay süreyle günde 1000 defa okuyanlar bazı sırlara vakıf olurlar. Kötü işlerle uğraşan kişinin, o huylarından vazgeçmesi için; Ya Kaviyy Ya Metin isimleri onar defa birlikte okunarak, Allah'dan o kişinin hidayete ermesi için dua edilir.
EL VELİYY:
Ya Veliyy ismini zikreden kıyamet gününde hesabı kolayca görülür. Okuyanın derecesi Allah katında artar. İçi ve dışı temizlenir. Kötülüklerden uzak olur. Gece ve gündüz 10000 defa okuyan Allah'ın veli kullarından olur.
EL HAMİD:
Ya Hamid ismini zikredenlerin ahlakı, amelleri ve sözleri güzel olur, övgüye layık olur. Mahlukatın sevgisini kazanır. Maddi ve manevi olarak güçlenir. Bütün zor işleri kolaylaşır. 5 Vakit namazların ardından 100 defa okuyan salih kullardan olur. Dünya o kulun hizmetçisi olur.
EL MUHSİ:
Ya Muhsi ismini zikredene bütün kalpler itaat eder. Okuyan kötü ahlaktan kurtulur. Unutkanlık kalmaz. Vücudundaki hastalıklardan şifa bulur. Allah zihin açıklığı verir, idrak ve anlayışı artar.
EL MÜBDİ:
Ya Mübdi ismini zikreden hikmet sahibi olur, hikmetli konuşur. Gizli olan işlerden haberdar olur. Hergün 56 defa Ya Mübdi ismini zikreden başladığı her işi başarıyla bitirir. İşe başlarken okunursa işte muvaffak olunur. Bir işe başlamada karar veremeyen 1000 defa bu ismi zikrederse karar verme gücü kazanır.
EL MUİD:
Ya Muid ismini zikredenlerin elinden gitmiş olan herşey yerine gelir. Bir işi bozulan 7 gün sabah namazının ardından 124 defa Ya Muid ismini zikrederse bozulan işi yoluna girer. Bir şeyi unutan kişi bu ismi okursa unuttuğunu hatırlar.
EL MUHYİ:
Ya Muhyi ismini hergün 68 defa zikreden kişinin kalbine iman ve irfan nuru dolar. Kötüye giden işleri düzelir. Ya Muhyi ismini halvet ve riyazet ile zikreden manevi sırlara erer. Hastalıklara şifa verici olur. Nefsine hakim olamayan kişi geceleri okumaya devam ederse; nefsi kendisine riayet eder. Bir ay süre ile 5 vakit namazların ardından okuyan kişi tüm hastalıklardan şifa bulur.
EL MUMİT:
Ya Mumit ismini zikreden, nefsinin şerrinden emin olur. Allah okuyanı Hak yoluna sokar. Düşmanlarının kötülüklerinden kurtulur. Nefsini yola getirir. Merih saatinde 409 defa okuyan hasımlarının şerrinden korunur.
EL HAYY:
Ya Hayy ismini zikreden kişinin ömrü uzun ve afiyette olur. Kalbi tevhid nuru ile nurlanır. Hastaysa şifaya kavuşur. Ya Hayyu Ya Kayyum isimlerini birlikte 184 defa zikredenin her muradı gerçekleşir. Ya Allah Ya Hayy Ya Kayyum isimlerini birlikte zikreden Allah yolundan ayrılmaz.
EL KAYYUM:
Ya Kayyum ismini zikreden kişinin tüm işleri zahmetsizce halolur. Teşebbüs ettiği her iş başarılı ve hayırlı olur. Uykusu hafifleşir, unutkanlıktan kurtulur. Ezber gücü artar.
EL VACİD:
Ya Vacid ismini 5 vakit namazların ardından 14 defa zikreden sahip olduğu ve elde ettiği şeyleri kaybetmez. Elindekiler zayi olmaz. Aradıklarını bulma gücüne sahip olur. Hileci ve büyücülerin kötülüklerinden korunur.
EL MACİD:
Ya Macid ismini zikredenin kalbi nurlanır. 5 Vakit namazların ardından 465 defa okuyanın malı, mülkü artar, muteber bir insan olur. Herkez tarafından sevilip sayılır. Hergün zöhre saatinde 48 defa okuyan her türlü bela ve musibetten uzak olur. Yaptığı dualar kabul görür.
EL KADİR:
Ya Kadir ismini zikreden arzu ettiği her şeyde muvaffak olur. Hasta olan şifaya kavuşur. Her abdest aldıktan sonra 100 defa okuyan düşmanına karşı zafer kazanır.
EL MUKTEDİR:
Ya Muktedir ismini zikreden kişi teşebbüs ettiği her işte başarılı olur. Hiç bir şeyden bıkmaz, usanmaz. Yaptığı işi ve sanatı kolaylıkla yapar. Ruhu kuvvetlenir. Cin, insan ve şeytan şerrinden uzak olur.
EL VAHİD:
Ya Vahid ismini günde 1000 defa okuyanın kalbi; yorgunluktan ve bütün kötü düşüncelerden uzaklaşır. Mahlukatın şerrinden emin olur. Kalbi ve ruhu kuvvetlenir. Günde 4000 defa okuyanın kalbindeki tüm istek ve arzuları gerçekleşir.
ES SAMED:
Ya Samed ismini zikreden kişi; yeme, içme, giyim, kuşam gibi zaruri ihtiyaçların temininde kimseye muhtaç olmaz, zorluk çekmez. Azlığından veya çokluğundan dolayı elem ve keder duymaz. İrfan sahibi olur. Ya Samed ismini 520 defa okuyan açlık hissi duymaz. 100 Defa okuyan salaha erer. Yazılarak suyu içilirse içenin iradesi kuvvetlenir.
EL MECİD:
Ya Mecid ismini sürekli zikredene şeytan yaklaşıp vesvese veremez. İnsanlar arasında izzeti ve sevgisi artar. Fakirlikten kurtulur, rızkı çoğalır. Arabi ayın ortasında oruç tutup, iftar zamanı Ya Mecid ismini zikreden; maddi ve manevi hastalıklardan şifaya kavuşur.
EL BAİS:
Ya Bais ismini zikreden kişiden gaflet ve şiddet kalkar. Okuyanda Allah korkusu meydana gelir. İbadet ve taatını isteyerek, severek yapar. Dert ve sıkıntılarından kurtulup, huzura erer. Düşman ve zalimlerin şerrinden kurtulmak için günde 573 defa Ya Bais, zikredilir. İftiradan kurtulmak için 7073 defa okunur.
EL VASİ:
Ya Vasi ismini zikreden; hırs ve sıkıntılardan kurtulur. Ahlakı güzelleşir. Rızkı bollaşır ve ömrü uzar. Zor işlerinde daima kolaylık bulur. Kin ve hased çeken kişi okumaya devam ederse durumu düzelir. İhlasla okumayı sürdürenler; bazı sırlara ererler ve manevi perdeler o kişiye kalkar.
EL VEDUD:
Ya Vedud ismini zikreden kişiyi bütün insanlar sever, sayar, hürmet görür. Okumaya devam eden kişi başkalarına tesir eder ve karşısındakini hükmü altına alır. Kalbi nurlanır, huzura kavuşur. Günde 270 defa Ya Vedud ismini zikreden borçlarından ve fakirlikten kurtulur.
EL CELİL:
Ya Celil ismini zikreden insanlar arasında sevgi, saygı ve hürmet görür; heybetli ve güçlü görünür. Kimse kötü gözle bakamaz, düşmanları onu görünce korkuya kapılır. Bu ismi zikreden kişide manevi bir güç meydana gelir. Zalimleri dize getirir. Kimse kötülük yapamaz. Tehlikeli yerlerde emin olur. Okuyanın ahlakı düzelir.
EL KERİM:
Ya Kerim ismini zikreden kolay yoldan rızık kazanır. Hayır kapıları açılır, fakirlik çekmez. Dünya ve ahirette izzetli ve şerefli olur. Her kazancı bereketlenir.
ER RAKİB:
Ya Rakib ismini okuyanlar yitiğini bulur, başına gelecek bela ve musibetlerden korunur. Allah'ın himayesine girer. Sabah namazının ardından 612 defa Ya Rakib ismini zikreden Allah'ın himayesine girer. 40gün oruç tutup hergün 4440 defa Ya Rakib ismini okuyan bazı sırlara vakıf olur. Kalb gözü açılır, kuşların konuşmalarını anlar.
EL CELİL:
Ya Celil ismini zikreden dünya ve ahiret saadetini kazanır. Hakkında dedikodu ve hased edenler etkisiz hale gelir. Aleyhinde kimse konuşamaz. Duaları kabul görür.
EL MUKİT:
Ya Mukit ismini zikredenin rızkı artar, malı eksilmez. Açlık hissetmez. Fenalıklardan korunur, rızkı kolaylaşır, bereketi artar.
EL HASİB:
Ya Hasib ismini her gün zikredenin duaları kabul olur. Başkaları tarafından sevilip, sayılır. Düşman şerrinden korunur. Kötülüklerden muhafaza olur. Rızkı çoğalır.
EL KEBİR:
Ya Kebir ismini zikredenin ilmi ve bilgisi artar. İnsanlardan hürmet görür. Onu görenler, ondan çekinir. Yüce mertebelere erer. Borçlu kişiler günde 1000 defa okurlarsa borçlarını ödemeye muvaffak olurlar. İşinden haksız yere uzaklaştırılanlar, görevlerine ve işine geri döner.
EL HAFIZ:
Ya Hafız ismini zikreden; korku, telaş, kötülük ve fenalıklardan emin olur ve korunur. Okuyana düşman saldıramaz. Cin, şeytan ve insan şerrinden korunur. Bu isim; korunması için, neye okunursa, o şey muhafaza olur, korunur.
EL HAFID:
Ya Hafıd ismini zikreden kişi; zalim ve kötülerin şerrinden korunur. Düşmanlarına güçlü görünür ve düşmanlarına karşı üstün olur. Bir zalime beddua ederse, bedduası gerçekleşir.
EL AZİM:
Ya Azim ismini zikreden korktuğu ve çekindiği şeylerden korunur. Hastaysa şifa bulur. İnsanlar arasında itibarlı olur, şerefi yücelir. İstek ve arzularına kavuşur. İşlerinde başarıya ulaşır. Yüksek mertebelere ulaşır.
EL GAFUR:
Ya Gafur ismini zikredeni Allah af ve mağfirette bulunur. Fakirlikten kurtulur. Korktuklarından emin olur, korunur. Şiddet ve öfkeli kişilere karşı Ya Gafur ismi okunursa öfkeleri yatışır. Her farz namazının ardından Ya Gafur ismini okumaya devam edene; ruhaniler gelerek isteklerini yerine getirir.
EŞ ŞEKUR:
Ya Şekur ismini zikreden kişinin refahı artar, sıhhat ve huzur içinde olur. Her işinde kolaylık bulur. Kazandığını kaybetmez. Nimetleri eksilmez. Zalim ve düşman şerrinden korunur.
EL ALİYY:
Ya Aliyy ismini zikreden kişi hor görülmez, onu gören herkez sever, sayar. Sözü dinlenir. Ahlakı düzelir, hikmetli konuşur. Kısmeti açılır, kötü huylarını bırakır.
EL HABİR:
Ya Habir ismini zikredende ruhaniyet kesbeder, eşyanın sırrına vakıf olur. Kötü ahlak ve zalim şerrinden kurtulur. Rüyasında istediği şey hakkında bilgi alır. 40 gün 7000 defa okuyan bu ismin hadimi ile görüşür.
EL HALİM:
Ya Halim ismini zikreden arifler zümresinden olur. Merhametli ve sözü geçen bir kişi haline gelir. Dünyayı bırakıp, taata yönelir. Sinirli ve asabi olan kişiler okursa durumları düzelir.
EL LATİF:
Ya Latif ismi; insana her hususta fayda veren, havassı en çok olan isimlerden biridir. Ya Latif ismini zikreden huzura kavuşur, her şeyde başarılı olur. Maddi durumu düzelir. Hasta olan iyileşir. Sıkıntı ve bunalımdan kurtulur. Arzu ve isteklerine kavuşur. Günde 16641 defa okunması tavsiye edilmiştir.
EL HAKEM:
Ya Hakem ismini zikredenin içi, alemin sırlarıyla dolar. Sözü geçerlive tesirli olur. Allah katında mertebesi yükselir. Eşyaların sırrına vakıf olur. Anlama ve kavrama gücü artar.
EL ADL:
Ya Adl ismini zikredenin maddi ve manevi hali düzelir. Hakim ve hükümet görevlileri her gün sabahları 104 defa Ya Adl ismini zikrederlerse, adalet üzere hareket ederler, adaletten ayrılmazlar. Gece yarısından sonra 104 defa Ya Adl ismi zikredildikten sonra bir zalime beddua edilirse; o zalim perişan olur.
ES SEMİ:
Ya Semi ismini zikredenin duaları kabul olur. 7 gün oruç tutup, halvete girerek Ya Semi ismini zikreden ulvi ruhların sesini işitir.
EL BASIR:
Ya Basır ismini zikredenin dünya ve ahiret korkuları kalmaz. Basiret gözü açılır. Tüm kötülüklerden korunur. İstek ve arzuları gerçekleşir. Ya Basır ismini her sabah 302 defa zikreden gizli husus ve hadiseleri öğrenir. Ya Allahü Ya Basır isimlerini zikredenin içi temizlenir. Allah'ın rahmetini kazanır. Gözleri nurlanır.
ER RAFİ:
Ya Rafi ismini zikreden her türlü hayırlara vesile olur. Rızkı ve derecesi artar. İnsanlar arasında yüksek mertebelere ulaşır. Düşmanlarının kalbinde korku ve ürperti olur. Fakirlikten ve zalim şerrinden muhafaza olur.
EL MUİZZ:
Ya Muizz zikrine devam eden kişi aziz olur. Gücü, kuvveti artar. Kadri yücelir. Mahlukata karşı heybetli görünür. Kimseden korkmaz.
EL MUZİLL:
Ya Muzill ismini zikreden kişiye, istediği düşmanını Allah zelil kılar. Düşman ve zalim şerrinden emin olur, korunur. Düşmanını hezimete uğratır.
EZ ZAHİR:
Ya Zahir ismini zikredenin kalbi nurlanır. Gizli işlere, sırlara erer. Kalbi üzerindeki perdeler açılır. Rüyasında istediği şeylerden haberdar olur. Güzel ahlak sahibi olur.
EL BATIN:
Ya Batın ismini zikreden; korktuklarından emin, kalbi geniş olur. İnsanlar, ona itaat edip, isteklerini yerine getirirler. Sözü dinlenir. Sohbeti etkili ve tesirli olur. İstediği şeylerden rüyada ve uyanık halde haberdar olur.
EL VALİ:
Ya Vali ismini zikreden çeşitli afetlerden muhafaza olur. Makam ve mevkisi yükselir. Emrindeki herkes ondan korkar ve itaat eder. Emir ve istekleri yerine getirilir. Gece ve gündüz 10000 defa okuyan veli kullar mertebesine yükselir. Evliyalar ile görüşür.
EL MÜTEALİ:
Ya Müteali ismini zikreden salaha erer. Hakim ve amirler nezdinde hürmet ve riayet görür. Onlardan beklediği istekleri kabul görür. Zorluklardan, şiddetten ve zahmetlerden kurtulur. Kötülüklerden muhafaza olur. Her bakımdan güçlenir ve kuvvetli olur. Makam ve mevkisi yükselir. Dua ve istekleri geri çevrilmez.
EL MÜNTEKİM:
Ya Müntekim ismini okuyanlar düşmanlarının şerrinden korunurlar. Allah; okuyanın düşmanınına karşı intikamını alır. Hiç kimse Ya Müntekim ismini zikredene bir kötülük yapamaz.
EL AFÜVV:
Ya Afüvv ismini zikreden kişi, iyi ahlak sahibi olur. Allah'ın mağfiretine nail olur, Allah'ın rızasını kazanan kullardan olur. Öfke anında 10 defa Ya Afüvv ismini zikredip ardından salatü selam okursa sakinleşir.
EL BERR:
Ya Berr ismini okumaya devam edenler tüm mahlukatın şerrinden emin olur. Bütün hal ve hareketlerinde lutuf ve kereme mazhar olur. Dilleri hikmetlenir. Makamı, mertebesi, derecesi yükselir. Alkolik ve isyan halinde olanlar günde 700 defa Ya Berr ismini zikrederlerse; kötü alışkanlıklarından kurtulurlar, durumları düzelir.
ET TEVVAB:
Ya Tevvab ismini zikreden kişinin tevbesi kabul olur. Zalimin zulmünden kurtulur. Para ve geçim sıkıntısı ortadan kalkar. Rızık kapıları okuyana açılır. Günde 409 defa Ya Tevvab ismini zikreden kişinin dünyevi ve uhrevi bütün işleri halolur.
ER RAUF:
Ya Rauf ismini zikredenin kalbinde şefkat, ruhunda letafet meydana gelir. İnsanlar arasında sevgi, saygı ve şefkat görür. Eşiyle arasında geçimsizlik ve uyuşmazlık olan hergün utarit saatinde 286 defa Ya Rauf ismini zikrederse; sorunlar ortadan kalkar, sevgi ve muhabbet meydana gelir.
MALİKÜL MÜLK:
Ya Malikel Mülk ismini zikredenin mülkü çok olur. Fakirlikten kurtulur. Rütbe ve makamı yükselir. Kimseye muhtaç olmaz. Halk arasında sevilen, sayılan, aziz biri olur. Kalbinde süphe ve vesvese olan Ya Malikel Mülk zikrine devam ederse kurtulur. Halvet ve riyazet halinde 40 gün, günde 8000 defa okuyan ve okuma esnasında tütsü yaparsa bu ismin hadimi ile görüşür.
ZÜLCELALİ VELİKRAM:
Ya Zülcelali Velikram ismini zikreden her isteğine kavuşur. İzzet ve şerefe nail olur. Duaları kabül olur. Vesveseden korunur. Dünya; okuyanın hizmetçisi olur.
EL MUKSİT:
Ya Muksit ismini zikreden vesveseden, öfkeden, hiddetten, kalp sıkıntısından, şeytan şerrinden kurtulur. Bu isim ateş söndürme, insanı sakin kılma hususunda etkilidir.
EL CAMİ:
Ya Cami ismini zikredenin dostları çoğalır, ayrılık ve hasret çekmez. Her maksadına kolayca ulaşır. Dünya ve ahiret saadetine erer. Bir şeyi zayi olan, eşi, hayvanı kaçan; Ya Cami ismini 114 defa okuyup ararsa aradığını bulur.
EL GANİYY:
Ya Ğaniyy ismini zikreden; maddi ve manevi zenginliğe ulaşır, hiç bir şeye muhtaç olmaz. Zenginlerden olur.
EL MUĞNİ:
Ya Muğni ismini zikreden bütün işlerinde kolaylık bulur. Fakirlikten kurtulur. Rızkı bol, maişesi geniş olur. Her gün zöhre saatinde 1100 defa okuyan ruhi bunalımdan ve fakirlikten kurtulur. Muhtaçlık çekmez.
EL MANİ:
Ya Mani ismini zikreden çok korktuğu ve çekindiği şeylerden emin ve muhafaza olur. Gelecek zararlardan korunur. Ya Mani ismi insanı şehvet ve nefsin arzularından korur. Yatarken okunursa eşler arasındaki soğukluk kalkar. Yolculuk sırasında okunursa her türlü bela ve kazalardan uzak olunur.
EN NUR:
Ya Nur ismini zikredenin kalbini iman nuru ve hikmet kaplar. Kalbinden taşan nur yüzündede görülür. Kalpleri ve bedenleri nurlanır. Okuyan doğru yolu bulur.
EL HADİ:
Ya Hadi ismini zikreden hidayete erer. Hükmedecek kuvvete erer. Her işinde başarılı olur. Bütün mahlukat itaat eder. Rızkını kolay kazanır.
EL DARR:
Ya Darr ismi düşmana ve zalimlere çeşitli hastalıklar verdirme hususunda etkilidir. Bu ismi okuyan insanların şerrinden korunur.
EN NAFİ:
Ya Nafi ismini zikreden güzel bir hayat yaşar. Darlık, hastalık, musibet, stres ve sıkıntılardan kurtulur. Sırlara vakıf olur. Bir hastayı eliyle mesh ettiğinde, o hasta şifa ve afiyet bulur.
EL VARİS:
Ya Varis ismini zikreden kişi; mal, mülk ve itibar sahibi olur. İnsanlar arasında nüfuz ve merci sahibi olur. İsteklerine çabuk kavuşur. Kötülüklerden muhafaza olur.
ER REŞİD:
Ya Reşid ismini zikredenin ameli kabul görür. Duası, niyazı, yalvarış ve yakarışları kabul olur. Okuyan ıslah olur. Pişman olacağı şeyler yapmaz. İşleri kolaylaşır.
ES SABUR:
Ya Sabur ismini zikreden; şiddet ve zorluk görmez. Müşkülat anında Allah, sabır ve sebat ihsan eder. Teşebbüs ettiği her işi tamamlamadan bırakmaz. O işten acizlik getirmez, ondan vaz geçmeden sonunu getirir. Kalbi Allah sevgisi ile dolar. Bela, zulüm ve iftiralardan uzak olur.
EL BEDİ:
Ya Bedi ismini zikreden sanatında ilerler, başarılı olur. Görülmemiş icatlarda bulunur. Bilmediğini anlama gücü oluşur. Zarar ve ziyandan kurtulur. İşsiz olan iş bulur, işini kaybeden işine kavuşur.
EL BAKİ:
Ya Baki ismini zikredenin ömrü uzun ve sıhhatli olur.Afet ve belalardan uzak olur. Makam ve mevki edinir. Makamı, mülkü elinden gitmez. Korkularından kurtulur.
EL EVVEL:
Ya Evvel ismini zikreden her isteğine ve dileğine kavuşur. Yolculuğa çıkarken okunursa okuyan yol sıkıntılarından kurtulur.
EL AHİR:
Ya Ahir ismini zikredenin düşmanları helak olur. Düşmanlarına karşı kuvvet kazanır. Kalbi Allah sevgisiyle dolar. Rızkı artar. Ya Evvel Ya Ahir isimlerini birlikte günde 838 defa zikreden; dünya ve ahirette üstün makamlara ulaşır. Tüm mahlukat okuyana hürmet ve itibarda bulunur.
EL MUKADDİM:
Ya Mukaddim ismini zikreden kişi kuvvet ve iktidar sahibi olur. Halk içinde heybetli olur. Makamı, mevkisi yükselir. Allah katında kadri artar. İstek ve dilekleri gerçekleşir. Savaş meydanında okunursa, düşmana karşı, okuyan kuvvetli olur.
EL MÜAHHİR:
Ya Müahhir ismini okuyan tevbe edip takvaya erer. Kalbi Allah sevgisiyle dolar. İsteklerine kolayca kavuşur. Allah'ın rızasını kazanan kullardan olur. İbadet etmede zorlanmaz. Basiret gözü açılır. Kötü işlerden uzak durur.


ALKOLE KARSI allah?n izniyle faydas? olur.dua budur…………..ya eyyuhellezine amenu innemelhamru vel meysiru vel ensabuvel ezlamuricsun min amelisseytani fectenibuhu leallekum tuflihun innema yuriydus seytanu en yukaa beynekumul adavete vel bagdaefil hamri vel meysiri ve yesuddekum an zikrillahi ve anis selati fehel entummuntehun.ve et?yullahe veet?yur rasule vahzeru fein tevelleytum falemu ennema alaresunlinel belagulmubin.allahumme huzhubbul hamri vel meysiri bi hakk? kelamukel kadim ve rasulikel kerim ve bi elfi elfin la havle vela kuvvete illa billahil aliyyil azim.vebi hakki muhammet mustafa sallallahu aleyhi ve sellem
Sifa ayetleri sunlard?r:
Tevbe 14,
Yunus 57,
Nahl 69,
Isra 82,
Suara 80,
Fussilet 44.

(El-hamdu-lillahillezi esbeana ve ervana min gayri havlin minna ve la kuvveh.
 Allahumme at'imhum kema at'amuna. Allahummerzukna kalben tak?yyen,
 minessirki beriyyen la kafiren ve sak?yyen velhamdulillahi rabbilalemin)


 DUA
#BISMILLAHIRRAHMANIRRAHIM#
Elhamdu...lillah Rabbil Alemin vel akibeti lilmuttekin
velaudvane illa alez zalimin vessela vessalamu ala Resuluna
Muhammedin ve ala alihi ve sahbihi ecmain.

Ey yerleri ve gokleri yaratan, kainatI ve bu alemi yoktan
var eden, istedigini istedigine veren, istedigi zaman almak
kudretine sahip olan Yuce ALLAH'Im. AldIgImIz abdestlerimizi, k?ldIgImIz namazlarImIzI, cektigimiz
tespihlerimizi, okudugumuz Kur-an'larImIzI evvela senin bar?
?zan icin, ondan olan sevaplar?m?z? iki cihan serveri Hz. Muhammed
Mustafa (S.A.V) Efendimizin ruhu icin
evlatlar?n?n ve eshaplar?n?n ruhu icin, enbiyalar?n ve
evliyalar?n ruhlar? icin, baslar?m?zun tac?, gonullerimizin selameti icin yarabbi.
Ya Rabbim; bizi hulus ile cal?st?r fazilete dogruluga al?st?r,
eksilmesin uzerimizden nurun, bizi boylece saadete ulast?r Ya
Rabbim.
Bize dinde bilgi, ilimde ziyadelik, bedende s?hhat, olmeden
once tovbe etmeyi nasib eyle ya Rabbim. Oldukten sonra azap
etme, azaplar?n en siddetinden bizi koru ya Rabbim. Hasta
kullar?na hay?rl? sifalar, dertli kullar?na hay?rl? devalar,
borclu kullar?na hay?rl? edalar nasib eyle ya rabbim.
Ya Rabbim! Ak sakall? pirler hurmetine, sac? bitmedik
yetimler hurmetine, yesil yapraklar, kara topraklar
hurmetine, seher vakti manevi kirlerini goz yaslar? ile y?kayan
as?klar hurmetine bizimde gunahlar?m?z? af ve mahiret eyle
ya Rabbim.
Ya Rabbim! Biz aciz gunahkar kullar?n? Hz. Ismail'i kesmeyen
b?cak hurmetine, Hz. Ibrahim'i yakmayan ates hurmetine,
Hz. Yusuf'u bogmayan sular hurmetine, Hz. Eyyup'u
incitmeyen kurtlar ummetine, ve ALLAH ask?yla cigerleri
yanan Hz. Ebu Bekir s?dd?klar? hurmetine gunahlar?m?z? af ve
mafiret eyle ya Rabbim.
Bizi o mubarek yerlere gidipte "Lebbeyk Allahumme Lebbeyk,
Lebbeyk la serike leke lebbeyk innel hamde velnigmete
lekevelmulk laserikelek" sedalar? ile gok kubbeleri c?nlatan
gidipte yerinde soyleyen as?klardan eyle yaRabbim.
Ya Rabbim! Senin buyuklugune inand?k kap?na geldik
merhametine s?g?nd?k lutfuna geldik, sen Gaffar, rahman ve
rahimsin. Hic suphesiz ki bizler gunahkar?z, bize lutfunla
muamele et. Hicran atesinde yakma. Kalp pencerimizi
kapatma. Kabirde s?kma, bunaltma, kap?ndan baska kap?
aratma. Zebanilere elimizi baglatma, cehenneme at?p tenimizi
daglatma "ah ummetim" diyen, bagr? yan?k resulunu aglatma.
Bizleri habibine oz ummet eyle ya rabbim.
Ya Rabbim! Kevser ?rmag?ndan lutfunla icir, iki kanat ver
bizleri ucur, dergah-? s?rat-? at?f gibi gecir. Bizleri cehenneme
dusurme ya Rabbim.
Ya rabbim! O karanl?k kabire girdigimizde kars?m?zda
peygamber efendimizin "korkma ya ummetim" ilk gecen
mubarek olsun, menzilin mubarek olsun, melekler yard?mc?n
olsun, ALLAH senden raz? olsun demesini nasib eyle ya Rabbim.
Ya rabbim! O mubarek k?yamet gununde butun
peygamberler nefsim, nefsim, nefsim, derken; ummetim,
ummetim. EY! ALLAH'?m ummetsiz cenneti ben neyleyim
diyen Peygamberimize bizleri lay?k eyle ya Rabbim.
Ya Rabbim! Yine o k?yamet gununde, gunes bir m?zrak boyu
kafam?za indigi zaman, gunesin s?cakl?g?ndan beyinler fokur
fokur kaynarken Peygamberimizin sancag? altnda toplanan
ummetlerden eyle ya Rabbim. Bizleri dunyada vatans?z, ahiret
de kefensiz, huzurunda imans?z b?rakma.
Sekerat mevtiimizi halluasan eyle. Umduklar?m?za nail,
korktuklar?m?zdan emunil muhafaza eyle ya Rabbim.
Hay?rlar fethi icin, serler defi icin, dualar?m?z?n ve
dileklerimizin kabulu icin R?zalillahil FATIHA...


DUALAR...

Ey Rabbimiz bize dunya ve ahirette iyilik ver, bizi Cehennem azab?ndan koru! (Bekara 201)

Ey Rabbimiz bize sab?r, cesaret ve sebat ver, kafirlere kars? bize yard?m et! (Bekara 250)

Ey Rabbimiz, unutur veya hataya dusersek bizi sorumlu tutma, bizden oncekilere yukledigin gibi bize de ag?r bir yuk yukleme!

 Ey Rabbimiz, bize gucumuzun yetmedigi isleri de yukleme, bizi affet, bizi bag?sla, bize ac?, sen bizim Mevlam?zs?n. Kafirlere kars? bize yard?m et! (Bekara 286)

Ey Rabbimiz, bizi dogru yola ilettikten sonra kalblerimizi kayd?rma! [bizi sap?tma] Bize, taraf?ndan rahmet bag?sla! Lutfu en bol olan sensin. (Al-i Imran 8)

Ey Rabbimiz, iman ettik; gunahlar?m?z? bag?sla, bizi Cehennem azab?ndan koru. (Al-i Imran 16)

Ey Rabbimiz, gunahlar?m?z? ve isimizdeki task?nl?g? bag?sla; ayaklar?m?z? [yolunda] sabit k?l; kafirlere kars? bizi muzaffer eyle! (Al-i Imran 147)

Ey Rabbimiz, "Rabbinize inan?n" diyen davetciyi [Peygamberi] isittik, hemen iman ettik. Art?k bizim gunahlar?m?z? bag?sla, kotuluklerimizi ort, ruhumuzu iyilerle beraber al!

 Ey Rabbimiz, bize, Peygamberlerin vas?tas?yla vaad ettiklerini de ikram et ve k?yamette bizi rezil-rusvay etme; suphesiz sen vaadinden caymazs?n. (Al-i Imran 193-194)

Ey Rabbimiz, bize cok sab?r ver, Musluman olarak can?m?z? al! (Araf 126)

Ey Rabbim, beni ve neslimi namaz? devaml? k?lanlardan eyle; duam? kabul et, k?yamette hesap olunacag? gun beni, ana-babam? ve muminleri bag?sla! (Ibrahim 40-41)

Ey Rabbim, bana hikmet ver ve beni salihler aras?na kat! (Suara 83)


OKUNUŞUKul e’ûzü birabbilfelak Min şerri mâ halak Ve min şerri ğâsikin izâ vekab Ve min ...
OKUNUŞU
Kul e’ûzü birabbilfelak Min şerri mâ halak Ve min şerri ğâsikin izâ vekab Ve min şerrinneffâsâti fil’ukad Ve min şerri hâsidin izâ hasedin serrinden ve haset edenin, içindeki hasedini disariya vurdugu vakit serrinden; safak aydinliginin Rabbine (Allâh’a) siginirim
MÂNÂSI
De ki: Yaratilmislarin serrinden, karanlik çöktügü zaman gecenin serrinden, dügümlere üfleyenlerin serrinden ve haset edenin, içindeki hasedini disariya vurdugu vakit, serrinden şafak aydinliginin Rabbine (Allâh’a) siginirim

Okunuşu: Kul e'ûzü birabbinnâsi Melikinnâsi İlâhinnâs Min şerrilvesvâsilhannâs Ellezî yüvesvisü fî ...Okunuşu: Kul e'ûzü birabbinnâsi Melikinnâsi İlâhinnâs Min şerrilvesvâsilhannâs Ellezî yüvesvisü fî sudûrinnâsi Minelcinneti vennâs
Anlamı: (Ey Muhammed!) De ki: İnsanlardan ve cinlerden ve insanların gönüllerine vesvese veren o sinsi vesvesecinin şerrinden, insanların Tanrısı, insanların hükümranı ve insanların Rabbi olan Allah'a sığınırım
Âmentü billahi ve melâiketihi ve kütübihî ve rusülihî ve'l yevmi'l-âhıri ve bi'l-kaderi hayrihî ve ...Âmentü billahi ve melâiketihi ve kütübihî ve rusülihî ve'l yevmi'l-âhıri ve bi'l-kaderi hayrihî ve şerrihi mine'llâhi teâlâ ve'l-ba'sü ba'de'l mevti hakk* Eşhedü en lâ iâhe illallâh ve eşhedü enne Muhammeden abdühû ve rasûlüh

Ben Allahü Teâlâ'ya, meleklerine, kaitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe, kadere; hayır ve şerrin Allahü Teâlâ'nın yaratmasıyla olduğuna ianandım Öldükten sonra dirilmek de haktır Ben şehadet ederim ki, Allâhü Telâ'dan başka ilâh yokturVe yine şehadet ederim ki, Muhammed (s Onun kulu ve peygamberidir
Okunuşu: Allâhümme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed Kemâ salleyte alâ İbrâhîme ve alâ âli ...


Okunuşu: Allâhümme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed Kemâ salleyte alâ İbrâhîme ve alâ âli İbrâhim İnneke hamîdün mecîd
Anlamı
Allahım! Muhammed’e (sav) ve O’nun âline rahmet eyle İbrahim’e (as) ve onun âline rahmet eylediğin gibi Muhakkak ki sen hamde övgüye layık ve çok yücesin
Okunuşu: Allâhümme bârik alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed Kemâ bârekte alâ İbrâhîme ve alâ âli İbrâhim İnneke hamîdün mecîd
Anlamı
Allahım! Muhammed’i (sav) ve O’nun âline mübarek kıl onların şan ve şerefini artır İbrahim (as) ve onun âlini mübarek kıldığın onların şan ve şerefini artırdığın gibi Muhakkak ki sen hamd övgüye layık ve çok yücesin
Okunuşu: Sübhânekallâhümme ve bihamdik Ve tebêra kesmük Ve teâlâ ceddük (Ve celle senâük) Velâ ...Okunuşu: Sübhânekallâhümme ve bihamdik Ve tebêra kesmük Ve teâlâ ceddük (Ve celle senâük) Velâ ilâhe ğayruk
Anlamı
Allah’ım! Sen eksik noksan kusurlu sıfatlardan temiz ve uzaksın Seni böylece överim Senin adın mübarek ve yücedir (Azamet ve celâlin yüksektir) Senden başka ilah yoktur
Okunuşu: Ettehiyyâtü lillâhi vessalevâtü vettayyibât Esselâmü aleyke eyyühennebiyyü ve rahmetullâhi ...
Okunuşu: Ettehiyyâtü lillâhi vessalevâtü vettayyibât Esselâmü aleyke eyyühennebiyyü ve rahmetullâhi ve berakâtüh Esselâmü aleynâ ve alâ ibâdillâhis-sâlihîn Eşhedü en lâ ilâhe illallâh ve eşhedü enne Muhammeden abdühû ve rasûlüh
Anlamı
Bütün dualar senalar, güzel ibadetler Allah içindir Rahmet ve bereket ile selam senin üzerine olsun ey Nebi! Selam ve selamet bize ve Allah’ın salih kulları üzerine olsun Ben şahadet ederim ki Allah’tan başka ilah yoktur yine şahadet ederim ki, Muhammed (sav) Allah’ın kulu ve resulüdür
Okunuşu: Rabbenâ âtinâ fiddünyâ haseneten ve filâhirati haseneten ve kınâ azâbennârAnlamıRabbimiz! ...Okunuşu: Rabbenâ âtinâ fiddünyâ haseneten ve filâhirati haseneten ve kınâ azâbennâr
Anlamı
Rabbimiz! Dünyada ve ahirette bizlere iyilik iman afiyet ve güzellik ver Bizi cehennem azabından koru

Okunuşu: Rabbenağfirlî velivâlideyye velil mü’minîne yevme yekûmül hisâb
Anlamı: Rabbimiz! Hesap görülecek ahiret gününde beni, anne-babamı ve müminleri bağışla
KUNUT DUÂLARIOkunuşu: Allâhümme innâ nesteînüke ve nesteğfiruke ve nestehdîk Ve nü’minü bike ve ...
KUNUT DUÂLARI


Okunuşu: Allâhümme innâ nesteînüke ve nesteğfiruke ve nestehdîk Ve nü’minü bike ve netûbu ileyk Ve netevekkelü aleyke ve nüsnî aleykel-hayra Küllehû neşküruke velâ nekfüruk Ve nahleü ve netrukü men yefcüruk
Anlamı
Ey Allah’ım! Biz muhakkak ki senden yardım ister mağfiret diler ve senden hidayet isteriz Sana iman eder, sana tövbe eder sana tevekkül ederiz Ve seni bütün hayır ile senada zikirde bulunur, nimetlerini itiraf ederek sana şükrederiz Seni inkâr etmeyiz Sana isyan edenleri perişan eder, onları terk ederiz


Okunuşu: Allâhümme iyyâke na’büdü ve leke nüsallî ve nescüd Ve ileyke nes’â ve nahfid Ner cû rahmeteke ve nahşâ azâbek İnne azâbeke bil-küffâri mülhık
Anlamı
Ey Allah’ım! Biz ancak sana ibadet eder ve senin için namaz kılar ve ancak sana secde ederiz Sana yaklaşmak için çalışırız İbadetleri sevinçle yapar, rahmetini ümit eder azabından da korkarız Muhakkak ki senin azabın kâfirleri kuşatıcıdır


iftiraya ugrayanlar?n duas?,Iftiradan kurtulma duas?

Bismillahirrahmanir rahim
kul euzu bi rabbil felak min serri ma halak...

arkadaslar bazen haks?z yere iftiraya maruz kald?g?m?z anlar oluyor, hakl? oldugunuz halde insanlar kendi c?karlar? ya da k?skancl?klar? pislikleri nedeniyle domuzluk yapabiliyorlar

simdi bu iftirac?lara kars? nas?l bir duada bulunur rabbimize nas?l s?g?n?r?z ne okumal?y?z size kendimce gerekli ayetleri buldum

lutfen once 2 rekat hacet namaz? k?lal?m
bilmiyorum hic k?lmad?m a dualar? ezberleyemed?m demiyelim
forumda 2 rekat hacet namaz? nas? k?l?n?r yazm?s?m, bin tane resim eklemisim
bi zahmet c?kt? al?n bi sekilde k?l?n 2 rekat namaz 3 dk suruyor daha da bilmiyorum demeyelim su an dussen olsen sana sorulacak ilk soru namazlar?nd?r.. ona gore..

2 rekat hacet namaz? sonras? su ayetleri okuyarak rabbimizden bag?slanma ve s?g?nma dileyelim
insallah bir kap? acar
nisa 112
Ve men yeksib hatieten ev ismen summe yermi bihi berien fe kadihtemele buhtanen ve ismen mubina.
Ve kim hata yaparak veya bir suc isleyerek gunah kazan?r sonra onu bir sucsuzun uzerine atarsa, o taktirde o, iftiray? ve apac?k bir gunah? yuklenmis olur.

enam 24
Unzur keyfe kezebu ala enfusihim ve dalle anhum, ma kanu yefterun.
Bak! Kendilerine kars? nas?l yalan soylediler. Iftira etmis olduklar? sey, onlardan sap?p gitti (uzaklast?).

araf 152
Innellezinettehazul ?cle seyenaluhum gadabun min rabbihim ve zilletun fil hayatid dunya, ve kezalike neczil mufterin.
Muhakkak ki; buzag?y? (ilah) edinen kimseler, Rab'lerinden bir gazaba ve dunya hayat?nda bir zillete ugrayacaklar. Ve iste boyle, iftira edenleri cezaland?r?r?z.

hud 50
Ve ila adin ehahum huda(huden), kale ya kavmi'budullahe ma lekum min ilahin gayruh, in entum illa mufterun.
Ve Ad kavmine, onlar?n kardesi Hud (A.S) (soyle) dedi: “Ey kavmim, Allah'a kul olun! Sizin, O'ndan (Allah'tan) baska Ilah'?n?z yoktur. Siz ancak iftira edenlersiniz (uyduranlars?n?z).”

nur11
Innellezine cau bil ifki usbetun minkum, la tahsebuhu serren lekum, bel huve hayrun lekum, li kullimriin minhum mektesebe minel ism, vellezi tevella kibrehu minhum lehu azabun azim.
Muhakkak ki (Hz. Ayse hakk?nda) ifk (iftira) ile gelenler, sizden bir gruptur. Sizin icin onun bir serr oldugunu zannetmeyin. Hay?r, o sizin icin hay?rd?r. Onlardan herbirinin gunahtan kazand?klar? (cezalar) vard?r. Ve onun buyugunu yonetene (uydurup, yayana) buyuk azap vard?r.

nur 14
Ve lev la fadlullahi aleykum ve rahmetuhu fid dunya vel ah?rati le messekum fi ma efadtum fihi azabun azim.
Eger dunya ve ahirette Allah'?n rahmeti ve fazl? sizin uzerinize olmasayd?, icine dald?g?n?z seyden (iftiradan, dedikodudan) dolay? size mutlaka buyuk azap dokunurdu.

nur 15
Iz telakkavnehu bi elsinetikum ve tekulune bi efvahikum ma leyse lekum bihi ilmun ve tahsebunehu heyyinen ve huve indallahi azim.
Onu (iftiray?) dillerinizle anlat?yordunuz (soruyordunuz) ve hakk?nda sizin bilginiz olmayan bir seyi ag?zlar?n?zla soyluyordunuz. Ve o, Allah'?n kat?nda buyuk (bir suc) oldugu halde siz, onu onemsiz sand?n?z.

nur 16
Ve lev la iz semi’tumuhu kultum ma yekunu lena en netekelleme bi haza subhaneke haza buhtanun azim
Ve onu isittiginiz zaman: “Bizim bunu konusmam?z olmaz (bize yak?smaz), sen Subhan's?n (Allah'?m Sana s?g?n?r?z). Bu buyuk bir buhtan (uydurulmus bir iftira)d?r.” deseydiniz olmaz m?yd? (demeniz gerekmez miydi)?

nur 26
El habisatu lil habisine vel habisune lil habisat(habisati), vet tayyibatu lit tayyibine vet tayyibune lit tayyibat, ulaike muberraune mimma yekulun, lehum magfiretun ve r?zkun kerim.

Kotu kad?nlar, kotu erkekler icindir. Kotu erkekler, kotu kad?nlar icindir. Temiz kad?nlar, temiz erkekler icindir. Temiz erkekler, temiz kad?nlar icindir. Iste onlar, (kendileri haklar?nda) soylenenlerden beri (uzak) olanlard?r. Onlar icin magfiret (gunahlar?n sevaba cevrilmesi) ve kerim (Allah'tan ikram edilen) r?z?k vard?r

azhab 58
Vellezine yu’zunel mu’minine vel mu’minati bi gayri mektesebu fe kadihtemelu buhtanen ve ismen mubina.
Ve mu'min erkek ve mu'min kad?nlara iktisap etmedikleri (haketmedikleri, bir suc islemedikleri) halde eziyet edenler bu durumda buhtan (iftira) ve apac?k gunah yuklenmis oldular.

duas? kabul olanlar benim icin 1 ayetel kursi okursa cok sevinirim rabbim yar ve yard?mc?n?z olsun insallah


As?k etme duas?, ag?z dil baglama duas?,bereket icin okunacak dua
Her turlu istek,dilek ve murat icin )
Bismillahirrahmanirrahim

Allahume ya Alimu ya azimu ya Rahmanu ya Rahimu ya Kadduru ente rabbi ve ilmike hasbi feni`mer rabbu rabbi ve ni`mel hasbu hasbi tensuru men tesau ve inneke entel azizur rahimi,Ya Kudduru ya Kudduru ya Kudduru ve es`elukel azameti fil harekat? vessekanati vel kelimati vel iradati vel`hatarati minnes sekuri kane vezzununi vel evhami zulzilu zilzalen sediden,Ya Kudduru ya Kudduru ya Kudduru ve iz yekulul munafikune vellezine fi kulubihim meradun ma vaedenellahu ve resuluhu illa gururen,
ya Kudduru ya Kudduru ya Kudduru veftah lena feinneke hayrul fatihin vagfir lena feinneke hayrul gafirine.Verhamna feinneke hayrur rahmine.Sebbitna vensurna ve sehhir lena haza emri ve sahharel bahreyni li musa ve
sahharatil cibalu vel hadidi li davuder rih? vel cinni vel insi li suleymani ve sehharetis sekaleyni Muhammed Mustafa Sallallahu aleyhi ve sellem .Ya Kudduru ya Kudduru ya Kudduru ve sehh?r lena kullun fil bahri huve leke fil ardi vessemai vel mulki vel melekuti kulle sey in bimakesebet bi hakk? kaf ha ya ayn sad
Vensurna feinneke hayrun nas?rine verzukna ve ente

hayrur razik?yn.Ya kudduru Ya kudduru Ya kudduru ve heb lena rihan tayyiben kema hiye fi ilm?ke vensur aleyna min hazaini rahmetike verhamna biha hamlil keramati meas selameti vel afiyeti fid dunya vel ahireti Ya kudduru Ya kudduru Ya kudduru Allahumme yessir lena umurena mear rahati likulubina ve eydina vesselameti ve kun lena haceten fi seferina ve halifete fi ehlina vatmun ala vucuhi a`daina vemsehuhum kulubun
Ya kudduru Ya kudduru Ya kudduru sahetil vucuhu lil`hayyil kayyumu.ve kad habe men hamele zulmen .Ta sin mim ha mim ayn sin kaf,meracel bahreyni yeltek?yani beynehuma berzehun la yebg?yani.Ha mim ,ha mim,ha mim, el emru ve caen nasru fe aleyna la yunsarun.Ya kudduru Ya kudduru Ya kuddur.Bismillahirrahmanirrahim.Ha mim,tenzilul kitabi minallahil azizil alim.Gafiruz zenbi ve kabilit tevbi sedidil ?kabi.Fein tevellev fekul hasbiyallahu la ilahe illa huve aleyhi tevekkeltu ve huve rabbul arsil azim
Bismillahirrahmanirrahim.Yuh?bbunehum kehubillahi.Vellezine amenu eseddu hubben, lillahi velev yerallezine zalemu iz yerav nel, azabe ennel kuvvete lillahi cemian.Ve ennellahe sedidul azabi.Ve sallallahu ala seyyidina Muhammedin ve alihi ve ashabihi ecmaine Ya Kudduru ya Kudduru ya Kudduru.Ya Ekramel ekramine,ve ya erhamer rahimine.Velhamdulillahi rabbil alemin.Amin.

KUDURIYE DUASININ ETKILERI

Cuma gunu sela vakti,gusul abdesti al?p 2 rekat namaz k?ld?ktan sonra k?bleye dogru oturup, 2 veye 4kez sevdigi kimsenin niyetine okursa,can? gonulden kendine as?k eder

Kar? koca aras?nda muhabbet icin persembe gecesi tatl? bir sey uzerine 10 kere okunur ,kar? koca yerlerse birbirlerini as?r? sever ve muhabbet olur,

Kad?nlar kulland?klar? surmenin uzerine okur,gozlerine o sumeden cekerse ,onu goren herkes as?k olur

Uzakta bulunan insan?,acele yan?na getirmek isteyen,akarsu (dere) kenar?na giderek,41 kere okuyup,Yarabbi bu suyun akt?g? gibi filan?n kalbi ve gonlu bana boyle aks?n der ise,hakk?nda dua okunan kisi mutlaka niyet ve kast edilen yere gelir,

Iss?z bir mahalde mum uzerine okuyup yakarsa,sevdigi kimse onun icin mumun atesi gibi onun icin yanar tutusur,onun yan?na gelir,
(niyet ederek okunucak)

Yedi adet yaprak uzerine tenha ?ss?z bir yerde okuyarak,atese atarak yak?l?rsa ,sevilmesi istenen kisi,ask?ndan deli divane olur.

Bir erkegin yada bir Kad?n?n k?smeti bagl?ysa bu dua yaz?larak uzerinde tas?mal?,tez vakitte k?smeti ac?l?r,hay?rl? talipleri c?kar,(arapcas? yaz?l?cak)

Paras?n?n bereketli olmas? icin ,yazd?r?p uzerinde tas?nmal?

Cumle alem dusman olsa,uzerinde tas?yana kars? agz? dili baglan?r,

Gideni getirmek icin okunacak dua,Cevirgel Duas? arapca
Gideni getirmek icin bir dua... Kolay bulunmuyor; paylasmak istedim. Internette bir tek yerde gordum fakat kopyalayan arkadas birkac imla hatasi yapmisti. Duzeltilmis hali asagidadir.

Deneyen ve faydasini goreniniz var midir bilmiyorum, ama bu dua bircok kisinin dilindedir. Ayni "ya Vedud" zikri gibi Cevirgel de halka mal olmus isimlerden.

Faydasi yediye tamamlaninca goruluyor bildigim kadari ile: abdestli olarak (ve basta istenirse niyet ederek) yedi kez okunuyor. Ya yedi gun (erkekler icin gece) ustuste, ya da yedi Cuma pespese okunuyor. Okumaya baslamadan 2 rekat namaz kilmanin etkiyi arttiracagini duydum.

Dua metnindeki "Filanca"nin yerine donmesi istenen kisinin adinin gelecegini soylememe gerek yok sanirim. Bunun bir iyisi mumkunse anne adini da katarak "...`dan dogma ..." olarak telaffuz etmektir. (Tabii bu kesinlestirme, bastaki niyet etme kismi icin de gecerli.)

Bismillahirrahmanirrahim

Elhamdulillahi leke ya Allahu Filanca`nin gonlunu bana dost kil.
Elhamdulillahi ya Allahu yine Filanca`nin gonlunu cevirgel.
Bihakki Lailahe illallahu Muhammedin Resulullahi Yarab, sen ol San`i buyuk Allah, sen ki yedi kat yerleri ve gokleri yarattin: Yarab senin izzetin hurmeti icin Filanca`nin gonlunu ve canini ve yedi kat endamini ve iradesini ve kararini bana cevirgel, gayrilerinden gonlunu ayirgil.
Ahiyyen serahiyyen asbavusin bihurmeti Hizir Aleyhisselam Filanca`nin gonlunu bana dost kilivergil.

Eger uyur ise uyandir. Eger durur ise dogru geturgel. Benim askimdan bikarar kilivergil. Ilahi bihurmeti huvelhayyu kayyum Lailahe illa huve bikarar kilivergil.
Ilahi senin bin bir adin hurmeti icin doksandokuz esmaul-husna hurmeti icin bizi sevindirgil. Bihurmeti Tevrat ve bihurmeti Zebur ve bihurmeti Incil ve bihurmeti furkanil azimi ve Kur`an-i Kerim.

Ve bihurmeti suhufi Idris Aleyhisselam.
Ve bihurmeti Adem Aleyhisselam.
Ve bihurmeti Imanil mu`minin velmuslimin ve bihurmeti Cemiil enbiyai vel murselin.

Ilahi senin lutfun icin ve senin in`amin icin ve senin ihsanin icin.
Ilahi nuriyyet sozleri ve kelimeleri harfleri hurmeti icin ve rukuda ve sucudda evkati hamsede ve Ramazan ayinda cekilen tesbihler hurmeti icin.

Ve subhanekallahumme ve bihamdike ve ebced harfleri hurmeti icin ve duai Kunut ve duai Tesehhud hurmeti icin Filanca`nin gonlunu canini ve askini ve muhabbetini bana cevirgel, sen rest getirgil.

Bihurmeti Adem Safiyullah, ve bihurmeti Nuh Neciyyullah, ve bihurmeti Ibrahim Halilullah, ve bihurmeti Musa Kelimullah, ve bihurmeti Isa Ruhullah, ve bihurmeti Yusuf Siddikullah, ve bihurmeti Muhammed Mustafa Sallallahu Aleyhi Vesellem Habibullah, Ilahi yuz yirmi dort bin Peygamberler hurmeti icin Filanca`nin gonlunu ve canini ve aklini ve fikrini bana dost ve benim askimdan bikarar kilivergil.

Muhammed Mustafa ve Habibilmurteza velmucteba ya mabud ya Mahmud ya Mennanu ya Hannanu ya Deyyanu ya Hayyu ya Kayyumu ya Cebarru

Ilahi yuz yirmi dort bin enbiyai velmurselin ve evliyalar hurmeti icin Filanca`nin gonlunu bana cevirgil.

Ilahi Musa Aleyhisselam`in iki gozu ve yuzu hurmeti icin, esrari Muhammed ve Muhammedin govdesi ve savmi ravzasi ve hilyesi ve berati ve miraci ve kiyami ve kuudi ve sucudi ve gaziler hakki icin, Ilahi mu’minin velmu’minat velmuslimine velmuslimati hurmeti icin, Ilahi musfik gonuller hurmeti icin, Filanca`nin aklina, Filanca`nin gonlune ve gozune beni sirin ve mahmud kilivergil.

Ya gani ya mugni bihurmeti kitabi malum zemekanide ise bikarar kilivergil.

Ilahi senin sirrin icin, ve subhani devrani hurmeti icin, Ilahi zinnuni disri ve fethi Mehdi Musalli ve Ahmed Tugrani ve mesari selem hurmeti icin, Ilahi Ma’ruf Kerhi ve Cuneydi Bagdadi hurmeti icin, Ilahi Seyh Sibli ve Imami Gazali hurmeti icin, Ilahi Abdulmutasil, Ilahi ibni Hallac Mansur ve Hace Ebulleys ve Veyselkarani ve Seyh Muhammed hurmeti icin, Ilahi Hasan Basri ve Hadibi Acemi hurmeti icin. Ilahi imanli kullar abidler ve sadiklar ve mu’minler hurmeti icin sen bendenin hacetini reva eyle bihurmeti innema emruhu iza erade seyen en yekule lehu kunfeyekunu.

Fesubhanellezi biyedihi melekutu kulli seyin ve ileyhi turceun. Ilahi yevme leyenfa malum vela benune illa men etellahe bikalbin selimi.

Bihurmeti hazihil, ayetil kerim. Filanca`nin gonlunu ve canini bana cevirgil ve kalbini gayrilerden ayirgil.

Ilahi cumle halaik arasinda ve has ve am arasinda sozum makbul ve alem halkini bana musehhar eyleyup ve beni sirin ve halim kuvvetli ve hurmetli ve cemi mu’minler arasinda hub eyle.

Bihurmeti Ebu Bekir, Omer, Osman, Ali ridvanullahi teala aleyhim ecmain. Ilahi bihurmeti Hizir, Ilyas, Hamza ve Abbas ya musebbibel esbab ya mufetti halevbab ya kadiyelhacati ya mukilel’aserati ya mukallibelkulibi vel ebsar, Filanca`nin gonlunu bana dost kilivergil.

Ya ilahel’evveline velahirine. Iyyake na’budu ve iyyake nestein. Ve bihurmeti Subhuhun Kuddusun rabbuna ve rabbulmelaiketi verruha.

Ve bihurmeti Cebraile ve Mikaile ve Israfile ve Azraile aleyhimusselamu ve bi hurmeti Mekkete ve Medinete serrefehummellahu teala ve bihurmeti kaf ha ya ayin sad ve ha mim ayin sin kaf ve bihurmeti Yasin ve Kur’anil Hakim inneke leminelmurseline. Ala, siratin mustekimin.

Ve bihurmeti summun hukmun umyun fehum la ya’lemune. Summun hukmun umyun fehum la yesmeune. Summun hukmun uymun fehum la yubsirune.

Ve bihurmeti femen kane minkum maridan evbihi ezen min re’sihi fefidyetun min siyamin ve sadakatin evnusu kin fe’iza emintum femen temettea bil’umreti ilelhacci.

Bismillahirrahmanirrahim.

Rabbigfirli ve hebli min ledunke rahmeten inneke entel vehhabu. Birahmetike ya erhamerrahimine. Vel’hamdulillahi rabbil’alemine.

Is bulmak icin okunacak dua, r?z?k kap?lar?n? ard?na kadar acmak icin okunacak dua
R?zk?n Bollasmas? Icin Okunacak Dua

"Ya Allahu, ya Rabbi, ya Hayyu, ya Kayyumu, Ya Zel Celali ve ikram. Es'eluke bismikel azimil-a'zami, enterzukani helalen tayyiben. Allahumme in kane r?zkuna fissemai enzilhu, ve in kane fil ardi ezhirhu ve in kane ba'iden karribhu, ve in kane kariben yessirhu, ve in kane kalilen kessirhu ve in kane kesiren ihfazhu bilbereketi"

Anlam?: Ya Allah, Ya Rab, ya Hayyu ya Kayyum. Ya Zel Celali vel- Ikram. Yuceler yucesi olan isminin hakk? icin senden isterim. Bana helal r?z?k ver. Allah'?m, eger r?zk?m?z semada ise onu indir. Eger yerde ise onu c?kar. Uzakta ise onu yaklast?r. Yak?n ise kolaylast?r. Az ise cogalt. Cok ise onu bereketlendir."

Bu mubarek dua r?zk?m?z? cogaltmak ve bereketli olmas?n? saglamak icindir. R?zk?m?z yerde, gokte, az ve cok her ne ise onu Mevla'dan istiyoruz. R?zk?m?z?n bilhassa helal olmas? icin bu duay? ?srarla tekrar edersek, faydas?n? yak?nda insallah goruruz.

R?zk?m?z?n Cogalmas? Icin Okunacak Dua

Allahummer'zukna, r?zkan helalen tayyiben bila keddin, vestecib dua ena bila reddin, ve neuzubike anilfazi hateyni el-fakri veddeyni, subhanel muferrici an kulli mahzunin ve magmumin, subhane men ca'ale hazainehu bi kudretihi beynel kafi ven-nun, innema emruhu iza erade sey'en en yekule lehu kun fe ye'kun, fe subhanellezi bi yedihi melekutu kulli sey'in ve ileyhi turce'un. Huvel Evvelu minel evveli vel Ahiru ba'del ahiri vez-Zahiru vel Batinu ve huve bi kulli sey'in Alim.

Bu dua sabah aksam r?zk?n cogalmas? ve bereketli olmas? icin okunur. En az on ila yirmi defa aras?nda ayn? niyet uzerine sabah aksam okunacakt?r. Faydas? cok fazla olduguna suphe yoktur. Alimler bunu boyle bildirmisler ve devaml? olarak bu duay? okumuslard?r.

Cumadan Sonra Okunacak R?z?k Duas?

Allahumme ya Ganiyyu, ya Hamidu, ya Mubdiu ya Mu’idu ya Rahimu ya Vedud. Egisni bi helalike an haramike ve bitaatike an ma’siyetike vebi fadlike ammen sivake.

Anlam?: Ey Gani, ey Hamid, ey icad edici ve ey iade edici ey merhamet sahibi ve ey muhabbet eden Allah’?m. Helalin ile beni haramdan sak?nd?r. Taat?n ile masiyetinden beni uzaklast?r. Fazlu keremin ile Senden gayrisini bana unuttur.

Helal kazanc icin ve bol r?z?k icin bu duaya aksam sabah devam etmeli, en az uc veya yedi defa okumal?. Bu mubarek duay? Imam-? Azam’?n okudugu ve ondan kald?g? rivayet edilmektedir. Bilhassa r?zk?n cogalmas? icin okunan bu dua en fazla cuma namaz?ndan sonra okunmakta ve buyuk fazilet gozetilmektedir. Imam-? Azam’?n bu duas? bir cok fakiri zengin etmistir.

Bereket duas?,kazanc?n bereketli olmas? icin okunacak etkili bir dua
BISMILLAHIRRAHMANIRRAHIM

Kullema dehale aleyha zekeriyyal mihrabe vecede indeha rizgan kale ya meryemu enna

leki haza galet huve min indillah innallahe yer zugu meyye sau bigayri hisab ve ezzine finnasi bilhacci

yetuke ricalen ve ala kulli zamirin yetine min kulli feccin amig Allahumme kema ye`tilhacce ila

beytillahi harami ve yezdehimu fihil gavme kema tezdehimunnasu alel hacci libeytikelharami eclibu

ricalu vennisae indi libeyi vessirei biiznike min kulli feccin amig. inneke ala kulli seyin kadir

Allahu la ilahe illahu leyermeanneke ila yevmil k?yameti la raybe fihi ve nu fiha fissuri zalike yevmulveid vecaet kulli nefsin meaha saigun ve sehid ve busira lisuleymane cunuduhu minelcinni

velinsi fehumyu zeune. Allahumme ene abduke vebnu abdike eseluke ve etezarau ileyke en

tecmea ibadeke aleyye ve teclibhum min biladike ve tahsirhum ileyna hatta testeru bizaati ve yebiu

bilme kasibi inneke ala kulli seyin kadir.Subhanellezi esra bi abdihi leylem minel mescidil harami

ilel mescidil aksal lezi barekna havlehu linuriyehu min ayatina innehu huvessemiul basir.Rabbana inni

eskentun min zurriyeti bi vadin gayrizi zerin inde beytikel muharrami rabbena liyukimussalate fecal

efideten minennasi tehvi ileyhim verzukhum minessemerati leullehum yeskurun.Allahumme esra biabdike ragbeten ila mekani ve ragbeten muameleti vesessirhum ileyye ve barik fi ticareti eynema

tekunu ye`ti bikumullahu cemian innallahe ala kulli seyin kadir.levenzelna hazel kurane ala cebilillera

eytehu hasian mutesaddiammin hasyetillah vetilkel emsalu nazribuha linnasi leallehum yetefekkerun

Huvallahullezi lailahe illahu hu alimul gaybi vesse hadeti huverrahmanurrahim. Huvallahullezi lailahe

illahu elmelikul kuddusus selamul mu`minul muheyminul azizul cebbarul mutekebbir.Subhanallahi

amma yusrikun Huvallahulhalikul bariul musavvirul lehul esmaul husna yusebbihu lehu mafissemavati

velarzi vehuvel azizul hakim.Innema emruhu iza erade seyen eyyugule lehukun feyekum Fesubhanellezi biyedihi melekutu kulli seyivve ileyhi turceun

Aminnnnnnn...........

Bir ise baslarken basar?l? olmak icin dua, imtihanda basar?l? olmak icin dua
Rabbi zidni ilmen ve fehmen ve el-h?kni bi's salihin.Rabbisrahli sadri ve yessir li emri vahlu'l-ukdeten min lisani yefkahu kavli. Ya Haf?z, Ya Rakib, Ya Nas?r, Ya Allah. Rabbi yessir ve la tuassir, Rabbi temmim bi'l hayr.

Rabbim! Ilmimi ve anlay?s?m? artt?r ve beni salih kullara dahil eyle. Rabbim! Gogsumu ac, isimi kolaylast?r ve dilimdeki bag? coz ki sozumu anlas?nlar. Ya Haf?z Ya Rakib Ya Nas?r Ya Allah. Rabbim kolaylast?r, zorlast?rma; Rabbim! Isimi hay?rla tamama erdir. RABBIMIN izni ile yer gok dua ile allah kabul etsin

S?navda basar?l? olmak icin okunacak dua, s?nav oncesi okunacak dua
Rabbi zidni ilmen ve fehmen ve el-h?kni bi's salihin.Rabbisrahli sadri ve yessir li emri vahlu'l-ukdeten min lisani yefkahu kavli. Ya Haf?z, Ya Rakib, Ya Nas?r, Ya Allah. Rabbi yessir ve la tuassir, Rabbi temmim bi'l hayr.

Rabbim! Ilmimi ve anlay?s?m? artt?r ve beni salih kullara dahil eyle. Rabbim! Gogsumu ac, isimi kolaylast?r ve dilimdeki bag? coz ki sozumu anlas?nlar. Ya Haf?z Ya Rakib Ya Nas?r Ya Allah. Rabbim kolaylast?r, zorlast?rma; Rabbim! Isimi hay?rla tamama erdir.



Bismillahirrahmanirrahim

İlâhi, bi ahassi sıfâtike, ve bi izzeti celâlike, ve bi a’zami esmâike, ve bi ismeti enbiyâike, ve bi nûri evliyâike ve bi demi şühedâike, es’elüke ziyâdeten fil ilmi ve tevbeten kablel mevti ve râhaten indel mevti ve mağfireten ba’del mevti ve necâten minennâri ve duhûlen fil cenneti ve âfiyeten fiddünya ve’l-âhireti, bi rahmetike yâ Erhamerrâhimin. İlâhi bi hakkı Hüseynin ve ehîhi ve ceddihi ve ebîhi ve ümmihi ve benîhi, hallisnî mimma ene fihi, birahmetike, ya Erhamerrâhimine.


İlahi, sıfatlarının özü ve celal sıfatının azameti ile duamı kabul buyur.
İsminin yüceliği, nebilerin korunmalarının hakkı, velilerin nurunun hasebi ile, şehidlerin kanları hakkı için duamı kabul buyur.
İlmimi fazlalaştır, Ölmeden evvel tövbemizin kabulünü, ölüm anında rahatlığı, ölümden sonra mağfiretimi, cehennemden kurtuluşumu ve cennete girişimi, dünya ve ahirette afiyette daim oluşumu rahmetinle isterim, ey merhamet edicilerin en merhametlisi.
Allah’ım; Hz. Hüseyin, kardeşi, dedesi, babası, evladları hakkı için beni bulunduğum sıkıntıdan kurtar, rahmetinle beni esirge, zira sen merhamet edicilerin en merhametlisisin.


Bu dua sıkıntılı ve dar zamanlarda okunur. İçten okunması, ağlayarak ve sızlayarak okunması lazımdır.

Cenabı Hakk’ın izzet ve azametinin hakkı, nebilerin ismeti, velilerin nurlarının hakkı için sığınılacak, şehidlerin kanı hakkı için yalvarılacaktır.

Hz. Hüseyin’in kardeşi Hz. Hasan’ın ve bütün ecdadı hakkı için, yapılan duanın kabulü istenecektir.

İhlas ile bu dua olursa ve tekrar tekrar okunursa, kabul olması muhakkaktır. Çünkü Allah va’d etmiştir. Va’dından dönmez. Çünkü azametine yakışmaz.


Bismillahirrahmanirrahim
İlahî ileyke eşkû nefsen bissûi emmâraten ve ilel hatîeti mübâdireten. Ve bi me’âsike mûliaten. Ve lisahatike mutaarizeten. Nes’elüke mesâlikel mehâliki. Ve tec’alünî indeke ehvene hâlik’in, kesîretül ileli. Tavîletül emeli. İn messeheş’şerru tecze’ü. Ve in messehül hayrü temne’u. Meyyâleten ilellü’bi vellehvi mehlüvveten bil gafleti ves’sehvi tüsriu ilel hevbeti ve tüsevvikuni bittevbeti.
İlâhi eşkû adüvven yudillünî ve şeytânen yuğvînî. Ked melee bil vesvâsi sadrî. Ve ehâtet havâcisuhu bikâlbi. Yu’adidüliyel havâ. Ve yuzeyyinulî hubbeddünya ve yehûlü beynî ve beynettâati vezzülfâ.

İlâhi ileyke eşkû kalben kâsiyen ma’al vesvâsi mütekalliben. Ve birreyni vettab’i mutelebbisen. Ve aynen anil bükâi min havfike câmideten. Ve ilâ mâ yusirruha tâmihaten. Elâ lâ havle ve lâ kuvvete illâ bi kudretike. Velâ yehatülî min mekârihiddünya illâ bi ismetike. Fes’elüke bibelâği hikmetike ve nefâzi meşîetike. Enlâ tec’aleni liğayri cûdike mutaarızen. Velâ tusayyirenî lil fiteni arazen. Ve künli alel a’dâi nasiren. Ve alel mehazi vel uyûbi sâtiren. Ve minel belâyâ vâkıyen. Ve anil me’asi âsimen. Birahmetike yâ erhamerrâhimîn.


Bu kıymetli dua, hem nefsin tuzağından korunma ve hem de belalardan kurtulmak için okunacaktır. Ayrıca her şer işler karşısında kalındığında okunacaktır. Gafletten insanı uyaran yegane bir duadır. Oyuna mübtela olan ve bir türlü kendisini kurtaramayan bu duayı okumalıdır. Düşmandan ve şeytandan korunmak için de sık sık okunmalıdır. Bilhassa göğüs darlığına mübtela olanlar, vesveseye kapılanlar bu dua ihlasla sarılmalıdır.
Kalbin kararmasını önleyen, kişiyi şüphecilikten alıkoyan yegane dua varsa, işte bu duadır. İçindeki manalar bu hakikatleri meydana koymaktadır.
Hülasa; bütün gücümüzle Hakkın kuvvet ve kudretine sığınmamız ve içtenlikle dua etmemiz, hem dünya işlerimiz hem ahiret işlerimiz için çok yararlı olacaktır.

Bismillahirrahmanirrahim,

Allahumme innî es’elüke yâ âlimel hafiyyeti, yâ menissemâü bi kudretihi mebniyyetün. Yâ menil arda bi kudretihi medhiyyetün. Ve yâ menişşemsü vel-kameru binûri celâlihi müşrikatün müdîetün. Ve yâ mukbilen alâ külli nefsin zekiyyetin, ve yâ meskine ru’bil hâifine ve ehlil beliyyeti. Ve yâ men havâyicel halkı indehü makdiyyeten. Ve yâ men necâ Yûsufe minel abdiyyeti ve ya men leyse lehu bevvâbun Âdin, ve lâ sâhibun yuğşâ, ve lâ vezîrun yü’tâ. Ve lâ gayrehu Rabbün yüd’â ve lâ yezdâdü alâ havâyici illâ keremen ve cûden. Salli ala seyyidinâ Muhammedin ve âlihi, ve a’tinî suâlî inneke alâ külli şey’in kadîrun. Yâ kayyûmü ya erhamerrâhimîne.


Bu duada manevi fazilet vardır. İç azalarımızın nurlanmasına vesiledir. Gönlümüzün parlamasına, Hakka iyice sarılmamıza ve ferahlanmaya sebeptir. Butün evliyaullah, bu duaya devam eylemişlerdir.


Kansere karsi dua

“Üç gün oruç tut. Dördüncü günün öğlen vakti gusül ve abdest alıp, yanına aldığın temiz bir parçayla birlikte Allah’ın huzuruna çıkacaksın. (Sahra veya evin damına çıkarak.) Daha sonra iki rekât namaz kılıp, okuyabildiğin kadar Kur’ân okuyacak ve yalvarıp yakaracaksın. Daha sonra elbiselerini çıkarıp yayındaki temiz parçayı havlu gibi kendine saracaksın. Yüzünün sağ tarafını yere koyarak ağlayıp sızlayarak şu duayı okuyacaksın:

“Ya vâhidu, ya mâcidu, ya ehedu, ya kerimu, ya hannânu, ya garîb.

Ya mucîbu, ya erhem’er-râhimîn, salli alâ Muhammedin ve Âlih.

Vekşif mâ bî min merazin ve elbisni’l-âfiyetel kâfiyete’ş- şâfiyete fid-dunyâ ve’l-âhireti vemnun aleyye bitemâm’in-ni’meti.

Vezhib mâ bî min zurrin fegad âzânî ve ğammenî.”

“Ey Tek Allah! Ey yücelik sahibi Allah. Ey eşsiz Allah, Ey şefkatli, Ey bağışlayan, Ey her şeyden daha yakın.

Ey kullarım yanıtlayan, Ey merhametlilerin en merhametlisi! Selâm ve salavat gönder Muhammed ve Ehlibeyt’ine.

Bendeki hastalığı sağlık, afiyet ve şifa elbisesi giydirerek bertaraf eyle. Nimetlerini bana tamamlama, minnetini benden esirgeme.

Beni inciten bu hastalığın eziyetini benden bertaraf eyle.”

İmam (a.s) sonunda şöyle buyurdu: Bunu bilmiş ol ki; ümitlerini dediklerimin dışındaki şeylere bağladıkça sana bunun hiçbir faydası olmayacaktır.”



             SIFA DUALARI


Kur’an-ı kerimde, (Kur'an, müminler için şifa ve rahmettir.) buyuruldu. Hadis-i şeriflerde de buyuruluyor ki:

(Kur'an-ı kerimden şifa beklemeyen, şifaya kavuşamaz.) [İbni Mace]

(Yasin suresi yazılı kağıdı suya koyup, o suyu içene bin rahmet, bin bereket, bin şifa girer ve ondan bin hastalık çıkar.) [Râfiî]

(Şu iki şifa kaynağını bırakmayın: Bal ve Kur’ân) [İ. Mâce]

(Duâ belâyı önler, duâya devam edin.) [Tirmizî]

(Lohusaya taze hurma hastaya bal şifadır.) [Ebu Nuaym]

(Fatiha, zehre ve her hastalığa şifadır.) [Beyhekî]

(Acve hurması zehre karşı şifadır.) [Tirmizi]

(Yağmur suyu ile yapılan bal şerbeti, dertlere devadır.) [Deylemî]

(Kalbin şifâsı, zikrullahtır.) [Beyheki]

(Allahı zikir şifa, halkı zikir derttir.) [Beyhekî]

(Kalk namaz kıl, namaz elbette şifadır.) [İ.Mâce]

(Hastalığı veren, şifâsını da verir.) [Hâkim]

(Haram olan şeylerde şifa yoktur.) [Buhari]

(Zemzem ve çörek otu her derde şifadır.) [Deylemî, İbni Sünni] 

(Zemzem, içenin niyetine göre şifa verir, susuzluğu gidermek için içenin susuzluğunu giderir. Şerden korunmak için içen, şerden korunur. Açlığı gidermek için içeni doyurur, hastalık için içene şifadır.) [Hâkim]

(Müminin artığı şifadır.) [S. Ebediyye]

(Yemeğe tuzla başlamak ve bitirmek 70 hastalığa şifadır.) [R.Nasıhin]

(Aksırınca elhamdülillah demek her derde şifadır.) [Hâkim]

(İnek sütü şifa, yağı ilâçtır.) [Beyhekî]

(Yemekten önce kavun karpuz yemek şifadır.) [İ. Asâkir]

(Cuma günü tırnak kesmek şifa getirir.)  [Ebuşşeyh]

(Hacamat [kan aldırmak] hastalıklara şifadır.) [Deylemî]

(Mantarın suyu göze şifadır.) [Müslim]

(Zeytinyağı ve sarmısak, 70 derde devadır.) [Ebu Nuaym, Deylemî]

(Kuru üzüm, safra açar, sinirleri kuvvetlendirir ve sıkıntıyı giderir.) [Ebu Nuaym]

(Kabak, baş ağrısına iyi gelir.) [Taberânî]

(Misvak,  hastalıklara şifadır.) [Deylemî]

(Cömerdin yemeği şifa, cimrininki hastalıktır.) [Hatib]

(Şifâ veren ancak Allah'tır.) [Ebu Davud]

7 Fatiha okunup ağrı olan yere üflenirse, şifa hasıl olur. (Tefsir-i Azizi)

Baş ağrısı için, abdestli olarak Bekara suresinin 196. âyeti, femen den ev-nüsük’a kadar yazılıp, başa konur. İslam harfleri ile başına besmele ve sonuna üskün lillah yazılır. (Menâfi'un-nâs)

Osman bin Ebil’âs hasta idi, ağrı ve sancısı çoktu. Resûlullah, (Ağrıyan yeri sağ elin ile 7 kere mesh et! Her seferinde (E’ûzü bi’izzetillahi ve kudretihi min şerri mâ-ecidü ve ühâzirü oku!) buyurdu. Aynen yaptı ve hastalığı hiç kalmadı. (Bostân)

Şifâ âyetlerini, abdestli olarak yazıp, bu kâğıdı, bir kaptaki suya koymalı, bu suyu hasta içerse Allahü teâlâ şifâ ihsân eder. (Mevâhib)

Basur için 50 gr kara helîle tozu, sabah açken ve yatarken birer gram yutulur. Hadis-i şerifte (Kara helile, acı ise de her derde devadır.) buyuruldu. (Hâkim)

Şiddet, Sıkıntı Ve Hastalar İçin Okunacak Dua

 

1- Abdullah ibni Cafer'den, o da Hazreti Ali'den (Radıyallahu Anh) rivayet ettiğine göre, şöyle demiştir: "Resülüllah Sallallahu Aleyhi ve Sel­lem, bana şu sözleri telkin etti ve bana şiddet ve sıkıntı hali geldiği zaman onları söylememi bana emretti:

"Lâ ilahe fflâüâhu'l-kerîmu el-anmü sübhânehu tebârekellâhu rabbu'l-arşi'l-azîmi. Eihamdü lilîâhi rabbi'î-âlemîn.

(Büyük olan, Kerîm olan Allah'dan başka ilâh yoktur. O, noksanlık­lardan münezzehtir. Büyük Arş'ın Rabbı olan Allah her şeyden yücedir Hamd, âlemlerin Rabbı Allah'a mahsustur)." Abdullah ibni Cafer, bu sözleri telkin edip öğrettirdi ve ateşli hastaya bunları üfürürdü. Ayrıca kızlarından yabancılarla evlenene bunları öğretirdi.

2- Ebû Bekre'den (Radıyallahu Anh) rivayet edildiğine göre, Resû­lüllah Sallallahu Aleyhi ve Sellem buyurdu:

"Üzüntü ve sıkıntılı kimsenin duaları şunlardır:

Allâhümme rahmeteke ercû, felâ tekilnîiîâ nefsî tarfete aynin ve as-Hh lî şe'nî küllehû. Lâ ilahe illâ ente.

(Allah'ını! Senin rahmetini istiyorum; göz kırpması kadar bir zaman beni  nefsime bırakma ve bütün  halimi düzelt.  Senden  başka ilâh yoktur)"

3- Ümeys'in kızı Esma'dan (Radıyallahu Anha) rivayet edildiğine göre, demiştir ki, Resûlüllah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bana buyurdu: "Sıkıntı ve üzüntü zamanında söyleyeceğin sözleri sana öğreteyim (Şöyie dersin):

"Allahu Allâhu rabbî, lâ üşrikü bihî şey'en."

(Benim Rabbîmdir Allah Allah, O'na hiç bir şeyi ortak koşmam) "

 4- Ebû Katade'den (Radıyallahu Anh) rivayet edildiğine göre, de­miştir ki, Resûlüllah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Sıkıntı ve musibet anında, âyetelkürsiyyi ve bakare süresinin son ayetlerini oku­yan kimseyi, Allah Azze ve Celle kurtarır."

5- Sa'd ibni Ebî Vakkas'dan (Radıyallahu Anh) rivayet edildiğine göre, demiştir ki, Resûlüllah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle dediği-ni işittim.

"Ben bir söz biliyorum; onu söyleyen bir dertliden muhakkak sıkıntı açılır gider. Bu da, kardeşim Yunus'un (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

"Lâ ilahe illâ ente sübhâneke innî küntü mine'z-zâlimîn." diye yutulduğu balığın karanlık karnındaki duâsıdir. (Senden başka bir ilâh yoktur; sen bütün noksanlıklardan münezzehsin. Ben, nefsine zul­medenlerden oldum). "

Bu hadîsi Tirmizî, Sa'd Hazretlerinden rivayet etti ve Sa'd dedi ki, Resûlüllah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu:

"Zü'n-Nûn (Yûnus Aleyhisselâm), balığın karnında iken Rafebine et­miş olduğu dua şu idi:

"Lâ ilahe illâ ente sübhâneke innî küntü mine'z-zâlimîn."

(Senden başka ilâh yoktur; sen bütün noksanlıklardan münezzehsin. Ben, nefsine zulmedenlerden oldum.) Herhangi bir şey hakkında bu dua­yı yapan müslüman bir adamın, muhakkak duasını Allah kabul eder."

Sıkıntıdan kurtulmak için dua

Sıkıntıdan kurtulmak için sebeplere yapışmak gerekir. (Çalışmadan duâ eden, silahsız savaşa giden gibidir) hadis-i şerifi de sebeplere yapışmayı emretmektedir. Kur'an-ı kerimde mealen, (Her zorluğun bir kolaylığı vardır) buyuruluyor. Sıkıntıdan kurtulmanın da çaresi vardır. Hiç boş vakit geçirmemeli, kendine faydalı bir meşgale bulmalıdır. (Sabır kurtuluşun anahtarıdır) sözüne uymalı, çalışıp sabrederek bir çıkış yolu aramalıdır.

Psikolog doktorlar, sıkıntının başlıca çaresinin meşgale olduğunu söylüyorlar. Kendinize severek yapacağınız işler bulursanız, rahatlarsınız. Ayrıca manevî yönden, bazı duâlar okumanız da faydalıdır. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:

(İstiğfara devam edeni, Hak teâlâ, her türlü sıkıntı ve üzüntüden uzaklaştırır, geçim darlığından da kurtarır, ferahlığa çıkarır, ummadığı yerden rızka kavuşturur.) [Nesâî]

(Hergün sabah akşam yedi kere, "Hasbiyallahü la ilahe illa hü aleyhi tevekkeltü ve hüve Rabb-ül arşil azim" okuyan, dünya ve ahiret sıkıntısından kurtulur.) [İni Sünni]

(Lâ ilâhe illallah demek 99 belâyı defeder, en aşağısı sıkıntıdır.) [İ.Asâkir]

(La havle ve la kuvvete illa billah okumak, 99 derde devadır. Bunların en hafifi sıkıntıdır.) [Hakim]

(Sıkıntıya düşen veya borçlanan, bin kere "La havle ve la kuvvete illa billahil aliyyil azim" derse, Allahü teâlâ işini kolaylaştırır.) [Şira]

(Sıkıntılı iken “Hasbünallah ve ni’mel-vekîl” deyiniz!) [İ. Merdeveyhî]

(Yasin okuyanın sıkıntısı gider.) [Deylemî]

(Lâ ilâhe illallah kable külli şey’in, Lâ ilâhe illallah ba’de külli şey’in, Lâ ilâhe illallah yebka Rabbünâ ve yefnî küllü şey’in diyen sıkıntıdan kurtulur.) [Taberânî]

(Cuma namazından sonra, ihlas, Felak ve Nas’ı yedişer defa okuyan, bir hafta, kaza, belâ ve sıkıntılardan kurtulur.) [İ.Sünni]

(Sıkıntı için şu duayı okuyun: La ilahe illallahülazim-ül-halim la ilahe illallahü Rabbül-Arş-ilazim la ilahe illallahü Rabbüs-semavati ve Rabbül-Erdi Rabbül Arşil-kerim.) [Müslim]

(Sıkıntıya düşen 7 defa Allah, Allahü Rabbi, lâ üşrikü bihi şey’a desin!) [Nesâî]

(Sıkıntı için, “Allah, Allah Rabbünâ lâ şerîkeleh” deyin!) [Beyheki]

Sıkıntıdan kurtulmak için, Allahü teâlâya kalbinden yalvararak, 14 secde âyetini [ezberden, ayakta] okuyup, her birinden sonra, hemen secde etmelidir. (Nur-ül-izah)

(Bismillâhirrahmânirrahîm ve lâ-havle ve lâ-kuvvete illâ billâhil’ aliyyil’azîm) okumak, sinir hastalığına ve bütün sıkıntılara iyi gelir.

İmam-ı Cafer hazretlerinin sıkıntıya düşünce, okuyup, sıkıntıdan kurtulduğu duâ şöyledir:

(Yâ uddetî ınde şiddetî, ve yâ gavsî ınde kürbetî! Ührüsnî bi-aynikelletî lâ tenâmü vekfinî birüknike ellezî lâ yürâmü) Anlamı şöyledir: Güçlükte desteğim, sıkıntıda imdâdıma yetişen, her ân görüp gözeten Rabbim, beni muhafaza et, sonsuz kudretinle, bana yardım eyle!

Cepte altın taşımak da sıkıntı için faydalıdır. Sadaka vermek ve 70 kere (Estağfirullah min külli mâ kerihallah) demek, sıkıntıları giderir. Bu istiğfarın anlamı, “Ya rabbi, razı olmadığın şeylerden ne yapmışsam hepsini affet, yapmadıklarımı da yapmaktan koru.” demektir. Sıkıntı için şunlara da riayet edilmelidir. Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:

(Sıkıntıları sadaka ile önleyin.) [Deylemî]

(Tarak kullanmak, sıkıntıyı giderir.) [Deylemî]

(Güzel koku ve temiz elbise sıkıntıyı azaltır.) [Bostan]

(Abdestten artan suyu içmek sıkıntıyı giderir.) [Deylemî]

(Akik yüzük sıkıntıyı giderir.) [Ukayli]

(Başkasının sıkıntısını giderenin sıkıntısı gider.) [İ. Ahmed]

(Sıkıntıda duâm kabul olsun diyen, genişlikte çok duâ etsin.) [Tirmizî]

(En üstün ibadet sıkıntıya sabretmektir.) [Tirmizi]

Korku ve belalardan korunma duaları

Sual: Korku ve belalardan korunmak, kurtulmak için ne yapmalı, hangi duaları okumalı?

CEVAP

İmam-ı Rabbanî hazretleri, talebeleri ile, uzak bir yere giderken, gece, bir handa kaldılar. (Bu gece bir bela zuhur edecektir. [Besmele ile] (Bismillâhillezî lâ yedurru me’asmihi şey’ün fil erdı ve lâ fissemâi ve hüves-semî’ul alîm) duâsını üç defa okuyun) buyurdu. Gece büyük yangın oldu. Her odada eşyalar yandı. Duâyı okuyanlara bir şey olmadı.

Dert, bela, fitne, hastalık, nazar, sihir ve zâlimlerin şerrinden korunmak için, sabah akşam, İmam-ı Rabbanî hazretlerinin bildirdiğini hatırlayarak, 3 defa okumalıdır. Ayât-i hırz okununca da, bu duayı okumalıdır. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Bismillâhillezî lâ yedurru me’asmihi şey’ün fil erdi ve lâ fissemâi ve hüves-semî’ul alîm duâsını sabah 3 kere okuyana, akşama kadar, akşam okuyana da, sabaha kadar hiç belâ gelmez.) [İbni Mace]

Korkulu yerde ve düşman karşısında, emin ve rahat olmak için Li ilafi’yi okumalıdır. Tecrübe edilmiştir. Gece ve gündüz, hiç olmazsa, 11 defa okumalıdır!  Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki: (“Eûzü bikelimâtillahi-ttammâti min şerri mâ haleka” duâsını okuyana, o yerden kalkıncaya kadar, hiçbir şey zarar veremez.) [Müslim],

(Issız bir yerde, bir şey kaybeden veya bir yardıma ihtiyacı olan, “Ey Allahın kulları bana yardım edin” desin! Her yerde, sizin görmediğiniz Allahın kulları vardır. Korkulu yerde üç kere, Allahın kulları, bana yardım edin demelidir.) [Taberânî],

(Hasbiyallahü ve ni’mel vekîl sözü her korku için bir emniyettir.) [Deylemî]

Korkulu şeyden kurtulmak ve bir dileğe kavuşmak için Taha suresinin 37. ayetinden [velekaddan] 39. ayetin sonuna [ala ayniye] kadar olan kısım, su geçirmez bir şeye 7 defa sarıp veya içi görünmiyecek şekilde PVC yaptırıp yanında taşımalıdır. Faydası çok görülmüştür.

İmam-ı Rabbanî hazretleri cinden korunmak için ve korkulu zamanlarda, (Lâ havle velâ kuvvete illa billah-il-aliyyilazim) okunmasını emrederdi. Muhammed Mâsum hazretleri buyuruyor ki: Dertlerden kurtulmak ve murâda kavuşmak için 500 kere Lâ havle velâ kuvvete illâ billah demeli, okumaya başlarken ve okuduktan sonra yüzer kere salevât-ı şerife okuyup duâ etmelidir.

Dertlerin, belâların gitmesi için, istigfar okumak da çok faydalıdır, çok tecrübe edilmiştir. Hadis-i şerifte, (İstiğfara devam edeni, çok okuyanı, Allahü teâlâ, dertlerden, sıkıntılardan kurtarır. Onu, hiç ummadığı yerden rızıklandırır) buyuruldu. İstiğfar, insanı her murada kavuşturur. Tevbe etmeli, istiğfarı çok okumalı. Bütün dertlere, sıkıntılara karşı faydalıdır. Allahü teâlâ, (İstiğfar okuyun; imdadınıza yetişirim) buyurdu. (Hud 52)

İlaçların en iyisi

Sual: Ölülere ve hastalara, Yasin ve Fâtiha okunuyor. Bu sûrelerin tercümelerinde şifâdan bahsetmiyor. Fâtiha suresini okurken kendimize duâ ediyoruz. Bunların şifâ ile ilgisi nedir?

CEVAP

Neden bahsederse bahsetsin, Kur’an-ı kerimin her âyeti, her harfi şifâdır.

Hadis-i şerifte, (İlâçların en iyisi Kur’an-ı kerimdir) buyuruldu. (İ.Mâce)

Peygamber efendimiz üç türlü ilâç kullanırdı. Kur’an-ı kerim veya duâ okurdu. Fen ile bulunan ilâçları kullanırdı. Her ikisini karışık kullanırdı. Bir hadis-i şerifte buyuruluyor ki:

(Kur’an-ı kerimden şifâ beklemeyen, şifâya kavuşamaz.) [Deylemî]

Kur’an-ı kerim ve duâ, şartlarına uygun okunursa, elbette şifâ verir. Okuyanın ve hastanın buna inanması gerekir. Haram işleyenin ve îtikâdı düzgün olmayanın okuması fayda vermez. Kur’an-ı kerimi ücretle okumak haramdır. (Tefsir-i Mazharî)

Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:

(Ölülerinize Yasin okuyun!) [İ.Ahmed]

(Kabristana giren kimse, Yasin sûresini okusa, o gün ölülerin azâbları hafifler. Ölülerin sayısı kadar o kimseye sevâb verilir.) [Etfâl-ül müslimîn]

(Yasin okumak sıkıntıyı giderir.) [Deylemî]

(Cuma gecesi Yasin sûresini okuyanın günahları affedilir.) [İsfehânî]

(Geceleyin Yasin okuyan kimse, affedilmiş olarak sabaha çıkar.) [Buhârî]

(Allah rızâsı için Yasin okuyanın günahları affolur.) [İbni Sünnî]

(Her gece, Yasin okumaya devam eden kimse, şehit olarak ölür.) [Taberânî]

(Her şeyin bir kalbi vardir. Kur’anın kalbi de Yasindir.) [Tirmizî]

(Fâtiha her derde devâdır. ) [Beyhekî]

Ölüler için de Yasin-i şerif okunması emredilmiştir. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:

(Yanında Yasin-i şerif okunan hasta, suya doymuş olarak vefât eder, doymuş olarak kabre girer), (Müslüman bir hasta yanında Yasin okunursa, Rıdvân ismindeki melek Cennet şerbeti getirir. O kimse, suya doymuş olarak rûhunu teslim eder. Doymuş olarak da kabre girer, suya ihtiyacı olmaz.) [S.Ebediyye]

Yasin-i şerifi okumak da çok sevâbdır. Hadis-i şerifte,

(Bir defa Yasin okuyan, on defa Kur’an-ı kerimi okumuş sevâbına kavuşur) buyuruldu. (Tirmizî)

Yasin sûre-i şerifesi, kıyâmette olan şeyleri, dünyanın geçici olduğunu, Cennet nimetlerini ve Cehennem azâblarını da bildirmektedir. Anlayan hasta, yanında okununca, îman ile gitmeye sebep olan şeyleri işitmiş olur. İmâm-ı Gazalî buyuruyor ki: (İmâm-ı Ahmed bin Hanbel hazretleri, Cenâb-ı Hakkın, (Anlıyarak da anlamıyarak da Kur’ân-ı kerîm okuyan, benim rızama kavuşur) buyurduğunu bildirmektedir.) [İhyâ]

Dualar ve şifalar

Hastalığın durumuna göre tedavi, ilaç ile, sadaka vermekle ve duâ ile yapılır. Şifayı veren yalnız Allahü teâlâdır. Kur'an-ı kerimde buyuruldu ki:

(İbrahim,"hastalığıma ancak O şifa verir" dedi.) [Şurara 80]

(Kur'an-ı kerim, müminler için şifa ve rahmettir.) [İsra 82]

Hadis-i şeriflerde de buyuruldu ki:

(Asıl deva Kur'andır.) [İbni Nasr]

(Fatiha ile Ayet-el kürsiyi okuyana, o gün nazar değmez.) [Deylemî]

("La ilahe illa ente sübhaneke, inni küntü minez-zâlimin"i okuyan, dert ve belâdan kurtulur. ) [Hakim] (40 defa okuma iyi olur)

1- Yedi defa Fatiha okuyup, ağrı olan yere üflenirse, şifa hasıl olur. (T. Azizi)

2- Hergün sabah-akşam 24 defa Estağfirullah, sonra (Estağfirullahelazim ellezi la ilahe illa hüvel hayyel kayyume ve etubü ileyh) denir, sonra 11 ihlas, 7 Fatiha ve 33 defa Allahümme salli ve sellim ala seyyidina Muhammedin ve ala ali seyyidina Muhammed okunur, sevabı Peygamber efendimizin, Eshab-i kiram ve Evliyanın ruhları ile Silsile-i aliyye denilen büyük âlimlerin isimlerini söyleyip; ruhlarına hediye edilir. Bu büyükler hürmetine şifa vermesi için Allahü teâlâya duâ edilir. Bir hacete kavuşmak için, 2 rekat namaz kılınır, sevabı silsile-i aliyyeye hediye edilerek duâ edilir!

3- Şu duâ [islâm harfiyle yazıp] deliye okunursa, akıllanır, hastaya okunursa şifa bulur.

(Reva Aliyyül-Rıda, fe-kale, Haddeseni ebi Musel-Kazım an ebihi Caferis-Sadık an ebihi Muhammedenil-Bakır an ebihi Zeynelabidin Ali an ebihil-Hüseyn an ebihi Ali bin Ebi talib radıyallahü anhüm, kale haddeseni habibi ve kurretü ayni Resulullahi sallallahü aleyhi ve sellem, kale haddeseni Cibrilü, kale semitü Rabbülizzeti yekülü, La ilahe illallahü hısni, men kale-ha dehale hısni, ve men dehale hısni emine min azabi)

4- Ağrıyan yeri sağ el ile 7 defa mesh edip her defasında Euzü biizzetillahi ve kudretihi min şerri ma-ecidü ve ühazirü okuyanın ağrı ve sancısı kalmaz. (B.Arifin))

5- Sabah-akşam, Bekaranın başından 4 ayet ve Ayet-el-kürsi ile sonraki iki ayet ve bu surenin sonundaki 3 ayet deliye okunursa iyi olur.

6- Yağmur suyuna, Fatiha, Ayet-el-kürsi, İhlas ve Muavvizeteyn 70er defa okunur. Bu sudan aralıksız 7 sabah içenin hastalığı, ağrısı zail olur. [Bunu 5-10 salih müslüman okursa, daha iyi olur.]

7- Şifa ayetleri suya konup içilirse hastalıklara şifa olur. Şifa ayetleri: Tevbe 14, Yunüs 57, Nahl 69, Isra 82, Şuara 80, Fussilet 44.




                    Sifa dualari

Peygamber efendimiz üç türlü ilaç kullanmıştır.

Sual: Bir sinir hastamız var. Hep sıkıntılı ve huzursuzdur. Asabiyeciye gittik. "Açık yerlerde gezsin, teselli edici kimselerle konuşsun, ruhi tedavi için nasihat çok faydalıdır. Tıpta telkinle tedavi vardır. Böyle psikolojik hastalıklar için ilaçların yanı sıra duâ okumak faydalıdır." dedi. Ne yapmamızı tavsiye edersiniz?

Evet, uzman doktorların tavsiyelerine uymak gerekir. Psikolojik hastalıklar için telkin iyi gelmektedir. Telkinle sağlam insana sıkıntı vermek mümkün olduğu gibi, sıkıntılı insanı da tedavi etmek mümkündür. Psikolojik hastalara, bir şeyler söyleyip, (Artık bir şeyin kalmaz, biraz gez) dendiğinde hastanın daha huzurlu olduğu görülmüştür.

Vücudumuz, bize emanettir. Dinimiz onu iyi korumamızı emrediyor. Hastayı tedavi ettirmek gerekir. Tedavinin, hastalığın durumuna göre, ilaç ile sadaka vermek ile ve duâ ile yapılacağı bildirilmiştir. Tecrübe ile tesirleri kati olan, aşı, serum ve mikrop öldürücü ilaçları kullanmak farzdır. Yani Allahü teâlânın emridir. Tesiri kati olan ilaçlar, gıda gibi olup, ilaç almayıp ölmek günahtır. Peygamber aleyhisselam üç türlü ilaç kullanmıştır. Kur'an-ı kerim veya duâ okurdu. Fen ile bulunan ilaçları kullanırdı. Her ikisini karışık da kullanırdı.

Kur'an-ı kerimin ve duânın tesir etmesi için bazı şartların gözetilmesi gerekir. Okuyanın veya yazanın ve hastanın buna inanması, hastanın zararlı olan gıdalardan, şüpheli ilaçlardan perhiz etmesi, sıcaktan ve soğuktan sakınması gerekir. Okuyanın, itikadının bozuk olması, haram işlemekten, kul hakkından sakınması, haram ve habis şey yiyip içmemesi ve karşılık olarak ücret almaması şarttır.

Hadis-i şerifte, (İlâç kullanmak da kaderdendir, Allahın izniyle fayda verebilir.) buyuruldu. Duâ da, ilaç gibidir.  Allahü teâlâ dilerse tesir eder. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:

(Duâ müminin silahı, dinin direğidir.)

(Duâsının kabûl  edilmesini, sıkıntısının giderilmesini isteyen, sıkıntısı olana  yardım etsin.)

(Allahü teâlâ, istiğfara devam edeni, her sıkıntıdan, her dertten kurtarır.)  

(Sabah akşam İhlas ve iki kuleuzüyü üçer defa okumak, bütün belâ, afet ve sıkıntıları giderir.)

(Evinde, Fatiha ve Ayet-el kürsi okuyana, o gün cin ve şeytan zarar veremez.)

Peygamber efendimiz sallallahü aleyhi ve sellem sıkılınca, (Ya hayyü ya kayyum birahmetike estağisü) derdi.

Nazardan korunmak için

Nazar değer mi, nazardan nasıl korunulur?

İnsana, hayvana ve hatta cansıza da nazar değer. Nazar hastalık yapar, hatta öldürür. Kadınlara ve çocuklara daha çok tesir eder. Peygamber efendimizin zamanında Esed oğullarından nazarı değen bir kimse var idi. Üç gün bir şey yemez, sonra çadırın bir tarafını kaldırıp oradan geçen bir deveye bakıp, (Bunun gibi bir deve hiç görmedim) der demez, deve yere düşer hastalanırdı. Müşrikler, bu adamı bulup Peygamber efendimizi nazarla öldürmesini istediler. Cenab-i Hak da Resulullahı bunun nazarından korumuştur. Bu hususta Kalem suresinin (Nerede ise, kâfirler seni gözleri ile yıkacaklardı.) mealindeki 51. ayet inmiştir. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:

(Nazar insanı mezara, deveyi kazana sokar.) [İ. Adiy]

(İnsanların yarısı nazardan ölür.) [Taberânî]

(Nazar haktır.) [Müslim]

Kendisine nazar değmiş veya nazar değme ihtimali olan kimse, aşağıda bildirilen duaların birini veya tamamını okumalıdır.

1- Fatiha, Ayet-el kürsi ve dört kul [Kâfirun, İhlas, Felak, Nas sureleri] 7şer defa okunup hastaya üflenirse, sihir, nazar ve her dert için iyi gelir. Tuza okunup, suda eritilerek içmek de olur. (Fevâid-i Osmaniyye

2- Sadece Fatiha ile ayet-el kürsiyi okumak da nazarı önler. Hadis-i şerifte buyuruluyor ki:  (Fatiha ile Ayet-el kürsiyi okuyana, o gün nazar değmez.) [Deylemî


3- Hz. Enes’in duası olarak bilinen duayı besmele ile okumalıdır. Bu dua hakkında hadis-i şerifte buyuruluyor ki: (Sabah akşam, 3 defa “Bismillâhillezî lâ yedurru ma'asmihi şey'ün fil Erdi ve lâ fissemâ' ve hüvessemî'ul alîm.”  okuyan, büyü ve nazardan korunur.) [İbni Mace]

4- Nazar değen kimseye şifa için Ayet-el-kürsi, Fatiha, Muavvizeteyni [iki kul euzüyü] ve  Kalem suresinin sonunu okumak çok iyi gelmektedir. (Medaric)

5- Hava kararıp şiddetli rüzgar esince Peygamber efendimiz, Kul euzüleri okuyup buyurdu ki: (Bu iki sure ile [belâlardan, nazardan] korunun! Hiçbir kimse, bu iki sure ile korunduğu gibi, başka şeyle korunamaz.) [Ebu Dâvud]

6- Göz değene, Peygamber efendimizin bildirdiği (Euzü bi-kelimatillahittammati min şerri külli şeytanin ve hammatin ve min şerri külli aynin lammetin.) tavizini okumalıdır.  Bu taviz her sabah ve aksam üç defa okunup kendi üzerine veya hastanın üzerine üflenirse, göz değmesinden, cin, şeytan ve hayvanların zararından korur. (Mevahib)

7- Peygamber efendimiz, bir şeye nazar değmesinden korktuğunda, Allahümme barik fihi ve la tedarruhu diye duâ ederlerdi. (İbni Sünni)

8- Nazarı değen kimse veya herkes, beğendiği bir şeyi görünce (Mâşâallah) demeli, ondan sonra o şeyi söylemelidir. Önce Mâşâallah deyince, nazar değmez. Hadis-i şerifte buyuruluyor ki: (Hoşa giden bir şeyi görünce, "Maşaallah la kuvvete illa billah" denirse o şeye nazar değemez.) [Beyhekî]

Nazar değen veya korkan çocuk için, çöp yakıp etrâfında döndürerek tütsülemenin yahut erimiş mumu veya kurşunu başı üzerinde suya dökmenin câiz olduğu, (Fetâvâ-yı Hindiyye)de yazılıdır

9- İbni Abidin hazretleri buyuruyor ki: (Nazar değmemek için tarlaya kemik, korkuluk, hayvan kafası koymalı. Bir kadın tarlasındaki ürüne nazar değmemesi için ne yapacağını sorunca, Resulullah (Tarlaya hayvan kafası as) buyurur. Bakan kimse, önce bunu görüp tarladaki mahsulü sonra görür.) [R. Muhtar]

10- Nazardan korunmak için ayat-i hırzı okumak ve üzerinde taşımak da çok faydalıdır. Ayat-i hırzı yanında taşıyan kimse, nazar değmesinden korunduğu gibi, sihirden, büyüden,  cin ile ilgili hastalıklardan da korunur. Her ne muradı varsa hasıl olur.

11- Tivele, temime ve efsun caiz değildir. Manasız veya küfre sebep olan rukyeyi okumaya Efsun denir. Nazarı bizzat önlediğine inanılan nazarlıklara Temime denir. Şirinlik muskası denilen rukyelere Tivele denir. Rukye, okuyup üflemek veya üzerinde taşımak demektir. Rukye, âyet ve hadis ile bildirilen duâlarla yapılırsa taviz denir. Taviz ise caizdir. Hadis-i şerifte, (İlaçların en iyisi Kur'an-ı kerimdir) buyuruldu (İ. Mace)

Cinden korunmak için dualar
Cinden korunmak için  hangi duaları okumalı?


Allahü teâlâ, her şeyi sebeple yaratır. Bir şeye kavuşmak için, bu şeyin yaratılmasına sebep olan şeyi yapmak gerekir. Her şeyin yaratılmasında ortak olan manevî sebep, sadaka vermek, 70 kere (Estagfirullah min külli mâ kerihallah) duâsını okumaktır. Bu iki manevî sebep, maddî sebepleri bulmaya da yardım eder. Ruhi sıkıntıların çoğu, cinden ve büyüden meydana gelir. Ruhi hastalıklar, sara ve cinden korunmak için, kıymetli kitaplarda bildirilen duâlardan bazıları şunlardır:

1- Euzü Besmele ile Fatiha suresini okumalı.

2- Euzü Besmele ile iki Kul-euzü okumalı.

3- Bir miktar suya Âyet-el kürsi, İhlas ve Muavvizeteyn [Nas ve Felak] surelerini okumalı. Büyü yapılan kimse bundan üç yudum içmeli, kalan su ile gusletmeli.

4- Sedir ağacının 7 tane yeşil yaprağı ezilip su ile karıştırılır. Üzerine Âyet-el kürsi, İhlas ve Kul-euzüler okunur. 3 yudum içip geri kalanla gusledilir.

5- Üç kere Salevat ve Fatiha, Âyet-el kürsi, Kâfirun, İhlas, Felak ve Nas sureleri yedişer defa okunup hastaya üflenir. Bunlar tekrar okunup hastanın yatağına, evin her yerine, bahçeye üflenir.

6- Fâtiha, Âyet-el-kürsî ve 4 Kul [Kâfirun, İhlas, Felak ve Nas sureleri] yedişer kere okunup hastaya üflenirse, büyü, nazar, hayvan sokması ve bütün dertler için iyi gelir. Tuza okunup, suda eritip içirmek ve ısırılan yere sürmek de olur.

7- Sabah akşam, Bekara suresinin başindan 4 âyet ve Âyet-el kürsi ile, Âyet-el kürsiden sonraki iki âyeti ve Bekara suresinin sonundaki 3 âyet, delinin üzerine okunursa, iyi olur.

8- Sabah akşam 24 kere Estagfirullah denir, sonra (Estagfirullahelazim ellezi la ilahe illa hüvel hayyel kayyume ve etubü ileyh) denir. Sonra 11 İhlas ve 7 kere Fatiha ve 33 kere, Allahümme salli ve sellim ala seyyidina Muhammedin ve ala ali seyyidina Muhammed okuyup, sevabı Peygamber efendimizin ve Eshab-ı kiramın ve Evliyanın ve sonra isimleri okunarak Silsile-i aliyye büyüklerinin ruhlarına hediye edilir. Bunların hürmetine şifa vermesi için duâ edilir.

9- Günde 500 kere (La havle vela kuvvete illa billah-il-aliyyilazim) okumalı! Başlarken ve bitirince yüz kere salevat getirmeli.

10- Ha-Mim Mümin suresinin başından masir’e kadar ve Âyet-el kürsi okumalı.

11- La ilahe illallahü vahdehü la şerike leh lehülmülkü velehülhamdü vehüve ala külli şeyin kadir okumali.

12- Cuma günü seher vakti, sağ elinin içine Nisa suresi 99. Âyeti, vemen yahruc’dan rahîmâ’ya kadar yazılır, sonra dili ile yalanıp yutulur. 40 yıllık büyü de olsa çözülür.

13- Saradan, büyüden ve cinden korunmak için Ayât-i hırz okumalı. Abdest alıp, önce 7 istiğfar ve 11 salevat okunup, güneş doğduktan ve ikindi namazından sonra, günde 2 defa  40 gün kadar okumalı, devam etmeli. Her okuyuşta, 1 Fatiha okuyup sevabı, Resulullahın, Behaeddin Buharî, Ahmed Rifai ve İmam-ı Rabbanî hazretlerinin veya isimleri okunarak Silsile-i aliyye’nin ruhuna hediye edilmeli. Âyât-i hırzı yanında taşıyan, büyüden, nazardan korunur, muradı hasıl olur.

Cin mektubunu, yanında veya evinde bulundurana, cin gelmez ve dadanmış olan cin de gider. Kuşluk namazına devam edene, cin musallat olmaz ve şehit olarak ölür.

Âyet ve duânın etkisi için okuyanın, inancının düzgün olması, haramdan, kul hakkından sakınması ve ücret almaması şarttır.

Göz ağrısı ve Ağrılar için dua

Göz ağrısı  için: (Allahümme, metta’ni, bi basari vec’alhül vârise minni ve erini fil a’düvvi se’ri vensurni, ala men zalameni.) [Hâkim]

 

Ağrılar için: Baş, diş, mide ve her ağrı için, yedi Fâtiha okuyup, üflemelidir. (Tefsîr-i Azîzî)

Ağrı duası: Resûlullah buyurdu ki: (Bir kaba konan yağmur suyuna, Fâtiha-i şerife, Âyet-el-kürsi, İhlâs-ı şerif ve Kul-e'ûzü sûreleri yetmişer kere okunur. Bu sudan aralıksız 7 sabah içilirse hastalıklar, ağrılar kalmaz.) [Hazînet-ül-esrâr] (5-10 sâlih müslüman okuyup, suya üflemeli

Çıban, Sivilce Ve Bunların Benzerine Karşı Okunacak Dua Çıban, Sivilce Ve Bunların Benzerine Karşı Okunacak Dualar

 

Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in zevcelerinden birinden rivayet edildiğine göre, o şöyle demiştir: Parmağımda bir sivilce çıkmış olduğu bir zamanda Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem bana geldi. (Parmağımdan şikâyetimi dinleyince, bana) dedi ki: "Sende zerire (bir nevi kamış kırpıntısı) var mı?" Sonra onu sivilcenin üzerine koydu ve ba­na, şöyle söyle dedi:

"Allâhümme musağğıre'i-kebîri ve mükebbire's-sağîri. Sağğir mâ bî." (Ey büyüğü küçülten ve küçüğü büyülten Allah'ım! Bende olanı kü­çült) Sonra (sivilcem) sönüp gitti, "

Zerire: Hindistan'dan tıb için getirilen bir nevi kamışın kırpıntısıdır.


KURANDAN DUALAR

"Ey Rabbimiz Bizi sana teslim olanlardan kil neslimizden de sana teslim olan bir ummet cikar, bize ibadet yerlerimizi goster, tovbemizi kabul et zira tovbeleri kabul eden, cok merhametli olan ancak sensin."
( Bakara- 28 )

"Ey Rabbimiz, Bize dunyada bir iyilik, ahirette bir iyilik ver. Bizi ates azabindan koru."
( Bakara- 201 )

"Ey Rabbimiz Unutursak veya hataya dusersek bizi hesaba cekme(yarliga).Ey Rabbimiz Bizden oncekilere yukledigin gibi bize de agir bir yuk yukleme."
( Bakara- 285 )

"Rabbimiz Bizim gucumuzun yetmedigi islerden bizi sorumlu tutma, bizi affet, bizi bagisla, bize aci. Cunku sen mevlamizsin. Kafir kavimlere karsi bize yardim et."
( Bakara- 286 )

"Rabbimiz Bizi dogru yola ilettikten sonra kalplerimizi egriltme. Bize tarafindan rahmet bagisla. Eminiz ki, lutfu en bol olan sensin."
(Ali Imran-

"Rabbimiz Gelmesinde suphe edilmeyen bir gunde insanlari mutlaka toplayacak olan Sen'sin. Allah asla sozunden donmez."
( Ali Imran -9 )

"Ey Rabbimiz Iman ettik, oyleyse bizim gunahlarimizi bagisla, bizi ates azabindan koru."
( Ali Imran -l6 )

"Rabbimiz Indirdigine inandik ve Peygamber'e uyduk Simdi bizi (birligini ve peygamberlerini tasdik eden)sahitlerden yaz."
( Ali Imran- 53 )

"Ey Rabbimiz Gunahlarimizi ve isimizdeki taskinligimizi bagisla, ayaklarimizi (yo1undan) kaydima, kafirler topluluguna karsi bizi muzaffer kil."
( A1i Imran-147 )

"Rabbimiz Sen bunu bosuna yaratmadin. Seni tesbih ederiz. Bizi cehennem azabindan koru."
( Ali Imran -191 )

"Rabbimiz, dogrusu sen, kimi cehenneme koyarsan artik rusva etmissindir. Zalimlerin hic yardimcilari yoktur."
( Ali Imran- 192 )

"Ey Rabbimiz, Gercek su ki biz, "Rabbinize iman edin" diye seslenen bir davetciyi (Peygamberi, Kur'ani) isittik. Artik gunahlarimizi bagisla, kotuluklerimizi ort, ruhumuzu iyilerle beraber al, ey Rabbimiz."
( Ali- Imran- 193 )

"Rabbimiz' bize peygamberlerin vasitasiyla vaat ettiklerini de ikram et ve kiyamet gununde bizi perisan etme: Suphesiz sen vaadinden caymazsin."
( Ali- Imran -194 )

"Rabbimiz! Biz kendimize zulmettik, eger bizi bagislamaz ve bize acimazsan mutlaka ziyan edenlerden oluruz."
( Araf- 23 )

"Lutfedip hidayetiyle bizi buna(bu nimete) kavusturan Allah'a hamdolsun, Allah bizi dogru yola iletmeseydi kendiligimizden dogru yolu bulacak degildik. Andolsun ki, Rabbimizin elcileri gercegi getirmislerdir."
( Araf- 43 )

"Ey Rabbimiz! Bizi zalimler toplulugu ile beraber bulundurma!"
( Araf- 47 )

"Rabbimiz! Bizimle kavmimiz arasinda adaletle hukmet. Cunku sen hukmedenlerin en hayirlisisin."
( Araf- 89 )

"Rabbimiz ustumuze sabir yagdir ve bizi musluman olarak oldur."
( Araf- l26 )

"Allah'a dayandik. Ey Rabbimiz, bizi. O zalimler topluluguna bir fitne (konusu) yapma. Ve bizi rahmetinle 0 kafirler toplulugundan kurtar."
( Yunus 85-86 )

"Ey Rabbim beni ve soyumdan gelenleri namazi devamli kilanlar eyle. Ey Rabbimiz duami kabul et!
( Ibrahim-40 )

"Ey Rabbimiz (amellerin) hesap olunacagi gun beni ana-babami ve mu'minleri bagisla."
( Ibrahim- 4l )

"Rabbimiz, Bize tarafindan rahmet ver ve bize, su durumumuzdan kurtulacak yolu hazirla."
( Kehf- 10 )

"Rabbimiz, Biz iman ettik, oyleyse bize aci. Sen merhametlilerin en iyisisin."
( Mu'minun 109 )

"Rabbimiz, Cehennem azabini uzerimizden sav. Dogrusu onun azabi gelip gecici bir sey degildir."
( Furkan- 65 )

"0rasi cidden ne kotu bir ugrak, ne kotu bir konaktir."
( Furkan- 66 )

"Rabbimiz bize gozumuzu aydinlatacak esler ve zurriyetler bagisla ve bizi takva sahiplerine onder kil."
( Furkan-74 )

"Bizden tasayi gideren Allah'a hamdolsun. Dogrusu Rabbimiz cok bagislayan, cok nimet verendir."
( Fatir- 54 )

"Rabbimiz bizi ve iman ile daha once bizi gecmis din kardeslerimizi bagisla, kalplerimizde, iman edenlere karsi hic bir km birakma. Rabbimiz, Suphesiz ki sen cok sefkatli, cok merhametlisin."
( Hasr- 10 )

"Rabbimiz, Sana dayandik, sana yoneldik. Donus sanadir."
( Mumtehine-4 )

"Rabbimiz, Bizi inkar edenler icin bir fitne kilma bizi bagisla, Ey Rabbimiz, yegane galip ve hikmet sahibi ancak sensin."
( Mumtehine-5 )

"Ey Rabbimiz, Nurumuzu tamamla, bizi bagisla, cunku sen her seye kadirsin."
( Tahrim- 8 )

"Basima bu dert geldi. Sen, merhametlilerin en merhametlisisin."
( Enbiya- 83 )

"Senden baska hic bir tanri yoktur. Seni tenzih ederim. Gercekten ben (nefsine zulmeden) za1im1erden oldum."
( Enbiya- 87 )

"Rabbim beni yalniz birakma. Sen varislerin en hayirlisisin. (Her sey sonunda senindir.)
( Enbiya- 89 )

"Rabbim bagisla ve merhamet et. Sen merhametlilerin en iyisisin."
( Mu'minun- 118 )

"Bizi zalimler toplulugundan kurtaran Allah'a hamdolsun."
( Mu'minun- 28 )

"Rabbim beni yalanlamalarina karsilik bana yardimci ol."
( Mu'minun- 38 )

"Ey Rabbim, beni ve kardesimi bagisla, bizi merhametine kabul et. Zira sen merhametlilerin en merhametlisisin."
( Araf- 151 )

"Rabbim, kucuklugumde onlar beni nasil yetistirmislerse, sen de onlari esirge."
( Isra-24 )

"Rabbim girecegim yere durustlukle girmemi sagla cikacagim yerden de durustlukle cikmami sagla. Bana, tarafindan hakkiyla yardim edici bir kuvvet ver."
( Isra- 80 )

"Allah bana yeter. Ondan baska tanri yoktur. Ben sadece O'na (guvenip)dayanirim. Cunku 0 buyuk arsin sahibidir."
( Tevbe- 129 )

"Rabbim, bana tarafindan hayirli bir nesil bagisla Inaniyorum ki sen, duayi hakkiyla isitensin."
( Ali-Imran- 38 )

"Rabbim, Ruhuma genislik ver."

"Isimi bana kolaylastir."

"Dilimin bagini coz. Ki sozumu anlasinlar"
( Taha- 25-26-27- 28 )

"Rabbim, benim ilmimi artir."
( Taha- 114 )

"Rabbim, Bana hikmet ver ve beni iyiler (zumresi ne ) kat."
( Suara- 83 )

"Bizi mu'min kullarinin bircogundan ustun kilan Allah'a hamdolsun."
( Neml- 15 )

"Ey Rabbim, Bana ve ana-babama verdigin nimet sukretmemi ve hosnut alacagin iyi is yapmami gonlume getir. Rahmetinle, beni iyi kullarin arasina kat."
( Neml- 19 )

"Rabbim, dogrusu kendime zulmettim. Beni bagisla."
( Kasas- 16 )

"Rabbim beni zalimler guruhundan kurtar."
( Kasas- 2l )

"Rabbim, Dogrusu bana indirecegin her hayra muhtacim."
( Kasas- 24 )

"Rabbim, Su fesatcilar guruhuna karsi bana yardim et."
( Ankebut- 30 )

"Rabim, Bana ve anne babama verdigin nimete sukretmemi ve razi olacagin yararli is yapmami temin et. Benim icin de zurriyetim icin de iyiligi devam ettir. Ben sana dondum. Ve elbette ki ben muslumanlardanim."
( Ahkaf- 15 )

"Rabbim, yeryuzunde kafirlerden hic kimseyi birakma"
( Nuh- 26 )

"Rabbim, Beni, ana-babami, iman etmis olarak evime girenleri, iman sahibi erkekleri ve kadinlari bagisla, zalimlerinde ancak helakini artir."
( Nuh- 28

İnsanlığın dünya ve ahiret mutluluğunun programı olan Kur’an-ı Mecid aynı zaman da bir dua kitabıdır. Onda insanlığın önderleri Peygamberlerin ve onların etrafında halelenen kutluların Rabbe samimi ve halis nice yakarışlarını görürüz. Onların diliyle Rabbimize arz edilen duaların Rahmeti sonsuzun dergâhında kabule karin olması kuvvetlice umulduğu için bir kısmını bir dua buketi halinde sunalım istedik.

1-Hz. Âdem ve Havva’nın tevbe duası: “Rabbena zalemna enfusena. Ve in lem tağfirlena ve terhemna lenekunenne minel hasirin.” Meali: “Ey Rabbimiz! Biz nefsimize zulmettik. Eğer bizi bağışlamaz ve merhamet etmezsen, elbette büyük ziyana uğrayanlardan olacağız.”(Araf–23)

2-Hz.İbrahim’in bir duası: “Rabbic’alni mukimessalati ve min zürriyeti. Rabbena ve tekabbel dua. Rabbenağfirli veli valideyye velil muminine yevme yekumul hisab” Meali: Rabbim beni namazı dosdoğru, mükemmel şekilde kılan bir insan yap. Zürriyetimden de böyle insanlar yarat. Ey Rabbimiz! Dualarımızı kabul et. Rabbimiz, Kıyametin kopacağı günde, beni ana ve babamı ve müminleri bağışla.-İbrahim–40–41 (Not: Beş vakit namazda okumalı)

3-Hz. Musa’nın bir duası: Rabbişrahli sadri ve yessirli emri. Vahlul ukdeten min lisani yefkahu kavli” Meali: Ey Rabbim. Göğsümü aç, genişlet. İşimi kolaylaştır. Dilimde bulunan düğümü çöz de, anlasınlar beni”(Taha:25-28)(Not: Bir davetçinin sık sık etmesi gereken bir dua, özellikle bir sohbete girişte)

4-Hz. Musa’nın bir duası: Rabbi inni zalemtü nefsi fağfirli” Meali: Ey Rabbim, ben nefsime zulmettim. Beni bağışla.”(Kasas–16)

5-Zekeriyya(as)’ın duası: Rabbi hebli min ledünke zurriyetten tayyibeten.İnneke semiüddua” Meali: Rabbim bana kendi katından tertemiz ve mübarek bir zürriyet ihsan et. Şüphe yok ki, sen duaları işitensin.(Âl-i İmran–38)

6-Talut’un askerlerinin düşmanla karşılaştığında ettikleri dua: Rabbena efriğ aleyna sabren ve sebbit akdemena vensurna alel kavmil kâfirin. Meali: Ey Rabbimiz üzerimize sabır yağdır. Ayaklarımızı sabit kıl. Kafirlerden meydana gelen topluluğa karşı bize yardım et.(Bakara–250)

7-Kurban keserken veya bir ibadete başlarken: İnnes salati ve nusuki ve mahyaye ve memati lillahi rabbil âlemin.” Meali: Hiç şüphesiz benim namazım, ibadetlerim, hayatım ve ölümüm âlemlerin Rabbi olan Allah’a aittir.(Enam–162)

8-Şeytan ve cinlerden korktuğunda: Rabbi euzu bike min hemezatişşeyatin. Ve euzu bike rabbi en yahderun. Meali: Ey Rabbim şeytanların vesvese vermelerinden sana sığınırım. Rabbim onların yanımda olmalarından sana sığınırım.”(Muminun–97–98)

9-Evlenme niyetinde olanların okuyacağı dua: Rabbena heblena min ezvacina ve zürriyatina kurrete ayunin.Vecalna lil muttekine imama” Meali: Rabbimiz bize eşlerimiz ve çocuklarımızdan gözümüzün nuru iyi kimseler ihsan et.Ve bizi takva sahiplerine imam kıl.(Furkan-74)

10-Dinde sebat için: Rabbena la tuziğ kulubena bade iz hedeytena ve heblena min ledünke rahmeh.İnneke entel vehhab.” Meali: Rabbimiz hidayete erdikten sonra kalplerimizi batıla meylettirme. Şüphesiz sen ziyadesiyle bağışlayansın.”(Âl-i İmran–8,9)

HAMD DUASI

الْحَمْدُ لِلّهِ الَّذِي خَلَقَ السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضَ وَجَعَلَ الظُّلُمَاتِ وَالنُّورَ ثُمَّ الَّذِينَ كَفَرُواْ بِرَبِّهِم يَعْدِلُونَ
Elhamdu lillâhillezî halakas semâvâti vel arda ve cealez zulumâti ven nûr, summellezîne keferû bi rabbihim ya'dilûn.
Hamd, gökleri ve yeri yaratan, karanlıkları ve aydınlığı var eden Allah'a mahsustur. Böyleyken kâfirler hâlâ Rablerine başkalarını eşit sayıyorlar. (En'am, 6/1)

 الْحَمْدُ لِلّهِ الَّذِي هَدَانَا لِهَذَا وَمَا كُنَّا لِنَهْتَدِيَ لَوْلا أَنْ هَدَانَا اللّهُ لَقَدْ جَاءتْ رُسُلُ رَبِّنَا بِالْحَقِّ
Elhamdu lillâhillezî hedânâ li hâzâ ve mâ kunnâ li nehtediye levlâ en hedânallâh, lekad câet rusulu rabbinâ bil hakk.
Bizi buna erdiren Allah'a hamdolsun. Eğer Allah bizi doğru yola sevk etmeseydi biz doğru yola erişemezdik. Şüphesiz Rabbimizin peygamberleri bize gerçeği getirmişler. (A'raf, 7/43)

 الْحَمْدُ لِلَّهِ الَّذِي نَجَّانَا مِنَ الْقَوْمِ الظَّالِمِينَ
Elhamdu lillâhillezî neccânâ minel kavmiz zâlimîn.

Bizi zalimler topluluğundan kurtaran Allah'a hamdolsun. (Müminûn, 23/28)

الْحَمْدُ لِلَّهِ وَسَلَامٌ عَلَى عِبَادِهِ الَّذِينَ اصْطَفَى آللَّهُ خَيْرٌ أَمَّا يُشْرِكُونَ
Elhamdu lillâhi ve selâmun alâ ibâdihillezînastafâ, âllâhu hayrun emmâ yuşrikûn.

Hamd olsun Allah'a, selam olsun seçkin kıldığı kullarına. Allah mı hayırlı, yoksa O'na koştukları ortaklar mı? (Neml, 27/59)

 الْحَمْدُ لِلَّهِ الَّذِي أَذْهَبَ عَنَّا الْحَزَنَ إِنَّ رَبَّنَا لَغَفُورٌ شَكُورٌ الَّذِي أَحَلَّنَا دَارَ الْمُقَامَةِ مِن فَضْلِهِ لَا يَمَسُّنَا فِيهَا نَصَبٌ وَلَا يَمَسُّنَا فِيهَا لُغُوبٌ
Elhamdu lillâhillezî ezhebe annel hazen, inne rabbenâ le gafûrun şekûr. Ellezî ehallenâ dârel mukâmeti min fadlih, lâ yemessunâ fîhâ nasabun ve lâ yemessunâ fîhâ lugûb.

Hamd olsun Allah'a, bizden o üzüntüyü giderdi. Gerçekten Rabbimiz çok bağışlayıcı ve şükrün karşılığını vericidir. Lütfundan bizi durulacak bir yurda kondurdu. Burada bize yorgunluk gelmeyecek, burada bize usanç gelmeyecektir. (Fatır, 35/34-35)

ŞÜKÜR DUASI

رَبِّ أَوْزِعْنِي أَنْ أَشْكُرَ نِعْمَتَكَ الَّتِي أَنْعَمْتَ عَلَيَّ وَعَلَى وَالِدَيَّ وَأَنْ أَعْمَلَ صَالِحًا تَرْضَاهُ وَأَصْلِحْ لِي فِي ذُرِّيَّتِي إِنِّي تُبْتُ إِلَيْكَ وَإِنِّي مِنَ الْمُسْلِمِينَ
Rabbi evzı'nî en eşkure ni'metekelletî en'amte aleyye ve alâ vâlideyye ve en a'mele sâlihan terdâhu ve aslıh lî fî zurriyyetî, innî tubtu ileyke ve innî minel muslimîn.

Ey Rabbim! Bana ve ana babama ihsan ettiğin nimetlerine şükretmemi ve senin hoşnut olacağın salih amel işlememi ilham et. Benim neslimden gelenleri de salih kimseler kıl. Doğrusu ben tevbe edip sana yöneldim. Ve ben gerçekten müslümanlardanım. (Ahkaf, 46/15)

RIZK İÇİN YAPILAN DUA

وَكَأَيِّن مِن دَابَّةٍ لَا تَحْمِلُ رِزْقَهَا اللَّهُ يَرْزُقُهَا وَإِيَّاكُمْ وَهُوَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ
Ve keeyyin min dâbbetin lâ tahmilu rızkahâ allâhu yerzukuhâ ve iyyâkum ve huves semîul alîm.
Nice hayvanlar var ki, rızkını (biriktirip yanında) taşımıyor. Çünkü onların da, sizin de rızkınızı Allah veriyor. O, her şeyi işitir ve bilir. (Ankebût, 29/60)

 

إِنَّ اللَّهَ هُوَ الرَّزَّاقُ ذُو الْقُوَّةِ الْمَتِينُ
İnnallâhe huver rezzâku zul kuvvetil metîn.
Şüphesiz ki, rızık veren O sağlam kuvvet sahibi olan Allah'tır. (Zâriyât, 51/58)

 

وَمَا مِن دَآبَّةٍ فِي الأَرْضِ إِلاَّ عَلَى اللّهِ رِزْقُهَا وَيَعْلَمُ مُسْتَقَرَّهَا وَمُسْتَوْدَعَهَا كُلٌّ فِي كِتَابٍ مُّبِينٍ
Ve mâ min dâbbetin fil ardı illâ alâllâhi rızkuhâ ve ya'lemu mustekarrehâ ve mustevdeahâ, kullun fî kitâbin mubîn.
Yeryüzünde rızkı Allah'a ait olmayan hiçbir canlı yoktur. O, onların karar kıldıkları yerleri de, emaneten durdukları yerleri de bilir. Onların hepsi apaçık bir kitaptadır. (Hûd, 11/6)

وَإِذْ تَأَذَّنَ رَبُّكُمْ لَئِن شَكَرْتُمْ لأَزِيدَنَّكُمْ وَلَئِن كَفَرْتُمْ إِنَّ عَذَابِي لَشَدِيدٌ
Ve iz te'ezzene rabbukum le in şekertum le ezîdennekum ve le in kefertum inne azâbî le şedîd.
Ve hatırlayın ki Rabbiniz size şöyle bildirmişti: Yüceliğim hakkı için şükrederseniz elbette size (nimetimi) artırırım ve eğer nankörlük ederseniz hiç şüphesiz azabım çok şiddetlidir. (İbrâhîm, 14/7)

تُولِجُ اللَّيْلَ فِي الْنَّهَارِ وَتُولِجُ النَّهَارَ فِي اللَّيْلِ وَتُخْرِجُ الْحَيَّ مِنَ الْمَيِّتِ وَتُخْرِجُ الَمَيَّتَ مِنَ الْحَيِّ وَتَرْزُقُ مَن تَشَاء بِغَيْرِ حِسَابٍ
Tûlicul leyle fîn nehâri ve tûlicun nehâra fîl leyl, ve tuhricul hayya minel meyyiti ve tuhricul meyyite minel hayy, ve terzuku men teşâu bi gayri hısâb.
Geceyi gündüzün içine sokarsın, gündüzü gecenin içine sokarsın; ölüden diri çıkarırsın, diriden ölü çıkarırsın. Dilediğine de hesapsız rızık verirsin. (Âl-i İmran, 3/27)
 

 اللَّهُمَّ رَبَّنَا أَنزِلْ عَلَيْنَا مَآئِدَةً مِّنَ السَّمَاء تَكُونُ لَنَا عِيداً لِّأَوَّلِنَا وَآخِرِنَا وَآيَةً مِّنكَ وَارْزُقْنَا وَأَنتَ خَيْرُ الرَّازِقِينَ
Allâhumme rabbenâ enzil aleynâ mâideten mines semâi tekûnu lenâ îden li evvelinâ ve âhirinâ ve âyeten mink, verzuknâ ve ente hayrur râzikîn.

Allah'ım, Rabbimiz, bizim üzerimize gökten bir sofra indir ki, bizim için, önce ve sonra gelenlerimiz için bir bayram ve senden bir mucize olsun. Bizi rızıklandır, sen rızık verenlerin en hayırlısısın! (Mâide, 5/114)

قُلْ إِنَّ رَبِّي يَبْسُطُ الرِّزْقَ لِمَن يَشَاء مِنْ عِبَادِهِ وَيَقْدِرُ لَهُ وَمَا أَنفَقْتُم مِّن شَيْءٍ فَهُوَ يُخْلِفُهُ وَهُوَ خَيْرُ الرَّازِقِينَ
Kul inne rabbî yebsutur rızka li men yeşâu min ibâdihî ve yakdiru leh, ve mâ enfaktum min şeyin fe huve yuhlifuh, ve huve hayrur râzikîn.

De ki: Gerçekten Rabbim kullarından dilediği kimseye rızkı hem genişletir, hem daraltır. Her neyi hayra harcarsanız O, onun yerine başkasını verir. Hem O, rızık verenlerin en hayırlısıdır. (Sebe, 34/39)

 رَبِّ إِنِّي لِمَا أَنزَلْتَ إِلَيَّ مِنْ خَيْرٍ فَقِيرٌ
Rabbi innî limâ enzelte ileyye min hayrin fakîr.

Rabbim! Doğrusu bana indireceğin her hayra muhtacım. (Kasas, 28/24)

وَهَبْ لَنَا مِن لَّدُنكَ رَحْمَةً إِنَّكَ أَنتَ الْوَهَّابُ
Veheb lenâ min ledunke rahmeh, inneke entel vehhâb.

Bize kendi katından rahmet ihsan eyle! Şüphesiz ki, Sen bol ihsan sahibisin. (Al-i İmrân, 3/8)

SOHBET DUASI

رَبِّ اشْرَحْ لِي صَدْرِي وَيَسِّرْ لِي أَمْرِي وَاحْلُلْ عُقْدَةً مِّن لِّسَانِي يَفْقَهُوا قَوْلِي
Rabbişrah lî sadrî. Ve yessir lî emrî. Vahlul ukdeten min lisânî. Yefkahû kavlî.
Ey Rabbim! benim göğsüme genişlik ver, işimi kolaylaştır, dilimden düğümü çöz ki, sözümü iyi anlasınlar. (Taha: 20/25-28)

أَلَمْ نَشْرَحْ لَكَ صَدْرَكَ وَوَضَعْنَا عَنكَ وِزْرَكَ الَّذِي أَنقَضَ ظَهْرَكَ وَرَفَعْنَا لَكَ ذِكْرَكَ فَإِنَّ مَعَ الْعُسْرِ يُسْرًا إِنَّ مَعَ الْعُسْرِ يُسْرًا فَإِذَا فَرَغْتَ فَانصَبْ وَإِلَى رَبِّكَ فَارْغَبْ
E lem neşrah leke sadrek. Ve vedagnâ anke vizrek. Ellezî enkada zahrek. Ve refa'nâ leke zikrek. Fe inne maal usri yusra. İnne maal usri yusrâ. Fe izâ ferağte fensab. Ve ilâ rabbike ferğab.
Biz senin için (mutluluğun) göğsünü açmadık mı? Senden yükünü indirmedik mi? O senin sırtını ezen yükü. Senin şanını yüceltmedik mi? Demek ki, zorlukla beraber bir kolaylık vardır. Evet, zorlukla beraber bir kolaylık vardır. O halde boş kaldın mı, yine kalk (başka bir iş ve ibadetle) yorul. Ancak Rabbine yönel. (İnşirah: 94/1-8)

 

MELEKLERİN YARDIMI

بَلَى إِن تَصْبِرُواْ وَتَتَّقُواْ وَيَأْتُوكُم مِّن فَوْرِهِمْ هَذَا يُمْدِدْكُمْ رَبُّكُم بِخَمْسَةِ آلافٍ مِّنَ الْمَلآئِكَةِ مُسَوِّمِينَ
Belâ in tasbirû ve tettekû ve ye'tûkum min fevrihim hâzâ yumdidkum rabbukum bi hamseti âlâfin minel melâiketi musevvimîn.
Evet, sabreder ve (Allah'tan) korkarsanız, onlar ansızın üzerinize gelseler, Rabbiniz size nişanlı nişanlı beş bin melekle yardım eder. (Âl-i İmran, 3/125)

إِذْ تَسْتَغِيثُونَ رَبَّكُمْ فَاسْتَجَابَ لَكُمْ أَنِّي مُمِدُّكُم بِأَلْفٍ مِّنَ الْمَلآئِكَةِ مُرْدِفِينَ
İz testeğîsûne rabbekum festecâbe lekum ennî mumiddukum bi elfin minel melâiketi murdifîn.
O vakit siz Rabbinizden yardım diliyordunuz. O da: "Ben işte ardarda bin melekle size yardım ediyorum" diye duanızı kabul buyurmuştu. (Enfâl, 8/9)

HERŞEYDE ALLAH'IN RIZASINI ARAMAK VE O'NA YÖNELMEK

إِنَّمَا أَمْوَالُكُمْ وَأَوْلَادُكُمْ فِتْنَةٌ وَاللَّهُ عِندَهُ أَجْرٌ عَظِيمٌ
İnnemâ emvalukum ve evlâdukum fitneh, vallâhu indehû ecrun azîm.
Doğrusu mallarınız ve çocuklarınız sizin için bir imtihandır. Büyük mükafat ise Allah'ın yanındadır. (Teğabun: 64/15)

HİDAYET İÇİN

رَبَّنَا لاَ تُزِغْ قُلُوبَنَا بَعْدَ إِذْ هَدَيْتَنَا وَهَبْ لَنَا مِن لَّدُنكَ رَحْمَةً إِنَّكَ أَنتَ الْوَهَّابُ
Rabbenâ lâ tuziğ kulûbenâ ba'de iz hedeytenâ veheb lenâ min ledunke rahmeh, inneke entel vehhâb.
Ey Rabbimiz! Bize ihsan ettiğin hidayetten sonra kalblerimizi haktan saptırma, bize kendi katından rahmet ihsan eyle! Şüphesiz ki, Sen bol ihsan sahibisin. (Al-i İmran, 3/8)

 

KÂMİL İMAN İÇİN

فَأَخْرَجْنَا مَن كَانَ فِيهَا مِنَ الْمُؤْمِنِينَ فَمَا وَجَدْنَا فِيهَا غَيْرَ بَيْتٍ مِّنَ الْمُسْلِمِينَ
Fe ahrecnâ men kâne fîhâ minel mû'minîn. Fe mâ vecednâ fîhâ gayre beytin minel muslimîn.
Nihayet biz müminlerden orada bulunan kimseleri çıkardık. Fakat biz orada müslümanlardan bir ev halkından başka kimseyi de bulamadık. (Zâriyat: 51/35-36)

إِنَّمَا الْمُؤْمِنُونَ الَّذِينَ إِذَا ذُكِرَ اللّهُ وَجِلَتْ قُلُوبُهُمْ وَإِذَا تُلِيَتْ عَلَيْهِمْ آيَاتُهُ زَادَتْهُمْ إِيمَانًا وَعَلَى رَبِّهِمْ يَتَوَكَّلُونَ
İnnemel mu'minûnellezîne izâ zukirallâhu vecilet kulûbuhum ve izâ tuliyet aleyhim âyâtuhu zâdethum îmânen ve alâ rabbihim yetevekkelûn.
Gerçek müminler ancak o müminlerdir ki, Allah anıldığı zaman yürekleri ürperir, âyetleri okunduğu zaman imanlarını arttırır. Ve bunlar yalnızca Rablerine tevekkül ederler. (Enfâl: 8/2)

يَا أَيُّهَا النَّاسُ قَدْ جَاءتْكُم مَّوْعِظَةٌ مِّن رَّبِّكُمْ وَشِفَاء لِّمَا فِي الصُّدُورِ وَهُدًى وَرَحْمَةٌ لِّلْمُؤْمِنِينَ
Yâ eyyuhen nâsu kad câetkum mev'ızatun min rabbikum ve şifâun limâ fîs sudûri ve huden ve rahmetun lil mu'minîn.
Ey insanlar! Size Rabbinizden bir öğüt, gönüller derdine bir şifa, müminlere bir hidayet ve rahmet geldi. (Yunus: 10/57)





Peygamberimizin Duâlarından Örnekler


 

Abdullah bin Abbas -radıyallahu anhüma-dan ri­vâyete göre Peygamber Efendimiz'in duâlarından bi­ri şu duâ idi:

"Yâ Rabb! Kalbimi nurlandır, gözümü nurlandır, ku­lağımı nurlandır, sağımı nurlandır, solumu nurlandır, üs­tümü nurlandır, altımı nurlandır, önümü nurlandır, arkamı nurlandır ve beni nûr eyle (bir başka rivayette) benim damarlarımı nurlandır, etimi nurlandır, kanımı nurlandır, saçımı nurlandır, yüzümü nurlandır.� (1)

Mugîre bin Şu'be'den rivayet olunduğuna göre Resul-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem-in dualarından biri de şu idi:

"Başka bir ilâh yok, ancak Allah var. O�nun şerîki yoktur. Mülk O'nundur, hamd de O'nundur. O her şe­ye kaadirdir. Allah'ım, Senin verdiğine engel olacak da yoktur, vermediğini verecek de yoktur. Ve servet sahi­bi olanlara servetleri sana karşı bir menfaat veremez. Ya­ni servetine güvenerek sana âsî olanları o servetleri kurtaramaz." (2)

Abdullah bin Abbas -radıyallahu anhüma-dan ri­vâyete göre Resûl-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem-e bazı kimseler gelip:

-İnsanlar; yâni Ebû Süfyân ve arkadaşları sizin­le muharebe etmek için adam ve silâh toplamışlar, hazırlık yapmışlar. Onlara mukabele edecek dere­cede kudretiniz yoktur. Onlardan sakınınız diye kor­kutmak istediklerinde, bu söz mü'minlerin yakîn îmânlarını ve cesaretlerini artırıp, Nebiyy-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz de:

"Allah bize kâfidir, o ne güzel vekîldir!" buyurdu. Mü'minler de böyle söylediler." (3)

Enes bin Mâlik -radıyallahu anh-dan rivâyete gö­re: Resûl-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'in çok kere duâsı:

"Ey Rabbimiz, bize dünyâda da iyilik, güzellik ver, âhirette de iyilik, güzellik ver. Bizi ateş azâbından koru," meâlindeki duâ idi. (4)

Ebû Musâ el-Eş'ârîden rivâyete göre Resûl-i Ek­rem -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz şöyle duâ ederlerdi:

"Yâ Rabb, benim hatâlarımı, bilmeden yapdıklarımı, işimde aşırı gitmemi, ve Senin benden çok iyi bildiğin hallerimi mağfiret eyle. Allah'ım, benim latifeleşmelerimi, ciddiyet hallerimi, hatâen ve kasden yaptıklarımı ve bende olan her şeyimi mağfiret eyle!� (5)

Ebû Hüreyre -radıyallahu anh-dan rivâyete göre Resûl-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz şöyle buyurmuşlardır;

"Her kim günde yüz kere:

derse o kimse için on köle azâd etmiş sevabı ve­rilir, yüz hasene yazılır, yüz günâhı silinir, o gün akşam oluncaya kadar bu ona şeytana karşı si­per olur. Hiç bir kimse ecir bakımından onu geçemez, ancak bunu ondan fazla söyleyen kimse müstesnâ.� (6)

"Ey, Rabbim! Gayb ilminle ve halk üzerine kudretinle, hayatı benim için hayırlı gördükçe beni yaşat, ölü­mü benim için hayırlı gördüğün zaman da beni vefât ettir. Ey Rabbim! Gizlide ve açıkda senden haşyetini istiyorum. Rızâ hâlinde de, gadab hâlinde de ihlâs sözünden ayırmamanı istiyorum, fakirlikte de zenginlikte de i'tidâlden ayırmamanı istiyorum. Senden tükenmez bir ni'met, kesilmez bir göz ferahlığı (yüzde açıkça görülen neş'e ve huzûr) istiyorum. Senden beni kazâna râzı kılmanı, ölümden sonra yaşamanın serinliğini istiyorum. Senden yüzüne bakmanın lezzetini; sana kavuşmanın şevkini istiyorum. Bütün bunları zarar vericinin zararından, sapdırıcı bir fitneden uzak olarak vermeni istiyorum. Ey Rabbim! Bizi îmân zîynetiyle süsle, bizi doğru yolda olan hidâyet rehberleri kıl.� (7)

"Ey Ebû Bekr'in kızı! Sana diğer duâları da için­de toplayan duâları söyleyeyim mi? Şöyle duâ et:

"Ey Rabbim! Senden bildiğim ve bilmediğim hayrın hem çabuk, hem geç olanını istiyorum. Ey Rabbim Re­sûlünün senden istediğini istiyorum, Resûlünün sana sı­ğındığı şeyden ben de sana sığınıyorum. Allah'ım benim için kaza ettiğin şeyin âkibetini doğru yola ulaştır.� (8)

"Sana bir kısım sözler öğreteyim mi ki, Allah Teâlâ kimin hayrını murâd ederse onları ona öğ­retir, sonra ebediyyen unutturmaz. De ki:

"Ey Rabbim! Ben zayıfım, rızân yolunda benim zaa­fımı kuvvetlendir. Beni nâsiyemden tutup hayra sevk et. İslâm'ı rızâmın en son noktası kıl. Ey Rabbim, ben zayıfım, beni kuvvetlendir. Ben zelîlim beni azîz kıl. Ben sana muhtacım, beni rızıklandır.� (9)


"Ey Rabbim! Acizlikten, tenbellikten, korkaklıktan cimrilikten, eli kolu dökülür derecede takatsızlıktan kasvetten, gafletten, zilletten, azlıktan, meskenetten sana sığınırım. Fakirlikten, küfürden, fısktan, şekavetten, nifaktan, yapdığını insanların duyması ve medh etmeleri için yapmaktan, riyâdan, sana sığınırım. Sağırlıktan, dilsizlikten, delilikten, cüzzamdan, abraslıktan ve kötü hastalıklardan sana sığınırım.� (10)

Resûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- duâasında: "Ey Rabbim! Beni, iyilik ettiği zaman sevinen, kötülük ettiği zaman istiğfar edenlerden kıl.� (11)

Ekseri duâları:

"Ey kalbleri çekip çeviren Rabbim! Kalbimi dînin üzere sâbit kıl." İdi.. (12)


PEYGAMBER DUALARI-2

4- Hz. Hud (a.s.)
 

قَالَ رَبِّ انصُرْنِي بِمَا كَذَّبُونِ
Kâle rabbinsurnî bimâ kezzebûn.

O Peygamber: "Rabbim, dedi, beni yalanlamalarına karşı bana yardımcı ol!" (Müminûn: 23/39)

 

إِنِّي تَوَكَّلْتُ عَلَى اللّهِ رَبِّي وَرَبِّكُم مَّا مِن دَآبَّةٍ إِلاَّ هُوَ آخِذٌ بِنَاصِيَتِهَا إِنَّ رَبِّي عَلَى صِرَاطٍ مُّسْتَقِيمٍ
İnnî tevekkeltu alâllâhi rabbî ve rabbikum, mâ min dâbbetin illâ huve âhızun bi nâsıyetihâ, inne rabbî alâ sırâtın mustekîm.

Ben muhakkak ki, hem benim Rabbim, hem de sizin Rabbiniz olan Allah'a dayanmaktayım. Yeryüzünde hiçbir canlı yoktur ki, idaresi ve yönetimi O'nun elinde olmasın. Benim Rabbim, hiç şüphe yok ki, doğru yoldadır. (Hûd, 11/56)

 

5- Hz. İbrahim (a.s.)

رَبِّ هَبْ لِي حُكْمًا وَأَلْحِقْنِي بِالصَّالِحِينَ
Rabbi heb lî hukmen ve elhıknî bis sâlihîn.

Ya Rab! Bana hikmet ver ve beni iyilere kat. (Şu'arâ, 26/83)

 

رَبِّ هَبْ لِي مِنَ الصَّالِحِينَ
Rabbi heb lî mines sâlihîn.

Ey Rabbim! Bana salihlerden (bir oğul) ihsan et! (Sâffât, 37/100)

Bu duasından sonra Yüce Allah İbrahim (a.s.)'e "yumuşak huylu bir erkek çocuk" olarak nitelediği İsmail (a.s.)'i lütfetmiştir.

 

رَبِّ اجْعَلْ هَذَا الْبَلَدَ آمِنًا وَاجْنُبْنِي وَبَنِيَّ أَن نَّعْبُدَ الأَصْنَامَ رَبِّ إِنَّهُنَّ أَضْلَلْنَ كَثِيرًا مِّنَ النَّاسِ فَمَن تَبِعَنِي فَإِنَّهُ مِنِّي وَمَنْ عَصَانِي فَإِنَّكَ غَفُورٌ رَّحِيمٌ
Rabbic'al hâzel belede âminen vecnubnî ve beniyye en na'budel asnâm. Rabbi innehunne adlelne kesîren minen nâs, fe men tebianî fe innehu minnî, ve men asânî fe inneke gafûrun rahîm.

Rabbim! Bu şehri güvenli kıl! Beni ve oğullarımı putlara tapmaktan uzak tut! Rabbim! Çünkü onlar (putlar) insanlardan birçoğunun sapmasına sebep oldular. Şimdi kim bana uyarsa, o bendendir; kim bana karşı gelirse, artık sen gerçekten çok bağışlayan ve çok merhamet edensin. (İbrahim: 14/35-36)

 

الْحَمْدُ لِلّهِ الَّذِي وَهَبَ لِي عَلَى الْكِبَرِ إِسْمَاعِيلَ وَإِسْحَقَ إِنَّ رَبِّي لَسَمِيعُ الدُّعَاء
Elhamdulillâhillezî vehebe lî alel kiberi ismâîle ve ishâk, inne rabbî le semîud duâ.

İhtiyarlık halimde bana İsmail'i ve İshak'ı lutfeden Allah'a hamd olsun. Şüphesiz ki Rabbim duamı çok iyi işitir. (İbrahim, 14/39)

 

رَبِّ اجْعَلْنِي مُقِيمَ الصَّلاَةِ وَمِن ذُرِّيَّتِي رَبَّنَا وَتَقَبَّلْ دُعَاء
Rabbic'alnî mukîmas salâti ve min zurriyyetî rabbenâ ve tekabbel duâ.

Ey Rabbim! Beni ve soyumdan gelecekleri namazını dosdoğru kılanlardan eyle! Ey Rabbimiz! duamı kabul et! (İbrahim, 14/40)

 

رَبَّنَا اغْفِرْ لِي وَلِوَالِدَيَّ وَلِلْمُؤْمِنِينَ يَوْمَ يَقُومُ الْحِسَابُ
Rabbenağfirlî ve li vâlideyye ve lil mu'minîne yevme yekûmul hisâb.

Ey Rabbimiz! Herkesin hesaba çekileceği günde beni, ana babamı ve müminleri bağışla! (İbrahim, 14/41)

 

رَبِّ اجْعَلْ هََذَا بَلَدًا آمِنًا وَارْزُقْ أَهْلَهُ مِنَ الثَّمَرَاتِ مَنْ آمَنَ مِنْهُم بِاللّهِ وَالْيَوْمِ الآخِرِ
Rabbic'al hâzâ beleden âminen verzuk ehlehu mines semerâti men âmene minhum billâhi vel yevmil âhir.

Ey Rabbim, burasını güvenli bir belde kıl, halkından Allah'a ve ahiret gününe iman edenleri çeşitli meyvalarla rızıklandır. (Bakara, 2/126)

 

رَبَّنَا تَقَبَّلْ مِنَّا إِنَّكَ أَنتَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ رَبَّنَا وَاجْعَلْنَا مُسْلِمَيْنِ لَكَ وَمِن ذُرِّيَّتِنَا أُمَّةً مُّسْلِمَةً لَّكَ وَأَرِنَا مَنَاسِكَنَا وَتُبْ عَلَيْنَآ إِنَّكَ أَنتَ التَّوَّابُ الرَّحِيمُ
Rabbenâ tekabbel minnâ inneke entes semîul alîm. Rabbenâ vec'alnâ muslimeyni leke ve min zurriyyetinâ ummeten muslimeten leke ve erinâ menâsikenâ ve tub aleynâ, inneke entet tevvâbur rahîm.

Ey bizim Rabbimiz, hem bizim ikimizi yalnız senin için boyun eğen müslümanlar kıl, hem de soyumuzdan yalnız senin için boyun eğen müslüman bir ümmet meydana getir ve bize ibadetimizin yollarını göster, tevbemize rahmetle bakıver. Hiç şüphesiz Tevvâb sensin, Rahîm sensin. Ey Rabbimiz, bizden kabul buyur, hiç şüphesiz işiten sensin, bilen sensin. (Bakara, 2/127-128)

 

رَبَّنَا لَا تَجْعَلْنَا فِتْنَةً لِّلَّذِينَ كَفَرُوا وَاغْفِرْ لَنَا رَبَّنَا إِنَّكَ أَنتَ الْعَزِيزُ الْحَكِيمُ
Rabbenâ lâ tec'alnâ fitneten lillezîne keferû, vağfir lenâ rabbenâ, inneke entel azîzul hakîm.

Rabbimiz! Bizi inkar edenler için bir fitne kılma, (onlara mağlub etme!) bizi bağışla! Ey Rabbimiz! Yegane gâlib ve hikmet sahibi ancak sensin. (Mümtehine, 60/5)

 

6- Hz. Yusuf (a.s.)
 

رَبِّ السِّجْنُ أَحَبُّ إِلَيَّ مِمَّا يَدْعُونَنِي إِلَيْهِ وَإِلاَّ تَصْرِفْ عَنِّي كَيْدَهُنَّ أَصْبُ إِلَيْهِنَّ وَأَكُن مِّنَ الْجَاهِلِينَ
Rabbis sicnu ehabbu ileyye mimmâ yed'ûnenî ileyh, ve illâ tasrif annî keydehunne asbu ileyhinne ve ekun minel câhilîn.

Ey Rabbim! Zindan bana, bunların beni davet ettikleri şeyden daha sevimlidir. Eğer sen, bu kadınların tuzaklarını benden uzak tutmazsan, ben onların tuzağına düşerim ve cahillik edenlerden olurum. (Yûsuf, 12/33)

 

Hapisten kurtulup Mısır'a Hazine bakanı olunca şu duayı yapmıştır:

رَبِّ قَدْ آتَيْتَنِي مِنَ الْمُلْكِ وَعَلَّمْتَنِي مِن تَأْوِيلِ الأَحَادِيثِ فَاطِرَ السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضِ أَنتَ وَلِيِّي فِي الدُّنُيَا وَالآخِرَةِ تَوَفَّنِي مُسْلِمًا وَأَلْحِقْنِي بِالصَّالِحِينَ
Rabbi kad âteytenî minel mulki ve allemtenî min te'vîlil ehâdîs, fâtıras semâvâti vel ardı ente veliyyî fîd dunyâ Vel âhıreh, teveffenî muslimen ve elhıknî bis sâlihîn.

Ey Rabbim! Sen bana dünya mülkünden nasip verdin ve bana rüyaların tabirinden bir ilim öğrettin. Ey gökleri ve yeri yoktan var eden Rabbim! Benim velim sensin, benim canımı müslüman olarak al ve beni salih kulların arasına kat! (Yûsuf, 12/101)

7- Hz. Eyyub (a.s.)

رَبَّهُ أَنِّي مَسَّنِيَ الضُّرُّ وَأَنتَ أَرْحَمُ الرَّاحِمِينَ
Rabbehû ennî messeniyed durru ve ente erhamur râhimîn.
Başıma bir bela geldi, (sana sığındım), sen merhametlilerin en merhametlisisin» diye Rabbine nida etti. (Enbiya, 21/83)


8- Hz. Şuayb (a.s.)

رَبَّنَا افْتَحْ بَيْنَنَا وَبَيْنَ قَوْمِنَا بِالْحَقِّ وَأَنتَ خَيْرُ الْفَاتِحِينَ
Rabbeneftah beynenâ ve beyne kavminâ bil hakkı ve ente hayrul fâtihîn.

Ey Rabbimiz! Bizimle kavmimiz arasında adaletle hükmet. Çünkü sen hükmedenlerin en hayırlısısın. (A'râf, 7/89)

 

وَمَا تَوْفِيقِي إِلاَّ بِاللّهِ عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُ وَإِلَيْهِ أُنِيبُ
Ve mâ tevfîkî illâ billâh, aleyhi tevekkeltu ve ileyhi unîb.

Muvaffakiyetim de ancak Allah'ın yardımı ile olacaktır. Ben yalnızca O'na dayandım ve ancak O'na döneceğim. (Hûd, 11/88)

PEYGAMBER DUALARI-3

9- Hz. Musa (a.s.)

رَبِّ إِنِّي ظَلَمْتُ نَفْسِي فَاغْفِرْ لِي فَغَفَرَ لَهُ إِنَّهُ هُوَ الْغَفُورُ الرَّحِيمُ
"Rabbi innî zalemtu nefsî fâğfirlî fe gafera leh, innehu huvel gafûrur rahîm."

"Rabbim! Doğrusu kendimi ziyana uğrattım. Beni bağışla!" dedi; Allah da, onu bağışladı. Çünkü, çok bağışlayıcı, çok merhamet edici olan ancak O'dur. (Kasas, 28/16)

 

 رَبِّ بِمَا أَنْعَمْتَ عَلَيَّ فَلَنْ أَكُونَ ظَهِيرًا لِّلْمُجْرِمِينَ
Rabbi bimâ en'amte aleyye fe len ekûne zahîren lil mucrimîn.

Rabbim! Bana lutfettiğin nimetlere andolsun ki, artık suçlulara asla arka olmayacağım. (Kasas, 28/17)

 

رَبِّ نَجِّنِي مِنَ الْقَوْمِ الظَّالِمِينَ
Rabbi neccinî minel kavmiz zâlimîn.

Rabbim! Beni zalimler güruhundan kurtar. (Kasas, 28/21)

 

رَبِّ إِنِّي لِمَا أَنزَلْتَ إِلَيَّ مِنْ خَيْرٍ فَقِيرٌ
Rabbi innî limâ enzelte ileyye min hayrin fakîr.

Rabbim! Doğrusu bana indireceğin her hayra muhtacım. (Kasas, 28/24)

 

رَبِّ اغْفِرْ لِي وَلأَخِي وَأَدْخِلْنَا فِي رَحْمَتِكَ وَأَنتَ أَرْحَمُ الرَّاحِمِينَ
Rabbığfirlî ve li ahî ve edhilnâ fî rahmetike ve ente erhamur râhımîn.

Ey Rabbim! Beni ve kardeşimi bağışla! Bizi rahmetinin içine al. Sen merhametlilerin en merhametlisisin. (A'râf, 7/151)

 

رَبِّ لَوْ شِئْتَ أَهْلَكْتَهُم مِّن قَبْلُ وَإِيَّايَ أَتُهْلِكُنَا بِمَا فَعَلَ السُّفَهَاء مِنَّا إِنْ هِيَ إِلاَّ فِتْنَتُكَ تُضِلُّ بِهَا مَن تَشَاء وَتَهْدِي مَن تَشَاء أَنتَ وَلِيُّنَا فَاغْفِرْ لَنَا وَارْحَمْنَا وَأَنتَ خَيْرُ الْغَافِرِينَ وَاكْتُبْ لَنَا فِي هَذِهِ الدُّنْيَا حَسَنَةً وَفِي الآخِرَةِ إِنَّا هُدْنَا إِلَيْكَ
Rabbi lev şi'te ehlektehum min kablu ve iyyâye, e tuhlikunâ bi mâ feales sufehâu minnâ, in hiye illâ fitnetuk tudıllu bihâ men teşâu ve tehdî men teşâu ente veliyyunâ fâğfirlenâ verhamnâ ve ente hayrûl gâfirîn. Vektub lenâ fî hâzihid dunyâ haseneten ve fîl âhıreti innâ hudnâ ileyk.

Rabbim! dedi, dileseydin bunları da, beni de daha önce helâk ederdin. Şimdi bizi, içimizdeki o beyinsizlerin yaptıkları yüzünden helâk mi edeceksin? O iş de senin imtihanından başka bir şey değildi. Sen bu imtihanla dilediğini sapıklıkta bırakır, dilediğini de hidayete erdirirsin. Bizim velimiz sensin. Artık bizi bağışla, merhamet et, sen bağışlayanların en hayırlısısın.» Ve bize hem bu dünyada bir iyilik yaz, hem de ahirette. Biz gerçekten de tevbe edip senin hidayetine döndük. (A'râf, 7/155-156)

 

Yüce Allah, Musa (a.s.)'a kendisini ilâh yerine koyan Firavun'a gidip onu imana davet etmesini emretti. Musa (a.s.), bu görev üzerine şöyle dua etti:

قَالَ رَبِّ اشْرَحْ لِي صَدْرِي وَيَسِّرْ لِي أَمْرِي وَاحْلُلْ عُقْدَةً مِّن لِّسَانِي يَفْقَهُوا قَوْلِي وَاجْعَل لِّي وَزِيرًا مِّنْ أَهْلِي هَارُونَ أَخِي اشْدُدْ بِهِ أَزْرِي وَأَشْرِكْهُ فِي أَمْرِي كَيْ نُسَبِّحَكَ كَثِيرًا وَنَذْكُرَكَ كَثِيرًا إِنَّكَ كُنتَ بِنَا بَصِيرًا
Kâle rabbişrah lî sadrî. Ve yessir lî emrî. Vahlul ukdeten min lisânî. Yefkahû kavlî. Vec'al lî vezîren min ehlî. Hârûne ahî. Uşdud bihî ezrî. Ve eşrikhu fî emrî. Key nusebbihake kesîrâ. Ve nezkureke kesîrâ. İnneke kunte binâ basîrâ.

Musa dedi ki: "Ey Rabbim! Benim göğsüme genişlik ver, İşimi kolaylaştır, Dilimden düğümü çöz. Ki, sözümü iyi anlasınlar. Bir de bana ailemden bir vezir ver. Kardeşim Harun'u (ver). Onunla arkamı kuvvetlendir. (Elçilik) işimde onu bana ortak et. Ki seni çok tesbih edelim. Seni çok analım. Şüphe yok ki sen bizi görüp duruyorsun." (Tâ-hâ, 20/25-35)

 

أَعُوذُ بِاللّهِ أَنْ أَكُونَ مِنَ الْجَاهِلِينَ
Eûzu billâhi en ekûne minel câhilîn.

Böyle cahillerden biri olmaktan Allah'a sığınırım. (Bakara, 2/67)

 

إِنِّي عُذْتُ بِرَبِّي وَرَبِّكُم مِّن كُلِّ مُتَكَبِّرٍ لَّا يُؤْمِنُ بِيَوْمِ الْحِسَابِ
İnnî uztu bi rabbî ve rabbikum min kulli mutekebbirin lâ yû'minu bi yevmil hisâb.

Ben hesap gününe inanmayan her kibirliden, benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah'a sığınırım. (Mümin, 40/27)

 

وَأُفَوِّضُ أَمْرِي إِلَى اللَّهِ إِنَّ اللَّهَ بَصِيرٌ بِالْعِبَادِ
Ve ufevvidu emrî ilâllâh, innallâhe basîrun bil ibâd.

Ben işimi Allah'a havale ediyorum. Şüphesiz Allah, kullarını görür, gözetir. (Mü'min, 40/44)

 

فَاصْبِرْ إِنَّ وَعْدَ اللَّهِ حَقٌّ وَاسْتَغْفِرْ لِذَنبِكَ وَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ بِالْعَشِيِّ وَالْإِبْكَارِ
Fasbir inne va'dallâhi hakkun vestağfir li zenbike ve sebbih bi hamdi rabbike bil aşiyyi vel ibkâr.

O halde sabret. Çünkü Allah'ın vaadi haktır. Hem günahından dolayı istiğfar et ve akşam sabah Rabbini hamdiyle tesbih et. (Mümin, 40/55)

 

 رَبِّ إِنِّي لا أَمْلِكُ إِلاَّ نَفْسِي وَأَخِي فَافْرُقْ بَيْنَنَا وَبَيْنَ الْقَوْمِ الْفَاسِقِينَ
Rabbi innî lâ emliku illâ nefsî ve ahî fefruk beynenâ ve beynel kavmil fâsikîn.

Ey Rabbim! Ben, kendimle kardeşimden başkasına söz geçiremiyorum, artık bizimle bu fâsık kavmin arasını ayır. (Maide, 5/25)

 

وَقَالَ مُوسَى رَبَّنَا إِنَّكَ آتَيْتَ فِرْعَوْنَ وَمَلأهُ زِينَةً وَأَمْوَالاً فِي الْحَيَاةِ الدُّنْيَا رَبَّنَا لِيُضِلُّواْ عَن سَبِيلِكَ رَبَّنَا اطْمِسْ عَلَى أَمْوَالِهِمْ وَاشْدُدْ عَلَى قُلُوبِهِمْ فَلاَ يُؤْمِنُواْ حَتَّى يَرَوُاْ الْعَذَابَ الأَلِيمَ
Ve kâle mûsâ rabbenâ inneke âteyte fir'avne ve melâhu zîneten ve emvâlen fîl hayâtid dunyâ rabbenâ li yudıllû an sebîlik, rabbenatmis alâ emvâlihim veşdud alâ kulûbihim fe lâ yu'minû hattâ yerevul azâbel elîm.

Musa dedi: "Ey Rabbimiz! Sen Firavun'a ve adamlarına şu dünya hayatında göz kamaştırıcı zenginlik ve bol bol servet verdin. Ey Rabbimiz! Senin yolundan saptırsınlar diye mi? Ey Rabbimiz! Onların mallarını sil süpür ve kalblerine sıkıntı düşür. Çünkü onlar o acıklı azabı görmedikçe iman etmeyecekler." (Yunus, 10/88)

 

10- Hz. Süleyman (a.s.)

وَلَقَدْ آتَيْنَا دَاوُودَ وَسُلَيْمَانَ عِلْمًا وَقَالَا الْحَمْدُ لِلَّهِ الَّذِي فَضَّلَنَا عَلَى كَثِيرٍ مِّنْ عِبَادِهِ الْمُؤْمِنِينَ
Ve lekad âteynâ dâvûde ve suleymâne ilmâ, ve kâlal hamdu lillâhillezî faddalenâ alâ kesîrin min ibâdihil mu'minîn.

Andolsun ki biz, Davud'a ve Süleyman'a bir ilim verdik. Onlar: "Bizi mümin kullarının birçoğundan üstün kılan Allah'a hamd olsun" dediler. (Neml, 27/15)

 

رَبِّ أَوْزِعْنِي أَنْ أَشْكُرَ نِعْمَتَكَ الَّتِي أَنْعَمْتَ عَلَيَّ وَعَلَى وَالِدَيَّ وَأَنْ أَعْمَلَ صَالِحًا تَرْضَاهُ وَأَدْخِلْنِي بِرَحْمَتِكَ فِي عِبَادِكَ الصَّالِحِينَ
Rabbi evzı'nî en eşkure ni'metekelletî en'amte aleyye ve âlâ vâlideyye ve en a'mele salihan terdâhu ve edhılnî bi rahmetike fî ibâdikes sâlihîn.

Ey Rabbim! Bana ve ana babama verdiğin nimete şükretmemi ve hoşnut olacağın iyi iş yapmamı gönlüme getir. Rahmetinle, beni iyi kulların arasına kat. (Neml, 27/19)

 

Hz. Süleyman (a.s.), şiddetli bir hastalığa yakalanır, cansız ceset denecek hâle gelir, sonra tekrar sağlığına kavuşur ve Allah'a şöyle dua eder:

 

رَبِّ اغْفِرْ لِي وَهَبْ لِي مُلْكًا لَّا يَنبَغِي لِأَحَدٍ مِّنْ بَعْدِي إِنَّكَ أَنتَ الْوَهَّابُ
Rabbiğfir lî veheb lî mulken lâ yenbağî li ehadin min ba'dî, inneke entel vehhâb.

Ey Rabbim! Beni bağışla ve bana öyle bir mülk ihsan et ki, ardımdan hiç kimseye yaraşmasın. Şüphesiz, bütün dilekleri veren sensin. (Sâd, 38/35)

 

11- Hz. Yunus (a.s.)

لَّا إِلَهَ إِلَّا أَنتَ سُبْحَانَكَ إِنِّي كُنتُ مِنَ الظَّالِمِينَ
Lâ ilâhe illâ ente subhâneke innî kuntu minez zâlimîn.

Senden başka ilâh yoktur, sen münezzehsin, Şüphesiz ben haksızlık edenlerden oldum. ( Enbiya, 21/87) 

 

12- Hz. Zekeriya (a.s.)

رَبِّ هَبْ لِي مِن لَّدُنْكَ ذُرِّيَّةً طَيِّبَةً إِنَّكَ سَمِيعُ الدُّعَاء
Rabbi heblî min ledunke zurriyyeten tayyibeh, inneke semîud duâ'.

Rabbim! Bana katından hayırlı bir nesil ver. Şüphesiz sen, duayı hakkıyle işitensin. (Âl-i İmrân, 3/38)

 

رَبِّ لَا تَذَرْنِي فَرْدًا وَأَنتَ خَيْرُ الْوَارِثِينَ
Rabbi lâ tezernî ferden ve ente hayrul vârisîn.

"Rabbim! Beni tek başıma bırakma, sen varislerin en hayırlısısın" diye nida etmişti. (Enbiyâ, 21/89)

 

13- Hz. İsa (a.s.)

اللَّهُمَّ رَبَّنَا أَنزِلْ عَلَيْنَا مَآئِدَةً مِّنَ السَّمَاء تَكُونُ لَنَا عِيداً لِّأَوَّلِنَا وَآخِرِنَا وَآيَةً مِّنكَ وَارْزُقْنَا وَأَنتَ خَيْرُ الرَّازِقِينَ
Allâhumme rabbenâ enzil aleynâ mâideten mines semâi tekûnu lenâ îden li evvelinâ ve âhirinâ ve âyeten mink, verzuknâ ve ente hayrur râzikîn.

Allah'ım, Rabbımız, bizim üzerimize gökten bir sofra indir ki, bizim için, önce ve sonra gelenlerimiz için bir bayram ve senden bir mucize olsun. Bizi rızıklandır, sen rızık verenlerin en hayırlısısın!. (Maide, 5/114)

PEYGAMBER DUALARI-4

14- Peygamberimiz Hz.Muhammed (s.a.s.)
اللَّهُمَّ مَالِكَ الْمُلْكِ تُؤْتِي الْمُلْكَ مَن تَشَاء وَتَنزِعُ الْمُلْكَ مِمَّن تَشَاء وَتُعِزُّ مَن تَشَاء وَتُذِلُّ مَن تَشَاء بِيَدِكَ الْخَيْرُ إِنَّكَ عَلَىَ كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ تُولِجُ اللَّيْلَ فِي الْنَّهَارِ وَتُولِجُ النَّهَارَ فِي اللَّيْلِ وَتُخْرِجُ الْحَيَّ مِنَ الْمَيِّتِ وَتُخْرِجُ الَمَيَّتَ مِنَ الْحَيِّ وَتَرْزُقُ مَن تَشَاء بِغَيْرِ حِسَابٍ 

Allâhumme mâlikel mulki tû'til mulke men teşâu ve tenziul mulke mimmen teşâ', ve tuizzu men teşâu ve tuzillu men teşâ', bi yedikel hayr, inneke alâ kulli şey'in kadîr. Tûlicul leyle fîn nehâri ve tûlicun nehâra fîl leyl, ve tuhricul hayya minel meyyiti ve tuhricul meyyite minel hayy, ve terzuku men teşâu bi gayri hısâb.

Ey mülkün sahibi Allah'ım! Sen mülkü dilediğine verirsin, dilediğinden de onu çeker alırsın, dilediğini aziz edersin, dilediğini zelil edersin. Hayır Senin elindedir. Muhakkak ki, Sen her şeye kâdirsin. Geceyi gündüzün içine sokarsın, gündüzü gecenin içine sokarsın; ölüden diri çıkarırsın, diriden ölü çıkarırsın. Dilediğine de hesapsız rızık verirsin. (Al-i İmran: 3/26-27)

 
حَسْبِيَ اللّهُ لا إِلَهَ إِلاَّ هُوَ عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُ وَهُوَ رَبُّ الْعَرْشِ الْعَظِيمِ 

Hasbîyallâh, lâ ilâhe illâ hûv, aleyhi tevekkeltu ve huve rabbul arşil azîm.

Bana Allah yeter. O'ndan başka ilâh yoktur. Ben O'na dayanmaktayım ve O, o büyük Arş'ın Rabbidir. (Tevbe, 9/129)

 

رَبِّ احْكُم بِالْحَقِّ وَرَبُّنَا الرَّحْمَنُ الْمُسْتَعَانُ عَلَى مَا تَصِفُونَ
Rabbıhkum bil hakk, ve rabbuner rahmânul musteânu alâ mâ tasıfûn.

Ey Rabbim! Aramızda gerçekle hükmet ve Rabbimiz O Rahmân'dır ki, isnad ettiğiniz (yalan) vasıflarınıza karşı yardımına sığınılacak olan ancak O'dur. (Enbiyâ, 21/112)

 

رَّبِّ إِمَّا تُرِيَنِّي مَا يُوعَدُونَ رَبِّ فَلَا تَجْعَلْنِي فِي الْقَوْمِ الظَّالِمِينَ
Rabbi immâ turiyennî mâ yûadûn. Rabbi fe lâ tec'alnî fil kavmiz zâlimîn.

Rabbim! Eğer onlara yöneltilen tehdidi (dünyevî sıkıntıyı ve uhrevî azabı) mutlaka göstereceksen. Bu durumda beni, o zalimler topluluğunda bulundurma, Rabbim! (Mü'minûn, 23/93–94)

 

رَّبِّ أَعُوذُ بِكَ مِنْ هَمَزَاتِ الشَّيَاطِينِ وَأَعُوذُ بِكَ رَبِّ أَن يَحْضُرُونِ
Rabbi eûzu bike min hemezâtiş şeyâtîn. Ve eûzu bike rabbi en yahdurûn.

Rabbim! Şeytanların kışkırtmalarından sana sığınırım! Onların yanımda bulunmalarından da sana sığınırım. (Mü'minûn, 23/97–98)

 

رَّبِّ اغْفِرْ وَارْحَمْ وَأَنتَ خَيْرُ الرَّاحِمِينَ
Rabbiğfir verham ve ente hayrur râhımîn.

Rabbim, bağışla ve merhamet et! Sen merhametlilerin en iyisisin. (Mü'minûn, 23/118)

 

رَّبِّ أَدْخِلْنِي مُدْخَلَ صِدْقٍ وَأَخْرِجْنِي مُخْرَجَ صِدْقٍ وَاجْعَل لِّي مِن لَّدُنكَ سُلْطَانًا نَّصِيرًا
Rabbi edhılnî mudhale sıdkın ve ahricnî muhrece sıdkın vec'al lî min ledunke sultânen nasîrâ.

Rabbim! Beni, takdir ettiğin yere gönül rahatlığı ve huzur içinde koy ve çıkacağım yerden de dürüstlükle ve selametle çıkmamı sağla. Bana katından yardım edici bir kuvvet ver. (İsrâ, 17/80)

 

رَّبِّ زِدْنِي عِلْمًا
Rabbi zidnî ılmâ.

Rabbim! benim ilmimi artır. (Tâ-hâ, 20/114)

 

هُوَ رَبِّي لا إِلَهَ إِلاَّ هُوَ عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُ وَإِلَيْهِ مَتَابِ
Huve rabbî lâ ilâhe illâ hû, aleyhi tevekkeltu ve ileyhi metâb.

O Rahmân benim Rabbimdir, O'ndan başka tanrı yoktur. Ben O'na dayandım, tevbem de O'nadır. (Ra'd, 13/30)

 

 رَبَّنَا اغْفِرْ لَنَا وَلِإِخْوَانِنَا الَّذِينَ سَبَقُونَا بِالْإِيمَانِ وَلَا تَجْعَلْ فِي قُلُوبِنَا غِلًّا لِّلَّذِينَ آمَنُوا رَبَّنَا إِنَّكَ رَؤُوفٌ رَّحِيمٌ
Rabbenâğfir lenâ ve li ihvâninellezîne sebekûnâ bil îmâni ve lâ tec'al fî kulûbinâ gıllen lillezîne âmenû rabbenâ inneke raûfun rahîm.

Rabbimiz, bizi ve bizden önce inanan kardeşlerimizi bağışla, kalplerimizde inananlara karşı bir kin bırakma! Rabbimiz! Sen çok şefkatli, çok merhametlisin! (Haşr, 59/10)

 

هُوَ اللَّهُ الَّذِي لَا إِلَهَ إِلَّا هُوَ عَالِمُ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِ هُوَ الرَّحْمَنُ الرَّحِيمُ هُوَ اللَّهُ الَّذِي لَا إِلَهَ إِلَّا هُوَ الْمَلِكُ الْقُدُّوسُ السَّلَامُ الْمُؤْمِنُ الْمُهَيْمِنُ الْعَزِيزُ الْجَبَّارُ الْمُتَكَبِّرُ سُبْحَانَ اللَّهِ عَمَّا يُشْرِكُونَ هُوَ اللَّهُ الْخَالِقُ الْبَارِئُ الْمُصَوِّرُ لَهُ الْأَسْمَاء الْحُسْنَى يُسَبِّحُ لَهُ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ وَهُوَ الْعَزِيزُ الْحَكِيمُ
Huvallâhullezî lâ ilâhe illâ huve, âlimul gaybi veş şehâdeh, huver rahmânur rahîm. Huvallâhullezî lâ ilâhe illâ huve, elmelikul kuddûsus selâmul mû'minul muheyminul azîzul cebbârul mutekebbir, subhânallâhi ammâ yuşrikûn. Huvallâhul hâlikul bâriûl musavviru lehul esmâul husnâ, yusebbihu lehu mâ fîs semâvâti vel ard ve huvel azîzul hakîm.

O, öyle Allah'tır ki O'ndan başka tanrı yoktur. Görülmeyeni ve görüleni bilendir. O, esirgeyen bağışlayandır. O, öyle bir Allah'tır ki, kendisinden başka hiçbir tanrı yoktur. O, mâlik ve sahiptir, münezzehtir, selâmet verendir, emniyete kavuşturandır, gözetip koruyandır, üstündür, istediğini zorla yaptıran, büyüklükte eşi olmayandır. Allah puta tapanların ortak koştukları şeylerden münezzehtir. O, yaratan, var eden, varlıklara şekil veren Allah'tır. En güzel isimler O'nundur. Göklerde ve yerde olanlar O'nun şânını yüceltmektedirler. O, gâlib olan, her şeyi hikmeti uyarınca yapandır. (Haşr, 59/22-24)

 

الْحَمْدُ لِلّهِ الَّذِي خَلَقَ السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضَ وَجَعَلَ الظُّلُمَاتِ وَالنُّورَ ثُمَّ الَّذِينَ كَفَرُواْ بِرَبِّهِم يَعْدِلُونَ
Elhamdu lillâhillezî halakas semâvâti vel arda ve cealez zulumâti ven nûr, summellezîne keferû bi rabbihim ya'dilûn.

Hamd, gökleri ve yeri yaratan, karanlıkları ve aydınlığı var eden Allah'a mahsustur. Böyleyken kâfirler hâlâ Rablerine başkalarını eşit sayıyorlar. (En'âm, 6/1)

 

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا تُوبُوا إِلَى اللَّهِ تَوْبَةً نَّصُوحًا عَسَى رَبُّكُمْ أَن يُكَفِّرَ عَنكُمْ سَيِّئَاتِكُمْ وَيُدْخِلَكُمْ جَنَّاتٍ تَجْرِي مِن تَحْتِهَا الْأَنْهَارُ يَوْمَ لَا يُخْزِي اللَّهُ النَّبِيَّ وَالَّذِينَ آمَنُوا مَعَهُ نُورُهُمْ يَسْعَى بَيْنَ أَيْدِيهِمْ وَبِأَيْمَانِهِمْ يَقُولُونَ رَبَّنَا أَتْمِمْ لَنَا نُورَنَا وَاغْفِرْ لَنَا إِنَّكَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ
Yâ eyyuhellezîne âmenû tûbû ilâllâhi tevbeten nasûhâ, asâ rabbukum en yukeffire ankum seyyiâtikum ve yudhilekum cennâtin tecrî min tahtihel enhâru, yevme lâ yuhzîllâhun nebiyye vellezîne âmenû meah, nûruhum yes'â beyne eydîhim ve bi eymânihim yekûlûne rabbenâ etmim lenâ nûrenâ vagfir lenâ, inneke alâ kulli şey'in kadîr.

Ey iman edenler! Samimi bir tevbe ile Allah'a dönün. Umulur ki Rabbiniz sizin kötülüklerinizi örter, Peygamber'i ve onunla birlikte iman edenleri utandırmayacağı günde Allah sizi, içlerinden ırmaklar akan cennetlere sokar. Çünkü onların nurları, önlerinde ve yanlarında koşar da, «Ey Rabbimiz! Nurumuzu tamamla, bizi bağışla, çünkü sen her şeye kâdirsin.» derler. (Tahrim, 66/8)

 

قُلْ هَذِهِ سَبِيلِي أَدْعُو إِلَى اللّهِ عَلَى بَصِيرَةٍ أَنَاْ وَمَنِ اتَّبَعَنِي وَسُبْحَانَ اللّهِ وَمَا أَنَاْ مِنَ الْمُشْرِكِينَ
Kul hâzihî sebîlî ed'û ilallâhi alâ basîretin ene ve menittebeanî, ve subhânallâhi ve mâ ene minel muşrikîn.

De ki: İşte benim yolum budur; basiret üzere Allah'a davet ediyorum. Ben ve bana uyanlar (işte böyleyiz). Ben Allah'ı tesbih ederim ve ben müşriklerden değilim. (Yusuf, 12/108)

"Hesap Günü'nün sahibi, affı bol, affeden, Alemlerin Rabbi Allah'ım. Sadece sana kulluk ederiz. Yalnız senden yardım istiyoruz. Bizi nimete kavuşturduklarının yoluna ilet; sapıkların ve gadaba uğrayanların değil." Fatiha:1-7

"Ey Rabbimiz! Bizden bunu kabul buyur; şüphesiz sen işitensin, bilensin." Bakara:127

"Ey Rabbimiz! Bizi sana boyun eğenlerden kıl, neslimizden de sana itaat eden bir ümmet çıkar, bize ibadet usullerimizi göster, tevbemizi kabul et; zira, tevbeleri çokça kabul eden, çok merhametli olan ancak sensin."Bakara:128

"Ey Rabbimiz! Onlara, içlerinden senin âyetlerini kendilerine okuyacak, onlara kitap ve hikmeti öğretecek, onları temizleyecek bir peygamber gönder. Çünkü üstün gelen, her şeyi yerli yerince yapan yalnız sensin."Bakara:129

Ey Rabbimiz bize dünya ve ahirette iyilik ver, bizi Cehennem azabından koru!Bakara: 201

Ey Rabbimiz bize sabır, cesaret ve sebat ver, kâfirlere karşı bize yardım et!Bakara: 250

Ey Rabbimiz, unutur veya hataya düşersek bizi sorumlu tutma, bizden öncekilere yüklediğin gibi bize de ağır bir yük yükleme! Ey Rabbimiz, bize gücümüzün yetmediği işleri de yükleme, bizi affet, bizi bağışla, bize acı, sen bizim Mevlamızsın. Kâfirlere karşı bize yardım et!Bakara 286

Ey Rabbimiz, bizi doğru yola ilettikten sonra kalblerimizi kaydırma! Bize, tarafından rahmet bağışla! Lütfu en bol olan sensin.Ali İmran:

Ey Rabbimiz, iman ettik; günahlarımızı bağışla, bizi Cehennem azabından koru.Ali İmran:16

Ey Rabbimiz, günahlarımızı ve işimizdeki taşkınlığı bağışla; yolunda sabit kıl; kâfirlere karşı bizi muzaffer eyle!Ali İmran: 147

Ey Rabbimiz, "Rabbinize inanın" diyen davetçiyi işittik, hemen iman ettik. Artık bizim günahlarımızı bağışla, kötülüklerimizi ört, ruhumuzu iyilerle beraber al! Ey Rabbimiz, bize, peygamberlerin vasıtasıyla vâdettiklerini de ikram et ve kıyamette bizi rezil-rüsvay etme; şüphesiz sen vâdinden caymazsın. Ali İmran: 193-194

Ey Rabbimiz, bize çok sabır ver, müslüman olarak canımızı al! Araf: 126


Ey Rabbim, beni ve neslimi namazı devamlı kılanlardan eyle; duâmı kabul et, kıyamette hesab olunacağı gün beni, ana-babamı ve müminleri bağışla!İbrahim: 40-41

[Ey Rabbim, bana hikmet ver ve beni salihler arasına kat! Şuara: 83



AMIN...

Duanın Kabulü: Büyük zatlar, bir kimse dua ettiği zaman 7 kere "Yâ Vehhâb" dese o kimsenin duasını Allah teala kabul eder, demişlerdir. 

Evden Çıkarken Okunacak Dua: "Bismillahi tevekkeltü alallah, velâ havle velâ kuvvete illâ billah.(Allah'ım ismiyle, Allah'a tevekkül ettim. Kuvvet ve ibadet ve taat yapmak ancak Allah'ın yardımıyladır.) 

Ezandan Sonra Okunmasını Tavsiye Ettikleri: Ey bu tam davetin sahibi ve kılınacak namazın Rabbi, Muhammed Aleyhisselâm'a vesile ve fazileti ver. O'nu kendisine vaadettiğin Makam-ı Mahmud'a eriştir...işinde sebat eden, nimetine şükreden, ibâdetini güzel yapan, doğru konuşanlardan eyle! Sıhhat, afiyet ve güzel ahlâk ver! Kaza ve kaderine rıza gösterenlerden eyle! 

Hafızayı Kuvvetlendirmek için: Allahummerzukna hıfzal mürseliyn ve ilhamel enbiyai ve fehmel evliyai bikeramike ya ekremel ekramiyn vebirahmetike ya erhamerrahimiyn...Seher vaktinde 70 kere 1 ay okumaya devam edilirse Allah'ın izniyle devam edenin hafızası kuvvetli olur.

Hastalığın Allah'ın izniyle sıhhate dönüşmesi: Hz.Hızır aleyhisselamdan nakledildiğine göre bir kimse bir hastanın hatırını sormaya gittiğinde şifa niyetine...112 kere "Allahümme ente'l-melikü'l-hakku'llezi lâ ilâhe illâ ente yâ Allah ve Selâmü ya Kâfi...3 kere de "Yâ Şifae'l Kulûb" dese o hastanın hastalığı Allah'ın izniyle sıhhate dönüşür...Yâ Selâm" Her kim bu ismi 161 kere hasta üzerine okusa o hasta sihhat bulur. (7)

ihtiyacın karşılanması sıkıntının giderilmesi: Bir şey isteyen, düşman elinde bağlı kalan, rızkında darlık olan, ticaretinde ve kazancında çokluk ve kârlıllık olmayan veya seyrü sülûkünde her hangi bir fethi olmayan kimse üç gece veya yedi gece boyunca gece yarısı abdest alıp ve iki rekat namaz kılıp başını açarak ellerini havaya kaldırarak "Yâ Vehhâb" dedikten sonra ihtiyacını Cenab-ı Hakk'a arzetse Allahü teala onun ihtiyacını karşılar, sıkıntısını giderir

iki kişi arasındaki bir ihtilafın kaldırılması: Bir yemek üzerine "Yâ Vedûd" ismini 1000 kere okuyup sonra o yemeği o muhalefet eden kimseye verirse ve yedirirse aradaki anlaşmazlık ortadan kalkar.(7). 

Kaybettiği bir şeyi bulmak: Bir kimse bir şeyi kaybetse, bir parça kağıt üzerine "Ya Hakk" lafzını yazsa ve geceleyin o kağıdı eli üzerine koyup gökyüzüne baksa o zayi eylediği şeyi Allah'ın izniyle bulur.(7)

Kişinin Yaptığı Dualar içerisinde En Hayırlısı: (Ey Allah'ım! Senden dünya ve ahirette afiyet istiyorum." (3) Kulağıma, gözüme sıhhat ver! Küfürden, fakirlik ve kabir azabından, zulmetmekten ve zulme uğramaktan sana sığınırım.

Kişinin Kendi Ölümü için Yapacağı Dua: Allahumme ahyini mâkânetil hayatü hayran li ve teveffeni iza kânetil vefatü hayren li. (Allah'ım, yaşamam hayırlı olduğu ana kadar beni yaşat, ölüm hayırlı olduğu anda da beni öldür.) 

Kur�ân-ı Kerîmi Bitirdiği Zaman: Allahım! Kur�ân-ı kerîm hürmetine bana rahmet eyle, Kur�ânı bana îmân, nûr, hidâyet ve rahmet kıl, Allahım Kur�ân-ı kerîmden unuttuğum oldu ise bana hatırlat, anlamadığım olduğu ise bana anlat, gece ve gündüzde Kur�ân okumayı bana nasib et, Kur�ân-ı kerîmi lehimde hüccet kıl. Ey âlemlerin Rabbi..



Hadîs-i Şerifler ışığında

Hadîs-i Şerifler ışığında Günlük Duâlar
(Sabah-akşam 7 defa "Allahümme ecirnî minennâr" diyen cehennemden kurtulur.) (Ebu Davud)

(Sabah-akşam, 3 defa, "Bismillâhillezî lâ yedurru maasmihi şeyün fil erdı velâ fissemâi ve hüvessemîul alîm" okuyan, büyücü ve zalimden emin olur.) [İ. Mâce]

(Sabah 3 defa, "Eûzü billahis-semîil alîm-i mineşşeytânirracîm" dedikten sonra Besmele ile Haşr suresinin son üç ayetini okuyana, 70 bin melek, akşama kadar duâ eder. O gün ölürse şehit olur. Akşam okursa yine aynı şeylere kavuşur.) [Tirmizî]

(Şirkten korunmak için "Allahümme innî eûzübike min en-üşrike bike şey-en ve ene a’lemü ve estağfiruke li-mâ lâ a’lemü inneke ente allâmülguyûb" okuyun!) [İ. Ahmed]

(Sabah-akşam 7 defa "Hasbiyallahü lâ ilâhe illâ hu, aleyhi tevekkeltü ve hüve Rabbül-arşil-azîm" okuyanın dünya ve ahiret işine Allah kâfi gelir.) [Beyhekî]

"(Allahümme ma esbaha bî min ni’metin ev bi ehadin min halkıke, fe minke vahdeke lâ şerîke leke, felekel hamdü ve lekeşşükr" duâsını, gündüz okuyan o günün, akşam okuyan o gecenin şükrünü ifâ etmiş olur.) [Akşam "esbaha" yerine "emsâ" denir.]

(Sabah-akşam on defa, "Lâ ilâhe illallahü vahdehü lâ-şerîkeleh lehül-mülkü ve lehül-hamdü yuhyî ve yümît ve hüve alâ külli şeyin kadîr" okuyan kimse, kötülüklerden korunur.) [Nesâî]

(Bir kimse, sabah-akşam yüz defa "Sübhânallahi ve bihamdihi" derse, o gün ve o gece hiç kimse onun kadar sevap kazanamaz.) [Deylemî]

(Evden çıkarken "Bismillâhi, tevekkeltü alallahi, lâ havle ve lâ kuvvete illâ billah" diyen, tehlikelerden korunur ve şeytan ondan uzaklaşır.) [Tirmizî]

(Lâ havle... okumak, doksandokuz derde devadır. Bunların en hafifi sıkıntıdan kurtulmaktır.) [Ebû Nuaym]

İmam-ı Rabbanî (ks) Hazretleri, din ve dünya zararlarından kurtulmak için her gün 500 defa "Lâ havle velâ kuvvete illâ billah" okurdu. Okumaya başlarken ve okuyunca yüzer defa Salevat getirirdi. (Tefsir-i Mazherî)]

(Hergün yüz defa salevat getiren, münafıklıktan ve cehennem ateşinden uzaklaşır ve kıyamette şehitlerle beraber olur.) [Taberânî]

(Günde 25 defa "Allahümme bâriklî fil mevt ve fî mâ ba’delmevt" okuyan şehit olarak ölür.) (Redd-ül Muhtar)

(Gece Âmenerrasulüyü okuyana, her şey için yeterlidir. Bu iki ayeti yatsıdan sonra okuyana, geceyi ibadetle geçirmiş sevabı verilir.) [Şir’a]

(Tebârekeyi okumadan yatma! Kabir azabını def eder. Her gece Tebâreke okuyan, Kadr gecesini ihya etmiş gibi sevaba kavuşur.) [Eyoğul İlmihâli]

(Eve girerken İhlas suresini okuyan, yoksulluk görmez.) [T. Kurtubî]

(Evden çıkarken Âyet-el kürsî okuyana, melekler, evine gelinceye kadar duâ eder.) [Eyoğul İlmihâli]

İstiğfâra devam etmek

(İstiğfâra devam eden kimse, her sıkıntıdan kurtulur, ummadığı yerden rızıklanır.) [İbni Mâce]

[İstiğfâr olarak "Estağfirullah el azîm ellezî lâ ilâhe illâ hüvel hayyel kayyûm ve etûbü ileyh" okumalıdır.

(Günde yüz kere "Lâ ilâhe illallah" diyen kimsenin, kıyamet gününde yüzü ay gibi parlar.) [Taberânî]

(Bir yere gelen, "Eûzü bikelimâtillahittammâti min şerri ma haleka" okursa, o yerden kalkıncaya kadar, ona hiçbir şey zarar veremez.) [Müslim]

(Sıkıntılı veya borçlu, bin kerre "Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billahil aliyyil azîm" derse, Allahü teâlâ işini kolaylaştırır.) [Şir’a]
Seyyid Abdülhakim Efendi (ks) Hazretleri buyuruyor ki:

"Yatağa abdestli gir, Eûzü Besmele çek, sağ yanın üzerine kıbleye karşı yat, sağ avucunu sağ yanağının altına koy, Ayet-el-kürsî, 3 İhlas, bir Fatiha ve birer defa iki kul e’uzüden sonra 3 defa "Estağfirullah el-azîm ellezî lâ ilâhe illâhu" oku, sonuncusuna "el-hayyel kayyûme ve etûbü ileyh" ekle.

On defa da, "Lâ havle velâ kuvvete illâ billah" oku, sonuncusuna "-hil aliyyil azîm ellezîlâ ilâhe illâhu" ilave et! (Ey Oğul İlmihali)

Uykudan uyanınca, "Allahümmağfirlî" demek çok sevaptır.

Yatağa girince 3 defa "Estağfirullah el azîm ellezî lâ ilâhe illâ hüvel hayyel kayyûm ve etûbü ileyh okuyan kimsenin günahları, deniz köpüğü kadar pek çok olsa da, affolur. [Tirmizî]

Her gece yatarken yüz defa, "Sübhânallahi velhamdü lillahi ve lâ ilâhe illallahü vallahü ekber" okuyan kimse, kendini hesaba çekmiş sayılır.

(Sabah-akşam 7 defa "Allahümme ecirnî minennâr" diyen cehennemden kurtulur.) (Ebu Davud)

(Sabah-akşam, 3 defa, "Bismillâhillezî lâ yedurru maasmihi şeyün fil erdı velâ fissemâi ve hüvessemîul alîm" okuyan, büyücü ve zalimden emin olur.) [İ. Mâce]

(Sabah 3 defa, "Eûzü billahis-semîil alîm-i mineşşeytânirracîm" dedikten sonra Besmele ile Haşr suresinin son üç ayetini okuyana, 70 bin melek, akşama kadar duâ eder. O gün ölürse şehit olur. Akşam okursa yine aynı şeylere kavuşur.) [Tirmizî]

(Şirkten korunmak için "Allahümme innî eûzübike min en-üşrike bike şey-en ve ene a’lemü ve estağfiruke li-mâ lâ a’lemü inneke ente allâmülguyûb" okuyun!) [İ. Ahmed]

(Sabah-akşam 7 defa "Hasbiyallahü lâ ilâhe illâ hu, aleyhi tevekkeltü ve hüve Rabbül-arşil-azîm" okuyanın dünya ve ahiret işine Allah kâfi gelir.) [Beyhekî]

"(Allahümme ma esbaha bî min ni’metin ev bi ehadin min halkıke, fe minke vahdeke lâ şerîke leke, felekel hamdü ve lekeşşükr" duâsını, gündüz okuyan o günün, akşam okuyan o gecenin şükrünü ifâ etmiş olur.) [Akşam "esbaha" yerine "emsâ" denir.]

(Sabah-akşam on defa, "Lâ ilâhe illallahü vahdehü lâ-şerîkeleh lehül-mülkü ve lehül-hamdü yuhyî ve yümît ve hüve alâ külli şeyin kadîr" okuyan kimse, kötülüklerden korunur.) [Nesâî]

(Bir kimse, sabah-akşam yüz defa "Sübhânallahi ve bihamdihi" derse, o gün ve o gece hiç kimse onun kadar sevap kazanamaz.) [Deylemî]

(Evden çıkarken "Bismillâhi, tevekkeltü alallahi, lâ havle ve lâ kuvvete illâ billah" diyen, tehlikelerden korunur ve şeytan ondan uzaklaşır.) [Tirmizî]

(Lâ havle... okumak, doksandokuz derde devadır. Bunların en hafifi sıkıntıdan kurtulmaktır.) [Ebû Nuaym]

İmam-ı Rabbanî (ks) Hazretleri, din ve dünya zararlarından kurtulmak için her gün 500 defa "Lâ havle velâ kuvvete illâ billah" okurdu. Okumaya başlarken ve okuyunca yüzer defa Salevat getirirdi. (Tefsir-i Mazherî)]


(Hergün yüz defa salevat getiren, münafıklıktan ve cehennem ateşinden uzaklaşır ve kıyamette şehitlerle beraber olur.) [Taberânî]

(Günde 25 defa "Allahümme bâriklî fil mevt ve fî mâ ba’delmevt" okuyan şehit olarak ölür.) (Redd-ül Muhtar)

(Gece Âmenerrasulüyü okuyana, her şey için yeterlidir. Bu iki ayeti yatsıdan sonra okuyana, geceyi ibadetle geçirmiş sevabı verilir.) [Şir’a]

(Tebârekeyi okumadan yatma! Kabir azabını def eder. Her gece Tebâreke okuyan, Kadr gecesini ihya etmiş gibi sevaba kavuşur.) [Eyoğul İlmihâli]

(Eve girerken İhlas suresini okuyan, yoksulluk görmez.) [T. Kurtubî]

(Evden çıkarken Âyet-el kürsî okuyana, melekler, evine gelinceye kadar duâ eder.) [Eyoğul İlmihâli]

İstiğfâra devam etmek

(İstiğfâra devam eden kimse, her sıkıntıdan kurtulur, ummadığı yerden rızıklanır.) [İbni Mâce]

[İstiğfâr olarak "Estağfirullah el azîm ellezî lâ ilâhe illâ hüvel hayyel kayyûm ve etûbü ileyh" okumalıdır.

(Günde yüz kere "Lâ ilâhe illallah" diyen kimsenin, kıyamet gününde yüzü ay gibi parlar.) [Taberânî]

(Bir yere gelen, "Eûzü bikelimâtillahittammâti min şerri ma haleka" okursa, o yerden kalkıncaya kadar, ona hiçbir şey zarar veremez.) [Müslim]

(Sıkıntılı veya borçlu, bin kerre "Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billahil aliyyil azîm" derse, Allahü teâlâ işini kolaylaştırır.) [Şir’a]

Seyyid Abdülhakim Efendi (ks) Hazretleri buyuruyor ki:

"Yatağa abdestli gir, Eûzü Besmele çek, sağ yanın üzerine kıbleye karşı yat, sağ avucunu sağ yanağının altına koy, Ayet-el-kürsî, 3 İhlas, bir Fatiha ve birer defa iki kul e’uzüden sonra 3 defa "Estağfirullah el-azîm ellezî lâ ilâhe illâhu" oku, sonuncusuna "el-hayyel kayyûme ve etûbü ileyh" ekle.

On defa da, "Lâ havle velâ kuvvete illâ billah" oku, sonuncusuna "-hil aliyyil azîm ellezîlâ ilâhe illâhu" ilave et! (Ey Oğul İlmihali)

Uykudan uyanınca, "Allahümmağfirlî" demek çok sevaptır.

Yatağa girince 3 defa "Estağfirullah el azîm ellezî lâ ilâhe illâ hüvel hayyel kayyûm ve etûbü ileyh okuyan kimsenin günahları, deniz köpüğü kadar pek çok olsa da, affolur. [Tirmizî]

Her gece yatarken yüz defa, "Sübhânallahi velhamdü lillahi ve lâ ilâhe illallahü vallahü ekber" okuyan kimse, kendini hesaba çekmiş sayılır.



 DUA

Rabbenâ ve’calnâ muslimeyni leke ve min-zurriyetinâ ummeten muslimeten leke ve erinâ menâsikenâ ve tub aleynâ inneke ente’t-evvâbu’r-rahim.

Rabbenâ ve’b’as fihim resûlen minhum yetlû aheyhim âyâtike ve yuallimu-humu’l-kitâbe ve’l-hikmete ve yuzekkîhim inneke ente’l-azîzu’l-hakîm.

Rabbenâ âtinâ fîd-dunyâ haseneten ve fî-l-âhirati haseneten ve kinâ azâbe’n-nâr.

Rabbenâ velâ tahmil aleynâ isran kemâ hameltehû alâllezîne min-kablinâ rabbenâ velâ tuhammilnâ mâ-lâ-tâkate lenâ bih, va’fu annâ va’gfir lenâ ve’r-hamnâ ente mevlânâ fe’n-surnâ alâ’l-kavmil’l-kâfirîn.

Rabbenâ lâtuzig kulûbenâ ba’de iz-hedeytenâ ve heb lenâ min-ledunke rahmeten inneke ente’l-vehhâb.

Ellezîne yukûlûne rabbenâ innenâ âmennâ fe’gfir lenâ zunûbenâ ve kinâ azâbe’n-nâr.

Rabbenâ âmennâ bimâ enzelte ve’t-tebâ’nâ’r-rasûle fe’ktubnâ ma’s-sahidin.

Rabbenâ’gfir lenâ zunûbenâ ve isrâfenâ fî emrinâ ve sebbit akdâmenâ va’n-surnâ alâ’l-kavmil’-kâfirîn.

Rabbenâ mâ-halakte hâzâ bâtilâ, subhaneke fe-kinâ azâben-nâr.

Rabbenâ inneke men-tudhili’n-nâra fekad ahzeyteh vemâ li’z-zâlimîne min ensâr.

Rabbenâ innenâ semi’nâ munâdiyen yunâdî li’l-îmânî enâminû bi-rabbikum fe-âmennâ rabbenâ fagfir lenâ zunubenâ ve keffir annâ seyyi’âtinâ ve teveffenâ maâ’l-ebrâr.

Rabbenâ ve âtinâ ma-vaadtenâ alâ rusulike velâ tuhzinâ yevme’l-kiyâmeti inneke hâ-tuhlifu’l-mîâd

Kaale Isa’bnu Meryeme-allahumme rabbenâ enzil aleynâ mâideten mine’s-semâi tekûnu lenâ îden li-evvelinâ ve âhirinâ ve âyeten minke ve’r-zuknâ ve ente hayru’r-razikîn

Kaalâ rabbenâ zalemnâ enfusenâ ve in-lem-tagfir lenâ ve terhamnâ lenekûmenne mine’l-hâsirîn

Rabbenâ inneke âteyte Fir’avne ve mele’ehû zîneten ve emvâlen fî’l-hayâti’d-dunyâ rabbenâ li-yudillû an-sebîlik, rabbenâ’t-mis alâ emvalihim ve’sdud âlâ kulûbihim felâ yu’minû hattâ yeravu’l-azâbe’l-elîm

Rabbenâ innî eskentu min-zurriyetî bi-vâdin gayri zî-zar’in inde beytik’l-Muharrami rabbenâ liyukîmû’s-salâte fec’al ef’ideten mine’n-nâsi tehvî ileyhim ve’r-zukhum mine’s-semerâti le’allehum yeskurûn.

Rabbenâ inneke ta’lemu mâ-nuhfî vemâ nu’lin vemâ yehfâ alâllahi min-sey’in fî’l-ardi velâ fî’s-semâi elhamdu lillâhillezî vehabe lî alâ’l-kiberî ismâîle ve ishaka inne rabbî le-semîu’d-duâ,

Rabbic’alnî mukîma’s-salâti vemin zurriyetî, rabbenâ ve tekabbel duâ,

Rabbenâ’gfir lî ve livâlideyye ve li’l-mu’minîne yevme yekûmu’l-hisâb.

Rabbenâ âtinâ min-ledunke rahmeten ve heyyi’lenâ min-emrinâ rasadâ.

Rabbenâ heb lenâ min-ezvâzinâ ve zurriyyââtinâ kurrata a’yunin ve’c’alnâ li’l-muttekîne imâmâ.

Rabbenâ’k-sif annâ’l-azâbe innâ mu’minûn.

Rabbenâ aleyke tevekkelnâ ve ileyke enebnâ ve ileyke’l-masîr.

Rabbenâ lâ-tec’alnâ fitneten lillezîne keferû ve’gfir lenâ rabbenâ inneke ente’l-azîzu’l-hakîm.

Rabbenâ’gfir lenâ ve li-ihvâninâ’llezîne sebekûnâ bi’l-îmâni velâ tec’al fî kulûbinâ gilen lillezîne âmenû rabbenâ inneke raûfun rahîm.

Rabbenâ etmim lenâ nûranâ ve’gfir lenâ inneke alâ kulli sey’in kadîr.


Kur’an-i kerimdeki duâ ayetlerinin bazilarinin manalari

Ey Rabbimiz bize dünya ve ahirette iyilik ver, bizi Cehennem azabindan koru! (Bekara 201)

Ey Rabbimiz bize sabir, cesaret ve sebat ver, kâfirlere karsi bize yardim et! (Bekara 250)

Ey Rabbimiz, unutur veya hataya düsersek bizi sorumlu tutma, bizden öncekilere yükledigin gibi bize de agir bir yük yükleme!

Ey Rabbimiz, bize gücümüzün yetmedigi isleri de yükleme, bizi affet, bizi bagisla, bize aci, sen bizim Mevlamizsin. Kâfirlere karsi bize yardim et! (Bekara 286)

Ey Rabbimiz, bizi dogru yola ilettikten sonra kalblerimizi kaydirma! [bizi sapitma] Bize, tarafindan rahmet bagisla! Lütfu en bol olan sensin. (A.Imran

Ey Rabbimiz, iman ettik; günahlarimizi bagisla, bizi Cehennem azabindan koru. (A.Imran 16)

Ey Rabbimiz, günahlarimizi ve isimizdeki taskinligi bagisla; ayaklarimizi [yolunda] sabit kil; kâfirlere karsi bizi muzaffer eyle! (A.Imran 147)

Ey Rabbimiz, "Rabbinize inanin" diyen davetçiyi [peygamberi] isittik, hemen iman ettik. Artik bizim günahlarimizi bagisla, kötülüklerimizi ört, ruhumuzu iyilerle beraber al! Ey Rabbimiz, bize, peygamberlerin vasitasiyla vâdettiklerini de ikram et ve kiyamette bizi rezil-rüsvay etme; süphesiz sen vâdinden caymazsin. (A.Imran 193-194)

Ey Rabbimiz, bize çok sabir ver, müslüman olarak canimizi al! (Araf 126)

Ey Rabbim, beni ve neslimi namazi devamli kilanlardan eyle; duâmi kabul et, kiyamette hesab olunacagi gün beni, ana-babami ve müminleri bagisla! (Ibrahim 40-41)

Ey Rabbim, bana hikmet ver ve beni salihler arasina kat! (Suara 83)
xdosyalar.com



 

Her sabah bir kere “Allahümme mâ esbaha bî min nîmetin ev bi-ehadin min halkike, fe minke vahdeke, lâ serîke leke, fe lekel hamdü ve lekessükr” ( 12)demeli ve her aksam (Mâ esbaha) yerine (Mâ emsâ) diyerek, hepsini aynen okumalidir.

Peygamberimiz buyurdu ki,”Bu duâyi gündüz okuyan, o günün sükrünü yapmis olur. Gece okuyunca, o gecenin sükrünü îfâ etmis olur”. Abdestli okumak iyi olur ise de sart degildir. Hergün ve her gece okumalidir.

Hamd ve sükür için de su duâ okunmalidir: 

“El-hamdü-lillâhi dâimen ve alâ külli hâl ve E'ûzü billâhi min hâl-i ehlinnâr”. (14)

Su duâ da okunmalidir:

“Elhamdülillahi alâ ni’metil islâm. Ve alâ tevfîkil îmân. Ve alâ hidâyetil rahmân.” (53)

xdosyalar.com

Dert ve Belâdan Kurtulmak Için Okunacak Duâ

Hadis-i serifte buyuruldu ki, “Birinize derd ve belâ gelince, Yûnüs Peygamberin duâsini okusun! Allahü teâlâ Onu muhakkak kurtarir. Duâ sudur: Lâ ilâhe illâ ente sübhâne-ke innî küntü minez-zâlimîn”. (15)

Yine hadis-i serifte, “Sabah, kalkinca, üç kere Bismillâhillezî lâ-yedurru ma'asmihî sey'ün fil'ardi velâ fissemâ ve hüvessemî'ul'alim, (16) okuyana aksama kadar, hiç derd, belâ gelmez” buyuruldu.

“Bismillâhirrahmânirrahîm ve lâ-havle ve lâ-kuvvete illâ billâhil’ aliyyil’azîm.” (24) Duâsi da, ruhi hastaliklar ve bütün hastaliklar için okunur. Derdlerden kurtulmak için ve murâda kavusmak için besyüz kerre okunur. Evvelinde ve âhirinde yüzer def’a salevât-i serîfe okuyup duâ 
etmelidir. Ayrica su duâ da okunmalidir. 

“Yâ Allahü biketehassantü ve biabdike ve resûlike seyyidine Muhammedin sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem estecertü.” (52)

Hastanin Iyilesmesi Için Duâ

 Iyi olmasi için duâ istiyen bir âmâya, abdest alip, iki rekât namaz kilmasini, sonra “Allahümme innî es'elüke ve eteveccehü ileyke bi-Nebiyyike Muhammedin Nebiyyirrahme, yâ Muhammed innî eteveccehü bike ilâ Rabbî fî hâcetî-hâzihî, li taktiye-li, Allahümme seffi'hü fiyye” (17) duâsini okumasini emretmistir. 

 Bu duâda, dilegin kabûl edilmesi için, Muhammed aleyhisselâmi vesîle edilmektedir.

Bismillâhirrahmânirrahîm ve lâ-havle ve lâ-kuvvete illâ billâhil’ aliyyil’azîm. Duâsi da bütün hastaliklar için okunur. Derdlerden kurtulmak için ve murâda kavusmak için besyüz kerre okunur. Evvelinde ve âhirinde yüzer def’a salevât-i serîfe okuyup duâ etmelidir.

Hadîs-i serîfde buyuruldu ki, “Bir hasta, ‘lâ ilâhe illâ ente sübhâneke innî küntü minezzâlimîn’ i (15) kirk def'a okursa, sehîd olarak vefât eder. Sifâ bulursa, bütün günahlari afv olur.”
Âise vâlidemiz buyurdu ki, Resûlullahin bir yerinde agri olsa iki Kûl e’ûzü sûresini okuyup, mubârek avucuna üfler, elini agri olan yere sürerdi.
Bir gün iki gözü a’mâ bir kimse gelip, “yâ Resûlallah “sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem” Allahü teâlâya duâ et, gözlerim açilsin,” dedi. Peygamberimiz, “Kusûrsuz bir abdest al! Sonra Yâ Rabbî! Sana yalvariyorum. Sevgili Peygamberin Muhammed aleyhisselâmi araya koyarak, senden istiyorum. Ey çok sevdigim Peygamberim Muhammed aleyhisselâm! Seni vesîle ederek, Rabbime yalvariyorum.Senin hâtirin için kabûl etmesini istiyorum.Yâ Rabbî! Bu yüce Peygamberi bana sefâatci eyle! Onun hurmetine duâmi kabûl et!” duâsini okumasini söyledi. Adam, abdest alip duâ etti. Hemen gözleri açildi. Bu duâyi Müslümanlar, her zaman okumuslar ve maksadlarina kavusmuslardir.

Allahin isimlerinin sifasi

Tez: Hastalık, öfke, nefret, kıskançlık, korku içimizde öldürücü bir zehir oluşturur Antitez: Bu zehrin en büyük panzehiri Esmaül Hüsna’dır. Niyazi Altılar-ın Hayatın Büyük Sırrı 5. Element adlı kitabı geçtiğimiz aylarda kitapçı raflarında yerini aldı. Dini içerikli bir bireysel gelişim ve moral motivasyon kitabı olan eser benzerlerinden bir hayli farklı. Kendisini sosyolog yazar ve liderlik uzmanı olarak tanımlayan Uludağ Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü mezunu olan Niyazi Altılar-ın İslami literatürle kaleme aldığı eserinin bölüm başlıkları, -evrendeki ilahi sır, içimizdeki ilahi sır, hayatın büyük sırrı, sevginin birleştirici gücü, sevginin iyileştirici gücü, sevginin geliştirici gücü, bilgelik kaynağı sevgi, özgürlük kaynağı sevgi, sonsuzluk kaynağı sevgi, kendimizi sevmeyi öğrenmek, hayatı sevmeyi öğrenmek, evrensel yasa: çekim yasası, affetmek ve sevgi yasası, iyi niyet ve sevgi yasası, dürüstlük ve sevgi yasası, kozmik bilinç ve 5. element, koşulsuz sevgi ve 5. element, Yunus Emre ve koşulsuz sevgi ... şeklinde adlandırılmış... Kendi adına açılmış bir de internet sitesi bulunan yazarın eserindeki en ilginç bölüm ise hiç kuşkusuz Allah-ın güzel isimlerinin evreni şekillendiren özelliklere sahip olduğunu hatırlatması ve onlanın şifa kaynağı olarak kullanılabileceğini belirtmesi. Yazarın Oksiyen yayınlarından çıkan eserine göre her isim değişik organlar için şifa kaynağı hükmünde. Ünlü İslam alimlerinden Erzurumlu İbrahim Hakkı-nın Mukaddime adlı eserinde zirveye çıkan haliyle şahit olduğumuz tarzda dini bilgilerin günün bilimsel verileri ışığında harmanlanması yla halkın da anlayacağı tarzda sadeleştirilmesinden oluşan yazım tarzı bu eserde en modern şekliyle okurlara sunuluyor. Esmaül Hüsna için "bedeni ve zihni, öfke, nefret, eleştiri, hüzün, pişmanlık, kıskançlık, korku ve günah duygusundan meydana gelen zehirleri temizleyen en etkili güçtür. Hastalık genelde bedenin herhangi bir yerinde enerjinin işlevini yapmaması sonucunda oluşur. Öfkelendiğimizde, bedenimizde öldürücü bir zehir meydana gelir. Eğer bu zehir nötralize edilmezse bazen uzun vadede ölümle sonuçlanır.İşte bu zehrin de en büyük panzehiri Esmaül Hüsna’dır" tarifini yapan yazar bazı rahatsızlıkları ve onlara iyi gelecek adları listeliyor; İşte bazı rahatsızlıklar ve ona şifa verecek Esmaül Hünsa:Kulak için: EsSemi
Omurga için: El Cabbar 
Saç için: El Bedi- 
Adaleler için: El Kavi 
Kalp Kasları için: ErRezzak 
Atardamarlar için: El Cabbar 
Kanser için: Celle Celaluhu 
Burun için: Latif- Ğani- Rahim 
Bacak için: ErRafi- 
Göz - damarları için:El Muteal 
Kolon için: ErRauf 
Karaciğer için: En Nafi- 
Prostat için: ErReşid 
Yağ keseleri için: En Nafi- 
İdrar kesesi için: El Hadi 
Akciğerler için: ErRazık 
Kemikler için:En Nafi 
Dizler için: ErRauf 
Saç Kepeği için: Celle Celaluhu 
Kalp için: En Nur 
Kalp Damarı için: El Vahhab 
Sinirler için: El Muğni 
Migren için: El Ğani 
Guatr için. El Cabbar 
Göz için: EnNur-Basir- Vahhab 
Mide için: ErRezzak 
Böbrek için: El Hayy 
Bağırsaklar için: EsSabur 
Pankreas-Şeker hastalığı için: El Bari
Rahim için: El Halik 
Romatizma için: El Muheymin 
Ğudde teymusiyye için: El Kavi 
Göz Siniri için: EzZahir 
Tansiyon için: El Hafid
Yazar eserinde, "türlü ihtiyaçların giderilmesine yönelik şu zikir tekniklerini deneyebilirsiniz" tavsiyesinde de bulunuyor:

Sağlıklı bir ömür için El-Vasiİyi bir idareci olmak içinEl-ValiYeni bir iş kurmak için El-HakimKüsleri barıştırmak için El- CamiBolluk ve bereket için El- HamidBedenen güçlü olmak için El- KaviySevmek ve sevilmek için El- VedudDaima yükselmek için El- MukkadimBirinin elinizden tutması için El-VeliHer meselenin çözümü için Ez- ZahirBirilerine iyilik yapmak için El- Latifİlim ve irfanınızın artması için EL-AlimCesur ve atılgan olmak için El -KahharAlacaklarınızı tahsil etmek için El-BaisHafızanızın kuvvetlenmesi için El- Habirİzzet ve şerefinizin artması için El- MecidAğır hastalıklardan korunmak içi El-Müminİkna kabiliyetinizin yükselmesi için El- AzimKaybettiğiniz bir şeyi bulmak için El- VacidÜzüntü ve sıkıntıdan kurtulmak için El HalikYaşamda neşeli ve enerjik olmak için El-Hayyİşlerinizde daha başarılı olmak için El- Muhyi
Kötü alışkanlıklardan kurtulma için Er- ReşitKötü birinin uzaklaştırılması için El- MuahhirZekanızın daha kuvvetli olması için El- MuhsiHerhangi bir hedefe ulaşmak için El- MusavvirEşinizle aranızın daha iyi olması için El- MuksitHatırı sayılır insanların sizi sevmesi için El- ValiŞansınızın ve talihinizin açılması için Eş- ŞekkkurElinizdeki fırsatları değerlendirmek için El- MuidElinizdeki bir şeyi muhafaza etmek için Er-Rakibİhtiyacınız olan bir şeyi elde etmek için El- Mukitİnsanlardan hürmet ve saygı görmek için El- KebirSizde eksik olan bir şeyi tamamlamak için El- MukitArzu ve isteklerinizin kabul olunması için El- Mucibİşinizde yükselmek ve kariyer yapmak için Er- RafiÇocuklarınızın size daha itaatkar olması için El- HadiMaddi ve manevi anlamda güçlü olmak için El- MetinSizde eksik olan bir şeyin tamamlanması için El- CebbarŞefkatli ve merhametli olmak için ER-Rahim, Er-RahmanAranız açık bir arkadaşınızla barışmak için Celle Celelahüİnsanlar arasında başı dik ve alnı açık gezmek için El- HasibSize zarar verecek kişilerin sizden uzaklaşması için Ed- DarrBaşkalarını duygu ve düşüncelerini anlamak için El MüheyminBirinin gücü ve varlığı karşısında zayıf kalmamak için El-MüzillBaşladığınız bir işi başarıyla sonuna kadar götürmek için El-VekilZihinsel,ruhsal ve bedensel olarak organize olmak için El-KayyumHerhangi bir konuda haklı olduğunuzu ispatlamak için El- HakemBirine yaptırmak istediğiniz işinizin kolaylıkla olması için El-RezzakMaddi ve manevi anlamda sıkıntıya düşmemek için El-Muğni, En-NafiOlmadık yerden başınıza felaketlerin gelmemesi için El -Mani, Es-Selam "Esmâ-ul hüsnâ bilgisi, Allah-âlem ilişkisine ışık tutması ve sonuçta Allah-ı tanıtması açısından önem taşımaktadır" diyen yazar Niyazi Altılar, Esmaül Hüsna-nın insanı mutluluğa, huzura, sağlığa ve başarıya ulaştıran bir enerji ve şifa kaynağı olduğunu savunuyor ve özelliklerini şöyle sıralıyor: "Esmaül Hüsna, insanın içinde eksik olan enerjileri tamamlar, zarar veren negatif enerjileri de yok eder ve kişiyi rahatlatır.Çünkü Esmaül Hüsna;Sizde Allah hakkında yücelik ve aşkınlık hissi uyandırır.Kalplere huzur ve sükûn verir, lütuf ve rahmet ümidi telkin eder.Esmaül Hüsna, fiziksel, psikolojik ve zihinsel sorunların çözümlenmesine yardım etmesi ve diğer pozitif etkileri hem iş yaşamında hem duygusal yaşamınızda hem de sosyal ilişkilerinizde sizi destekleyecek ve çok daha mutlu bir insan olmanıza yardım edecektir.Yüce Yaratıcı, kâinat ağacının meyvesi olan insanın kalbini kendine bir nevi arş yapmış, Hadis-i Kudsîde -Yere göğe sığmam, mü-min kulumun kalbine sığarım- buyurarak ona ne kadar önem verdiğini çok açık bir şekilde göstermiş. Bu sebeple insan kalbi de yalnız ve yalnız Ona yönelmekle ve Onunla olmakla huzura erebiliyor. Kur-an-ı Kerim-de, -Dikkat edin! Kalpler ancak Allah-ın zikri ile mutmain olur, huzura kavuşur!- (Ra-d Suresi, Ayet:28)"
Haber 7)

Şifâ âyetleri

 İnsanın hastalandığında şifâ için sebeplere müracaat etmesi, 
bu çerçevede doktora gitmesi, 

doktorun tavsiyelerine uyması,

verdiği ilâçları kullanması, 

hastalığın hikmetlerini kavrayarak sabretmesi 

ve şifâyı yalnız Allah’tan beklemesi; 

sağlıklı günlerinde ise sıhhat ve âfiyetini gözetmesi 

ve sıhhatini bozmamaya dikkat göstermesi hiç şüphesiz şifâ için önemli birer fiilî duâ niteliği taşır. Şifâ için olsun, devâ için olsun, derde derman için olsun,a- Kuran Surelerinin ve Ayetlerinin her birini şifa, dua niyetine ve isteklerinizi niyet ederek okuyabilirsiniz. 

b- özel olarak Fatiha, İhlas, Nas, Felak, Yasin, Tebareke surelerini Ayet-elkürsi, amenarrasülü ve haşr süresinin son üç ayetini okuyabilirsiniz. 

Ancak içinde şifa geçen ayetler şunlardır:

1- Ey insanlar! Size Rabbinizden bir öğüt, gönüllerdekine bir şifa, müminler için bir hidayet ve rahmet gelmiştir.(Yunus, 57)

2- Sonra meyvelerin her birinden ye ve Rabbinin sana kolaylaştırdığı yaylım yollarına gir, diye ilham etti. Onların karınlarından renkleri çeşitli bir şerbet (bal) çıkar ki, onda insanlar için şifa vardır. Elbette bunda düşünen bir kavim için büyük bir ibret vardır. (Nahl, 69)

3- Biz, Kur'an'dan öyle bir şey indiriyoruz ki o, müminler için şifa ve rahmettir; zalimlerin ise yalnızca ziyanını artırır. (İsra, 82)


Genç kalması için şöyle duâ lütfetti:

“Efleha’llahü vecheke Allahümme bârik lehû fî şa’rihî ve beşerihî” (Allah yüzünün güzelliğini arttırsın. Allah’ım saçını ve vücudunu kendisi için mübârek kıl.)
1- “Ve yeşfî sudûra kavmi’m-mü’minîne ve yüzhib ğayza kulûbihim.” (Allah mü’minler topluluğunun gönüllerini ferahlandırsın, şifâ versin ve kalplerindeki ıztırabı gidersin.)4 
2- “Yâ eyyühe’n-nâsü kad câet küm mev’ızatun min Rabbikum ve şifâü’l-limâ fi’s-sudûri ve hüden ve rahmetün li’l-mü’minîn.” (Ey İnsanlar! Size Rabbinizden bir öğüt, gönüllerin derdine şifâ, mü’minlere bir hidâyet ve rahmet gelmiştir.)5 
3- “Yahrucu mim-butûnihâ şarâbüm-muhtelifün elvânühû fîhi şifâü’l-linnâsi inne fî zâlike le’âyete’l-likavmi’y-yetefekkerûn.” (Onların karınlarından çeşitli renklerde bir şerbet çıkar ki, onda insanlar için şifâ bulunur. Düşünen bir topluluk için şüphesiz bunda bir delil vardır.”)6 
4- “Ve nünezzilü mine’l-Kur’âni mâ hüve şifâü’v-ve rahmetü’l-li’l-mü’minîn.” (Biz Kur’ân’da mü’minler için şifâ ve rahmet olan âyetleri indiriyoruz.)7 
5- “Ve izâ meridtü fehüve yeşfîn.” (Hastalandığımda bana şifâ veren Allah’tır.”8 
6- “Kul hüve li’llezîne âmenû hüden ve şifâün.” (De ki: Kur’ân, inananlar için hidâyet ve şifâdır.)9 
Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm hastalara şöyle duâ etmiştir: 
1-“Allahümme rabbi’n-nâsi ezhibi’l-be’se işfi. Ente’ş-şâfî. Lâ şifâe illâ şifâüke. Şifâen lâ yüğâdiru sekamen. Allahümme işfi abdeke yenke’ leke adüvven ev yemşî leke ilâ salatin.” (Allah’ım! Ey insanların Rabbi! Şifâ ver! Şifâ veren ancak Sen’sin! Sen’den başka şifâ verecek kimse yoktur! Allah’ım! Şu kuluna şifâ ver ki, Senin bir düşmanına acı versin veya Senin rızânı kazanmak için namaz kılmak üzere yürüsün.)10 
2- “Bismillâhi erkîke min külli şey’in yü’zîke min şerri külli nefsin ev aynü hâsidin. Allahümme yeşfîke bismillâhi erkîke.” (Sana ıztırap veren her şeyden, her kıskanç nefisten, her hasetçi gözden Allah’ın adıyla sana şifâ dilerim. Allah sana şifâ versin. Allah’ın adıyla sana şifâ dilerim.)11 
Dipnot: 
1- Sözler, 287, 288; 
2- Mektûbât, s. 145; 
3- a.g.e., 139; 
4- Tevbe Sûresi: 14-15; 
5- Yûnus Sûresi: 57; 
6- Nahl Sûresi: 69; 

DUA


Allah'ım, Sana ve dualara itimadımı artır; sebeplere riayeti de bir vazife şuuru olarak vicdanıma duyur!

Allah'ım, ne azabına dayanacak hâlim, ne de rahmetinden mahrum kalmaya mecâlim var...

Allah'ım, vefasızlık edip Senden uzak kalsam da, hâlim, Sensiz edemeyeceğimi haykırmaktadır.. vefasızlığım itibarıyla değil, ihtiyacıma göre Senin lütfuna tâlibim...!


Acizliğin anlaşıldıgı noktada; sığınmaktır dua.
Yapamadığımı yapacağımı itiraf etmektir.
Muhtaç olduğumun farkına varmaktır dua.
Kendi çabalarının son çırpınışlarıyla birlikte içimde yükselen bir yöneliştir.
Rahmetin kapısını o Rahman'a teslim olarak çalmaktır.
Issız, yapayalnız çöllerde Hacer'in su için koşturmasıdır.
Yunus'un (Aleykümselam), geceyi ve denizi alemlerin Sahibine teslim etmesidir dua.
Karıncanın yuvasına yem taşıması, arıların çiçekleri gezmesidir.
Suya muhtaç toprağın çatlaması,
Tohumun, filize, renge, çiçeğe bürünmek istemesidir.
Güneşin, toprağın, suyun ve tohumun ağaç olmak istercesine bir vaziyet almasıdır.
Göğün yıldızlarla süslü yüzüne bakarak O'nu (c.c) anlamanın adıdır dua.
Çağlayanların şırıltısında O'nu (c.c) duymaktır.
Bir gece vakti yalnızlığın sessizliğini dinlerken O'nun (c.c) sesini işitmeye
çalışmaktır.
Rahmeti görememenin Cehenneminden çıkmak için o rahmetin Sahibine sığınmaktır
Şu küçük, şu güçsüz benliğimi alemleri döndürene teslim etmektir.
"Ne olur Sen benim için alemimi değiştir" demenin bir başka adıdır.
Ve kendime O'nu (c.c) anlatmanın en şirin yoludur dua.
Sen işitensin, Sen görensin, Sen beni bilensin, Sen verebilensin, Sen yapabilensin,
Sen paylaşabilensin, Sen dostsun diyebilmektir.
Ve hiçliğin aynasında o Şems-i Ezeli'ye bağlanmaktır dua.


Bir Dua,Gel dosta gidelim gönül

AFFEYLE
Ey Rabbim
Sözlerin en güzeli hiç süphesiz sana aittir
Bizim söylediklerimiz
Söyleyeceklerimiz
Söyleyemediklerimiz
Söylemek istediklerimiz
Içimizde sakladiklarimiz
Suskun biraktiklarimiz
Terkettiklerimiz
Unuttuklarimiz
Fisildadiklarimiz
Hepsi hepsi, sözlerin hepsi ancak sana yöneldigi için güzeldir
Süphesiz duayi dilimize veren sensin
Dilimizi duaya çeviren sensin
Sözlerin en güzeli sana aittir
Ve sözlerin en güzeli sana hitab etmektedirEy Rabbim
Ebediyyen bana yakinligini tattirdigin için,
Bana vahyettigin tüm gerçekler için
Beni hayat denen bu sonsuz lezzet pinarinin basina oturttugun için
Bildigin tüm ayiplarimi örttügün için
Gördügün tüm kusurlarimi bagisladigin için
Umuduma katik ettigin tüm hayallerim için
En sevgilini bana elçi gönderdigin için
Ey sevgili, beni askina muhatap ettigin için
Sonsuz hamd sana
Sonsuz minnetarlik sana
Sonsuz minnet sana
Sonsuz sükür sana
Sonsuz tesekkür sana

Ey Rabbim
Tut ellerimden sonsuz kudret elinle
Beni hiçlige düsmekten alikoy
Unutulmusluktan uzak eyle beni
Varligina komsu eyle beni
Ben acizim, dayanagim sensin
Fakirim ben, siginagim sensin
Dilsizim, sözüm sensin
Körüm ben, gören sensin
Sagirim, ki sen isitensin

Ey Rabbim
Sözlerin en güzeli sana aittir
Ve sözlerin en güzeli sana hitab etmektedir
Bu kirik dökük sözlerimi
Bu perisan hitabimi
Sen kabul eyle sen güzellestir
Ki sen bana asktan kanatlar vermistin ya
Askin zevasina uçurmustun ya beni
Elimi sen dokumustun ya
Hani ele avuca gelmez dokunuslari sen bahsetmistin ya bana
Gözüme kendi nazarindan isiklar vermistin ya
Gözle görülür güzellikler vermistin ya bana
Yüzüme tebessümü sen giydirmistin ya
Tebessüme karsilik veren güzel yüzler koymustun ya karsima

Ey Rabbim
Yoktum ben
Sen var ettin
Unutulmustum ki sen sevdin
Sevdigin icin var ettin
Bir sen sevdigin icin var edildim
Bir sen beni andigin icin ihya edildim
Oyleyse ey Rabbim
Varligimi askina armagan eyle
Yak beni askinin atesinde
Al beni bu rüyadan
Al beni bu dünyadan
Bu kirilgan varligimi ebedi baharina toprak eyle

Ey Rabbim
Bütün güzel sözler sana söylemekle güzeldir
Kirik dökük de olsa kabul eyle sözlerimi
Yikik dökük de olsa duy yakarislarimi
Kabul eyle beni
Kabul eyle sözlerimi
Suskunlugumu
Dilsizligimi
En güzel dua eyle
Dua eyle dilsizligimi
Dua eyle suskunlugumu
En güzel dua eyle
Ki sözlerin en güzeli sana hitab etmektedir
Dua eyle sözlerimi
Güzel eyle
Güzel eyle


Söyleyemediklerimiz
Söylemek istediklerimiz
Içimizde sakladiklarimiz
Suskun biraktiklarimiz
Terkettiklerimiz
Unuttuklarimiz
Fisildadiklarimiz
Hepsi hepsi, sözlerin hepsi ancak sana yöneldigi için güzeldir
Süphesiz duayi dilimize veren sensin
Dilimizi duaya çeviren sensin
Sözlerin en güzeli sana aittir
Ve sözlerin en güzeli sana hitab etmektedirEy Rabbim
Ebediyyen bana yakinligini tattirdigin için,
Bana vahyettigin tüm gerçekler için
Beni hayat denen bu sonsuz lezzet pinarinin basina oturttugun için
Bildigin tüm ayiplarimi örttügün için
Gördügün tüm kusurlarimi bagisladigin için
Umuduma katik ettigin tüm hayallerim için
En sevgilini bana elçi gönderdigin için
Ey sevgili, beni askina muhatap ettigin için
Sonsuz hamd sana
Sonsuz minnetarlik sana
Sonsuz minnet sana
Sonsuz sükür sana
Sonsuz tesekkür sana

Ey Rabbim
Tut ellerimden sonsuz kudret elinle
Beni hiçlige düsmekten alikoy
Unutulmusluktan uzak eyle beni
Varligina komsu eyle beni
Ben acizim, dayanagim sensin
Fakirim ben, siginagim sensin
Dilsizim, sözüm sensin
Körüm ben, gören sensin
Sagirim, ki sen isitensin

Ey Rabbim
Sözlerin en güzeli sana aittir
Ve sözlerin en güzeli sana hitab etmektedir
Bu kirik dökük sözlerimi
Bu perisan hitabimi
Sen kabul eyle sen güzellestir
Ki sen bana asktan kanatlar vermistin ya
Askin zevasina uçurmustun ya beni
Elimi sen dokumustun ya
Hani ele avuca gelmez dokunuslari sen bahsetmistin ya bana
Gözüme kendi nazarindan isiklar vermistin ya
Gözle görülür güzellikler vermistin ya bana
Yüzüme tebessümü sen giydirmistin ya
Tebessüme karsilik veren güzel yüzler koymustun ya karsima

Ey Rabbim
Yoktum ben
Sen var ettin
Unutulmustum ki sen sevdin
Sevdigin icin var ettin
Bir sen sevdigin icin var edildim
Bir sen beni andigin icin ihya edildim
Oyleyse ey Rabbim
Varligimi askina armagan eyle
Yak beni askinin atesinde
Al beni bu rüyadan
Al beni bu dünyadan
Bu kirilgan varligimi ebedi baharina toprak eyle

Ey Rabbim
Bütün güzel sözler sana söylemekle güzeldir
Kirik dökük de olsa kabul eyle sözlerimi
Yikik dökük de olsa duy yakarislarimi
Kabul eyle beni
Kabul eyle sözlerimi
Suskunlugumu
Dilsizligimi
En güzel dua eyle
Dua eyle dilsizligimi
Dua eyle suskunlugumu
En güzel dua eyle
Ki sözlerin en güzeli sana hitab etmektedir
Dua eyle sözlerimi
Güzel eyle
Güzel eyle

Peygamberimizden Güzel Dualar
 
Allah'1m bizi aç1k ve gizli bütün günahlardan koru!) [Taberani]
(Allah’1m, ürpermeyen kalbden ve doymayan nefsten sana s11n1r1m.) [Müslim]
(Allah’1m, tembellikten, cimrilikten, korkakl1ktan, dü_kün ihtiyarl1ktan sana s11n1r1m.) [Hâkim]
(Allah’1m, bize dînî musibet verme! Bize ac1mayanlar1 ba_1m1za musallat etme!) [Tirmizi]
(Allah’1m, bana öyle bir iman ve yakîn ver ki, sonu küfür olmas1n!) [Tirmizi]
(Allah’1m, denizlerin aras1n1 ay1rd11n gibi, beni Cehennem azab1ndan koru! [Tirmizi]
(Allah’1m, bizi dostlar1nla dost, dü_manlar1nla dü_man olanlardan eyle!) [Tirmizi]
(Allah’1m, fayda vermeyen ilimden, kabul edilmeyen amel ve duadan sana s11n1r1m.) [Müslim]
(Allah’1m, senden, bilip bilmediim her hayr1 ister, her _erden sana s11n1r1m.) [Taberani]
(Allah’1m, bizi dünya zilletinden ve âhiret azab1ndan muhafaza eyle!) [Müslim]
(Allah’1m, günah1m1 affet ve r1zk1ma bereket ver!) [0. Ahmed]
(Allah’1m, kötü huy, kötü i_, kötü arzu ve kötü hastal1klardan sana s11n1r1m.) [Ebu Davud]
(Allah’1m, yapt11m ve yapmad11m _eylerin _errinden sana s11n1r1m.) [Nesai]
(Allah’1m, ölüm an1ndaki s1k1nt1lara kar_1 bana yard1m et!) [Tirmizi]
(Allah’1m, beni çok _ükreden ve çok sabreden kullar1ndan eyle!) [Bezzar]
(Allah’1m, beni çok zikreden ve emrine uyan kullar1ndan eyle!) [Tirmizi]
(Allah’1m, ilmimi artt1r!) [Tirmizi]
(Allah’1m, kulak, göz, dil, kalb ve _ehvetimin _errinden sana s11n1r1m.) [Nesai]
(Allah’1m, nankörlükten ve kabir azab1ndan sana s11n1r1m.) [Müslim]
(Allah’1m, bana hidayet, takva, tok gözlülük ve zenginlik nasip eyle!) [Müslim]
(Allah’1m, bana s1hhat, iffet, güzel ahlâk ver ve kaderine r1za göstermemi nasip et!) [Taberani]
(Allah’1m, gazab1ndan r1zana, cezandan aff1na, azab1ndan rahmetine s11n1yorum.) [Müslim]
(Allah’1m, her zorluu bana kolayla_t1r! Dünya ve âhirette âfiyet ver!) [Taberani]
(Allah’1m, kalbimi ve amelimi riyadan, dilimi yalandan, gözümü h1yanetten koru!) [Hatib]
(Allah’1m, beni ilimle zengin et, hilmle süsle, takva ile _ereflendir!) [0. Neccar]
(Allah’1m, iyiliimi gizleyen, kötülüümü yayan hilekâr dosttan sana s11n1r1m.) [0. Neccar]
(Allah’1m, fakirlikte de, zenginlikte de tutumlu olmay1 nasip et!) [Buhari]
(Allah’1m, borç alt1nda ezilmekten ve dü_man1n galebesinden sana s11n1r1m.) [Nesai]
(Allah’1m, ölüm an1nda, _eytan1n galebesinden sana s11n1r1m.) [Nesai]
(Allah’1m, kötü kad1nlar1n fitnesinden sana s11n1r1m.) [Harâiti]
(Allah’1m, zulmetmekten ve zulme uramaktan sana s11n1r1m.) [Nesai]
(Allah’1m, bize öyle bir _ifa ver ki, geride hiç bir hastal1k kalmas1n!) [Ebu Davud]
(Allah’1m, Cenneti elde edip Cehennemden kurtulmay1 senden istiyoruz.) [Hâkim]
(Allah’1m, sana dua edilince kabul ettiin, bir _ey istenince verdiin, musibet ve s1k1nt1lar1n kalkmas1 istenince kald1rd11n ismin hürmetine, senden istiyorum.) [0bni Mace]
(Ya Rabbi, Sana ve Resulüne itaat etmemizi ve bildirdiklerinle amel etmemizi nasip eyle!)
(Ya Rabbi, bildiimiz-bilmediimiz bütün iyilikleri ver, bildiimiz-bilmediimiz bütün kötülüklerden de koru!)
(Ya Rabbi, her i_imizin sonunu güzel eyle, dünya s1k1nt1lar1ndan ve ahiret azab1ndan bizi koru!)
(Ya Rabbi, i_inde sebat eden, nimetine _ükreden, ibadetini güzel yapan ve doru konu_anlardan eyle!)
(Bedenime, kula1ma, gözüme s1hhat ver! Küfürden, fakirlik ve kabir azab1ndan sana s11n1r1m.)
(Ya Rabbi, kusurlar1m1z1 ört, korkulardan emin k1l ve borçlar1m1z1 ödememizi nasip et!)
(Ya Rabbi, gece ve gündüz gelecek kötülüklerden, s1k1nt1lardan kötü arkada_tan ve kötü kom_udan sana s11n1r1m.)
(Ya Rabbi, ölünceye kadar ibadet etmemizi, ömrümüzün hay1rl1 amellerle sona ermesini nasip et ve Cennetini ihsan eyle!)
(Bize dünya ve ahirette iyilik, güzellik ver ve Cehennem azab1ndan bizi koru!)
1- Allahümme, yâ mukallibel kulûb, sebbit kalbî, alâ dînik.
Manas1: Allah’1m, kalbleri iyiden kötüye, kötüden iyiye çeviren, ancak sensin. Kalbimi, dininde [ve senin sevginde] sabit k1l, dininden [ve sevginden] ay1rma!
Allahümme yâ muhavvilel havli vel ahvâl, havvil hâlenâ ilâ ahsenil hâl.
Manas1: Ey hâlleri dei_tiren Allah’1m, bizi en iyi hâle çevir!
(Ey kalbleri istedii gibi çeviren Allah’1m, kalblerimizi ibadetine çevir!) [Müslim]
(Ey kalbleri diledii gibi çeviren Allah’1m! Kalbimi kullukta sabit k1l!) [0. Sünni]
En güzel dualar
Duanın ne kadar önemli olduğunu,bilhassa farz namazlarından sonra yapılan duanın makbuliyetini biliyoruz.

Dua adabına göre sıraladım,önce istiğfar,sonra salavat, dua ve tekrar salavat…
dosya olarak yüklemek isteyen olursa “yükle” bölümüne de yerleştirdim…

ziyaretleriniz ve notlarınız için de teşekkür etmek istiyorum… sitenin “faydalı” olduğunu bilmek güzel…
hastalık çok zor, insan yaşamadan anlamıyor. tüm hastalar için dua etmeyi ihmal etmeyin lütfen…

bu arada,yeni keşfettiğim programla artık daha kaliteli klipler hazırlayabiliyorum çok şükür.
faydalı ve etkileyici yazılar buldukça sizlerle de paylaşacağım inşallah…

Allah a emanet olun…

<<<<<<<<<<<<<<<<<<< >>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>

Estağfirullah min külli ma kerihallah, Estağfirullah elazim ellezi la ilahe illa hüvel hayyel kayyume ve etubü ileyh Razı olmadığın şeylerden yaptıklarımı affet ve yapmadıklarımı yapmaktan koru. Kendisinden başka ilah bulunmayan hay, kayyum ve azim olan Allah’a istiğfar eder ve günahlarıma pişman olup O’na sığınırım.

>>>SALAVAT<<<

<<< Nasuh tövbesi >>>

Allahümme ente rabbî lâ ilâhe illâ ente halâktenî ve ene abdüke ve ene alâ ahdike ve va’dike mesteta’tü eûzü bike min şerri mâ sana’tü ebûü leke bi ni’metike aleyye ve ebûü bizenbî fağfir lî feinnehû lâ yağfirüzzünûbe illâ ente. Allahım sen benim Rabbimsin. Senden başka ilâh yoktur. Sen beni yarattın. Ben de senin kulunum. Gücüm yettiği kadar senin va’din ve ahdin üzerineyim. Yaptıklarımın şerrinden sana sığınırım. Senin bana verdiğin ni’metini îtiraf ederim. Günahımı da îtiraf ederim. Beni mağfiret et. Çünkü günahları ancak sen bağışlarsın.

Bismillahirrahmanirrahim. Bismillahillezi, la-yedurru maasmihi şeyün fil ardı vela fissema ve hüvessemiulalim (3 kere Sabah-Akşam)

Allahümme innî es’elüke-ssıhhate vel-âfiyete vel-emânete ve hüsnel-hulkı verrıdâe bilkaderi birahmetike yâ Erhamerrâhimîn.” Ya Rabbi! Senden, sıhhat ve afiyet ve emanete hıyanet etmemek ve güzel ahlâk ve kaderden razı olmak istiyorum. Ey merhamet sahiplerinin en merhametlisi! Merhametin hakkı için, bunları bana ver!

>>> Kurandan <<<

- Ey Rabbimiz bize dünya ve ahirette iyilik ver, bizi Cehennem azabından koru!

- Ey Rabbimiz, bize çok sabır ver, Müslüman olarak canımızı al!

- Ey Rabbim, bana hikmet ver ve beni salihler arasına kat!

- Ey Rabbim, beni ve neslimi namazı devamlı kılanlardan eyle;

duamı kabul et, kıyamette hesab olunacağı gün beni, ana-babamı ve müminleri bağışla!

 >>> Hadislerden <<<

— Ya Rabbi, sana ve Resulüne itaat etmemizi ve bildirdiklerinle amel etmemizi nasip eyle!

— Ya Rabbi, faydasız ilimden, makbul olmayan ibadetten ve kabul edilmeyen duadan, acizlikten, tembellikten, korkaklıktan, cimrilikten ve her çeşit hastalıktan, gece ve gündüz gelecek kötülüklerden, sıkıntılardan kötü arkadaştan ve kötü komşudan sana sığınırım!

— Bildiğimiz-bilmediğimiz bütün iyilikleri ver, bildiğimiz-bilmediğimiz bütün kötülüklerden muhafaza et,her işimizin sonunu güzel eyle, dünya sıkıntılarından ve ahiret azabından bizi koru!

— Bizi dostlarına dost, düşmanlarına düşman olanlardan ve sabreden ve şükredenlerden eyle!

— İşinde sebat eden, nimetine şükreden, ibadetini güzel yapan, doğru konuşanlardan eyle!

Sıhhat, afiyet ve güzel ahlâk ver!

Kaza ve kaderine rıza gösterenlerden eyle!

— Kulağıma, gözüme sıhhat ver!

Küfürden, fakirlik ve kabir azabından,
zulmetmekten ve zulme uğramaktan sana sığınırım.

— Kusurlarımızı ört, korkulardan emin kıl
ve borçlarımızı ödememizi nasip eyle!

— Ölünceye kadar ibadet etmemizi, ömrümüzün hayırlı amellerle sona ermesini nasıp et ve Cennetini ihsan eyle!

— Ya Rabbi, bize dünya ve ahirette güzellik ver
ve Cehennem azabından bizi koru!


Yâ Rabbî! Kıldığım namazı kabûl eyle! Âhir ve âkıbetimi hayr eyle. Son nefesimde Kelime-i tevhîd söylememi nasîb eyle. Ölmüşlerimi afv ve magfiret eyle. Allahümmagfir verham ente hayrürrâhimîn. Teveffenî müslimen ve elhıknî bissâlihîn. Allahümmagfir-lî ve li-vâlideyye ve lilmü’minîne vel mü’minât yevme yekûmül hisâb. Yâ Rabbî! Beni şeytân şerrinden ve düşman şerrinden ve nefs-i emmârem şerrinden muhâfaza eyle! Evimize iyilikler, helâl ve hayırlı rızklar ihsân eyle! Ehl-i islâma selâmet ihsân eyle! Kâfirlerle cihâd etmekte olan Müslümanlara imdâd-i ilâhiyyen ile imdâd eyle! Allahümme inneke afüvvün kerîmün tuhibbül’afve fa’fü annî. Yâ Rabbî! Hastalarımıza şifâ, dertli olanlarımıza devâ ihsân eyle! Allâhümme innî es’elükessıhhate vel-âfiyete vel-emânete ve hüs-nelhulkı verrıdâe bilkaderi bi-rahmetike yâ erhamerrâhimîn. Bana, Anama, babama ve evlâdlarıma ve akrâba ve ahbâbıma ve bütün din kardeşlerime hayırlı ömürler ve hüsn-i hulk, akl-ı selîm ve sıhhat ve âfiyet, rüşdü hidâyet ve istikâmet ihsân eyle yâ Rabbî!

———————————–

“Yâ Rabbî!.. Günahlarımızı rahmetinle af ve mağfiret eyle! Ölülerimizi de mağfiret eyle, yaşayanlarımıza hayırlar ihsan et!
Riyadan, nifaktan, şikaktan, her türlü hastalıktan, kazadan, belâdan, tembellikten, âcizlikten, zelil olmaktan, zulüm etmekten ve zulüm görmekten, cimrilikten, müsriflikten, azdıran zenginlikten ve doğru yoldan ayrılmaya sebep olan fakirlikten, şeytan ve nefsin şerrinden, düşmanın galebesinden, kötü huydan, bidat işlemekten, dalalete düşmekten, halis olmayan amelden, her çeşit günahtan, küfre girmekten, ölürken gelecek fitnelerden, kabir azabından, dinimize ve dünyamıza zarar verecek işlerden sana sığındık, bunlardan bizleri koru Yâ Rabbî!..
Yâ Rabbî!.. Bize sarsılmaz bir iman, güzel bir ahlâk, şükredici bir kalb, sabredici beden, zikredici dil, kaza ve kaderine rıza gösteren hayırlı ömür, salih evlât, dünya ve ahirette güzellik ihsan et! Ana ve babamızı da mağfiret eyle!

Yâ Rabbî!.. Kendi sevgini, sevdiklerinin sevgisini, bütün enbiyânın, Ehl-i beytin, Eshâb-ı kirâmın ve bütün evliyâ-i kirâmın sevgisini ve sevgine kavuşturacak amel ve işleri nasip eyle!

Yâ Rabbî!.. Dinine severek hizmet etmeyi, kul borçlarını ödemeyi ve şehit olarak ölmeyi nasip eyle!

Bize hakkı hak, bâtılı bâtıl olarak göster!
Yâ Rabbî!.. Bu vatanı bizlere bırakan ecdadımızın ruhunu şad eyle! Memleketimize hizmetleri geçmiş ve Allah için harp etmiş dedelerimize rahmet eyle! Yurdumuzu her çeşit düşmandan koru! Çünkü sen her şeye kâdirsin!.. Dualarımızı kabul eyle!” (Âmin!)

————————————————-

<<< Veda haccındaki dua >>>

“Allahü teâlâdan başka ilâh yoktur. O birdir. Eşi ortağı yoktur. Mülk, O’na âittir. Hamd, O’na mahsustur…
Ey Allahım! Kabir azâbından, kalbin vesvesesinden, işlerin dağınıklığından sana sığınırım!
Ey Allahım! Rüzgârların getirdiği âfetin şerrinden sana sığınırım! Ey Allahım, gözümde bir nûr, kulağımda bir nûr, kalbimde bir nûr yarat! Ey Allahım, göğsüme genişlik ver, işimi kolaylaştır!
Ey Allahım! Kalbe vesvese veren şeytandan, işlerin karışıklığından, kabir fitnesinin şerrinden, gecenin getirdiği şeylerin şerrinden, gündüzün getirdiği şeylerin şerrinden, korkunç rüzgârların getirdiği âfetlerin şerrinden, zamanın nöbet nöbet gelen mihnet ve belâlarının şerrinden sana sığınırım!
Ey Allahım, sağlığın hastalığa çevrilmesinden, birden bire gelip çatacak azâbından ve bütün gazâbından sana sığınırım!
Ey Allahım! Beni hidâyetine ulaştır. Geçmişimi, geleceğimi bağışla! Ey başvurulacakların en hayırlısı! Kendisinden istenilenlerin en keremlisi, en çok vereni!
Ey Allahım! Sen, sözümü işitiyor, yerimi görüyor, gizli, açık neyim var ise biliyorsun. İşlerimden hiç biri sana gizli değildir. Ben çâresizim, yoksulum. Senden yardım ve eman diliyorum.
Korkuyorum. Kusurlarımı îtirâf ediyorum. Bir çâresiz, senden nasıl isterse, ben de öyle istiyorum. Zelîl bir günahkar, sana nasıl yalvarırsa, ben de öyle yalvarıyorum.
Yüce huzûrunda boynunu bükmüş, senin için gözlerinden yaşlar boşanan, senin uğrunda bütün varlığını zelîl eden, senin için burnunu topraklara sürten bir kulun sana nasıl duâ ederse, ben de öyle duâ ediyorum!
Ey Rabbim! Duâmı kabûl buyurmaktan beni mahrûm eyleme. Bana Raûf ve Rahîm ol! Ey istenilenlerin en hayırlısı ve verenlerin en keremlisi!..
Ben, sana her an muhtâcım. Senin ise, bana hiç ihtiyâcın yok. Sen, ancak yaratanım olarak beni bağışlar, affedersin.

Ey duâcıların duâlarını kabûl eden! Ey ümit bağlananların en üstünü! İslâmiyet ve Muhammed (aleyhisselâm) üzerindeki himâyen hürmetine sana yöneliyorum. Benim bütün suçlarımı bağışla! Beni şu durduğum yerden bütün hâcetlerimi yerine getirmiş, dileklerimi ihsân buyurmuş, temennilerimi gerçekleştirmiş olarak döndür!..

Bizler, topluca senin Beyt-i Harâm’ına geldik. Şu büyük Meşâir’de vakfeye durduk. Şu mübârek yerlerde hazır bulunduk. Ümîdimiz, yüce katındaki sevab ve mükâfâta nâil olmaktır. Ümîdimizi boşa çıkarma Allahım!”

Duâ ayetlerİ

 

Her murad için okunacak Kur’an-ı kerimdeki duâ ayetleri

 

Rabbenâ ve’calnâ muslimeyni leke ve min-zurriyetinâ ummeten muslimeten leke ve erinâ menâsikenâ ve tub aleynâ inneke ente’t-evvâbu’r-rahim.

Rabbenâ ve’b’as fihim resûlen minhum yetlû aheyhim âyâtike ve yuallimu-humu’l-kitâbe ve’l-hikmete ve yuzekkîhim inneke ente’l-azîzu’l-hakîm.

Rabbenâ âtinâ fîd-dunyâ haseneten ve fî-l-âhirati haseneten ve kınâ azâbe’n-nâr.

Rabbenâ velâ tahmil aleynâ ısran kemâ hameltehû alâllezîne min-kablinâ rabbenâ velâ tuhammilnâ mâ-lâ-tâkate lenâ bih, va’fu annâ va’ğfir lenâ ve’r-hamnâ ente mevlânâ fe’n-surnâ alâ’l-kavmil’l-kâfirîn.

Rabbenâ lâtuziğ kulûbenâ ba’de iz-hedeytenâ ve heb lenâ min-ledunke rahmeten inneke ente’l-vehhâb.

Ellezîne yukûlûne rabbenâ innenâ âmennâ fe’ğfir lenâ zunûbenâ ve kınâ azâbe’n-nâr.

Rabbenâ âmennâ bimâ enzelte ve’t-tebâ’nâ’r-rasûle fe’ktubnâ ma’ş-şahidin.

Rabbenâ’ğfir lenâ zunûbenâ ve isrâfenâ fî emrinâ ve sebbit akdâmenâ va’n-surnâ alâ’l-kavmil’-kâfirîn.

Rabbenâ mâ-halakte hâzâ bâtılâ, subhaneke fe-kınâ azâben-nâr.

Rabbenâ inneke men-tudhili’n-nâra fekad ahzeyteh vemâ li’z-zâlimîne min ensâr.

Rabbenâ innenâ semi’nâ munâdiyen yunâdî li’l-îmânî enâminû bi-rabbikum fe-âmennâ rabbenâ fağfir lenâ zunubenâ ve keffir annâ seyyi’âtinâ ve teveffenâ maâ’l-ebrâr.

Rabbenâ ve âtinâ ma-vaadtenâ alâ rusulike velâ tuhzinâ yevme’l-kıyâmeti inneke hâ-tuhlifu’l-mîâd

Kaale İsa’bnu Meryeme-allahumme rabbenâ enzil aleynâ mâideten mine’s-semâi tekûnu lenâ îden li-evvelinâ ve âhirinâ ve âyeten minke ve’r-zuknâ ve ente hayru’r-razikîn

Kaalâ rabbenâ zalemnâ enfusenâ ve in-lem-tağfir lenâ ve terhamnâ lenekûmenne mine’l-hâsirîn

Rabbenâ inneke âteyte Fir’avne ve mele’ehû zîneten ve emvâlen fî’l-hayâti’d-dunyâ rabbenâ li-yudillû an-sebîlik, rabbenâ’t-mis alâ emvalihim ve’şdud âlâ kulûbihim felâ yu’minû hattâ yeravu’l-azâbe’l-elîm

Rabbenâ innî eskentu min-zurriyetî bi-vâdin ğayri zî-zar’in inde beytik’l-Muharrami rabbenâ liyukîmû’s-salâte fec’al ef’ideten mine’n-nâsi tehvî ileyhim ve’r-zukhum mine’s-semerâti le’allehum yeşkurûn.

Rabbenâ inneke ta’lemu mâ-nuhfî vemâ nu’lin vemâ yehfâ alâllahi min-şey’in fî’l-ardi velâ fî’s-semâi elhamdu lillâhillezî vehabe lî alâ’l-kiberî ismâîle ve ishaka inne rabbî le-semîu’d-duâ,

Rabbic’alnî mukîma’s-salâti vemin zurriyetî, rabbenâ ve tekabbel duâ,

Rabbenâ’ğfir lî ve livâlideyye ve li’l-mu’minîne yevme yekûmu’l-hisâb.

Rabbenâ âtinâ min-ledunke rahmeten ve heyyi’lenâ min-emrinâ raşadâ.

Rabbenâ heb lenâ min-ezvâzinâ ve zurriyyââtinâ kurrata a’yunin ve’c’alnâ li’l-muttekîne imâmâ.

Rabbenâ’k-şif annâ’l-azâbe innâ mu’minûn.

Rabbenâ aleyke tevekkelnâ ve ileyke enebnâ ve ileyke’l-masîr.

Rabbenâ lâ-tec’alnâ fitneten lillezîne keferû ve’ğfir lenâ rabbenâ inneke ente’l-azîzu’l-hakîm.

Rabbenâ’ğfir lenâ ve li-ihvâninâ’llezîne sebekûnâ bi’l-îmâni velâ tec’al fî kulûbinâ ğilen lillezîne âmenû rabbenâ inneke raûfun rahîm.

Rabbenâ etmim lenâ nûranâ ve’ğfir lenâ inneke alâ kulli şey’in kadîr.

 

  Kur’an-ı kerimdeki duâ ayetlerinin bazılarının manaları

 

Ey Rabbimiz bize dünya ve ahirette iyilik ver, bizi Cehennem azabından koru! (Bekara 201)

Ey Rabbimiz bize sabır, cesaret ve sebat ver, kâfirlere karşı bize yardım et! (Bekara 250)

Ey Rabbimiz, unutur veya hataya düşersek bizi sorumlu tutma, bizden öncekilere yüklediğin gibi bize de ağır bir yük yükleme!

Ey Rabbimiz, bize gücümüzün yetmediği işleri de yükleme, bizi affet, bizi bağışla, bize acı, sen bizim Mevlamızsın. Kâfirlere karşı bize yardım et! (Bekara 286)

Ey Rabbimiz, bizi doğru yola ilettikten sonra kalblerimizi kaydırma! [bizi sapıtma] Bize, tarafından rahmet bağışla! Lütfu en bol olan sensin. (A.İmran 8)

Ey Rabbimiz, iman ettik; günahlarımızı bağışla, bizi Cehennem azabından koru. (A.İmran 16)

Ey Rabbimiz, günahlarımızı ve işimizdeki taşkınlığı bağışla; ayaklarımızı [yolunda] sabit kıl; kâfirlere karşı bizi muzaffer eyle! (A.İmran 147)

Ey Rabbimiz, "Rabbinize inanın" diyen davetçiyi [peygamberi] işittik, hemen iman ettik. Artık bizim günahlarımızı bağışla, kötülüklerimizi ört, ruhumuzu iyilerle beraber al! Ey Rabbimiz, bize, peygamberlerin vasıtasıyla vâdettiklerini de ikram et ve kıyamette bizi rezil-rüsvay etme; şüphesiz sen vâdinden caymazsın. (A.İmran 193-194)

Ey Rabbimiz, bize çok sabır ver, müslüman olarak canımızı al! (Araf 126)

Ey Rabbim, beni ve neslimi namazı devamlı kılanlardan eyle; duâmı kabul et, kıyamette hesab olunacağı gün beni, ana-babamı ve müminleri bağışla! (İbrahim 40-41)

Ey Rabbim, bana hikmet ver ve beni salihler arasına kat! (Şuara 83)

Hayatın ŞEREFLİSİNİ, Rızkın BEREKETLİSİNİ, Vücudun SIHHATLİSİNİ,
Ahlâkın FAZİLETLİSİNİ, Evladın EDEPLİSİNİ Nasip Eyle ALLAHIM..Amin
GECE VE GÜNDÜZ OKUNACAK DUALAR

Uykadan Uyanınca Okunacak Dualar
Elbise Giyilirken Okunacak Dualar
Yeni Bir Elbise, Ayakkabı Ve Benzeri Bir Şey Giyen Kimsenin Okuyacağı Dualar
Arkadaşının Üzerinde Yeni Bir Elbise Gören Kimsenin Okuyacağı Dualar
Elbise, Ve Ayakkabı Giyme Ve Çıkarma Şekilleri
Yıkanmak, Uyumak Yahud Bunlara Benzerişler İçin Elbisesini Çıkaran Kimsenin Okuyacağı Dualar
Evden Çıkarken Okunacak Dualar
Eve Girerken Okunacak Dualar
Gece Uykusundan Uyanıp Evinden Çıkan Kimsenin Okuyacağı Dualar
Tuvalete Girerken Okunacak Dualar
Helada Konuşmak Ve Zikretmek Yasaktır
Abdest Bozmak İçin Oturana Selam Verilmemesi
Tuvaletten Çıkarken Okunacak Dualar
Abdest Alırken Okunacak Dualar
Abdesti Tamamladıktan Sonra Okunacak Dualar
Abdest Azalarını Yıkarken Okunacak Dualar
Gusül Ederken Okunacak Dualar
Teyemmüm Yaparken Okunacak Dualar
Mescide (Camiye) Gitmek İçin Evinden Çıkan Kimsenin Okuyacağı Dualar
Mescide Girerken Ve Oradan Çıkarken Okunacak Dualar
Mescidde Okunacak Dualar.
Mescid İçinde Yitiğini Bağırarak Arayan Yahut Satış Yapan Kimsenin İşini HoşGörmemek Ve Beddua Etmek.
İçinde Ne İslâmı Öven, Ne Takvayı Öğreten, Nede Ahlakın Güzelliklerine Teşvik Eden Sözbulunmayan Bir Şiir; Mescidde Okuyan Kimseye Beddua Edilmesi


GECE VE GUNDUZ OKUNACAK DUALAR

Uykadan Uyanınca Okunacak Dualar


35-Muhaddis iki İmam Buharı ve Müslim´in Sahîh´lerinde, (Allah ken­dilerinden razı olsun) bize rivayet edildiğine göre Resûlüllah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur:

"Sizden biriniz uyuduğu zaman, Şeytan onun ensesinde üç düğüm bağ­lar, her düpümü yerinde sağlamlaştırarak der ki, gecen uzun olsun, uyu... Eğer insan uyanır da (Hangi zikirle olursa olsun) Allah´ı zikrederse bir düğüm çözülür. Eğer abdest alırsa, bir düğüm daha çözülür. Eğer namaz kılarsa, bütün düğümleri çözülür ve gönlü hoş neş´eli olarak sabahlar. Böyle (uyanınca zikir, abdest, namaz) yapmazsa, gönlü berbat, sıkıntılı ve tenbel olarak sabahlar."[1]

36) Huzeyfe b. Yeman´dan (Radıyallahu anhüma) ve Ebû Zerr´den (Radıyallahu Anh) rivayet edildiğine şöyle demişlerdir:

"Resûlüllah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, yatağına girdiği zaman:

"Bismîkeîlâhümme ehyâ ve emûtü (Allah´ımı Senin adınla dirilirim ve ölürüm) derdi. Uyandığı zaman da:

Elhamdü lillâhillezî ehyânâ ba´de mâ emâtenâ ve ileyhinnüşûr

(Bizi öldürdükten sonra) bizi dirilten Allah´a hamd olsun; (Kıyamet­te) dirildikten sonra varış O´nadır) derdi,,[2]

37- Ebû Hüreyre´den (Radıyallahü Ânh) rivayet edildiğine göre Pey­gamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur:

"Sizden biriniz uykudan uyanınca şöyle desin:

Elhamdü lillahillezi redde aleyye ruhî ve âfânî fî cesedi veezine îî bi-zikrihi

(Hamd, O Allah´a olsun ki, ruhumu bana iade etti, bedenimde bana afiyet verdi ve kendisini zikretmek için bana izin verdi)"[3]

38- Hazreti Aişe´den (Radıyallahü Anha) Peygamber Sallalîahu Aleyhi ve Sellem´in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir:

"(Allah (c.c), Hangi kulun ruhunu geri verir (onu salimen uykudan uyandırır) de, o vakit (kul) şunları söylerse, günahları deniz köpüğü ka­dar olsa bile Allah Teâlâ onun günahlarını bağışlar:

Lâ ilahe illallahu vahdehu lâ şerikelehu, lehü´l-mülküveiehü´l-hamdü ve hüve ala külli şey´in kadîr.

(Allah´dan başka İlâh yoktur, yalnız O vardır. O´nun ortağı yoktur. O´nundur mülk ve O´nundur hamd, O her şeye kadîrdir."[4]

39- Ebû Hüreyre´den (Radıyallahü Anh) bize rivayet edildiğine göre Resûlüllah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Hangi bir adam uykusundan uyanır da:

Elhamdü lillâhillen halekannevme velyakazete, elhamdü lillâhillezî be-asenî salimen seviyyen. Eşhedü enneÜâhe yuhyilmevtâ ve hüve ala külli şey´in kadîr,

(Uyku ve uyanıklığı yaratan Allah´a hamd olsun. Beni selâmet içinde ve dimdik uyandıran Allah´a hamd olsun. Allah´ın ölüleri dirilteceğine ve her şeye muktedir olduğuna şahitlik ederim.)

derse; Allah Tealâ: Kulum doğru söyledi, der."[5]

40- Hazreti Aişe´den (Radıyallahü Anha) rivayet edildiğine göre, o şöyle demiştir:

"Resûlüllah Sallallahu Aleyhi ve Sellem gece uykudan uyanınca on defa tekbir getirirdi (Allâhü Ekber - Allah en büyüktür, derdi, on defa hamd ederdi (Elhamdü liliâh - Hamd Allah´a mahsustur, derdi), on defa (Sübhânellahi ve bihamdihî- Allah´a hamd ederek O´nu noksanlıklardan tenzih ederim), on defa (Sübhânelkuddûsi - Yüce Allah noksanlıklardan münezzehtir), derdi. On defa istiğfar ederdi (Estağfirullâh - Allahdan mağ­firet dilerim, derdi). On defa Tehlîl getirirdi (Lâ ilahe illallah - Allah´dan başka İlâh yoktur, derdi). Sonra on defa şöyle buyururdu: (Allâhümme innî eûzü bike min dîkı ´d-dünyâ ve dîkı yevmi´1-kıyâmeti - Allah´ım! Dün­yanın darlığından ve kıyamet gününün darlığından sana sığınının), der­di. Sonra namaza başlardı."[6]

41- Yine Hazreti Aişe´den (Radıyallahü Anha) rivayet edildiğine gö­re, o şöyle demişti:

"Resûlüllah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, geceden uyandığı zaman şöyle derdi:

Lâ ilahe illâ ente sübhâneke. Allâhümme estağfiruke lizenbî ve es´e-lüke rahmeteke. Allâhümme zidnîilmen ve lâ tüziğ kalbî ba´de iz hedey-tenî ve heb lî min ledünke rahmeten inneke ente´l-vehhâb

(Senden başka İlâh yoktur, Seni noksanlıklardan tenzih ederim. Al­lah´ım, günâhım için senden mağfiret dilerim ve Senden rahmetini iste­rim. Allah´ım bana ilim ziyâde et ve bana hidâyet verdikten sonra kalbi­mi kaydırma. Yüce katından bana rahmet ihsan et. Muhakkak ki sen, çok bağış yapansın)"[7]


Elbise Giyilirken Okunacak Dualar


Elbise giyerken "Bismillah´´ demek müstahab olduğu gibi, bütün (hayırlı) işlerde de besmele getirmek müstahabdır.

42- Ebû Sa´îd El-Hudrî´den (Radiyallahu Anh) rivayet edildiğine gö­re şöyle demiştir:

"Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem bir gömlek, bir hırka (cüb-be) yahud bir sarık gibi bir elbise giydiği zaman şöyle duâ ederdi:

"Allâhümme innîes´elükemin hayrihîvehayrimâ hüveleh, ve eûzü bike min şerrihî ve şerri mâ hüve İehû"

(Allah´ım! Bu elbisenin h ayırım ve içinde yapılan şeyin hayırlı olanını Senden isterim; ve bunun (verebileceği gurur-kibir gibi) kötülüğünden ve altında yapılan günâhın şerrinden Sana sığınırım)´´[8]

43- Muaz b.Enesden (Radıyallahu Anh) rivayet edildiğine göre, Re-sûlüllah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur:

"Kim yeni bir elbise giyer de:

"Elhamdü lilîâhilîezî kesânî hazâ ve rezekânihî min gayri havlin min-nî ve lâ kuvvetin"

(O Allah´a hamd olsun ki, benden bir kudret ve kuvvet olmaksızın bu elbiseyi bana giydirdi ve bunu bana nzik olarak verdi) derse, Allah onun geçmiş günahlarını (kul hakkına ait olmayan küçük günahlarını)ba­ğışlar."[9]


Yeni Bir Elbise, Ayakkabı Ve Benzeri Bir Şey Giyen Kimsenin Okuyacağı Dualar


(Bundan önceki kaydettiğimiz duaları söylemek müstahabdır)

44- Ebû Saîd EI-Hudrî´den (Radıyallahu Anh) rivayet edildiğine göre; şöyle demiştir:

"ResûlüIIah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, yeni bir elbise edindiği za­man, sarık olsun, gömlek olsun, hırka olsun, onun cinsini adlandırır (bu yün hırkadır yahud bu keten sarıktır, bu pamuk gömlektir, der) sonra şöyle buyururdu:

"Allâhümmeleke´I-hamdüentekesevtenîhi, es´elükehayrehû vehayre ma sunia İehû ye eûzü bike min şerrihî ve şerri ma sunia İehû"

(Allah´ım hamd Sana mahustur, Sen bunu bana giydirdin, bunun hay­rım ve kendisinde yapılan hayri Senden isterim. Bunun şerrinden (verece­ği gurur ve kibirden) ve onunla yapılacak kötülükten de Sana sığını­rım)"[10]

45- Hazreti Ömer´den (Radıyalîahu Anh) rivayet edildiğine göre de­miştir ki, Resûlüllah Sallallahu Aleyhi ve Sellem´den işittim:

"Kim yeni bir elbise giyer de:

Elhamdü lilîâhilîezî kesânî mâ uvârî bihî avretî ve etecemmelü bihî fî hayatî

(O Allah´a hamd olsun kî, avretimi ve hayatımda kendisi ile güzelleşe-ceğim elbiseyi bana giydirdi) derse, sonra da eskitmiş olduğu elbiseyi ni­yetlenerek onu sadaka olarak verirse, hem hayatta, hem ölü iken o kimse Azîz ve yüce Allah´ın yolunda bulunur, himayesinde ve yolunda olur."[11]


Arkadaşının Üzerinde Yeni Bir Elbise Gören Kimsenin Okuyacağı Dualar


46- Ümmü Halid´den (Radıyallahu Anha) rivayet edildiğine göre şöy­le demiştir.

"Resûlüllah Sallallahu Aleyhi ve Sellem´e elbiseler getirildi. Bunların içinde ipekten veya yünden yapılmış nakışlı siyah bir giysi vardı. Peygamber (s.a.v) şöyle buyurdu:

- Bu giysiyi giydireceğimiz hangi hanımı (uygun) görüyorsunuz (Ce-vab vermeyip orada bulunan) insanlar sustular. Bunun üzerine Peygam­ber (s.a.v):

- Beni Halid´in annesine (Ümmü Halid´e) götürün, Sonra Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem bana getirildi ve o giysiyi eli ile bana giydirdi ve iki defa: EBLÎ VE AHLİKÎ (Eskit ve yıprat) buyurdu. "[12]

47- İbni Ömer´den (Radıyallahu Anhüma) rivayet edildiğine göre, Pey­gamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem Hazreti Ömer´in (Radıyallahu Anh) üzerinde bir elbise gördü ve şöyle buyurdu:

- Bu elbise yeni midir, yoksa yıkanmış mıdır Hazreti Ömer cevab verdi:

- Yıkanmıştır. Bunun üzerine Hazreti Peygamber (s.a.v.):

"îlbes cedîden ve iş hamiden ve mut saîden (Yeni olarak giy, hamdederek yaşa ve mutlu şehîd olarak öl) dedi."[13]


Elbise, Ve Ayakkabı Giyme Ve Çıkarma Şekilleri


Elbise, ayakkabı, don ve benzerleri olan giysileri giymekte sağ kollardan ve sağ paçalardan işe başlamak ve önce solu, sonra sağı çıkarmak müsta-habdır. Göze sürme çekmek, misvak (özel dış fırçası) kullanmak, tırnak­ları kesmek, bıyıkları kısaltmak, koltuk altını yolmak, başı traş etmek, namazdan çıkışta selâm vermek, mescide girmek, heladan çıkmak, ab-dest almak, gusletmek, yemek-içrnek, musafaha etmek, Hacer-i Esved´e d sürmek, bir insandan bir şey almak ve ona vermek ve bunlara benzer işleri yapmak da sağ (el veya ayak) ile olur. Bu işlerin zıddı da sol ile yapılır.

48- Hazreti Aişe´nin (Radıyallahu Anha) şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Resûlüllah Sallallahu Aleyhi ve Sellem´in bütün işlerinde -temizlenme­sinde ve taranmasında- sağ ile iş yapmak onun hoşuna giderdi:"[14]

49- Hazreti Aişe´den (Radıyallahu Anha) sahih bir isnadla rivayet edildi­ğine göre, şöyle demiştir: "Resûlüllah Sallallahu aleyhi ve Sellem´in sağ eli, temiz işleri ve yemeği içindi. Sol eli de, istincası (tuvalet temizliği) ve bedene eziyet veren (sümkürmek gibi) şeyler içindi."[15]

50- Hazreti Hafsa´dan (Radıyallahu Anha) rivayet edilmiştir ki: "Resûlüllah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, sağ elini yemesi, içmesi ve

giyinmesi için kullanırdı: sol elini de bunlardan başka şeyler için kulla­nırdı."[16]

51- Ebû Hüreyre´den (Radıyallahu Anh) rivayet edildiğine göre Resûlüllah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur:

"Elbise giydiğiniz zaman, abdest aldığınız zaman sağlarınızla işe baş-laymız."[17] Bu konuda çok hadisler vardır; Daha doğrusunu Allah (c.c) bilir.



Yıkanmak, Uyumak Yahud Bunlara Benzerişler İçin Elbisesini Çıkaran Kimsenin Okuyacağı Dualar


52- Enes´den (Radıyallahu Anh) rivayet edildiğine göre demiştir ki, Resûlüllah Saüaliahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Müslüman kişinin elbisesini çıkarmak istediği zaman, Cinlerin gözleri arasında ve insano-ğullannın avretleri arasında engel olan perde, şöyle demesidir.

Bismillâhillezî îâ ilahe illâ hû

(Kendisinden başka hiç bir ilâh olmayan Allah´ın ismi ile (elbisemi çı­karmaya) başlarım."[18]


Evden Çıkarken Okunacak Dualar


53- (Adı Hind olan müminlerin annesi) Ümmü Seleme´den (Radıyallahu Anha) rivayet edilmiştir:

"Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem evinden çıktığı zaman şöyle derdi:

Bismillâhi tevekkeltü ahîlâhi. Allahümme innî cüzü bike en edılleev udalle ev ezille ev uzelle ev ezlime ev uzleme ev echeîe ev yüchele aleyye

(Allah´ın adıyla (çıkarım), Allah´a tevekkül ettim. Allah´ım sığınırım Sana, hakdan sapmamdan yahud saptırılmamdan, ayağımın kaymasından ya Ihı d kaydırılmasından, zulmetmemden yahud zulmedilmemden, bilme­memden yahud bana bilgisizlik isnad edilmekten."[19]

Ebû Davud´un rivayetinde, (Ümmü Seleme Radıyallahu Anha´dan Ha­dîsi şerifin başı şöyle) nakledilir: "Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem benim evimden her çıkışında, gözünü göğe doğru kaldırıp dua ederdi: Al­lah´ım, ben Sana sığınırım...." Başkasının rivayetinde de: "Evinden çık­tığı zaman şu duayı edirdi...." şeklinde başlayarak anlatılan duayı yapardı. Daha doğrusunu Allah bilir.

54- Enes´den (Radiyaîlahu Anh) rivayet edildiğine göre, demiştir ki, Resûlüllah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur:

"Kim evinden çıktığı zaman:

"Bismillâhi tevekkeltü alellâhi ve Iâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh" (Allah´a tevekkül edip Allah´ın adıyla çıkarım. İbâdete güç yetirmek ve günahlardan korunmak ancak Allah´ın kuvvet ve kudreti iledir), derse; (Melek tarafından) ona şöyle söylenir: Her kederden emin kılındın, mu­hafaza altına alındın ve doğru yola iletildin. Ayrıca şeytanlar ondan uzak­laşır."[20]

Ebü Davud da rivayetinde şunu ilâve etmiştir: "Bir şeytan diğer şeytana der ki: Hidayete iletilen, her kederden emin kılman ve muhafaza altına alman bir adamla nasıl uğraşacaksın (onu nasıl kaydıracaksın) "

55- Ebû Hüreyre´den (Radıyallahu Anh) rivayet edildiğine göre demiştir ki peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem evinden çıktığı zaman şöyle bu­yururdu:

"Bismillâhi, ettükiânü alellâhi, lâ havle ve lâ kuvvete illâ. billahi (Allah´ın adıyla (çıkıyorum), tevekkül Allah´adır. İbâdete güç yetirmek ve günahlardan korunmak ancak Allah´ın kudret ve kuvveti iledir"[21]


Eve Girerken Okunacak Dualar


Evde insan bulunsun veya bulunmasın, içeri girildiği zaman BÎSMİLLÂH demek ve Allah Teaiâ´yi çok zikretmek ve selâm vermek müstahab-dır; çünkü Allah Tealâ şöyle buyurmuştur):

"Evlere girdiğiniz zaman, Allah katından tespit edilmiş bereketli ve çok hoş sağlık dileyişi ile kendinizden olanlara selâm verin (evdeki mü´min-lere yahud evde kimse yoksa: Esselâmu Aleyna, diyerek kendinize selâm verin)."[22]

56- Enes´den (Radıyallahu Anh) rivayet edildiğine göre, Enes (Radıyal­lahu Anh) demiştir ki, Resûlüllah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bana şöyle dedi:

"Yavrum! Ailenin yanma girince selâm ver; çünkü bu, hem sana, hem de ev halkına bereket olur."[23]

57- Ebû Malik El-Eş´arî´den (Radıyallahu Anh) rivayet edilmiştir. (Ebû Malik´in adı El-Haris´dir. Ubeyde, Kâ´b, Amr olduğu da söylenmiştir.) Ebû Malik demiştir ki, Resûlüllah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle bu­yurdu:

"İnsan evine girdiği zaman şöyle söylesin:

"Allâhümme innîes´elüke hayre´l-mevleci ve hayre´I-mahreci, BismiM-hi velecnâ ve bismillâhi harecnâ ev aîellâhi rabbinâ tevekkelnâ.

(Allah´ım! Ben, girilen yerin hayırlısını ve çıkılan yerin de hayırlısını Senden isterim. Allah´ın adıyla girdik ve Allah´ın adıyla çıktık, Rabbimiz olan Allah´a tevekkül ettik. Sonra ailesine selâm versin. "Esselâmu aleyküm desin)[24]

58- Ebû Ümame El-Bahilîden rivayet edilmiştir. (Bunun adı, Sudeyy b. Aclân´dır.) Demiştir ki, Resûlüllah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur.

"Üç kimse vardır ki, bunların hepsi Azız ve Yüce olan Allah´ın teminatı altındadır:

a) Azîz ve Yüce olan Allah yolunda savaş için çıkan bir adam: bu kimse Azîz ve yüce Allah´ın teminatı altındadır, tâ onu öldürüp de cennete koyun-caya yahud da kazandığı sevab ve ganimetle (evine) onu döndürünceye kadar..

b) (Namaz kılmak için) mescide giden bir adam; bu kimse, Allah Tea-lâ´nın teminatı altındadır, tâ onu öldürüp cennete koyuncaya yahud elde ettiği sevab ve mükâfatla onu eve döndürünceye kadar..

c) Evine" selâm vererek giren bir adam, bu da, noksanlıklardan münez­zeh olan Allah Teâlâ´nın himaye ve teminatı altındadır. "[25] Geniş ma­nası ile bu üç kimse, Allah´ın gözetim ve muhafazası altında bulunurlar. Bu ne büyük bir ihsandır!.. Allah´ım, bize bu rızkı ver.

59- Cabir b.Abdullah´dan (Radiyallahu Anhüma) rivayet edildiğine göre, demiştir ki, Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem´in şöyle buyurdu­ğunu işittim:

"İnsan evine girerken ve yemek yerken Allah Teâlâ´yı anarsa, şeytan (arkadaşlarına) şöyle der:

(Burada) size gecelemek yok, aş yok... Fakat adam evine girerken Allah Teâlâ´yi anmazsa, Şeytan şöyle der:

(Arkadaşlar), gecelemek imkânına kavuştunuz. Yemeği zamanında Al­lah Tealâyi anmazsa, Şeytan şöyle der:

Geceleme yerine ve aşa kavuştunuz. "[26]

60- Abdullah b. Amr b. El-As (Radıyallahu Anhüma) rivayetinde de­miştir ki, Resûlüllah Sallallahu Aleyhi ve Sellem gündüz evine döndüğü zaman şöyle derdi:

"Elhamdü lillâhilîezîkefânî ve âvânî, ve´1-hamdü îiîiâhilîezîet´amenî ve sekânî, ve´1-hamdü Îiîiâhilîezî menne aleyye, es´eîüke en tücîrenî minen-nâr.

(Beni barındıran ve himaye eden Allah´a hamd olsun. Beni yediren ve içiren Allah´a hamd olsun, bana ihsan eden Allah´a hamd olsun. Ateşten beni korumanı Senden istiyorum)."[27]

61- Malik´in Muvatta´ından rivayet edildiğine göre, içinde insan bulun­mayan bir eve girildiği zaman şöyle demek müstahabdır:

"Esselâmü aleynâ ve ala ibâdillâhissâlihîn . (Selâm bize ve Allah´ın sâlih kullan üzerine olsun).


Gece Uykusundan Uyanıp Evinden Çıkan Kimsenin Okuyacağı Dualar


İnsan geceleyin uyanıp evinden çıktığı zaman, göğe bakarak Âl-i îmrân Sûresi´nin 190. âyetinden sonuna kadar okuması müstehabdır:

(Gerçekten göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde akıl sahipleri için (Allah´ın kudret ve azametine delâlet eden) çok büyük alâmetler var...)"[28]

62- Buharî ve Müslim´de, Resûlüllah Sallallahu Aleyhi ve Sellem´in böyle yaptığı sabittir; ancak "göğe bakmak" hususu, Buharî´nin Sahîh´in-de vardır, Müslim´de yoktur.

63- Ibni Abbas´dan (Radıyallahu Anhüma) sabit olmuştur ki, Peygam­ber Sallallahu Aleyhi ve Sellem geceleyin kalkıp teheccüd namazı kılacağı zaman şöyle derdi

"Allâhümme rabbenâ îeke´l-hamdü, ente kayyimussemâvâti ve´l-arzı ve men fîhmne, ve Îeke´l-hamdü, leke mülkü´s-semâvâti ve´1-arzı ve men fîhinne, ve leke´l-hamdü ente nûrussemâvâti ve´1-arzı ve men fîhmne ve îeke´l-hamdü ente´l-hakku veva´düke´l-hakku, ve likâuke hakkun, vekav-lüke hakkun, ve´1-cennetü hakkun, vennâru hakkun, ve Muhammedün hak-kun, vessâatü hakkun, alîâhümme leke esîemtü ve bike âmentü ve aleyke tevekkeltü ve lleyke enebtü, ve bike hâsamtü, ve ileyke hâkemtü, fağfirlî mâkaddemtü vemâahhartü vemâesrertü vemâa´lentü, ente´l-mukaddimu ve ente´l-muehhiru, lâ ilahe illâ ente.

(Allah´ım! Hamd, Sana mahsustur. Sen göklerin, yerin ve onlarda olan­ların idarecisisin. Hamd, Sana mahsustur. Göklerin ve yerin ve onlarda olanların mülkü Senindir. Hamd, Sana mahsustur. Sen göklerin ve yerin ve onlarda olanların nurusun. Hamd, Sana mahsustur. Sen haksin, va´dın haktır, Sana kavuşmak haktır, sözün haktır, Cennet haktır, Cehennem hak­tır, Muhammed haktır, Kıyamet haktır, Ya Rab! Sana teslim oldum, Sana îman ettim, Sana tevekkül ettim, (ibâdet ve tevbe ile) Sana döndüm. Senin delillerinle, düşmanlarım yere serdim. Senin hükmüne razı oldum. Yapmış olduğum ve geriye bıraktığım (ölümden sonra da devam edecek) günahları­mı bağışla. Gizliden yaptığım ve alenen yaptığım günahları da bağışla. Sen her şeyin evveli ve her şeyin sonusun (varlığın ezelî ve ebedîdir). Sen­den başka hiç bir İlâh yoktur."[29]

Bazı raviler, bu duaya "VE LÂ HAVLE VE LÂ KUVVETE ÎLLÂ BİLLÂH" sözünü de eklemişlerdir.


Tuvalete Girerken Okunacak Dualar


64- Enes´den (Radıyallahu Anh) sabit olmuştur ki, Resûlüllah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Helaya gireceği zaman şöyle söylerdi:

"Allâhümme innî eûzü bike minelhubsi ve´1-habâisi" (Allah´ım! Şeytandan ve zararlı şeylerden sana sığınırım)."[30]

65- Buharı ve Müslim´in Sahihlerinden başka yerde, (yukarda geçen hadîs) şöyle rivayet edilmiştir:

"Bismillâhi alîâhümme innî eûzü bike mine´Uhubsi ve´1-habâisi´.´

(Bismillah, Allah´ım, Şeytandan ve zararlı şeylerden Sana sığı-

nınm)."[31]

66- Hazreti Ali´den (Radıyallahu Anh) bize rivayet edildiğine göre, Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur:

"İnsan helaya girdiği zaman, cinlerin gözleri ile insanoğullanmn avret yerleri arasında perde: BİSMİLLAH, demektir."[32]

Bu hadîsi Tirmizî rivayet etmiştir ve demiştir ki, bunun isnadı kuvvetli değildir. Biz daha önce kitabımızın önsözünde faziletle ilgili işlerde zayıf hadîslerle amel etmenin caiz olduğunu söylemiştik

Alimlerimiz de demişlerdir ki, insan ister binalar içinde bulunsun, is­ter açık sahrada olsun, bu zikri yapmak müstahabdır. Yine alimlerimiz (Allah onlara rahmet etsin) demişlerdir ki, önce: "BİSMİLLAH" sonra:

"´Allâhümme innî eûzü bike mine´l-hubsi ve´1-habâisi" demek müsta-

habdır.

67-İbni Ömer´den (Radıyallahu Anhüma) rivayet edildiğine göre de­miştir ki, Resûlüllah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, helaya girerken şöyle derdi

"Alîâhümme innî eûzü bike minerricsi´nnecisi, el habîsi´l-muhbisi, eşşeytânirracîmi.´´

(Allah´ım, ben pisleten pislikten, zarar verenin /uranından, kovulmuş olan şeytandan Sana sığınırın)."[33]


Helada Konuşmak Ve Zikretmek Yasaktır


Bütün zikir çeşitleri ile her türlü konuşma, helada ihtiyaç giderme es­nasında mekruhtur. İnsan ister binalar dahilinde, ister açıkta sahralarda bulunsun, hüküm değişmez. Ancak zaruret gereği olarak konuşulabilir. Bu hususta alimlerimizden bazısı demiştir ki, insan aksırdiğı zaman bu halde iken Allah Tealâ´ya hamd getirmez, aksırana da "Yerhamükellah" demez, selâmı almaz, ezan okuyan müezzine icabet etmez (sözlerini tek­rarlamaz). Selâm veren, verdiği selâmla yetinir ve helâdakinden karşılık almaya hak kazanmaz. Burada bütün sözler tenzihen mukruhtur, haram değildir. Eğer aksırır da kalbi ile Allah Tealâ´ya hamd ederse ve dilini dep-retmezse, bunda bir sakınca yoktur. Cima halinde de insan yine böyle dav­ranır.

68- İbni Ömer´den (Radıyallahu Anhüma) rivayet edildiğine göre de­miştir ki, "Peygamber Sallallahu Aleyhi ve sellem idrarını yaparken ona bir adam tesadüf etti de selâm verdi. Peygamber onun selâmına mukabe­le etmedi."[34]

69- Muhacir b.Kunfüz´den (Radiyallahu Anh) rivayet edildiğine göre şöyle demiştir:

"Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem idrarını yaparken yanına var­mış oldum da ona selâm verdim, abdest alıncaya kadar benim selâmıma mukabele etmedi. Sonra benden özür dileyerek şöyle buyurdu:

O durumda Allah´ın adını anmayı hoş görmedim, ancak taharet veya temizlik halinde söylenmesini istedim, "[35]


Abdest Bozmak İçin Oturana Selam Verilmemesi


Alimlerimiz demişlerdir ki, buna selâm verilmesi mekruhtur. Eğer se­lâm veren olursa, cevab almaya hak kazanmaz; çünkü bu hususta îbni Ömer ve El-Muhacir´in rivayet ettikleri hadîs geçmiştir.


Tuvaletten Çıkarken Okunacak Dualar


Tuvaletten çıkan Şöyle söyler:

Ğufrâneke, elhamdü HHâhillezî ezhebe annî el-eza ve âfânî"

(Allah´ım) Senin mağfiretini dilerim. Benden eziyeti gideren ve bana afiyet veren Allah´a hamd olsun."[36]

70- Ebû Davud ve Tirmizi´nin sünenlerinde sahîh hadîs olarak sabit­tir ki, Resûlüllah Sallallahu Aleyhi ve Sellem (heladan çıktığı zaman) "ĞUFRÂNEKE (Senin mağfiretini dilerim)." söylerdi. Hadisin geri ka­lan kısmını Nese´î ve îbni Mace rivayet etmişlerdir.

71- İbni Ömer´den (Radıyallahu Anhüma) rivayet edildiğine göre de­miştir ki, Resûlüliah Sailallahu Aleyhi ve Sellem helâden çıktığı zaman şöyle buyururdu:

"Elhamdü lillâhillezî ezâkanî lezzetehû ve ebkâ fiyye kuvvetehû ve defea annî ezâhu

(Nimetin lezzetini bana taddıran, onun kuvvetini bende bırakıp eziyetini benden gideren Allah´a hamd olsun)[37]


Abdest Alırken Okunacak Dualar


Abdest almak için su kabına suyu dökmek veya kuyudan abdest suyu çekmek istendiği zaman "BÎSMÎLLÂH" demek müstahabdir. Abdestin başında

´ ´Bismillâhirrahmânirrahîm

(Rahman ve Rahîm olan Allah´ın adıyla başlarım)." demek müsta­habdir. Eğer yalnız "BİSMİLLAH" denirsede kâfi gelir. Âlimlerimiz de­mişlerdir ki, eğer bir kimse abdestin başında besmele getirmeyi terkederse, abdest arasında onu söyler. Fakat abdesti tamamlayıncaya kadar terk et­miş olursa, besmele yerini geçirmiş sayılır, onun için besmele getirmez, ancak abdesti yine sahîh olur; ister kasden, ister sehven terk etmiş olsun...

Bu görüş, bizim mezhebimizin ve alimler çoğunluğunun mezhebidir. Abdest alma sırasında besmele getirilmeyeceğine dair zayıf hadîsler nak­ledilmiştir. Ahmed b.Hanbel´den sabit olduğuna göre, demiştir ki, Ab­dest almada besmele getirilmesine dair sabit olmuş bir hadîs bilmiyorum.

72- Ebû Hüreyre (Radıyallahu Anh) Hazretlerinin Peygamber SallalIahu Aleyhi ve Sellem´den rivayet ettiği şu hadîs, bu cümledendir:

"Allah adını anmayan (Besmele getirmeyen) kimse için abdest yoktur."[38]

Âlimlerimizden biri olan Şeyh Ebu´1-Feth Nasru´l-Makdisî El-Zahid demiştir ki, abdestin başında besmele getirdikten sonra: Eşhedü En Lâ îlâhe İllallâhu Vah Vahdehû Lâ Şerîke Leh. Ve Eşhedü Enne Muhammeden Abduhû ve Resûîühu. (Allah´dan başka İlâh olmadığına yalnız O var ol­duğuna ve O´nun ortağı bulunmadığına şâhidlik ederim. Yine şâhidlik ede­rim ki, Muhammed O´nun kuludur ve Peygamberidir) demek müstehap-tır."

Şeyh Ebû´l-Feth´in söylediği budur; böyle söylemekte bir sakınca yok­tur; fakat sünnet olma bakımından bunun aslı da yoktur. Âlimlerimizden ve başkalarından da bunu söyleyen hiç bir kimseyi bilmiyoruz. Daha doğru­sunu Allah bilir.


Abdesti Tamamladıktan Sonra Okunacak Dualar


"Eşhedü en lâ ilahe illâîlâhu vahdehû lâ şerîke lehu ve eşhedü enne Muhammeden abduhû verasûlühu. Alîâhümme´c-aîmminettevvâbîne vec-alnîmine´l-mütatahhirîne sübhânekellâhümme ve bihamdike. Eşhedü en lâ ilahe illâ ente estağfiruke ve et´ubü ileyke.

(Allah´dan başka bir İlâh olmadığına yalnız O´nun var olduğuna şâhid­lik ederim. O´nun ortağı yoktur. Yine şâhidlik ederim ki Muhammed O´­nun kuludur ve Peygamberidir. Allah´ım! Beni tevbe edicilerden kıl ve beni temizlenip pâk olanlardan yap. Sana hamd ederek Seni noksanlıklar­dan tenzih ederim. Şâhidlik ederim ki, Senden başka İlâh yoktur. Senden mağfiret dilerim ve Sana sığınıp tevbe ederim."

73- Ömer b.EI-Hattab´dan (Radıyaîlarm Anh) bize rivayet edildiğine göre demiştir ki, Resûlüllah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu:

"Kim abdest alır da:

"Eşhedü en lâ ilahe illallâhu vahdehû lâ şerîke lehu ve eşhedü enne Muhammeden abduhû ve rasûlühu"

(Allah´dan başka İlâh olmadığına, yalnız O var olduğuna şâhidlik´ede­rim. O´nun ortağı yoktur. Ve Şâhidlik ederim ki, Muhammed O´nun kulu­dur ve Peygamberidir)[39] derse, Cennetin sekiz kapısı ona açılır, hangisin­den isterse (cennete) girer."

74- Yukarki hadîsi Tirmizî rivayet etmiş ve:

"Allâhümmec´alnî minettevvâbîne vec´alnî minelmütatahhirîne

(Allah´ım! Beni tevbe edicilerden kıl ve beni temizlenip pâk olanlardan yap) "sözlerini ilâve etmiştir. Nese´î de," Gece-gündüz İşleri" bölümünde ve başkası zayıf bir isnadla:

"Sübhânekellâhümme ve bihamdike. Eşhedü en îâ ilahe illâ ente estağ­firuke ve etûbu ileyk

(Allah´ım, Sana hamd ederek Seni noksanlıklardan tenzih ederim. Sen­den başka İlâh Yoktur. Senden mağfiret dilerim ve Sana tevbe ederim), şeklinde rivayet etmişlerdir.

75- İbni Ömer´den (Radıyallahu Anh) bize rivayet edildiğine göre Pey­gamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur:

"Kim abdest alır da sonra:

Eşhedü en lâ ilahe illâlîahu ve eşhedü enne muhammeden abduhû ve rasûlühu

(Allah´dan başka ilâh olmadığına şâhidlik ederim ve yine şâhidlik ede­rim ki, Muhammed Allah´ın kuludur ve Peygamberidir), sözlerini konuş­madan önce söylerse, iki abdest arasındaki günahları bağışlanır."[40]

76- Enes´den bize rivayet edildiğine göre, Peygamber Sallallahu Aley­hi ve Sellem şöyle buyurmuştur:

"Kim abdesti güzelce alır da ve sonra üç defa:

Eşhedü en lâ ilahe illâllahu vahdehû lâ şerike lehu ve eşhedü enne mu-hammeden abduhû ve rasûlühu

(Şahidlik ederim İd, Allah´dan başka Üâh yoktur, yalnız O vardır O´nun ortağı yoktur. Yine şahidlik ederim ki Muhammed Allah´ın kuludur ve Peygamberidir) derse, Cennet kapıları ona açılır ve hangisinden dilerse girer"[41]

"Eşhedü en lâ ilahe illallah" sözünün üç defa tekrar edilmesi, İbni Sünnî´nin kitabında, Osman b.Affan´dan (Radıyallahu Anh) zayıf bir is-nadla rivayet edilmiştir.

Şeyh Nasru´l-Makdisî şöyle demiştir: İnsan bu anılan zikirlerle beraber: "Allâhümme saîii vesellim ala muhammedin ve ala âli muhammedin" (Allah´ım, Muhammed´e ve O´nun âline rahmet et ve selâmet ver) söy­ler, tnsan bu zikirleri kıbleye dönük olarak ve abdesti tamamladıktan sonra söyler.


Abdest Azalarını Yıkarken Okunacak Dualar


Abdest azaları üzerine duaya gelince, bu hususta Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem´den herhangi bir rivayet gelmemiştir. Ancak fıkıh âlimleri demişlerdir ki, Selef den gelen duaları yapmak müstahab olur. Onlar bu dualar üzerinde uzatmalar ve kısaltmalar yapmışlardır. Onların söyledikleri duaların özü şudur:

Abdest almaya başlarken Besmele getirdikten sonra:

Eîhamdü lillâhillezî ceale´1-mâe tahûren (Suyu temiz yaratan Allah´a ha m d olsun) der.

Ağzı çalkaladığı zaman:

"Allâhümmeskmîmin havzı nebiyyike sallaîlahu aleyhi ve selleme ke´-sen lâ ezmeu ba´dehu ebeden

(Allah´ım! Bana Peygamberinin (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) havu­zundan öyle bir Cennet içkisi içir ki, artık ondan sonra susamayayım)"

söyler.

Buruna su verdiği zaman:

"Allâhümme lâ tüharrimnî râihate naîmike ve cennâtike (Allah´ım! Cennetlerinin ve nîmetlerinin kokusundan beni mahrum etme)" söyler.

Yüzünü yıkadığı zaman:

"Allâhümme beyyiz vechî yevme tebyezzu vücûhun ve tesveddü vücûhun"

(Allah´ım!, bazı yüzlerin karardığı ve bazı yüzlerin beyazladığı günde (kayâmette) benim yüzümü ağart)" söyler.

Kollarını yıkadığı zaman:

"Allâhümme a´tınî kitabî biyemînî, Allâhümme lâ tu´tınî kitabî bişimâlî (Allah´ım!, amel defterimi sağ elime ver, Allah´ım, amel defterimi sol elime verme)" der.

Başı meshettiği zaman:

"Allâhümme harrim şa ´n ve beşerîaîennâri ve ezıîlenî tahte arşike yev~ me lâ zille illâ zıllüke

(Allah´ım, saçımı ve derimi ateşe haram kıl ve Senin gölgenden (hi­mayenden) başka bîr gölge olmayan günde, beni Arş´ımn altında gölge­lendir)" der.

Kulaklarını meshederken:

"AUâhümmec´alnî minellezîne yestemi ûnelkavle ve feyettebiûne ahsenehu"

(Allah´ım, hak sözü işitip de onun en güzeline uyanlardan eyle beni)"der.

Ayakları yıkarken:

"Allâhümme sebbit kademeyye alessırâtı"

(Allah´ım, benim ayaklarımı sırat (köprüsü) üzerinde sabit eyle)" der. Daha doğrusunu Allah bilir.

77- Ebû Musa Eî-Eş´arî´den (Radıyallahu Anh) sahîh bir isnadla riva­yetlerine göre şöyle demiştir:

"Ben, Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem´e abdest suyu getirdim de o abdest aldı. Onun şöyle diyerek dua ettiğini işittim:

"Allâhümmeğfir lî zenbî ve vessi lî fî darı ve bârik lî fi nzkî" (Allah´ım, benim günâhımı bağışla, evimde bana genişlik ver, rızkım­da bana bereket ver)."

Ben dedim ki: Ey Allah´ın Peygamberi! Senin şöyle şöyle dua ettiğini işittim. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurdu:

- O dualar herhangi (noksan) bir şey bıraktı mı"[42]


Gusül Ederken Okunacak Dualar


Abdest hakkında anlattığımız besmele ve ondan başka bütün duaları gusül yaparken de söylemek müstehabdır. Cünüb, hayız ve bunlar dışın­daki yıkanma hallerinde fark gözetilmez. Bazı alimlerimiz demişlerdir ki, gusleden kimse cünüb yahud hayız ise, Besmele getirmez. Fakat meşhur olan, Besmeleyi, diğer dualar gibi söylemektir. Ancak cünüb ve hayız olan­ların Besmele ile Kur´an´ı kasdetmeleri caiz olmaz.


Teyemmüm Yaparken Okunacak Dualar


Teyemmümün başında "BİSMİLLAH" demek müstehabdır. Teyem­müm alan kimse, cünüb yahud hayız ise, durum değişmez, gusülde zik­rettiğimiz gibi hareket eder. Ancak Besmele´den sonra kelime-i şehâdet getirmek, abdest kısmında geçen zikirleri, yüz ve eller üzere söylenen du-âları yapmaya dair âlimlerimizden ve başkalarından nakledilen bir şey gör­medim. Bu husustaki açık hüküm, abdest hakkında söylediklerimizi uy- . gulamaktır; çünkü teyemmüm, abdest gibi bir taharettir (temizliktir).



Mescide (Camiye) Gitmek İçin Evinden Çıkan Kimsenin Okuyacağı Dualar


İnsan evinden hangi yere çıkarken ne söyleyeceğini daha önce anlat­mıştık. Ancak cami ve mescide gitmek üzere evden çıkarken (öncekilerine) şu duaları da eklemek müstehab olur:

78- Bu dualardan biri de, İbni Abbas (Radıyallahu Anhüma) teyzesi (ve müminlerin annesi) Meymûne´nin (Radıyallahu Anha) evinde gecelediğin­de, Peygamberin teheccüdü (gece namazı) ile ilgili olarak uzunca anlattığı şu hadîstedir:

İbni Abbas demiştir ki: "... Nihayet müezzin ezan okudu, yani sabah ezanını okudu. Peygamber de şöyle söyleyerek namaza çıktı:

"AHâhümmec´aJ fî kalbînûren, ve fîHsânînûren, vec´al fî sem´î nû-ren, vec´aî fî basarî nûren, vec´al min hal fî nûren, ve min etnâmînûren,vec´al min fevkînûren, ve min tahtı nûren. Allâhümme a´tinî nûren." tahtı nûren."

(Allah´ım! Benim kalbime nur,lisânıma da nur ver. Kulağıma nur ver, gözüme de nur ver. Arkamdan nur, önümden de nur ver. Üzerimden nur, altımdan da nur ver. Allah´ım´ Bana nur ver)"[43]

79- Bilâl´den (Radıyallahu Anh) rivayet edildiğine göre demiştir ki, Rasûlüllah Sallallahu Aleyhi ve Seılem namaza çıktığı zaman şöyle derdi:

"Bismiîlâhi âmentü billahi, tevekkeltü alellâhi. Lâ havle ve lâ kuvvete il­lâ billahi. Allâhümme bi hakkı´s-sâilîne aleyke ve bihakkı mahreci hazâ feinnîlem ahruchu eşeren ve lâ betaren ve lâ riyâen ve lâ süm´aten. Harectü ibtigae merzâtike vettikâe sehatıke. Es´elüke en tüîzenîminennâri ve tüdhilenî´l-cennete.

(Bismillah, Allah´a iman ettim, Allah´a tevekkül ettim. İbâdete güc yetirmek ve günahlardan sakınmak, ancak Allah´ın kudret ve kuvveti ile­dir. Allah´ım! Senden isteyenlere olan va´dın hakkı için ve benim bu (iba­dete rızan için) çıkışım hakkı için, ben ne azgın, ne taşkın kimse olarak, ne de gösteriş ve riya sahibi olarak çıkmadım; Senin rızânı kazanmak için ve Senin gazabından korunmak için çıktım. Senden, beni ateşten koru­manı ve beni cennete koymanı istiyorum"[44]


Mescide Girerken Ve Oradan Çıkarken Okunacak Dualar


Mescide girerken şöyle demek müstehab olur:

"Eûzü billahi´1-azîmive bivechihilkerîmi ve suîtânihi´l-kadîmi mineşşey-tânirracîmi. Elhamdü lillâhi. Allâhümme salli ve settim alâ muhammedin ve alâ âli muhammedin. Allahümmeğfir lî zünûbî veftah lî ebvâbe rah­metike.

(Allah´ın rahmetinden kovulmuş olan Şeytandan, yüce Allah´a, kerîm zatına ve daimî olan kudretine sığınırım. Hamd Allah´a mahsustur. Al­lah´ım! Muhammed´e ve Muhammed´in Ailesine rahmet et ve selâmet ver. Allah´ım! Benim günahlarımı bağışla ve rahmetinin kapılarını bana aç)"

Sonra içeri girerken "Bismillah" deyip sağ ayağını ileri atarak. Çıkışta ise, sol ayağını ileri atar ve yukardaki duayı tekrar aynen okur. Yalnız

"Ebvâbe rahmetike" (Senin rahmet kapılarını) yerine "Ebvâbe fadîike" İhsanının kapılarını (bana aç)" def.

80- Ebû Humeyd yahud Ebû Üseyd´den (Radıyallahu Anhüma) Re-sûlüllah Sallallahü Aleyhi ve Sellem´in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: "Sizden biriniz mescide girerken Peygambere Salâtü selâm getirsin, sonra şöyle desin:

"Allâhümmeftah lî ebvâbe rahmetike"

(Allah´ım! Bana rahmetinin kapılarım aç). Çıkarken de:

"Allâhümme innî es´elüke min fadlike"

(Allah´ım! Senin ihsanından Senden isterim) söylesin.´´[45] Müslim´in rivayetinde: "Peygambere Salâtü Selâm getirsin" sözü yoktur. Bu diğerleri­nin rivayetinde vardır.

îbni Sünnî de rivayetinde: "Çıkarken peygambere salâtü selâm getirsin

ve:

"Allâhümme e´izni mineşşeytânirracîm"

(Allah´ım! Beni koğulmuş şeytandan koru) desin." sözlerini ilave etmiş­tir. Bu ziyadeleri, îbni Mace, Ibni Huzeyme, Ebû Hatem b. Hibban, sahih­lerinde rivayet etmişlerdir.

81- Abdullah b. Amr b. El-As, Peygamber Sallallahü Aleyhi ve Sel-lem´den rivayet ettiğine göre, Peygamber mescide girerken şöyle buyu­rurdu:

"Eûzü billahi* 1-azîmi ve bivechihi´î-kerîmi ve suîtânihi´l-kadîmi mineş-şeytânirrâcîmi."

(Allah´ın rahmetinden kovulmuş olan Şeytandan, Yüce Allah´a, kerîm zatına ve daimî olan kudretine sığınırım)" Peygamber buyurdu ki: "însan bu sözleri söydeği zaman, Şeytan: Bu adam diğer günlerde de benden ko­rundu. "[46]

82- Enes´den (Radıyallahu Anh) rivayet edildiğine göre şöyle demiştir:

"Resûlullah Sallallahü Aleyhi ve Sellem Mescide girdiği zaman:

"Bismillâhi, Allâhümme salli alâ Muhammedin" (Allah´ın adıyla, Ey Allah´ım! Muhammed´e rahmet et) derdi. Mescid-den çıktığı zaman da yine:

"Bismillâhi, Allâhümme sallı alâ Muhammedin" derdi"[47] Mescide girerken ve mescidden çıkarken Peygambere Salât getirmekle ilgili bu hadîsi, yine biz İbni Ömer´in rivayetinden naklettik.

83- Hazreti Hasan´ın oğlu Abdullah annesinden, annesi de Abdullah´ın büyük annesinden (Hazreti Fatıme´den Radıyallahu Anha) yapılan rivayette, Hazreti Fatıme şöyle demiştir: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Mescide girdiği zaman Allah Tealâ´ya hamd ederdi ve Besmele getirirdi ve şöyle derdi:

"Allâhümmeğfir lî veftah lî ebvâbe rahmeüke" (Allah´ım! Beni bağışla ve rahmetinin kapılarım bana aç) Dışarı çıkınca da bunun gibi söyler ve şöyle bitirirdi:

"Allâhümmeftah lî ebvâbe fadlike" (Allah´ım! Bana ihsanının kapılarını aç)"[48]

84- Ebû Ümâme´den (Radıyallahu Anhu), o da Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem´den rivayet ettiğine göre, Peygamber (s.a.v) şöyle bu­yurdu:

"Sizden biriniz mescidden çıkmak istediği zaman, İblis´in askerleri çağ­rışırlar ve onları, arılar anaları etrafında toplandığı gibi bir araya getirip toplanırlar. Bunun için sizden biriniz mescidin kapısında durduğu zaman:

"Allâhümme innî eûzü bike nıin iblise ve cünûdihi" (Allah´ım! Ben, İblis´den ve askerlerinden Sana sığınırım) desin; çünkü bunu söylerse, artık ona zarar veremez.´´[49]


Mescidde Okunacak Dualar


Mescid içinde Allah´ı zikretmeyi çoğaltmak, tesbîh, tehlîl, tahmîd, tek­bîr ve bunlardan başka zikirlerde bulunmak müstehabdır. Yine çok Kur´ân okumak, Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem´in hadîslerini okumak, fıkıh iimini ve diğer şeriat ilimlerini öğrenmek müstehabdır.

Allah Tealâ şöyle buyurur:

"Bu nûr, o mescidlerde yakılır ki, onların yüce tamnmasını ve içlerinde isminin anılmasını Allah emretmiştir. Bu mescidlerde sabah ve akşam (mü­minler) Allah´ı tesbîh ederler, (beş vakit namaz kılarlar). Nice adamlar vardır ki, ne bir ticaret, ne de bir ahş-veriş, Allah´ı anmaktan, namazı gereği üzere kılmaktan ve zekât vermekten kendilerini alıkoymaz. Onlar bir günden korkarlar ki, o günde (kıyamette) kalbler ve gözler korkudan halden hale döner kıvranır."[50]

Yine Allah Teâlâ buyurur ki:

"...Kim Allah´ın alâmetlerim (din işlerini) büyük tanırsa, muhakkak ki bu kalblerin takvâsındandır."[51]

Yine Allah Teâlâ buyurur:

"Kim, Allah´ın korunmasını emrettiği şeylere hürmet gösterirse, bu, Rabbi katında kendisi için mutlak hayırlıdır."[52]

85- Büreyde´den (radıyallahu anh) rivayet edildiğine göre, Resûlüllah Sallalîahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu:

"Mescidler, bina edildikleri şey (zikir ve Kur´ân okumaktan ibaret iba­detler) için esastırlar."[53]

86- Enes´den (Radıyallahu Anh):

´ ´Mescid içinde idrar yapan bir Bedeviye, Resûlüllah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Bu mescidler, ne bu idrar ve ne pisliklerden ibaret hiç bir şey için mahal olamaz. Mescidler ancak Allah´ı zikretmek ve Kur´ân okumak içindir."[54] Yahud Resûlüllah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bunun benzerini söylemiştir. (Namazda hem zikir, hem de Kur´an okumak olduğu için, camide namaz kılınmakla her iki ibâdet yapılmış olur.)

Mescidde oturana, îtikâfı (ibâdet niyeti ile beklemeyi) niyet etmek uygun düşer. Az bir zaman beklese dahi, bizim mezhebimizde (şafii) îtikâf olur. Öyle ki, alimlerimizden bir kısmı: Yürüyüp geçmek suretiyle mescide gi­ren kimse, beklemese dahi, onun îtikâfı sahîh olur, demiştir. Bu görüş sahibine göre, îtikâf faziletini elde etmek için, mescide uğrayıp geçenin îtikâfa niyet etmesi uygun olur. Bunun da en faziletlisi, kısa bir müddet bekleyip sonra geçip gitmektir.

Yine mescidde oturan kimsenin iyi gördüğü şeyleri tavsiye etmesi, kötü gördüğü şeylerden insanları alıkoyması uygundur. Böyle hareket etmekle, mescidler dışında olan insanlar görevli iseler de, mescidlere tazim, hürmet ve saygı gösterme bakımından buralarda görev daha kuvvetleşir.

Alimlerimizden biri demiştir ki, mescide girip de, ya abdestsizlikten, ya meşguliyetten ya da benzeri hallerden dolayı orada "Tahiyye-i Mescid Namazı (îki rekât mescide hürmet namazı) kılmak imkânını bulamayan kimsenin, dört defa:

"Sübhânellâhi ve´î-hamdü lillâhi ve lâ ilahe illâhu vellâhu ekber" (Allah noksanlıklardan münezzehtir. Hamd, Allah´a mahsustur. AI-lah´dan başka ilâh yoktur. Allah her şeyden büyüktür) demesi müstehabdır. Selefden (önceki alimlerden) bir kısmı da bunu söylemiştir. Bunu söylemek­te bir beis yoktur.


Mescid İçinde Yitiğini Bağırarak Arayan Yahut Satış Yapan Kimsenin İşini HoşGörmemek Ve Ona Beddua Etmek


87- Ebû Hureyre´den (Radıyallahu Anh) rivayet edildiğine göre, Resûlüllah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu:

"Bir kimse, mescid içinde yüksek sesle yitiğini arayan adamı işit­tiği zaman:

"Lâ reddehaüahu aleyke"

(Allah onu sana geri vermesin) desin. Çünkü mescidler bu mak-sad için yapılmamıştır, "[55]

88- Büreyde´den (Radıyaliahu Anh) rivayet edilmiştir: "Mescidde bir adam bağırıp şöyle dedi: Kırmızı deveyi bulup da sahibi­ni arayan kim Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem buyurdu: LA VE-CEDTE (Aradığını) bulmayasın; mescidler, ancak ibâdet için yapılmıştır.»[56]

89- Ebû Hureyre´den (Radiyallahu Anh) rivayet edildiğine göre, Re-sülüllah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu:

"Mescid içinde satan yahut satın alan bir kimseyi gördüğünüz zaman:

"La erbahallâhu Ticâreteke"

(Allah ticaretine kâr vermesin) deyin. Yine orada yitiğini çağırarak arayan kimseyi gördüğünüz zaman:

"Lâ reddellâhu aleyke"

(Allah (onu) sana geri vermesin) deyin."[57]



İçinde Ne İslâmı Öven, Ne Takvayı Öğreten, Nede Ahlakın Güzelliklerine Teşvik Eden Sözbulunmayan Bir Şiir; Mescidde Okuyan Kimseye Beddua Edilmesi


90- (Radıyallahu Anh) rivayet edildiğine göre, Resûlül­lah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu:

"Mescidde şiir okuyan kimseyi gördüğünüz zaman ona üç defa:

"Faddellâhu fâke" .

(Allah dişlerini kırsın) deyin."[58]
Ezan Duası

Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

"Kim ezanı işittiği zaman: Ey şu eksiksiz davetin ve kılınacak namazın rabbi Allahım! Muhammed'e vesîleyi ve fazîleti ver. Onu, kendisine vaadettiğin makâm-ı mahmûda ulaştır, diye dua ederse, kıyamet gününde o kimseye şefâatim vâcip olur."

Okunuşu: "Allahumme Rebbe hazihi'd-da'veti't-tamme. Vesselatil kâimeti ati Muhammedenil vesilete vel fazilete ved-dereceter-refîate. vebashu makamen Mahmudenillezi veadteh. İnneke lâ tühlifü'l-mîâd

SALAVAT-I FATİH
(120.000 SALAVAT GÜCÜNDE)

Allâh ümme salli ve sellim ve barik ala seyyidina muhammedinil fatihı lima uğlika vel hatimi li ma sebeka nasırıl hakkı bil hakkı vel hadi ila sıratıkel müstekıymi sallellahü aleyhi ve ala alihi ve ashabihi hakka kadrihi ve mikdarihil aziym

Manası:
Allâh ım! Kapalılıkları açan,geçmişe son veren,hakka hakikatla destek olan, mahlukatı senin doğru yoluna ileten Efendimiz Muhammed’e, O’nun aline ve ashabına O’nun yüce kadrü kıymetince salat eyle, selam eyle ve O’nu mübarek kıl.

Fazileti ve sırları:
Yüzyirmi bin salavat-ı şerife gücünde olduğu mana aleminde Peygamberimiz(s.a.v.) tarafından bildirilmiştir.
Eski zamanda Kutbül Aktab Ahmed Ticani hazretleri yakaza halinde bu salavatın faziletini Hazreti Resulüllah’a sorar.

Cevaben:
“Bir kimse salavat-ı fatihi bir defa okursa zamanın başından salavat getirenin okuduğu zamana kadar ins ü cinin ve meleklerin getirdiği salavata denk sevap kazanır.Günahları da bağışlanır.” buyurmuşlardır.

Hikmeti:
1.Bu salavat-ı şerife, okuyanı cehennem ateşinden korur.
2.Kırk gün okuyanın tevbesi kabul edilir,günahları bağışlanır.
3.Cuma gecesi bin defa okuyan,Efendimiz(s.a. v.) ile görüşür.

(Sabah-akşam 7 defa “Allahümme ecirnî minennâr” diyen cehennemden kurtulur.) (Ebu Davud)

(Sabah-akşam, 3 defa, “Bismillâhillezî lâ yedurru maasmihi şeyün fil erdı velâ fissemâi ve hüvessemîul alîm” okuyan, büyücü ve zalimden emin olur.) [İ. Mâce]

(Sabah 3 defa, “Eûzü billahis-semîil alîm-i mineşşeytânirracîm” dedikten sonra Besmele ile Haşr suresinin son üç ayetini okuyana, 70 bin melek, akşama kadar duâ eder. O gün ölürse şehit olur. Akşam okursa yine aynı şeylere kavuşur.) [Tirmizî]

(Şirkten korunmak için “Allahümme innî eûzübike min en-üşrike bike şey-en ve ene a’lemü ve estağfiruke li-mâ lâ a’lemü inneke ente allâmülguyûb” okuyun!) [İ. Ahmed]

(Sabah-akşam 7 defa “Hasbiyallahü lâ ilâhe illâ hu, aleyhi tevekkeltü ve hüve Rabbül-arşil-azîm” okuyanın dünya ve ahiret işine Allah kâfi gelir.) [Beyhekî]

“(Allahümme ma esbaha bî min ni’metin ev bi ehadin min halkıke, fe minke vahdeke lâ şerîke leke, felekel hamdü ve lekeşşükr” duâsını, gündüz okuyan o günün, akşam okuyan o gecenin şükrünü ifâ etmiş olur.) [Akşam "esbaha" yerine "emsâ" denir.]

(Sabah-akşam on defa, “Lâ ilâhe illallahü vahdehü lâ-şerîkeleh lehül-mülkü ve lehül-hamdü yuhyî ve yümît ve hüve alâ külli şeyin kadîr” okuyan kimse, kötülüklerden korunur.) [Nesâî]

(Bir kimse, sabah-akşam yüz defa “Sübhânallahi ve bihamdihi” derse, o gün ve o gece hiç kimse onun kadar sevap kazanamaz.) [Deylemî]

(Evden çıkarken “Bismillâhi, tevekkeltü alallahi, lâ havle ve lâ kuvvete illâ billah” diyen, tehlikelerden korunur ve şeytan ondan uzaklaşır.) [Tirmizî]

(Lâ havle… okumak, doksandokuz derde devadır. Bunların en hafifi sıkıntıdan kurtulmaktır.) [Ebû Nuaym]

İmam-ı Rabbanî (ks) Hazretleri, din ve dünya zararlarından kurtulmak için her gün 500 defa “Lâ havle velâ kuvvete illâ billah” okurdu. Okumaya başlarken ve okuyunca yüzer defa Salevat getirirdi. (Tefsir-i Mazherî)]

(Hergün yüz defa salevat getiren, münafıklıktan ve cehennem ateşinden uzaklaşır ve kıyamette şehitlerle beraber olur.) [Taberânî]

(Günde 25 defa “Allahümme bâriklî fil mevt ve fî mâ ba’delmevt” okuyan şehit olarak ölür.) (Redd-ül Muhtar)

(Gece Âmenerrasulüyü okuyana, her şey için yeterlidir. Bu iki ayeti yatsıdan sonra okuyana, geceyi ibadetle geçirmiş sevabı verilir.) [Şir’a]

(Tebârekeyi okumadan yatma! Kabir azabını def eder. Her gece Tebâreke okuyan, Kadr gecesini ihya etmiş gibi sevaba kavuşur.) [Eyoğul İlmihâli]

(Eve girerken İhlas suresini okuyan, yoksulluk görmez.) [T. Kurtubî]

(Evden çıkarken Âyet-el kürsî okuyana, melekler, evine gelinceye kadar duâ eder.) [Eyoğul İlmihâli]

İstiğfâra devam etmek

(İstiğfâra devam eden kimse, her sıkıntıdan kurtulur, ummadığı yerden rızıklanır.) [İbni Mâce]

[İstiğfâr olarak "Estağfirullah el azîm ellezî lâ ilâhe illâ hüvel hayyel kayyûm ve etûbü ileyh" okumalıdır.

(Günde yüz kere "Lâ ilâhe illallah" diyen kimsenin, kıyamet gününde yüzü ay gibi parlar.) [Taberânî]

(Bir yere gelen, “Eûzü bikelimâtillahittammâti min şerri ma haleka” okursa, o yerden kalkıncaya kadar, ona hiçbir şey zarar veremez.) [Müslim]

(Sıkıntılı veya borçlu, bin kerre “Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billahil aliyyil azîm” derse, Allahü teâlâ işini kolaylaştırır.) [Şir’a]

Seyyid Abdülhakim Efendi (ks) Hazretleri buyuruyor ki:

“Yatağa abdestli gir, Eûzü Besmele çek, sağ yanın üzerine kıbleye karşı yat, sağ avucunu sağ yanağının altına koy, Ayet-el-kürsî, 3 İhlas, bir Fatiha ve birer defa iki kul e’uzüden sonra 3 defa “Estağfirullah el-azîm ellezî lâ ilâhe illâhu” oku, sonuncusuna “el-hayyel kayyûme ve etûbü ileyh” ekle.

On defa da, “Lâ havle velâ kuvvete illâ billah” oku, sonuncusuna “-hil aliyyil azîm ellezîlâ ilâhe illâhu” ilave et! (Ey Oğul İlmihali)

Uykudan uyanınca, “Allahümmağfirlî” demek çok sevaptır.

Yatağa girince 3 defa “Estağfirullah el azîm ellezî lâ ilâhe illâ hüvel hayyel kayyûm ve etûbü ileyh okuyan kimsenin günahları, deniz köpüğü kadar pek çok olsa da, affolur. [Tirmizî]

Her gece yatarken yüz defa, “Sübhânallahi velhamdü lillahi ve lâ ilâhe illallahü vallahü ekber” okuyan kimse, kendini hesaba çekmiş sayılır.
DUALARIN TAMAMINI KAPSAYAN DUA

Allâhümme innî es'elüke min hayri mâ seeleke minhü nebiyyüke muhammedün ve neûzü bike min şerri mesteâzeke minhü nebiyyüke muhammedün sallellâhü aleyhi ve selleme ve entel müsteânü ve aleykel belâğu ve lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhil aliyyil azıym.

Manası:
Allah'ım! Muhakkak ben Peygamberin Muhammed Aleyhisselam'ın, Zatı Ecelli Alâ'ndan istediklerini isterim. Senin Peygamberin Muhammed (s.a.v.)'in sana sığındığı şeylerin şerrinden de Sana sığınırım. Yardım ancak Zatı Ecelli Alâ'ndan beklenir. Dünyada da ahirette de istenilen şeye ulaştıracak ancak Sen'sin. Kuvvet ve kudret ancak senin yardımınladır.

Tevbe İstiğfar Duâları

önce şu istiğfar duâsını huşû ile okur:

استغفر الله استغفر الله استغفر الله العظيم الكريم اللذي لا الاه الاهو الحي القيوم واتوب اِليْهِ توبة عبد طالم لنفسه لا يملك لنفسه موتا ولا حياة و لا نشوراوَاَسْاَلُهُ لتََّوْبَةَ وَلْمَغْفِرَةَ وَلْهِداَيَةَلَناَ اِنَّهُ هُوَ لتَّوّاَبٌ رَحِيمُ


"Estağfirullah. Estağfirullah. Estağfirullahe'l-azîm el-kerîm, ellezî lâ ilâhe illâ hüve'l-hayyü'l-kayyûmü ve etûbü ileyhi, tevbete abdin zâlimin li-nefsihî, lâ yemlikü li-nefsihî mevten velâ hayâten velâ nüşûrâ. Ve es-elühü't-tevbete ve'l-mağfirete ve'l-hidâyete lenâ, innehû, hüve't-tevvâbü'r-rahîm."
"Yâ Settere'l uyûb, Yâ gaffare'z-zünûb! Bu ana gelinceye kadar benim elimden, dilimden, gözümden, kulağımdan, ayağımdan ve elimden bilerek veya bilmeyerek meydana gelen bütün günah ve hatalarıma tevbe ettim, pişman oldum. Küfür, şirk, isyan, günah ve kusur her ne türlü hâl vaki oldu ise, cümlesine nadim oldum, pişmanlık duydum. Bir daha yapmamaya azm ü cezm ü kast ettim. Sen bu tevbemi kabul eyle. Nefsime uyup, şeytana tabi olup da aynı günah ve kusurları bir daha tekrar etmeme imkan verme, yâ Rabbi. Bir daha iman ve ikrar ediyorum ki, Peygamberlerin evveli Âdem Aleyhisselâm, ahiri ise Hazret-i Muhammed Aleyhisselâm, bu ikisi arasında sayılarını bilemeyeceğim kadar çok Peygamber gelmiş, İlâhi kitapları tebliğ etmişlerdir. Bunların cümlesine inandım, iman ettim, hepsi de haktır ve gerçektir. Bütün peygamberlere, onlara gönderilmiş olan İlâhi kitaplara ve içindeki emirlere şeksiz ve şüphesiz iman ettim, dilimle ikrar, kalbimle tasdik ediyorum ve yine iman ve ikrar ediyorum ki en son kitap Kur'ân-ı Azimüşşân ve en son Peygamber de Hazret-i Muhammed Aleyhisselâm'dır."


"Amentü billâhi ve melâiketihî ve kütübihî ve Rusulihi ve'l-yevmi'l-âhiri ve bi'l-kaderi, hayrihî ve şerrihî minellâhi teâlâ ve'l-bâsü bade'l-mevt. Hakkun, eşhedü en lâ ilâhe illâllah ve eşhedü enne Muhammeden abdühû ve Resûlüh."

Dua
Dua
Уеб сайт в alle.bg